Atlı bir delikanlı pınar başında bir kızdan su ister, kız vermez; delikanlı yalvarır, sonra tabanca ve palayla gözdağı verir, kız yine de tasını uzatmaz. Ankara Devlet Konservatuvarı heyetinin 7 Temmuz 1943'te Merzifon'da Hüseyin Onkar'dan plağa aldığı ve repertuvar künyesinde Hayrettin köyüne bağlanan bu türkü, baştan sona bir atışmadır. Notada kıtaların başına "Erkek" ve "Kadın" diye yazılmıştır; heyetin listesine de "Bir Kız ile Bir Oğlan" adıyla geçmiştir. Ateş Köyoğlu'nun yazdığı nota TRT repertuvarında 1899 numarayı taşır. İki sesi de tek kaynak kişinin söylediği anlaşılır, çünkü künyede icracı olarak yalnız "kaynak kişi" yazılıdır.

Künye

  • Repertuvar no: TRT THM 1899, kırık havalar
  • Yöre: Amasya, Merzifon, Hayrettin köyü
  • Kaynak kişi: Hüseyin Onkar
  • Derleyen: Ankara Devlet Konservatuvarı
  • Derleme tarihi: 7 Temmuz 1943; konservatuvar listesindeki adı "Bir Kız ile Bir Oğlan", plak 1120/A-2
  • Notaya alan: Ateş Köyoğlu
  • Makam: Hüseynî dizisi; karar ve bitiş La
  • Usul: 5/8
  • Söz ve müzik: anonim
  • TRT bağlantısı: TRT repertuvar no 1899. Eser için resmî bir TRT sayfası bulunmadığından künye ve sözler Repertükül'den verilmiştir.

Sözleri

Erkek:
Ben de çıktım Fodullu'nun üstüne (ey)
Şahin gibi oturmuşdu postuna (ey)
Guşluk meheller punar üstüne (ey)
Bir su gönder gız tasınan tasınan
Kadın:
Var git oğlan var git deli olmuşsun
Deli değil sen meylini bulmuşsun
El sözüne uymuş buraya gelmişsin
Canım çıksa suyu vermem tasınan
Erkek:
Çoktan beri at üstünde dururum (ey)
Ya suyu alır ya burda ölürüm (ey)
Çeker seni gubur'unan vururum (ey)
Bir su gönder gız tasınan
Kadın:
Hiç bu emanete hile olur mu
Dost olan dost gusuruna galur mu
Oğlan çal bakalım gubur alır mı
Canım çıksa suyu vermem tasınan
Erkek:
Acı demem ben bu sudan içerim (ey)
Tükmen olur yaylalara göçerim (ey)
Gız seni şimdi palaynan biçerim (ey)
Bir su gönder gız tasınan
Kadın:
Terzi olan türlü biçer libayı
Oğlan başıma da yığdın obayı
Su yerine şimdi içersin ağıyı
Canım çıksa suyu vermem tasınan

Atışma yöre ağzıyla söylenir ve bazı sözler ancak notadaki sözlükçeyle açılır: "mehel" mahal, yer; "meylini bulmak" sevdiğini bulmak; "gubur" bir tür tabanca; "liba" elbise. Ötekiler tanıdık sözlerin yöre söylenişidir: "tasınan" tasla, "guşluk" kuşluk vakti, "punar" pınar, "gusur" kusur, "tükmen" Türkmen, "ağı" zehir demektir. Delikanlı ilk kıtada Fodullu denen yerin üstüne çıktığını, kızın orada şahin gibi postuna oturduğunu, kuşluk vakti pınar başında olduklarını anlatır ve bir tas su ister. Kız onu kovar: deli olmuşsun, yok, deli değilsin, gönlünü kaptıracak birini bulmuşsun; elin sözüne uyup buraya gelmişsin, canım çıksa da sana tasla su vermem.

