Amasya çiçek bamyası, henüz tam gelişmeden, çiçeğini üzerinde taşırken toplanan çok küçük bir bamya türüdür. Taze meyvesinin ortalama ağırlığı 1,4 ile 2,3 gram arasında değişir; boyu hasat döneminde 16 ile 29 milimetre, çapı ise 11 ile 14 milimetre dolayındadır. Bu ölçüler onu Türkiye'de yetiştirilen öteki bamyalardan ayırır ve yöre insanının "dünyanın en küçük bamyası" demesine yol açar. Ürün, 29 Mayıs 2018'de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından "Amasya Çiçek Bamyası" adıyla menşe adı olarak tescil edilmiştir ve Amasya'nın tarımsal kimliğinin en belirgin parçalarından biridir.

Ürünün asıl tarifi coğrafi işaret tescil belgesindedir. Belge yalnızca adı değil, bitkinin boyundan tohumunun rengine, kurutma yerinin seçiminden denetim takvimine kadar bütün özellikleri sıralar; aşağıdaki anlatı büyük ölçüde bu belgeye ve Taşova ilçesinin kendi kayıtlarına dayanır.

Bitkinin Tanımı

Latince adı Abelmoschus esculentus olan bamya, pamuk ve ebegümecinin de içinde bulunduğu Malvaceae familyasından, sıcak iklimlerde yetişen bir sebzedir. Amasya çiçek bamyası bu türün yöreye uyum sağlamış yerel bir tipidir. Meyveleri ince bir piramit biçimindedir, dik durur, yeşil renklidir ve ortalama 1 santimetre boyutundaki meyvelerin görünümü sultani bamyaya benzer, ancak daha küçüktür. Çiçeklerin taç yaprakları sarıdır. Meyvenin sapla birleştiği yerdeki kaliks bölümlerinin sayısı 8 ile 10 arasında değişir. Tohumlar yürek, böbrek ya da basık yuvarlak biçimlidir, rengi açık ve koyu yeşil arasında değişir; bin tanesinin ağırlığı 57 ile 66 gram arasındadır.

Bitki tek saplı büyümez. Topraktan çıktığı andan itibaren kardeşlenir ve çatallı bir yapı kurar; en az dört beş yan dal oluşturur, ortalama boyu 113 ile 157 santimetre arasındadır. Yapraklar derin parçalıdır ve bu sayede meyveler yaprak arasından kolayca görülür. Altıncı boğumdaki yaprağa bakılarak yapılan ayrımda yaprak rengi yalnızca açık yeşildir. Gövdesi kırmızı çizgili yeşil olduğundan yörede bitkiye "kızıl bacak" adı da verilir. Tescil belgesi, yetiştiriciliğin organik tarım yöntemine uygun olduğunu kaydeder.

Bamyanın en zahmetli yanı tüylülüğüdür. Meyve, sap ve yapraklardaki tüyler hasat sırasında toplayıcıyı rahatsız eder; korunmasız elle toplandığında şiddetli kaşıntıya yol açar. Amasya çiçek bamyasında gövde, yaprak ve meyve tüylülüğü azdır. Belgenin ifadesiyle bu özellik hem üreticinin işini kolaylaştırır hem de yeme kalitesini yükseltir, bu yüzden ürün hem üretici hem tüketici tarafından diğer bamyalara göre tercih edilir.

Adın Kaynağı ve Hasat Mantığı

Ürüne "çiçek" bamyası denmesinin nedeni, meyvenin tam gelişmeden, çiçek açtıktan sonra toplanmasıdır. Meyve bu aşamada yumuşak ve narindir; kış aylarına saklanmak üzere mevsiminde kurutulabilmesi de bu yüzden mümkün olur. Hasat her gün yapılır, çünkü toplanmayan meyve kısa sürede kartlaşır, tüylülüğü artar ve kurutmaya elverişli olmaktan çıkar. Sultani bamya iki üç günde bir toplanıp çoğunlukla taze olarak pazarlanırken, çiçek bamyasının yalnızca küçük bir bölümü taze satılır. Ekonomik getirisi yüksek olduğu için büyük kısmı kurutularak değerlendirilir.

