Arapça kasideleri Kahire'de, Türkçe dinî manzumeleri Ankara'da basılan Ahmet Emrî Yetkin, "Emrî" mahlasıyla aruz vezninde yazan son Amasya şairlerinden biridir. Farsçayı da şiir dili olarak kullandı. Medrese tahsilini Cumhuriyet yıllarına taşıyan bu âlimin babası Amasya müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi'ydi. 1887 başında Amasya'da doğdu, 6 Mayıs 1974'te yine Amasya'da öldü. Ali Nihad Tarlan, Süheyl Ünver, Ahmed Remzi Akyürek ve Feridun Nâfiz Uzluk gibi isimlerle yazıştı. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar Amasya Tarihi'nde ona bir madde ayırmış, ama bu maddeyi ilk cümlesinin ortasında bırakmıştır.

Hüsameddin'in Kaydı

Yedinci ciltte "Emrî Ahmed Efendi-Mecdî-zâde" başlığıyla açılan madde yalnız şu kadardır:

Amasyalıdır. Amasya Müftüsü Hâfız Abdurrahman Kâmil Efendi'nin mahdûmudur. Pederinden ikmâl-i tahsîl ederek

Anlamı: Amasyalıdır. Amasya müftüsü Hâfız Abdurrahman Kâmil Efendi'nin oğludur. Öğrenimini babasının yanında tamamlayarak... Kitabı yayına hazırlayanlar dipnotta yazarın Emrî Ahmed Efendi ile ilgili kenar notunu eksik bıraktığını belirtir. Hüsameddin 1939'da öldüğüne göre madde, Emrî'nin hayatının ancak ilk yarısını görebilirdi. Kaydın sitedeki karşılığı Emrî Ahmed Efendi-Mecdîzâde sayfasıdır. Madde mahlası, baba adını ve aile adını birlikte verdiği için Ahmet Emrî Yetkin'i anlattığı açıktır.

Hayatı

Recep Orhan Özel'in, Emrî'nin kendi el yazısıyla tuttuğu hâl tercümesine dayanarak verdiği bilgiye göre Ahmed Emrî, 18 Cemâziyelevvel 1304 (Şubat 1887) cuma gecesi Amasya'da doğdu. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde Muammer Ülker, adının ve mahlasının ebced hesabıyla doğum yılını verdiğini kaydeder; ansiklopedi yılı 1886-87, Raşit Çavuşoğlu 1887 olarak yazar. İlkokulu Hacı Ömerzâde Mehmet Şükrü Efendi'den okuyup 1899'da diploma aldı, iki buçuk yıl rüşdiyeye gittikten sonra bu okulu bırakıp babasının müderris olduğu Bekir Paşa Medresesi'ne girdi ve 1908'de buradan icazet aldı. Amcası Mustafa Sâdık Efendi'nin, Köprülü Mustafa Tevfik ve Köprülü Ârif Fâzıl efendilerin derslerine de devam etti, Kapancızâde Hâfız Şerif Efendi'den ferâiz okudu.

Amasya'da açılan geçici Dârülmuallimîn'i bitirdi, 1911'de girdiği sınavla dersiâm oldu. Meslek hayatı ilkokul öğretmenliğiyle başladı; Amasya Şer'iyye Mahkemesi'nde kâtiplik yaptıktan sonra 1915'te Dârü'l-hilâfe Medresesi'ne Türkçe ve kitâbet muallimi oldu ve 1925'e kadar bu medresede ve İmam-Hatip Mektebi'nde ders verdi. Medreselerin kapanmasından sonra tahakkuk kâtipliği ve Nafia ambar memurluğu yaptı, 1930'dan 1943'teki emekliliğine kadar Nafia amele kâtibi olarak çalıştı. Ağabeyi Mehmet Sabri Yetkin 1942'de müftü seçildiğinde Emrî de adaylar arasındaydı, ama adaylıktan çekildi. 6 Mayıs 1974'te öldü. Özel'e göre Suluova yolu üzerindeki Tekirdede Mezarlığı'na, Ülker'e göre Kültepe civarındaki yeni kabristana gömüldü; iki ad aynı mezarlığı gösteriyor olabilir. Mezar taşına yazılan manzumeyi Mehmed Çavuşoğlu kaleme almış, ölüm tarihini "İrciî emri ile gitti bekāya Emrî" mısraıyla düşürmüştür.

Çevresi ve Mektupları

Emrî bütün ömrünü Amasya'da geçirdi, ama mektuplarıyla geniş bir çevreye ulaştı. Ahmed Hamdi Akseki, Ömer Nasuhi Bilmen ve Lütfi Doğan gibi diyanet işleri başkanlarıyla, İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Ali Nihad Tarlan, Süheyl Ünver, Feridun Nâfiz Uzluk, Mustafa Âsım Köksal ve Bekir Sıdkı Sencer gibi âlim ve edebiyatçılarla yazıştı. Müsvedde mektuplarını içeren defterlerinin bir kısmı Amasya'daki kütüphanelerde bulunur. Ali Nihad Tarlan, Farsça manzumesi Gül-i Sad-berg'i okuduktan sonra ona yazdığı 1963 tarihli mektupta eseri "metânet, selâset ve selîka" bakımından mükemmel bulur; Süheyl Ünver de Amasya'da onunla tanıştıktan sonra tuttuğu notlarda onu "Türkiyemiz'in sayılı, Arapça ve Farsça bilen yegâne iyi yetişmiş âlimi" diye anar. İbnülemin, Son Asır Türk Şairleri için gönderdiği hâl tercümesini kitap basıldıktan sonra aldığından ona eserinde yer veremediğini manzum bir cevapla bildirmiştir.

Üsküdar Mevlevîhânesi'nin son şeyhi Ahmed Remzi Akyürek ile dostluğu ayrıca bilinir. Akyürek, Emrî'nin "İbrete Sâik Bir Nazm-ı Râik" adlı yirmi üç beyitlik manzumesini 1934'te taştir etmiş, 1936'daki Amasya ziyaretinden sonra da Üsküdar'dan "Müftî-zâde Şâ'ir Emrî Efendi"ye "Amasya İçin" başlıklı bir gazel göndermiştir. Bu gazel Amasya Şiirleri dizisinde yayımlanmıştır. Yakup Şafak, Amasya Beyazıt Kütüphanesi'nde kayıtlarda Akyürek'e mal edilmiş 1645 numaralı bir şiir mecmuasının aslında Emrî'ye ait olduğunu göstermiştir; mecmuada Mevlevî şairlerden derlenmiş şiirler ve Amasya'ya dair kısa notlar bulunur, Emrî'nin kendi şiiri yoktur.

Eserleri

Basılmış eserleri, üç Arapça kasideden oluşan Tuhfetü'l-ihvân (Kahire 1956) ile dinî konulu Türkçe manzumelerini toplayan, Ömer Nasuhi Bilmen ve İbnülemin Mahmud Kemal'in takrizleriyle çıkan Sübha-i Emrî'dir (Ankara 1971). Birkaç şiiri Mahfil ve İ'tisâm mecmualarında yayımlanmıştır. Yazma hâlinde kalanlar arasında yüz beyitlik Farsça Gül-i Sad-berg, Birgivî'nin Avâmil'indeki örneklere Arapça şerhi Nağamâtü'l-anâdil, yüz lakabı açıklayan Mecma'u'l-elkâb, İslâm büyüklerinin sözlerini derleyen Kelimâtü'l-ekâbir, Hz. Ali'nin yüz sözünü açıklayan Hizânetü'l-cevâhir, İbnü'l-Arabî'nin münâcâtının tercümesi Tuhfe-i Emrî, hikmetli sözlerden bir seçki olan Müntehabât ve kendi el yazısıyla şiirlerini topladığı Mecmûa-i Eş'âr-ı Emrî Yetkin sayılır. Kaynaklarda adı geçen bu eserlerin bir kısmına araştırmacılar ulaşamamıştır.

Şiiri

Telif notu: Ahmet Emrî Yetkin 1974'te öldüğü için şiirleri 2044 yılının sonuna kadar telif koruması altındadır; bu nedenle ayrı sayfalarda yayımlanamamaktadır. Aşağıda, şairliğini tanıtmak amacıyla yalnız iki beyit alıntılanmıştır.

Emrî aruzla, klasik şiirin şekilleriyle yazdı: münâcât, na't, nazire, tazmin, manzum tercüme ve çoğunlukla dinî ve ahlâkî öğüt içeren manzumeler. Raşit Çavuşoğlu, şairin defterlerinden yayımlanmamış nazire ve tazminlerini 2021'de neşretmiştir. Bunlar arasında Ayaşlı Es'ad Muhlis Paşa'nın, Adanalı Ziya'nın, Ahmed Remzi Akyürek'in ve Tâhirülmevlevî'nin gazellerine yazılmış nazireler, Feridun Nâfiz Uzluk'un bir mısraını tazmin eden bir manzume ve aynı vezin, kafiye ve "-in varsa" redifiyle yazılmış beş nazire bulunur. Bu beş nazirenin ilki 21 Temmuz 1955 tarihlidir; matlaı ve mahlas beyti şöyledir:

Olursun matlaba vâsıl delîl ü rehberin varsa
Çıkarsın zirve-i 'izz ü kemâle şehperin varsa
Oku bu nazm-ı Emrî'yi hemân yaz durma bir lahza
Nefâ'is kaydına mahsûs yanında defterin varsa

Nesre çevrilince: Bir yol göstericin, rehberin varsa amacına erişirsin; güçlü kanatların varsa izzet ve olgunluğun zirvesine çıkarsın. Emrî'nin bu şiirini oku; yanında güzel sözleri kaydetmeye ayrılmış bir defterin varsa bir an bile durma, hemen yaz. Matladaki "şehper", kuşun en güçlü kanat tüyüdür; şair, insanı yükseğe taşıyacak manevî gücü bu kelimeyle anlatır. Mahlas beyti ise öğüdü okura bir davetle bağlar ve bütün şiirin bir nasihat manzumesi olarak okunmasını ister. Çavuşoğlu, beş nazirenin bir başka şairin şiirine mi, yoksa şairin kendi şiirine mi yazıldığının belirlenemediğini söyler.

Ailesi

Babası Amasya müftüsü Mecdîzâde Abdurrahman Kâmil Efendi (1850-1941), Millî Mücadele yıllarındaki vaazı ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyeliğiyle tanınır; şairliği Abdurrahman Kâmil Efendi: Şair ve Eserleri yazısında anlatılmıştır. Ağabeyi Mehmet Sabri Yetkin (1884-1963) yirmi yıl Amasya müftüsü olmuş, o da şiir yazmıştır; hayatı Sabrî sayfasındadır. Küçük kardeşi Mustafa Niyazi Yetkin vaizlik yapmış ve 1959'da ölmüştür. Aile Kırım'dan gelmiş, önce Mecitözü'ne yerleştiği için Mecdîzâde diye anılmış, 1934'te Yetkin soyadını almıştır. Emrî'nin öğrencisi ve manevî evladı sayılan Muammer Ülker, sonradan Süleymaniye Kütüphanesi müdürü olmuş ve TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesini yazmıştır.

Kronoloji

18 Cemâziyelevvel 1304 (Şubat 1887): Amasya'da doğar.

1908: Bekir Paşa Medresesi'nden icazet alır.

1911: Dersiâm olur.

1915: Dârü'l-hilâfe Medresesi'ne Türkçe ve kitâbet muallimi olur.

1934: Ahmed Remzi Akyürek, "İbrete Sâik Bir Nazm-ı Râik" manzumesini taştir eder.

1943: Nafia amele kâtipliğinden emekli olur.

1956: Tuhfetü'l-ihvân Kahire'de basılır.

1971: Sübha-i Emrî Ankara'da basılır.

6 Mayıs 1974: Amasya'da ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar