Amasya nakîbü’l-eşrâfı kâim-makâmı es-Seyyid Celâleddîn Mehmed Efendi’nin kerîmesi olup Emîr Paşa tekkesi mesâlihine nukûd vakfederek 1059’da vefât etdi. Bu da âlimât-ı nisâdan olup şâire, edîbe idi. “Şerîfe Ümmü Hâtun” denirdi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
Ümmü Gülsüm Hâtun-Şerîfe
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 351 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ
Günümüz Türkçesiyle
Amasya nakîbüleşrâfı vekili Seyyid Celâleddîn Mehmed Efendi'nin kızı olup Emîr Paşa Tekkesi'nin işleri için nakit para vakfederek 1059'da [1649-50] öldü. Bu da kadın âlimlerden olup şair ve edîbe [edebiyatla uğraşan kadın] idi. "Şerîfe Ümmü Hatun" denirdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- nakîbü'l-eşrâf: seyyidlerin, yani Hz. Muhammed soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan ve onları temsil eden görevli
- kâim-makâm: vekil
- mesâlih: işler, ihtiyaçlar
- nukûd: nakit paralar
- âlimât-ı nisâ: kadın âlimler
- şerîfe: seyyid soyundan gelen kadın
Aynı Adlı Öteki Madde
Kitapta "Ümmü Gülsüm" başlığı altında iki ayrı kadın yer alır. Önceki madde (7-312) Saraçlar Pîri Sun'ullah'ın kızı Gülsün Ana'dır ve 875 [1470-71] sıralarında ölmüştür. Bu madde ise yaklaşık bir buçuk yüzyıl sonra, 1059'da [1649-50] ölen şair kadındır; iki kişiyi karıştırmamak gerekir.
Aranan Bilgiler
Seyyid Celâleddîn Mehmed Efendi'ye, Şerîfe Ümmü Hatun'a ve Emîr Paşa Tekkesi'ne dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Amasya'daki Halvetî tekkelerini sayan bir çalışmada da bu adla bir tekke anılmaz. Şerîfe'nin şiirlerinden ya da vakfından örnek bulunamadığı için onun hakkında Hüsameddin'in verdiği bilginin dışında bir şey söylenemiyor.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 351–351. amasya.bel.tr
- Kadir Özköse, "Amasya'da Bulunan Halvetiyye Tekkeleri", AKADEMİAR Akademik İslam Araştırmaları Dergisi, sy. 5, Aralık 2018, s. 91–118. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/606666