Hasat bitkiye de yarar sağlar. Her toplamadan sonra yeni çiçek ve meyve oluşumu teşvik edilir; tohumluk için bitkide olgunlaşmaya bırakılan meyveler ise bitkinin gelişimini engeller. Bu yüzden hasatta gecikilmesi verimi düşürür. Toplama, meyvelerin aşağı doğru çekilmesiyle yapılır.

Yetiştiği Coğrafya

Tescil belgesinde coğrafi sınır, Amasya ilinin Merkez, Taşova ve Göynücek ilçeleri ile Tokat'ın Erbaa ilçesi ve Çorum'un Mecitözü, Osmancık ve Kargı ilçeleri olarak belirtilir. Başvuruyu yapan kurum Amasya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'dür. Belgeye göre Amasya, Karadeniz Bölgesi'nde bamyanın en çok yetiştirildiği ildir. Bunun iklimsel nedeni, Canik Dağları'nın alçak kalması nedeniyle deniz etkisinin iç kesimlere girebilmesi ve Yeşilırmak ile Kızılırmak vadilerinin iklimi yumuşatmasıdır. Bu koşullar, sıcak seven bitkinin vejetasyon süresini 125 ile 135 güne çıkarır.

Bamya ekilen alanlar, Yeşilırmak ve kollarının (Çekerek, Tozanlı ve Destek Çayı) kıyısındaki alüvyal taban ovalarıdır. Taşova ve çevresi ile Göynücek ve çevresi bu alanların başında gelir. Toprak alüvyal maddelerle doludur ve geçirgenliği yüksektir. Bu bölge nemlilik bakımından Karadeniz kıyısından ayrılır: kışlar soğuk, yazlar çok nemli değildir ve yaz aylarında nem oranı yüzde 40 ile 55 arasındadır.

İklim ve Hasat Dönemi

Bamya sıcak iklim sebzesidir; çiçek açmaya başladığı haziranın ikinci yarısından hasadın bittiği ekim sonuna kadar geçen sürede sıcaklık belirleyicidir. Yüksek sıcaklıkta bir dalda haftada iki, hatta üç çiçek açabilir. Amasya'da 1950-2014 yılları arasındaki ölçümlerde temmuz ayı ortalama sıcaklığı 24,1 derece, ağustosta 24 derece, eylülde 20 derece, ekimde ise 14,6 derece olarak kaydedilmiştir. Ekim ayında ortalama en düşük sıcaklık 8,5 dereceye iner ve bu nedenle hasadın sonu iklim tarafından belirlenir.

Yağış ise başka bir ölçüttür. Aynı dönemde aylık ortalama yağış temmuzda 15, ağustosta 9, eylülde 21 kilogram/metrekare, yağışlı gün sayısı ise temmuz ve ağustosta üçer gündür. Belgeye göre az yağış sulama gereksinimini artırsa da hasat kolaylığı ve kalite açısından önemlidir, çünkü çiçekler toplanıp ipe dizildikten sonra çiçeğin alınmasına ve kurumanın istenen renkte tamamlanmasına kadar geçen sürede yağmur ürünün ticari değerini düşürür. Hasat yoğunluğu bu nedenle temmuz ve ağustosta zirve yapar. Günlük toplamanın sürdürülebilmesi güneşli gün sayısının yüksek olmasına bağlıdır; temmuzdan ekime kadar güneşli gün sayısı en az ekim ayında görülür.

Eski Kayıtlar

Tescil belgesi ürünün tarihsel sürekliliğini iki kayda dayandırır. Osmanlı döneminde, 1893 yılında yazılmış bir eserde Amasya ilinde 975 okka, yani 1250 kilogram bamya üretildiği bildirilir. Başka bir kaynak ise 1901 yılında İstanbul'a, Osmanlı Sarayı'na 60 kıyye ve 172 kıyye Amasya bamyası gönderildiğini kaydeder. Belge bunların karşılığını 76.920 ve 220.504 kilogram olarak verir. Okka ve kıyye birimleri arasındaki dönüşüm bu kilogram değerleriyle bağdaşmadığı için ikinci kaydın kilogram karşılığı kesin sayılmamalıdır; kayıttan çıkarılabilecek sonuç, bamyanın saraya gönderilecek kadar bilinen bir ürün olduğudur. Her iki kaydın özgün metni burada ayrıca doğrulanmamıştır, belgedeki aktarımla anılmaktadır.

