Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Yāre baḳduḳça gözüm ca‘liyle aḥvel eylerem
Bir naẓarda tā iki görine cānānum baña
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgiliye baktıkça gözümü bile bile şaşı yaparım, ta ki bir bakışta sevgilim bana iki görünsün. ("Ca‘l" yapmacık, kasıtlı demektir; "ahvel" şaşı anlamına gelir. Şaşı gözün her şeyi çift gördüğü düşünülürdü.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu tek beyit aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Vezin tezkirede belirtilmez; beytin ölçüsünden çıkarılmıştır. Mısraları birbiriyle kafiyeli olmadığı için bir gazelin iç beyti olmalıdır; "baña" redif, "cānānum" ise kafiye kelimesidir. Beyit yalnız Âşık Çelebi'nin tezkiresinde, Sürûrî'nin şiirlerinden verilen örnekler arasında yer alır ve Filiz Kılıç'ın gösterdiği nüsha farkına göre tezkirenin F nüshasında yoktur. Gazelin geri kalanı, kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, sevgiliye doyamamayı şakacı bir buluşla anlatır. Âşık sevgilisini bir kez görmekle yetinemez; onu iki kat görmek ister. Bunun için gözünü bile bile şaşı yapar, çünkü şaşı göz bir şeyi iki görür. Böylece bir bakışta iki sevgili görmüş olur. Beytin nüktesi, bir göz kusurunun âşığın elinde bir kazanca dönüşmesindedir: başkalarının kaçındığı şaşılık, onun için sevgiliyi çoğaltmanın yolu olur.
"Bir" ile "iki" arasındaki tezat, beytin iki mısraını birbirine bağlar. "Bakmak", "göz", "şaşı" ve "nazar" (bakış) kelimeleri arasında da açık bir tenasüp vardır. "Ca‘l" kelimesinin kullanılması önemlidir: âşık şaşı değildir, kendini bilerek şaşı yapar; bu da beyte bir oyun havası katar. Divan şiirinde göz ve bakışla ilgili pek çok buluş vardır, ama sevgiliyi çift görmek için şaşılığa başvuran bir âşık alışılmış bir imge değildir. Âşık Çelebi'nin bu beyti seçmesi, hocasının şiirinde bu türden beklenmedik buluşları beğendiğini düşündürür.
Tarihî Bağlam
Âşık Çelebi Sürûrî'nin öğrencisidir ve hocasını yakından tanır. Tezkiresinde Sürûrî'nin gazeller söylediğini, muammaları çözdüğünü ve şairlerin şiirlerini düzelttiğini yazar; şiirlerinden de birkaç beyit seçer. Gelibolulu Mustafa Âlî ise Sürûrî'nin şiirinde sağlam bir gazel bulamadığını söyler. Bu karşıtlık, Sürûrî'nin şiirinin bütününden çok tek tek beyitlerdeki nüktelerle hatırlandığını gösterir. Bu beyit de o nüktelerden biridir.
Kaynakça
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 419 (nüsha farkı dp. 4542), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf.
- Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü'l-Ahbâr'ın Tezkire Kısmı, hzl. Mustafa İsen, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 154, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55739,kunhul-ahbarin-tezkire-kismpdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






