Özgün Metin
‘Īdde yüzüñ görüp elüñ öpen olur sa‘īd
Kim müyesser olur aña bir gün içinde se ‘īd
Günümüz Türkçesiyle
1. Bayramda yüzünü görüp elini öpen kişi mutlu olur; çünkü ona bir gün içinde üç bayram birden nasip olur. ("Sa‘īd" mutlu, kutlu demektir; "se ‘īd" ise Farsça "se" (üç) ile Arapça "‘īd" (bayram) kelimelerinden kurulmuş, "üç bayram" anlamına gelen bir söyleyiştir. Üç bayram, bayramın kendisi, sevgilinin yüzünü görmek ve elini öpmektir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Anlam ve Söz Sanatları
Beytin bütün yükü son kelimededir. Birinci mısra "sa‘īd" (mutlu, kutlu) diye biter; ikinci mısra hemen hemen aynı harflerle yazılan "se ‘īd" ile, yani "üç bayram" ile kapanır. Arap harfleriyle iki söz arasında yalnız bir harf fark vardır, okunuşları da birbirine çok yakındır. Böylece mısra sonlarında bir cinas doğar ve kafiye bir kelime oyunuyla kurulur. Neşirde "se ‘īd" iki kelime olarak ayrı yazılmıştır; bu yazım cinası okura göstermek içindir.
Bayram sabahı büyüklerin elini öpmek, bayramlaşmanın bilinen bir adetidir. Beyit bu adeti sevgilinin kapısına taşır: bayram günü onun yüzünü görmek bir bayram, elini öpmek bir bayram daha sayılır; bayramın kendisiyle birlikte üç eder. Mısraın mantığı bir sayı oyununa dayanır ve beyit, bu sayıyı en sona saklayarak okuru kısa bir hesap yapmaya çağırır. "Yüz", "el" ve "öpmek" aynı bayramlaşma sahnesinden gelen kelimeler olarak birbirini çağırır (tenasüp). "Bir gün" ile "üç bayram" arasındaki karşıtlık nükteyi biler.
Şiirin Yapısı
Mısraların ikisi de aynı sese bağlandığı için beyit, elde olmayan bir gazelin açılışı olabilir. Vezni ise belirsiz kalır. İki mısraın hece sayısı ve uzun-kısa hece dizilişi bilinen bir aruz kalıbına birlikte oturmaz, tezkire de vezinden söz etmez. Âşık Çelebi beyti "Ve lehu" (Onun da) başlığıyla verir: önünde âşığın âhının dumanından söz eden bir gazel parçası, ardında sevgilinin büyüyüp delikanlı olmasını konu alan iki beyit durur. Başka bir tezkirede geçmeyen beyit, neşrin dipnotuna göre Âşık Çelebi tezkiresinin F nüshasında da bulunmaz.
Tarihî Bağlam
Hangi bayramda ve kime söylendiğine dair bir kayıt yok. Âşık Çelebi'ye göre Sürûrî'nin üç divanı vardı; bugün bunlardan yalnız gençlik yıllarına ait tek bir nüsha biliniyor. Bayram beytinin o divanda yer alıp almadığını söylemek, divanın metni elde olmadığından mümkün değil. Âşık Çelebi'nin hocasından seçip maddesine koyduğu parçalar çoğunlukla böyle tek beyitlik nüktelerdir ve bu beyit de bugüne o küçük seçki sayesinde ulaşmıştır.
Kaynakça
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 419 (Sürūrī Çelebi maddesi, s. 417-423; nüsha farkı dp. 4542), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf.
- Serpil Gürdap, Gelibolulu Sürûrî Divanı'nda Sosyal Hayat, yüksek lisans tezi, Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023, s. 5, https://akademikarsiv.alparslan.edu.tr/bitstreams/0a95c6d3-75a1-425d-a892-fe37317ba40f/download.
Çevrimiçi kaynaklar