Belgede ayrıca, Amasya'da bamya üretiminin bugüne kadar kesintisiz sürmesi nedeniyle bitkinin iklim, toprak, hastalık ve zararlılar gibi birçok stres koşuluna uyum sağlayıp dayanıklılık geliştirdiği belirtilir. Çiçek bamyasının yerelleşmiş bir tip olarak anılmasının dayanağı budur.

Ekim ve Bakım

Tohum, nisan sonu mayıs başında ekilir; Taşova'da da zamanlama aynıdır. Çimlenme için sıcaklık ve toprak neminin uygun olması gerekir; toprak yeterince nemliyse tohum bir buçuk iki hafta içinde yüzeye çıkar, tohum çıkış süresi ortalama yedi dokuz gün, çıkış oranı yüzde 87 ile 95 arasındadır. Çıkıştan sonra bitki kardeşlenir ve üç ile altı dal oluşturur. Dekar başına sıra üzeri ekimde iki üç kilogram, serpme ekimde beş altı kilogram tohum yeterli görülür. İlk gerçek yaprak 12 ile 17 günde oluşur, ilk çiçeklenme 53 ile 64 günde görülür, ilk hasat ekimden 54 ile 66 gün sonra başlar. Çiçek ilk olarak beşinci ile yedinci boğum arasında, yerden 9,6 ile 17,2 santimetre yükseklikte açar.

Bamya su seven bir bitkidir ve düzenli sulandığında hem verimi artar hem tüylülüğü azalır. Belge, yağmurlama sulamanın külleme hastalığını desteklediği için kesinlikle yapılmaması gerektiğini bildirir; ilk meyveler göründükten sonra verilen su ise verime olumlu yansır. Killi topraklarda haftada üç, taşlı ve çakıllı topraklarda haftada dört beş sulama önerilir. Bitki gübreyi fazla istemez; bir önceki sonbaharda iyi yanmış çiftlik gübresi ve düşük oranlı azot, potasyum ve fosfor içeren kompoze gübre yeterlidir. Çiftlik gübresi bulunamazsa yeşil gübreleme yapılır, köklenme döneminde amonyum sülfat kullanılabilir. Yabancı ot mücadelesi ekim öncesi ilaçlamayla başlar, çıkıştan sonra mevsime göre yapılan üç dört çapalama ile sürer. En önemli hastalık külleme, en önemli zararlı ise yaprak bitleridir.

Hasat ve Dizme

Hasat genellikle haziranın ilk haftasında başlar, Taşova'da ilçe kayıtlarına göre haziranın ikinci haftasında. Temmuzdan ağustosa kadar meyve dökümü uçtan, ağustos ile eylül arasında ise hem uçtan hem tabandan olur. Bu yüzden verimin en yüksek olduğu ay ağustostur. Hasat dört ile dört buçuk ay sürer ve bamya üretiminde en büyük işgücünü alan aşamadır. Tescil belgesi, meyveler küçük olduğu için bir dekar alanı sabah beşte başlayan iki işçinin akşama kadar toplayabildiğini yazar.

Yöntemin ayırt edici tarafı çiçeğin meyveyle birlikte toplanmasıdır. Günlük toplanan sarı çiçekli bamyalar aynı gün içinde iğneyle pamuk ipe dizilir. Taşova'da bu iplerin uzunluğu üç metre, yani iki kulaçtır. Dizilen bamyaların üzeri ince bir bezle örtülür ve çiçeklerin meyveden kolay ayrılması için bir gece bekletilir. Sabah erkenden bezin altından çıkarılan dizilerden çiçekler elle ayrılır. Bu aşamanın aşırı ısınmadan ve meyve çürümeden yürütülmesi gerekir. Çiçeği dökülmüş bamya dizisi artık kurutmaya hazırdır. Taşova'da yumuşamış çiçek tablaları temizlendikten sonra diziler yarı güneş alan yerlere, özellikle kiremit altlarına asılır ve çiftçi ertesi günün çiçeklerini toplamaya yeniden tarlaya gider.

Kurutma ve Verim

Kurutma doğrudan güneş altında yapılmaz. Belge, ısının yüksek olduğu ama güneşin doğrudan vurmadığı, nemden uzak tavan arası gibi yerlerin seçilmesini ister. Amaç, bamyanın sarıya yakın yeşilimtırak renkte kurumasıdır; kuruduğunda altın sarısı olması istenen özelliktir. Kuruyan diziler satışa kadar yine nemsiz bir yerde saklanır. Taşova'da asılı yerlerde kuruyan bamyalar kapalı alana alınır ve yaklaşık otuz ip bir araya getirilerek bir kilogramlık bir top yapılır. İp topları çuvallarla pazara getirilir ve sabahın erken saatlerinde alıcılar tarafından toplu olarak satın alınır.

Tazeden kuruya dönüşüm oranı için kaynaklarda farklı rakamlar bulunur. Taşova kayıtlarında altı kilogram yaş bamyadan bir kilogram kuru bamya elde edildiği söylenir. Tescil belgesinde yüzde 80 nem kaybı esas alınır ve on kilogram taze bamyadan yaklaşık iki kilogram kuru ürün elde edildiği yazılır; belgedeki ölçümlerde 250 gram taze bamyanın iplere dizilerek gölgede kurutulmasıyla kuru verim hasat başında yüzde 18,23, ortasında 18,83, sonunda 20,81 bulunmuştur. Bir dekardan alınan ürün için de iki ayrı rakam görülür. Belgede dekar başına 1500 ile 2000 kilogram taze ürün hasat edildiği yazılırken, Taşova kayıtlarında dekardan ortalama 50 kilogram kuru bamya alınabileceği belirtilir. Bu iki değer birbirini tutmaz ve hangisinin hangi koşullara ait olduğu kaynaklarda açıklanmaz.

Besin Değeri

Tescil belgesine eklenen tablolarda taze bamyanın yüz gramında yaklaşık 89,6 gram su, 1,9 gram protein, 6,4 gram karbonhidrat, 1,2 gram lif ve 0,7 gram mineral bulunduğu, kalorisinin 35 olduğu belirtilir. Mineral olarak kalsiyum 66, fosfor 56, potasyum 103, magnezyum 53 miligramdır. Aynı tabloda C vitamini 13 miligram olarak verilir. Bu, genel bir bamya tablosudur ve Amasya çiçek bamyasına özgü ölçümler değildir.

Amasya çiçek bamyasına ait ölçümde ise hasat döneminin ortasında alınan taze meyvelerin C vitamini miktarı 100 gramda 34,56 ile 41,76 miligram arasındadır; ortalama taze değer 38,01 miligramdır. Kurutulmuş meyvede bu miktar taze meyveye göre daha yüksek ölçülmüştür: kurutulmuş meyvede ortalama 49,75, bir ay bekletilmiş olanda 48,46, üç ay bekletilmişte 48,25 miligram. Belgeye göre kurutma besin değeri açısından bir sorun yaratmaz. Suda çözünebilir kuru madde ortalaması yüzde 4,9, pH ortalaması 6,29'dur.

Taşova ve Üretim

Taşova, bamya üretiminin ağırlık merkezidir. İlçe kayıtlarına göre her yıl ortalama 2800 dekar alana bamya ekilir. Yüksek rakımlı köyler dışında hemen her köyde bamya vardır ve Çaydibi Köyü en önemli üretim yerleşimi olarak gösterilir. Kuru bamya ilçe pazarında sürekli alıcı bulur. Yetiştiriciliğin ilçenin en önemli gelir kaynağı olması nedeniyle Kaymakamlık ve Belediyenin önderliğinde bir tanıtım grubu kurulmuştur. Taşova Belediyesi'nin 1994'te ilk kez düzenlediği Taşova Çiçek Bamyası Kültür ve Sanat Festivali ise o günden beri her yıl yinelenmektedir. İlçe kayıtlarında şöyle bir gözlem de yer alır: bamya yemeğine alışkın olmayanlar ilk denemede pek beğenmeyebilir, ama tadı alanlar tekrar tekrar ister.

Mutfakta Kullanımı

Kurutulmuş çiçek bamyasının yörede en bilinen kullanımı limonlu bamya çorbasıdır. İplerden çıkarılan kuru bamyalar suda yumuşatılır, et suyunda kaynatılır ve servis edilirken limon sıkılır. Çorbanın kendine özgü kıvamı bamyanın doğal yapışkan dokusundan gelir. Etli bamya yemeği de yörenin sofralarında yer alır; küçük taneler et suyunu çeker ve yemeğe yoğun bir lezzet verir. Kurutulmuş diziler kış boyunca kilerde saklanır, böylece bamya yaz bitse de mutfaktan çıkmaz. Bu kullanımlar yöresel mutfak bilgisine dayanır; tescil belgesi ve ilçe kayıtları tarif ayrıntısı vermez, yalnızca ürünün kurutmalık değerini vurgular.

Coğrafi İşaret ve Denetim

Amasya Çiçek Bamyası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 21 Nisan 2016'da başvuru yapılmış, 29 Mayıs 2018'de 352 numarayla menşe adı olarak tescil edilmiştir. Başvuru numarası C2016/031'dir ve ürün, "işlenmiş ve işlenmemiş meyve ve sebzeler ile mantarlar" grubunda yer alır. Adın kullanımı marka ile birlikte ürünün üzerinde yapılabilir.

Denetimi Amasya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün koordinatörlüğünde kurulan bir denetim mercii yürütür. Merciin üç uzmanı vardır: Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden iki, Amasya Ziraat Odası Başkanlığı'ndan bir kişi. Denetim yılda üç kez, şikâyet halinde her zaman yapılır. Birinci dönem ekim ve çıkışı kapsar (30 Nisan-20 Mayıs) ve tohum çıkış oranı, çıkış süresi, ilk yaprak durumu denetlenir. İkinci dönem gelişme dönemidir (30 Mayıs-15 Haziran) ve dallanma, yaprak tüylülüğü, kaliks sayısı, bitki boyu incelenir. Üçüncü dönem hasat ve sonrasıdır (20 Haziran-30 Eylül) ve dekara verim, meyve ağırlığı, rengi, şekli, çapı, sap uzunluğu, bin dane ağırlığı ile kurutma yönteminin uygunluğu kontrol edilir. Kurallara uymayanlar hakkında yasal yollara başvurulur ve denetim raporları her yıl TÜRKPATENT'e iletilir.

Tohumun Korunması

Belgeye göre Amasya çiçek bamyası çok sınırlı bir alanda, en fazla üç dekarlık parsellerde yetiştirilir ve yetiştirme yöntemi yıllardır aynı kültürle sürdürülür. Bu yüzden genetik materyalin tekdüzeliği zaten korunmuş sayılır. Üreticiler bir sonraki yıl ekecekleri tohumu kendi bahçelerinden sağlar: o yılın bitkileri arasından Amasya çiçek bamyası özelliğini en iyi taşıyanların en alt kısmındaki birkaç meyve bitkinin üzerinde bırakılarak tohumluk olarak olgunlaştırılır. Bamya çevresinde yetişen öteki ürünlerin polenlerinden etkilenmediği için tohum çeşidinde değişiklik beklenmez. Bölgeye dışarıdan tohum girişi kontrol altında tutulur, tohumluk denetimlerini il müdürlüğü yapar, üreticilere eğitim verilir.

Kronoloji

1893: Osmanlı döneminde yazılan bir eserde Amasya'da 975 okka (1250 kg) bamya üretildiği kaydedilir.

1901: İstanbul'a, Osmanlı Sarayı'na Amasya bamyası gönderildiğine dair kayıt vardır (60 ve 172 kıyye).

1994: Taşova Belediyesi ilk Taşova Çiçek Bamyası Kültür ve Sanat Festivali'ni düzenler.

21 Nisan 2016: Amasya Çiçek Bamyası için coğrafi işaret başvurusu yapılır.

29 Mayıs 2018: Amasya Çiçek Bamyası 352 numarayla menşe adı olarak tescil edilir.

Kaynakça

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar