Amasya'dan güneybatıya doğru yol alındığında manzara yavaş yavaş değişir. Karadeniz'in yeşili seyrelir, İç Anadolu'nun sarıya çalan kahverengisi öne çıkar. Bu geçiş kuşağında, Yeşilırmak'ın kolu Çekerek'in açtığı vadide Göynücek yer alır. İlçe gösterişli anıtlar yerine höyüklerin, kale kalıntılarının, bamya tarlalarının ve küçük köylerin oluşturduğu sakin bir coğrafyayla tanınır. Ana yolların üzerinde bulunmadığı için ziyaretçisi azdır, ama tarihi Anadolu'nun hemen her çağından iz taşır.

Dört İlin Ortasında Bir İlçe

Göynücek, Amasya ilinin güneybatısında, Çekerek Irmağı Vadisi'ndedir. Kaymakamlığın tanıtım metnine göre doğuda Tokat'ın Zile, batıda Çorum'un Ortaköy, güneyde Yozgat'ın Aydıncık ilçesiyle, kuzeyde ise Amasya merkez ilçesiyle komşudur. Bu konum, ilçeyi Amasya, Tokat, Çorum ve Yozgat illerinin tam ortasına yerleştirir; resmî tanıtımlar bunu Türkiye'de yalnızca birkaç ilçeye özgü bir durum olarak vurgular. Aynı metin, doğu-batı ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan eski ticaret yollarının bu coğrafyada kesiştiğini de not eder.

Uzaklıklar şöyle verilir: Zile 38 km, Ortaköy 30 km, Amasya merkez 45 km, Aydıncık 54 km. Belediyenin eski tanıtım metninde Aydıncık için 35 km yazıldığı görülür; kaynaklar bu noktada birbirini tutmaz. Amasya ile ilçe arasında minibüs seferleri vardır. Sefer sıklığı il valiliğinin metninde yarım saatte bir, kaymakamlığın güncel metninde saatte bir olarak geçer, bu yüzden yola çıkmadan önce güncel saatleri sormak en doğrusudur.

İlçenin yüzölçümü kaynağa göre değişir. Kaymakamlık, valilik ve ansiklopedi maddeleri 578 km² verirken, Harita Genel Komutanlığı'nın listesine dayanan bir derleme 591 km² gösterir. Rakım 450 ile 1100 metre arasında değişir, ilçe merkezinin yüksekliği ise yaklaşık 523 metre olarak aktarılır. Yeryüzü şekli engebeli ve dağlıktır. Batıda Karadağ, güney ve doğuda Tekke Dağı yükselir. Başlıca akarsular Yeşilırmak'ın kolu olan Çekerek ile Çorum ırmağıdır. Arazi büyük ölçüde bozkır ve fundalıkla kaplıdır, yer yer bataklık, orman ve korulara rastlanır.

İklim

Resmî tanıtımlara göre yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır, kış ayları fazla sert geçmez. İklim veri derlemelerine dayanan İngilizce kaynaklar Göynücek'i Köppen sınıflamasında sıcak yazlı Akdeniz iklimi (Csa) kuşağına koyar. Bu verilere göre yıllık ortalama sıcaklık 12,8 derece, yıllık yağış 407 mm'dir. En soğuk ay ocak (1,9 derece), en sıcak aylar temmuz ve ağustostur (22,4 ve 22,5 derece). Bunlar bir iklim veri sitesinden derlenmiş değerlerdir ve yerel ölçümlerle farklılık gösterebilir. Amasya için verilen 1950-2014 uzun yıllar ortalamaları da benzer bir örüntüyü gösterir: temmuz ve ağustosta yağış çok azdır, yağışlı gün sayısı üçe iner, yaz nemi yüzde 40-55 arasındadır. Bu özellik ilçenin tarımında, özellikle bamyada belirleyici olur.

Yerleşmenin Tarihi

Kaymakamlığın tarihçesine göre Göynücek'teki ilk yerleşmeler Kalkolitik Çağ'a, yaklaşık MÖ 5500-3000 arasına uzanır. Aynı metin bunun somut temellere oturtulabilmesi için yoğun kazı ve bilimsel araştırma gerektiğini de açıkça belirtir. Kalkolitik yerleşmenin örneği olarak Ayvalıpınar höyüğü, Tunç Çağı yerleşmesinin (yaklaşık MÖ 3000-2500) örneği olarak Gediksaray höyüğü gösterilir. Orta Tunç Çağı'nda (MÖ 2500-2000) bölgenin Mezopotamya yazılı belgelerinde Hatti Ülkesi olarak geçen Hitit çevresi içinde kaldığı, MÖ 750-585 arasında ise sırasıyla Frig, Kimmer, İskit ve Med-Pers egemenliğinin görüldüğü anlatılır. Bu dönemin yerleşmelerine Ilısu Kocaman Tepe höyüğü örnek verilir.

Bölge MÖ 301'de Pers-Pontus hâkimiyetine girmiş, MÖ 47'de Zile yakınlarındaki Zela Savaşı'nda Caesar komutasındaki Roma ordusunun zaferiyle Roma egemenliği altına geçmiştir. Gökçeli Kalesi bu dönemin yapısı olarak gösterilir. Roma'nın ikiye ayrılmasından sonra bölge Bizans'a bağlanır. II. Kılıçarslan'ın 1175'te Amasya'yı fethiyle Selçuklu hâkimiyeti, 1341'de Eretna Devleti, 1393'te de Osmanlı yönetimi gelir. Bugünkü yerleşim merkezinin yaklaşık 1650'lerde Göynücek adıyla kurulduğu anlatılır. Osmanlı yerel tahrir defterlerinde 1800'lü yıllarda Varay (Gediksaray) nahiyesi aracılığıyla Mecitözü'ne, dolayısıyla Amasya Sancağı'na bağlı görünür. Bir ara Ilısu nahiyesine bağlanmış, 1922'de ilk kez ilçe niteliği kazanmış, 1926'da bu statüyü yitirmiştir. 4 Mart 1954 tarihli ve 6324 sayılı kanunla yeniden kaza olarak kurulmuş, kanun 1 Haziran 1954'te yürürlüğe girmiştir. Bir dönem Çorum iline bağlı kaldığı da aktarılır.

Höyükler ve Arkeolojik Veriler

Göynücek'in arkeolojik tarihine dair en ayrıntılı bilimsel metin, Şevket Dönmez'in 1997-1999 yüzey araştırmalarına dayanan ve 2005'te Belleten'de yayımlanan makalesidir. Dönmez, Gediksaray Höyüğü'nü yaklaşık 15 metre yüksekliği ve 350 x 150 metre boyutuyla Oluz Höyük gibi Orta Karadeniz Bölgesi'nin en büyük höyüklerinden biri olarak tanımlar. Höyük, Gediksaray beldesinin yaklaşık bir kilometre kuzeyinde bulunur ve beldeye giden yol onu ikiye bölmüştür. Yüzeyde Erken Tunç Çağı II-III, Son Tunç Çağı, Helenistik ve Roma dönemlerine ait yerleşme izlerinin yanında Orta ve Geç Demir Çağı kalıntıları da saptanmıştır.

Höyükten toplanan Demir Çağı çanak çömleği ikisi Orta, dördü Geç Demir Çağı'na ait altı parçadan oluşur. Bunlar bezemesiz ve boya bezekli olarak ikiye ayrılır; çömlek ve krater ağız ile gövde kırıklarıdır. Benzerleri Boğazköy/Büyükkale, Alişar Höyük, Alaca Höyük, Kerkenes, Çadır Höyük ve Pteria gibi Orta Anadolu merkezlerinde ele geçmiştir. Geç dönem parçalarındaki koyu kahverengi, birbirine koşut yatay çizgilerden oluşan bezeme, Dönmez'in Amasya'daki Geç Demir Çağı seramiği için belirlediği geometrik bezeme eğilimiyle uyumludur.

Demir Çağı'nın başlangıcı konusunda araştırmacılar arasında bir görüş ayrılığı vardır. Mehmet ve Nurten Özsait, Amasya ve Samsun'daki bazı yerleşmelerden topladıkları, kırmızı boya bezemeli ve yüzeyleri faset görünümlü çanak çömleği Erken Demir Çağı'na, Hitit kültür etkisindeki yerel halklara, özellikle de Kaskalara bağlamışlardır. Göynücek'te Ayvalıpınar I ve II bu listede yer alır. Dönmez ise Amasya sınırlarında kendisinin ve öncekilerin araştırmalarında Erken Demir Çağı özelliği gösteren çanak çömleğe rastlanmadığını, Özsait'lerin andığı örneklerin teknik, biçim ve bezeme bakımından Orta ve Geç Demir Çağı örneklerinden farkı bulunmadığını savunur. Ayvalıpınar'ın hangi dönemlere uzandığı sorusu bu yüzden tam anlamıyla kapanmış sayılmaz.

Aynı makale Göynücek'in Harmancık köyünden, Amasya Müzesi'nde korunan, sarmaşık yapraklı kompozisyonla bezeli bir Helenistik çanağı da tanıtır. Dönmez bu bütün durumdaki çanağı, Amasya'da Demir Çağı geleneklerini güçlü biçimde sürdüren yerel bir Helenistik boya bezekli seramik geleneğinin kanıtı sayar. Makale ayrıca komşu Zile'deki Maşat Höyük'te ortaya çıkan at gömüsüne ve İskit tipi okuçlarına, Amasya'daki kurgan tipi mezarlara ve 1978'de müzece satın alınan 250 İskit tipi tunç okuçuna dikkat çeker. Bu buluntular, Kimmer ve İskit gibi atlı göçebe toplulukların Orta Karadeniz'e kadar ilerlediğini düşündürür. Kaymakamlığın tarihçesinde MÖ 750-585 arası için andığı Kimmer ve İskit egemenliği bu arka plana oturur.

Hakmiş Tartışması

Kaymakamlığın tarihçesi ve bazı haberler, Hitit metinlerinde adı geçen Hakmiş'in Göynücek sınırları içinde olabileceğini söyler. Bu görüş akademik literatürde tartışmalıdır. Leyla Murat'ın Hitit çivi yazılı kaynaklarına dayanan makalesi Hakmiş'i Amasya şehri ve çevresinde, Çorum-Tokat hattının kuzeyinde konumlandırır. Dolayısıyla Göynücek'in Hititlerin kayıp şehrine ev sahipliği yaptığı ileri sürülebilir, ancak bu kanıtlanmış değildir. Kesin yer tespiti için kazı bulgularına ihtiyaç vardır.

Gökçeli Kalesi

İlçenin en çok anılan tarihî yapısı Gökçeli Kalesi'dir. Kale, Gökçeli köyünün yaklaşık bir kilometre kuzeydoğusunda, Çekerek Vadisi'ne hâkim kayalık bir tepededir. İlçe merkezine uzaklığı yaklaşık sekiz kilometre, köye uzaklığı ise kimi kaynaklarda yedi kilometre olarak verilir. Konumu, vadideki geçişi gözetlemeye ve çevredeki yolları denetlemeye elverişlidir.

Kalenin kesin inşa tarihi bilinmemektedir. Çevresinde bulunan ve MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Demir Çağı çanak çömlek parçaları, yapının esas olarak Demir Çağı'nda kurulduğunu düşündürür. Roma döneminde ise garnizon olarak kullanılmıştır. Franz Cumont, Hans Henning von der Osten, Hubertus von Gall ve Mehmet Özsait gibi araştırmacılar ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü kalede çalışmıştır. Bu çalışmalar yapının Roma garnizonu olarak tanımlanmasını sağlamış, ancak kale çevresinde bulunan Roma dönemi seramiği sınırlı kalmıştır. Bu nedenle kalenin Roma savunma sisteminin bir parçası olarak mı kurulduğu, yoksa var olan yapının mı güçlendirildiği sorusu kesinlik kazanmamıştır.

Kalede 98 basamaklı taş bir merdiven ve bununla bağlantılı gizli bir geçit bulunur. Bu geçitler Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından birkaç kez kazılmıştır. Yapı bulunduğu kayalık araziye uygun biçimde inşa edilmiş, surların bir bölümü zamanla yıkılmış, temel kalıntıları günümüze ulaşmıştır. Roma'nın ikiye ayrılmasından sonra kalenin Bizans'a, 11. yüzyıl sonlarında Anadolu Selçuklularının bölgeye hâkim olmasıyla Türk idaresine geçtiği belirtilir. Birinci derece arkeolojik sit olarak korunduğu da aktarılır.

Kale kayalık bir arazide durduğu için rahat yürüyüş ayakkabısı ve uygun hava koşulları gerekir. Gökçeli köyü çok küçüktür, 2022'de nüfusu 31 kişiydi; bu yüzden yakınında yeme içme ya da konaklama imkânı beklenmemeli, ziyaret ilçe merkezinden planlanmalıdır.

Ilısu, Terziköy ve Kaplıca Geleneği

Ilısu köyü 2022'de 311 kişiydi ve adının 1907'den beri aynı olduğu belirtilir. İlçenin doğal ve tarihî dokusu sayılırken Ilısu Kaplıcası da anılır. Termal rehber metinlerine göre Ilısu Kaplıcası'nın tıbbi ve teknik özellikleri Terziköy kaplıcasıyla benzerdir, ancak yerel yatırım yapılmadığı için geri planda kalmış, yalnızca yöre halkına hizmet vermektedir. Romatizma, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenir. Bu bilgiler turizm kaynaklarından derlenmiştir, sağlık amaçlı kullanımdan önce yetkili kurumlara danışmak gerekir.

Tarım ve Çiçek Bamyası

Göynücek'in ekonomisi sanayiden çok tarıma dayanır. Kaymakamlığa göre ilçe merkezi ana yollardan kısmen uzaktır ve ülke ekonomisine daha çok tarım ürünleriyle katkı verir. Çekerek Ovası'nda bamya, soğan, şeker pancarı, haşhaş, arpa ve buğday yetişir. Son yıllarda meyvecilik de gelişmiş, kiraz, elma, vişne, kayısı, ceviz ve şeftali yaygınlaşmıştır. Küçük bir sanayi sitesi, un fabrikası ve unlu mamul üretimi gibi faaliyetler de yürütülür. Yörede "Amasya'nın elması, Göynücek'in bamyası" sözü söylenir ve ilçenin tarımsal kimliğini özetler.

Bamyanın resmî tescili de vardır. "Amasya Çiçek Bamyası", Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından menşe adı olarak 29 Mayıs 2018'de 352 numarayla tescil edilmiştir. Başvuru 21 Nisan 2016'da Amasya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından yapılmış, koruma bu tarihten itibaren geçerli sayılmıştır. Coğrafi sınır Amasya'nın Merkez, Taşova ve Göynücek ilçelerini, ayrıca Tokat'ın Erbaa, Çorum'un Mecitözü, Osmancık ve Kargı ilçelerini kapsar. Tescil belgesine göre bamya ekilen alanlar Yeşilırmak ve kollarının (Çekerek, Tozanlı ve Destek Çayı) kıyısındaki alüvyal taban ovalarıdır; Taşova ve Göynücek çevresi bunların başında gelir. Canik Dağları'nın alçaklığı nedeniyle deniz etkisinin iç kesimlere girebilmesi ve Yeşilırmak ile Kızılırmak vadilerinin iklimi yumuşatması, sıcak seven bu bitkinin gelişme süresini 125 ila 135 güne çıkarır.

Bamya meyveleri küçük, açık yeşil ve az tüylüdür. Ürüne "çiçek bamyası" denmesinin nedeni, meyvenin tam gelişmeden, çiçek açtıktan sonra toplanmasıdır. Gövdesi kırmızı çizgili yeşil olduğu için yörede "kızıl bacak" adıyla da bilinir. Toplama ekimden yaklaşık 60 gün sonra başlar, haziranın ikinci yarısından eylül sonuna kadar sürer. Meyveler her gün elle toplanır, aynı gün iğneyle pamuk ipliğe dizilir, bir gece ince bir bez altında bekletilir ve ertesi sabah çiçekleri elle ayrılır. Dizinler doğrudan güneş altında kurutulmaz; sıcak ama güneş görmeyen, nemden uzak bir yerde, çoğunlukla tavan arasında kurutulur. İyi kuruyan bamya altın sarısı renk alır. Dekardan 1500-2000 kg taze ürün alınır, 10 kg taze bamyadan yaklaşık 2 kg kuru bamya elde edilir. Pazarda taze satılan miktar azdır, ürünün büyük bölümü kurutularak satılır ve soğuk kış aylarında tüketilir.

Ürünün geçmişine dair belgeler de vardır. Tescil belgesinde anılan, 1893'te yazılmış bir Osmanlı eserinde Amasya'da 975 okka, yani yaklaşık 1250 kg bamya üretildiği yazılıdır. Başka bir kaynak, 1901'de İstanbul'daki saraya 60 kıyye (yaklaşık 77 kg) ve 172 kıyye (yaklaşık 220 kg) Amasya bamyası gönderildiğini bildirir. Taşova Belediyesi'nin 1994'ten beri düzenlediği Çiçek Bamyası Kültür ve Sanat Festivali de bu geleneğin bugünkü yüzüdür.

Tarımı destekleyen sulama yapıları da ilçede görülür. Kaymakamlığın tanıttığı göletlerden Sığırçayı Köyü Sulama Göleti Karadere'den beslenir, 30 metre yüksekliğe ve 1.488.000 m³ brüt depolama hacmine sahiptir, 4500 dekar alanı sulamak üzere 2012'de tamamlanmıştır. Başka bir kaynak aynı gölet için 1.440.000 m³ kapasite verir; iki rakam arasındaki fark brüt ve net hacim ayrımından kaynaklanıyor olabilir. Karaşar, Yassıkışla ve Saz Deresi sulama göletleri de aynı yerde tanıtılır. Aşağı Çekerek Ovası sulama projesi ise resmî metinlerde yakında tamamlanması planlanan bir yatırım olarak anılır.

Su Değirmenleri ve Halk Oyunları

İkizyaka köyü Karapınar Mahallesi'ndeki su değirmeni, kaymakamlığa göre 1945'te yapılmış ve un, yem, aşlık, bulgur gibi öğütülmüş gıdaların temininde halkın ihtiyacını karşılamıştır. Hâlâ ayakta olan bu değirmen, geleneksel üretim biçiminin izini taşır. İlçenin kültürel yapıları arasında ayrıca "Kızlar Sarayı" adlı bir yapı sayılır, ancak elimizdeki kaynaklarda bu yapıya dair ayrıntı yoktur.

Halk oyunlarında Göynücek'in adı Amasya yöresi içinde öne çıkar. Türkiye Kültür Portalı'na göre "Yelleme" (Sallama) daha çok askere giden gençlerce oynanır ve özünde yiğitlik duygusu taşır. "Mahir Çavuş" ise Göynücek'te yaşamış, ilçenin bir köyündeki kıza gönül vermiş bir yiğide adanmış oyundur ve yöre halkınca bugün de sevilerek oynanır. Bu oyunlar düğünlerde, asker uğurlamalarında ve bayramlarda sergilenir.

Nüfus ve Köyler

Göynücek 38 köy ve ilçe merkezindeki üç mahalleden (Cumhuriyet, Merkez, Yeni Mahalle) oluşur. TÜİK verilerine göre ilçe nüfusu 1955'te 16.997, 1980'de 22.305 idi; 2000'de 17.614'e, 2007'de 13.425'e, 2020'de 10.033'e düştü. 2021'de 10.291, 2024'te 10.787 kişi olarak kaydedildi. 2024'te erkek nüfus 5.504, kadın nüfus 5.283 kişidir. 2020'de merkez nüfusu 4.166, köy nüfusu 5.867 idi, 2021'de merkez 4.938'e çıkmıştır. Kırdan kente doğru süren göçün izi ilçenin küçük köylerinde de görülür: Gökçeli 2022'de 31, Kervansaray 2021'de 109 kişidir.

Gediksaray, 1300 ve 1876 tarihli kayıtlarda Rumca kökenli "Varay" adıyla geçer. 1972'de belediye olmuş, nüfusu 2000'in altına inince 2013'te belediye statüsü sona ermiştir; 2022'de nüfusu 492 kişidir. Köy ilçe merkezine 12 km, Amasya'ya 34 km uzaklıktadır. Eğitim tarafında merkezdeki altı okul ile köylerdeki dört ilk ve ortaokulda toplam 144 derslikte öğrenim görülür, kaymakamlık okuryazar oranını yüzde 98 olarak verir. Göynücek İlçe Halk Kütüphanesi 1978'de kurulmuştur ve yaklaşık 10.665 kitap ile 89 süreli yayına sahiptir. İlçe merkezinde bir entegre devlet hastanesi, Karaşar, Damlaçimen, Gediksaray, Ayvalıpınar ve Alan köylerinde ise sağlık evleri hizmet verir.

Gezginin Notları

Göynücek hızla gezilip geçilecek bir yer sayılmaz; yavaş yavaş tanınan bir yer olarak anlamlıdır. Gökçeli Kalesi'ne, Gediksaray höyüğünün çevresine, Çekerek vadisinin kıyısındaki köylere ve bamya tarlalarına bakmak yeter. Çoğu noktanın ulaşımı ve çevresindeki imkânlar sınırlıdır, bu nedenle kaymakamlığa ya da belediyeye (Atatürk Cad. No:1) önceden danışmak iyi olur. Amasya merkezden gelenler için en bilinen güzergâh yaklaşık 45 km'lik yoldur.

Göynücek, Amasya'nın iki iklim ve iki coğrafya arasındaki geçişini en iyi temsil eden ilçelerinden biridir. Karadeniz'in nemiyle İç Anadolu'nun kuraklığı burada birbirine karışır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Şevket Dönmez, "1997-1999 Yılları Yüzey Araştırmalarında İncelenen Amasya İli Demir Çağı Yerleşmeleri", Belleten, Ağustos 2005, Cilt 69, Sayı 255 amasya.gov.tr
  • Leyla Murat, "Hitit Tarihi-Coğrafyasında Hakmiš ve İštahara Ülkelerinin Konumu", DergiPark

Resmî kaynaklar

  • Göynücek Kaymakamlığı, "İlçemizin Tarihçesi", "Su Değirmenleri", "Sulama Göletleri" sayfaları (goynucek.gov.tr) goynucek.gov.tr
  • T.C. Amasya Valiliği, "Göynücek" (amasya.gov.tr)
  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Amasya İl Müdürlüğü, "Göynücek" (amasya.ktb.gov.tr)
  • Türkiye Kültür Portalı, "Amasya Halk Oyunları"

Diğer kaynaklar

  • Vikipedi, "Göynücek", "Gediksaray", "Gökçeli", "Ilısu" maddeleri (tr); "Göynücek", "Göynücek District" (en)
  • Göynücek Belediyesi resmî sitesi (goynucek.bel.tr); Tokat Haber, 13.02.2026

Çevrimiçi kaynaklar