Amasya'ya yirmi bir kilometre uzaklıktaki Yıkılgan, köy okulunun tanıtımında Akdağ'ın eteğinde, meyve bahçeleri arasına sıkışmış küçük bir köy diye anlatılır. Osmanlı döneminde köy Akdağ nahiyesine bağlıydı ve 1530 defterinde büyük olasılıkla Anduz adıyla yazılmıştı. On yedinci yüzyılın başında Yıkılgan'daki 5.500 akçelik bir tımar, Girit savaşında şehit düşecek olan Amasyalı bir sipahinin ilk dirliği olmuştur. Amasya Merkez ilçesine bağlı köyde 2025 sonunda 358 kişi kayıtlıydı.

Akdağ Nahiyesi ve Anduz Adı

Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya kazasının dört nahiyesini sayarken Akdağ'ı ilk sıraya koyar: ona göre şehrin doğusunu baştan başa tutan bu nahiye, yayla ve kışlağıyla Amasya sürülerinin yazın otladığı Akdağ'ın eteklerine yayılmıştı ve merkez köyü Akviran'dı. 1530 tarihli 387 numaralı defterin dizininde Yıkılgan bu nahiyede görünür, ancak kendi başına bir madde olarak değil: "Yıkılgan k., bk. Anduz k., Ak-dağ n." kaydı okuru, defterin 364. sayfasında yazılı Anduz köyüne gönderir. Bu gönderme, köyün defterde Anduz adıyla kayıtlı olduğunu ve Yıkılgan'ın ona ikinci ad olarak eklendiğini düşündürür; defterin aslı görülmeden bu okuma kesinleşmez. Bekir Başalan'ın listesinde Yıkılgan adı değiştirilmiş köyler arasında yer almaz; dizinde aynı adı taşıyan iki köy daha bulunur, ama biri Fîrûz nahiyesinde, öteki Çepni vilayetinde, yani Amasya livasının dışındadır.

Habîb Ağa'nın Tımarı

Köyün adı Yasar'ın biyografi ciltlerinde bir sipahinin hayatı içinde geçer. Habîb Ağa, Amasya ileri gelenlerinden ve Aydın Beyzâdeler ailesinden mirliva Şeyhî Mehmed Bey'in oğludur. Çavuşlardan Mehmed Ağa 1027'de (1618) ölünce onun Yıkılgan karyesindeki 5.500 akçelik tımarı Habîb Ağa'ya verilmiş, o da böylece sipahiler arasına girmiştir. Savaşlarda yararlılık gösterdikten sonra Amasya kethüdayeri, 1053'te (1643) Sivas mütesellimi, 1055'te Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini olmuştur.

1056'da (1646) Girit savaşına gönderilen Habîb Ağa, ertesi yıl gösterdiği yararlılıklarla sipahiler ağalığına yükselmiştir. Yasar'ın yazdığına göre 1058'de bir kaleyi almakla görevlendirilmiş, tekrar tekrar saldırıya geçmiş ve 1059 (1649) başında kaleyi fethedip içeri girdiği sırada şehit düşmüştür. Yasar onu çok yiğit, askerlikte usta ve dindar bir kişi olarak anar; oğulları Ali, Hasan ve Hüseyin beylerdir ve Hüseyin Bey 1081'de (1670) İstanbul'da Kasımpaşa'da oturan derya beylerindendi. Yıkılgan'daki tımarın Habîb Ağa'dan sonra kime geçtiği eserde yazılmaz.

Bahçeler ve Okul

Köy ilkokulunun kendi tanıtım sayfasına göre Yıkılgan halkı geçimini meyvecilikten ve yaylacılıktan sağlar; sayılan ürünler ceviz, elma, incir, ayva ve kirazdır. Okul birleştirilmiş sınıflı bir ilkokuldur, iki öğretmen ve on dokuz öğrencisi, üç dersliği ve 451 kitaplık bir kitaplığı vardır, odun ve kömür sobasıyla ısınır. 2023 çevre durum raporu köyün içme suyu şebekesinin 2006'da kurulduğunu, kaynaktan beslendiğini ve yılda ortalama 21.922 metreküp su sağladığını yazar; bu miktar envanterdeki köylerin çoğundan fazladır ve su yeterli bulunmuştur.

Nüfus

Yıkılgan'ın nüfusu ADNKS serisi boyunca yavaş ama düzenli bir düşüş gösterir. 2007'deki 482 kişiden 2017'de 429'a inilmiş, 2018'de kısa süreli bir artışla 455'e çıkılmış, ardından düşüş hızlanarak 2022'de 405'e, 2025'te 358'e varılmıştır. Son yılda köyde kadınlar erkeklerden fazlaydı: 184 kadın, 174 erkek.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar