Tâhir Çelebi, II. Murad'ın oğlu Şehzade Alâeddin Ali Çelebi Amasya'yı yönetirken onun divan kâtibiydi. XV. yüzyılın ortalarında yaşayan bu kâtip ve şair, eski sadrazam Koca Mehmed Paşa'nın kâtibi İbrî İbrâhim Çelebi'nin oğluydu; Amasya'da kuşaklar boyunca âlim ve kâtip yetiştiren İbrîzâdeler ailesi adını bu babanın lakabından alır. Tâhir, babası zamanında divan-ı hümayun kâtiplerindendi. 841'de (1437-38) paşanın azliyle babasıyla birlikte Amasya'ya gönderilmiş, burada şehzadenin divanına girmiş, 846'da (1442-43) şehzadenin ölümüyle gözden düşmüş ve 857 (1453) yılından sonra ölmüştür. Güzel yazısıyla ve şairliğiyle anılır, fakat şiirlerinden bir örnek kalmamıştır. Aile kayıtları kendi içinde çelişkili olduğu için onun soydaki yeri de tartışmalıdır.
Maddenin Aslı ve Sadeleştirmesi
Tâhir Çelebi-İbrîzâde. Sadr-ı esbak Koca Mehmed Paşa'nın kâtibi Amasyalı İbrî İbrâhim Çelebi bin Hasan'ın oğludur. Pederi zamanında divân-ı hümâyûn kâtiblerinden iken 841'de paşanın azli üzerine pederiyle Amasya'ya gönderildi. Ba'dehû şehzâde Alâeddîn Bey'e Amasya vâliliğinde kâtib-i divânî olmuşdu. 846'da şehzâde-i müşârün-ileyhin şehâdeti üzerine menkûb olup 857 sâlinden sonra vefât etdi. Ba'zı zurefâ buna "Ibrîzâde (عبريزاده)" demişlerdir. Kâtib, şâir, hattı güzeldi. Mahdûmu fuzalâdan Muhyiddîn Mehmed Çelebi meşhûrdur.
Kaydın bugünkü Türkçesi: Eski sadrazam Koca Mehmed Paşa'nın kâtibi, Hasan oğlu Amasyalı İbrî İbrâhim Çelebi'nin oğludur. Babasının sağlığında divan-ı hümayun kâtiplerinden iken 841'de paşanın azledilmesi üzerine babasıyla birlikte Amasya'ya gönderildi. Sonra Şehzade Alâeddin Bey Amasya valisiyken onun divan kâtibi oldu. 846'da şehzadenin şehit olması üzerine gözden düştü ve 857 yılından sonra öldü. Bazı nüktedanlar ona "İbrîzâde" demişlerdir. Kâtip ve şairdi, yazısı güzeldi. Oğlu, faziletli âlimlerden Muhyiddîn Mehmed Çelebi meşhurdur.
İki Efendinin Gölgesinde
Tâhir'in hayatındaki iki kırılma da efendilerinin talihine bağlıdır. İlki, babasının efendisi Koca Mehmed Nizâmüddin Paşa'nın 841'de sadrazamlıktan azledilmesidir. İbrî İbrâhim Çelebi paşanın en yakın adamlarındandı, vakfiyesinin şahitleri arasında yer almıştı; azille birlikte baba ile oğul merkezden uzaklaştırıldılar. Hüsameddin'in "gönderildi" demesi, bu dönüşün kendi istekleriyle olmadığını gösterir.
Amasya'da Tâhir yeni bir kapı buldu: II. Murad'ın oğlu Şehzade Alâeddin Ali Çelebi o yıllarda Amasya sancağının başındaydı ve Tâhir onun divan kâtibi oldu. Şehzade 846'da (1442-43) öldü; Hüsameddin bu ölümü "şehâdet" diye anar. Efendisini kaybeden Tâhir "menkûb", yani gözden düşmüş ve işsiz kalmış bir adam olarak yaşadı. Maddenin verdiği son tarih 857'dir (1453); Tâhir'in bu yıldan sonra öldüğü söylenir, ama hangi kayıtta 857'de yaşadığının görüldüğü belirtilmez.
"İbrîzâde" Lakabı
Hüsameddin bu maddede nükteyi Tâhir'e bağlar: "Bazı zarifler buna İbrîzâde demişlerdir." Babasının maddesinde ise asıl lakap babaya, "İbrî"ye aittir; oğullara İbrîzâde, yani "İbrî'nin oğlu" denmiştir. Hüsameddin burada adı Arap harfleriyle de yazar: عبريزاده. Kelimenin başındaki ayın harfi, "İbrî"yi Arapçada İbranî anlamına gelen ʿibrî sözcüğüne bağlar. Hüsameddin'in başka bir maddesinde ailenin "Benî İsrâil" diye anıldığı düşünülürse, nükte büyük ihtimalle bu iki ad arasındaki yakınlıktan doğmuştur; Hüsameddin bunu açıklamaz.
Kaynakların Durumu
Tâhir Çelebi'nin soy ağacındaki yeri, Hüsameddin'in üç ayrı maddesinde üç ayrı biçimde görünür. On birinci ciltteki kendi maddesinde Tâhir, İbrî İbrâhim Çelebi'nin oğludur ve Muhyiddîn Mehmed Çelebi de Tâhir'in oğludur. Babasının altıncı cilt maddesi önce "Tâhir ve Muhyiddîn Mehmed Çelebilere İbrîzâde dendi" diyerek ikisini kardeş gibi sayar, aynı paragrafın sonunda ise "Tâhir Çelebizâde Muhyiddîn Mehmed Çelebi" yazar. Yedinci ciltteki İsrâil Çelebi-Hacı Kâtib maddesinde ise tablo büsbütün değişir: orada Tâhir Çelebi, İbrî İbrâhim'in amcazadesi Dursun Çelebi'nin oğludur, "kibâr-ı ulemâ ve kudâttan" biridir ve soyuna "Tâhirzâdeler" denmiştir; Muhyiddîn Mehmed Çelebi ise doğrudan "Ebrî Çelebizâde", yani İbrî'nin oğlu olarak geçer.
Bu üç kaydın nasıl uzlaşacağını kitap söylemez. Aynı aile içinde Tâhir adını taşıyan iki ayrı kişinin, biri kâtip ve şair, öteki âlim ve kadı, Hüsameddin'in elindeki notlarda birbirine karışmış olması mümkündür; Muhyiddîn'in Tâhir'in oğlu mu, kardeşi mi olduğu da bu karışıklığa bağlıdır. Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin oğulları arasında, II. Bayezid ve Yavuz devirlerinin kâtip şairi Refîkî Ali Çelebi ile Sultan Bayezid Camii hatibi Hasan Çelebi vardır. Tâhir gerçekten Muhyiddîn'in babasıysa, Refîkî onun torunudur.
Şiiri
Tâhir Çelebi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in asıl övdüğü yazısıdır, "hattı güzeldi" der; şairliği ise yalnız "kâtib, şâir" sözünde geçer ve maddede bir örnekle karşılanmaz. Metin Hakverdioğlu'nun listesi onu on birinci cildin şairleri arasında "Tâhir Çelebi-İbrîzâde" adıyla sayar.
Kronoloji
841 (1437-38): Koca Mehmed Paşa sadrazamlıktan azledilir; Tâhir babasıyla birlikte Amasya'ya gönderilir.
846 (1442-43): Şehzade Alâeddin Ali Çelebi ölür; divan kâtibi Tâhir gözden düşer.
857 (1453): Hüsameddin'in Tâhir için verdiği son tarih; bu yıldan sonra ölmüştür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 313-314 (e-kitap s. 456), "Tâhir Çelebi-İbrîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page456.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 228-229 (e-kitap s. 79), "İbrî İbrâhim Çelebi-Kâtib" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page79.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 77-78 (e-kitap s. 288-289), "İsrâil Çelebi-Hacı Kâtib" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page288.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 117-120 (e-kitap s. 226-227), "Refîkî Ali Çelebi-İbrîzâde" maddesi; c. 8, s. 364 (e-kitap s. 589), "Hasan Çelebi-Mevlânâ İbrîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page226.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (on birinci cildin şairleri: s. 29). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
