Erzurûmîzâde Hâfız Emîn Ali Mehmed Efendi'nin adı edebiyat tarihine kendisinden çok ağabeyi yüzünden bir not düşer: Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, divan sahibi olan ağabeyi Hüsnî Yûsuf Efendi'nin bir tek gazelini bile ondan alamadığını yazar. Kendisi Amasya rüştiyesinden birincilikle çıkmış, İstanbul'daki Mekteb-i Nüvvâb'ı bitirmiş ve Anadolu'nun çeşitli kazalarında kadılık yaptıktan sonra 1337'de (1918-19) Sinop kadısıyken ölmüş bir hukukçuydu. Babası, Hüsameddin'in "ferâizin üstâd-ı yegânesi" dediği, miras hukukunda Amasya'nın en tanınmış hocası Erzurumî Ömer Efendi'dir. Oğlunu ise tarihçi "âlim, müdebbir, gâyet zekî, muktedir, usûl-âşinâ, şâir bir zât" diye tanıtır. Hüsameddin metninin sözlüğü, Mekteb-i Nüvvâb ve hocaları üzerine açıklamalarla birlikte Emîn Ali Mehmed Efendi-Erzurûmîzâde Hâfız sayfasında toplanmıştır.
Hüsameddin'in Maddesi
Amasyalıdır. Ferâiz'in üstâd-ı yegânesi şeyhü'l-ulemâ Erzurumî Ömer Efendi bin Emîn Ağa'nın mahdûmudur. Üçler Mahallesi'nde 1286'da doğdu. Sultân Bâyezîd Mektebi muallimi Kara Müezzin İbrâhim Efendi'den hıfz-ı Kur'ân edib 1298'de Rüşdiye Mektebi'ne girdi. 1302'de birincilikle mektebden şehâdetnâme alıp Köprülü Hacı Hâfız Mustafa Tevfik Efendi'nin halka-i tedrîsine mülâzemet etdiği gibi Mecdîzâde Hâfız Abdurrahman Kâmil Efendi'nin dersine de muvâzabet ederek 1314'de her iki fâzıldan icâzetnâme aldı. Bu esnâda birâderi Mustafa Ziya Efendi'den hayli istifâde etdi. 1315'de İstanbul'a gidip ba'zı zevâtın derslerine devam ederek 1319'da mekteb-i nüvvâba girdi. 1323 senesi recebinde râbia sınıfından şehâdetnâme alıp Bâlâ, Gürün, Çal, Merzifon kazâlarına sırasıyla kadı oldu. 1334'de sâlise sınıfına terfî' edilip Sinop sancâğına kadı oldu. 1337'de kadı olduğu halde vefât etdi. Âlim, müdebbir, gâyet zekî, muktedir, usûl-âşinâ, şâir bir zât idi. Amasya'da Arpacı esnâfından Gürcü Muharrem Ağa'nın kerîmesiyle teehhül etmişdi.
Bugünkü dille: Amasyalıdır; miras hukukunun tek üstadı, âlimlerin büyüğü Erzurumî Ömer Efendi'nin oğludur, dedesi Emîn Ağa'dır. 1286'da (1869-70) Üçler Mahallesi'nde doğdu. Sultan Bayezid mektebinin hocası Kara Müezzin İbrâhim Efendi'nin yanında hafız olup 1298'de (1880-81) rüştiyeye girdi. 1302'de (1884-85) okulu birincilikle bitirdi; Köprülü Hacı Hâfız Mustafa Tevfik Efendi'nin ders halkasına ve Mecdîzâde Hâfız Abdurrahman Kâmil Efendi'nin derslerine devam ederek 1314'te (1896-97) ikisinden de icazet aldı. Bu sırada ağabeyi Mustafa Ziya Efendi'den de çok yararlandı. 1315'te (1897-98) İstanbul'a gitti, bazı hocaların derslerini izledi ve 1319'da (1901-02) Mekteb-i Nüvvâb'a girdi. 1323 receb ayında (Eylül 1905) dördüncü sınıf diplomasıyla mezun olup sırasıyla Bâlâ, Gürün, Çal ve Merzifon kazalarında kadılık yaptı. 1334'te (1915-16) üçüncü sınıfa yükseltilerek Sinop sancağı kadısı oldu ve 1337'de bu görevdeyken öldü. Bilgili, tedbirli, çok zeki, becerikli, usul bilen ve şiir yazan biriydi. Amasya'da arpacı esnafından Gürcü Muharrem Ağa'nın kızıyla evlenmişti.
Bir Ferâizci Ailesi
Hüsameddin'in verdiği bilgilerden Erzurumî Ömer Efendi'nin üç oğlu tanınır. Mustafa Ziya Efendi, Emîn Ali'nin ders aldığı ağabeyidir. Ortanca oğul Hüsnî Yûsuf Efendi 1283'te (1866-67) Üçler'in Saka Sokağı'nda doğmuş, o da rüştiyeden birincilikle çıkmış, İstanbul'a gidip askerliğe girmiş ve maddesine göre Muallim Nâcî ile kalem tartışmalarına girerek bir edebî şöhret kazanmıştır. Hastalanıp 1307'de (1889-90) Amasya'ya dönerken yolda ölmüştür. Emîn Ali ise ailenin en küçüğüdür; on birinci ciltte "Âlî Mehmed Emîn Efendi-Erzurûmîzâde" başlığıyla açılan kısa madde, onu "Ferâizci Erzurûmî Ömer Efendi'nin küçük mahdûmu" diye tanıtır ve okuru yedinci ciltteki asıl maddeye gönderir.
İki küçük kardeşin art arda Amasya rüştiyesinden birincilikle çıkması, okulun ilk kuşakları arasında ailenin yerini gösterir. Rüştiyenin bu yıllarına dair Amasya'da eğitimin yükselişi yazısında da 1301'de mezun olan Hüsnî Yûsuf ile 1302'de mezun olan Emîn Ali yan yana anılır. Hüsameddin bu okulu 1304'te bitirmiştir; iki kardeşi okul sıralarından tanıyor olmalıdır.
Hocaları ve Kadılık Yılları
Rüştiyeden sonra Emîn Ali'nin devam ettiği iki hoca, yüzyıl sonunda Amasya'nın ilim çevresinin merkezindeydi. Köprülü Hacı Hâfız Mustafa Tevfik Efendi sonradan Amasya müftüsü ve mebusu olacak, aruz üzerine şerhler yazacaktı. Mecdîzâde Abdurrahman Kâmil Efendi ise Amasya müftüsüydü ve Kâmil mahlasıyla şiir yazıyordu. Emîn Ali'nin şairliğini Hüsameddin'den başka anan bir kaynak bulunamadığı için, onun şiire bu hocaların meclisinde mi yöneldiği bilinmiyor.
İstanbul'da girdiği Mekteb-i Nüvvâb, şeyhülislamlığa bağlı, naip denen şer'î hâkimleri yetiştiren okuldu. 1883'teki düzenlemeyle öğrenim süresi dört yıla çıkarılmış, fıkıh, ferâiz, şer'î belge yazımı, inşâ ve hat gibi dersler okutulmaya başlanmıştı. Emîn Ali'nin 1319'da girip 1323'te çıkması bu dört yıllık düzene uyar. Hüsameddin'in "râbia sınıfı" ve "sâlise sınıfı" dediği dereceler, 1855'ten beri naipleri bilgi ve kıdemlerine göre beş sınıfa ayıran sisteme göre anlaşılabilir; ona göre Emîn Ali dördüncü sınıf naip olarak göreve başlamış, on bir yıl sonra üçüncü sınıfa yükselmiştir. Görev yerleri Ankara'ya bağlı Bâlâ'dan Sivas'ın Gürün'üne, Denizli'nin Çal'ından memleketine yakın Merzifon'a uzanır. Sinop sancağı kadılığı kariyerinin son durağı oldu; 1918-19'da görevi başındayken öldü.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in onun hakkında verdiği bir başka bilgi, bu yokluğu daha da düşündürücü kılar. Ağabeyi Hüsnî Yûsuf'un maddesini "Dîvân-ı eş'ârı vardı. Küçük birâderi Emîn Alî Efendi'den ricâ ve ısrârıma rağmen bir gazelini bile alamadım" cümleleriyle bitirir. Ağabeyinin divanı Emîn Ali'nin elinde ya da bilgisi dahilindeydi; tarihçinin ısrarına rağmen paylaşmamıştı. Kendi şiirleri de belki aynı biçimde aile içinde kalmıştır. Hüsameddin'in bu ricayı hangi yıl yaptığı belli değildir; Emîn Ali'nin ölümünden sonra kâğıtlarının akıbetine dair de bir bilgi yoktur.
Kronoloji
1286 (1869-70): Amasya'da Üçler Mahallesi'nde doğar.
1298 (1880-81): Hafızlıktan sonra Amasya rüştiyesine girer.
1302 (1884-85): Rüştiyeden birincilikle mezun olur.
1314 (1896-97): Mustafa Tevfik ve Abdurrahman Kâmil efendilerden icazet alır.
1319 (1901-02): İstanbul'da Mekteb-i Nüvvâb'a girer.
1323 receb (1905): Dördüncü sınıf diplomasıyla mezun olur; Bâlâ, Gürün, Çal ve Merzifon'da kadılık yapar.
1334 (1915-16): Üçüncü sınıfa yükselip Sinop sancağı kadısı olur.
1337 (1918-19): Sinop kadısı iken ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 336-337 (e-kitap s. 367), "Emîn Ali Mehmed Efendi-Erzurûmîzâde Hâfız" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page367.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 555-556 (e-kitap s. 643), "Hüsnî Yûsuf Efendi-Erzurûmîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page643.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 404 (e-kitap s. 483), "Âlî Mehmed Emîn Efendi-Erzurûmîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page483.html
Akademik çalışmalar
- İlhami Yurdakul, "Mekteb-i Nüvvâb", TDV İslâm Ansiklopedisi, EK-2, Ankara 2019, s. 240-241. https://islamansiklopedisi.org.tr/mekteb-i-nuvvab
Çevrimiçi kaynaklar
