Ümmü Gülsüm Hatun, Amasya'nın on yedinci yüzyıl ortasında yaşamış, şair ve edîbe olarak anılan bir kadınıdır. Kendisine "Şerîfe" denmesi, seyyid soyundan geldiğini gösterir. Hakkındaki bilgi Hüseyin Hüsâmeddîn'in Amasya Tarihi'ndeki kısa bir maddeye dayanır. Şiirlerinden bugüne bir örnek ulaşmamıştır; yine de adı, Amasya'nın şiir yazan kadınları arasında Hüsameddin'in kaydettiği en geç tarihli isimdir.
Hüsameddin'in Kaydı
Madde, Amasya Tarihi'nin yedinci cildinde, "Ümmü Gülsüm Hâtun-Şerîfe" başlığıyla yer alır. Özgün metni şöyledir:
Amasya nakîbü'l-eşrâfı kâim-makâmı es-Seyyid Celâleddîn Mehmed Efendi'nin kerîmesi olup Emîr Paşa tekkesi mesâlihine nukûd vakfederek 1059'da vefât etdi. Bu da âlimât-ı nisâdan olup şâire, edîbe idi. "Şerîfe Ümmü Hâtun" denirdi.
Günümüz Türkçesiyle: Amasya nakîbüleşrâf vekili Seyyid Celâleddîn Mehmed Efendi'nin kızıdır. Emîr Paşa Tekkesi'nin işleri için nakit para vakfederek 1059'da (1649-50) öldü. O da kadın âlimlerdendi; şair ve edîbe, yani edebiyatla uğraşan bir kadındı. "Şerîfe Ümmü Hatun" denirdi.
Metindeki terimler şöyle açılabilir. Nakîbü'l-eşrâf, seyyidlerin, yani Hz. Muhammed soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan ve onları temsil eden görevlidir; kâim-makâm vekil demektir. Bu durumda Ümmü Gülsüm'ün babası, Amasya'daki seyyidlerin başındaki görevlinin vekiliydi.
Hayatı ve Ailesi
Kaynakların bildirdikleri bundan ibarettir: Babası Seyyid Celâleddîn Mehmed Efendi, Amasya nakîbü'l-eşrâf vekilidir. Kendisi Emîr Paşa Tekkesi'nin giderleri için nakit para vakfetmiş ve 1059'da (1649-50) ölmüştür. Doğum tarihi, evliliği, çocukları, öğrenimi ve mezarının yeri bilinmemektedir.
Seyyid Celâleddîn Mehmed Efendi'ye, Emîr Paşa Tekkesi'ne ve vakfa dair başka bir kaynakta bilgiye rastlanamamıştır. Amasya'daki Halvetî tekkelerini sayan bir makalede de bu adla bir tekke anılmaz (Özköse, 2018).
Aynı Adlı Öteki Kadın
Hüsameddin aynı sayfada "Ümmü Gülsüm" başlığıyla iki ayrı kadın anar. Önceki madde, Saraçlar şeyhi Pîr Sun'ullah Halvetî'nin kızı ve Şeyh Zekeriyâ-yı Halvetî'nin eşi olan, halk arasında "Gülsün Ana" denilen hanımdır. Hüsameddin onu âlime, sâliha ve âbide bir kadın olarak tanıtır, 875 (1470-71) sıralarında öldüğünü ve Saraçhane Camii haremine gömüldüğünü yazar. Şair demez. Şerîfe Ümmü Gülsüm ise yaklaşık bir buçuk yüzyıl sonra ölmüştür; iki kişi birbirine karıştırılmamalıdır.
Şiirlerine Ulaşılamamıştır
Hüsameddin onun şair olduğunu söyler, ama ne bir beyit aktarır ne de bir eserinin adını verir. Tezkirelerde ve incelenen öteki kaynaklarda da şiirine rastlanmamıştır. Bu nedenle üslubu, nazım biçimi ve mahlası hakkında bir şey söylenemez. Bu sayfaya ona atfedilen hiçbir mısra konmamıştır.
Sitede Ayrıca
Hüsameddin'in maddesi, araştırma notlarıyla birlikte Ümmü Gülsüm Hâtun-Şerîfe başlığıyla ansiklopedide yer alır. Amasya'nın öteki kadın şairleri için Amasyalı Kadın Şairler yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 351 (e-kitap s. 352). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page352.html
- Kadir Özköse, "Amasya'da Bulunan Halvetiyye Tekkeleri", AKADEMİAR Akademik İslam Araştırmaları Dergisi, sy. 5, Aralık 2018, s. 91-118. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/606666
Çevrimiçi kaynaklar