Atışma sertleşerek ilerler. Delikanlı ya suyu alacağını ya da orada öleceğini, gerekirse kızı tabancayla vuracağını söyler; kız, emanete hile olmayacağını, gerçek dostun kusura bakmayacağını hatırlatıp "çal bakalım, tabancan ateş alır mı" diye alay eder. Son çiftte delikanlı acı da olsa o sudan içeceğini, Türkmen olup yaylaya göçeceğini, kızı palayla biçeceğini söyler. Kızın cevabı türkünün en keskin yeridir: terzi kumaşı türlü biçer, sen de başıma bütün obayı topladın, şimdi su yerine zehir içersin. "Başıma obayı yığmak" deyimi, delikanlının gürültüsünün herkesi başlarına topladığı biçiminde anlaşılabilir; kaynak bu deyimi açıklamaz.

Hikâyesi

Fodullu'nun neresi olduğu da, türkünün gerçek bir olaydan doğup doğmadığı da bilinmiyor; bakılan yayınlar iki soruya da cevap vermez. Derleme fişindeki "Bir Kız ile Bir Oğlan" adı, eserin yörede belli kişilerin hikâyesinden çok, adsız bir kızla bir oğlanın atışması olarak bilindiğini düşündürür. Sözlerde iki kişinin adı geçmez; konuşanlar yalnız "oğlan" ve "gız" diye anılır.

Müzikal Özellikleri

Hüseynî dizisindeki ezgi La'ya iner ve orada biter; alt La'dan üst La'ya uzanan tam bir oktavı dolaşır. Usul 5/8'dir. Nail Demircioğlu'nun tablosunda 5/8'lik beş eser vardır ve bunlardan ikisi, bu türkü ile hemen ardından gelen 1900 numaralı deyiş, aynı gün aynı kaynak kişiden derlenmiştir.

Notadaki yazım iki sesin ezgi bakımından da ayrıldığını gösterir. Delikanlının kıtalarında ilk üç dizenin sonuna "ey" ünlemi eklenir ve kıta "Bir su gönder gız tasınan" nakaratıyla kapanır. Kızın kıtalarında bu ünlem yoktur, kapanış dizesi de "Canım çıksa suyu vermem tasınan" olur. Böylece aynı ezgi iki ayrı kapanışla döner ve dinleyen, sözü kimin söylediğini nakarattan anlar. Kıtaların ilk üç dizesi kendi arasında kafiyelenir, dördüncüsü nakarata bağlanır; ölçü on bir hecedir.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Künyenin icracı alanında yalnız kaynak kişi yazılıdır, çevrimiçi künyeye de bir ses dosyası eklenmemiştir; bilinen tek seslendirme Onkar'ın 1943'teki plağıdır. Onkar aynı gün Merzifon'da Sümmânî ve Karacaoğlan adlarıyla anılan "Eğlen Sana Bir Nasihat Edeyim" deyişini de okumuş, bu eser TRT repertuvarına 1900 numarayla girmiştir. Türkünün daha sonra plağa okunduğuna ya da bir albüme alındığına dair belge de çıkmadı.

Derlemeler ve Varyantlar

Konservatuvar kataloğu ilk dizeyi "Ben de çıḳdım Fodullunun üstüne" diye verir; kayıt yeri köşeli ayraç içinde Merzifon'dur, yani katalogcunun tahminidir. Heyet 7 ve 8 Temmuz'u Merzifon'da geçirdiği için bu tahmin yol programıyla örtüşür. Repertuvar künyesinde ise ilçe ile birlikte Hayrettin köyünün adı yazılıdır. Haluk Yücel 2018 tarihli tür tablosunda türküyü "Bende çıkdım Fodullu'nun üstüne ey (Merzifon)" adıyla kırık havalar arasında sayar. Türkünün başka bir yerden derlendiği ya da sözleri değişmiş bir biçimle söylendiği bilinmiyor. Amasya'nın atışmaları, ağıtları ve oyun havaları Yeşilırmak'ın Ezgisi yazısında bir arada görülebilir.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar