Hamdî Hamdullah Çelebi, Kanuni Sultan Süleyman'ın büyük oğlu Şehzade Mustafa Amasya'da valiyken önce divan kâtibi, sonra nişancısı olmuş, Âşık Paşa ve Elvan Çelebi soyundan gelen Amasyalı bir kâtip, hattat ve şairdir. Amasya'da "Nefîsoğlu" diye bilinen ailenin bir üyesiydi. Hakkında bilinenlerin hemen hepsi Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'ndeki kısa bir maddeye ve aynı eserin başka ciltlerine dağılmış aile kayıtlarına dayanır. Hüsameddin onu şehzadenin edebiyat meclisindeki şairler arasında anar, ama XVI. yüzyıl şair tezkirelerinde ona ait bir madde bulunamamıştır ve şiirlerinden bugüne bir örnek ulaşmamıştır. Adının, aynı adı ve mahlası taşıyan iki ünlü kişiyle karıştırılmaya çok elverişli olduğunu da baştan belirtmek gerekir: Yûsuf u Züleyhâ şairi Akşemseddinzâde Hamdullah Hamdî ile Amasyalı hattat Şeyh Hamdullah'ın yeğeni Şeyhzâde Hamdullah Çelebi bu sayfanın konusu değildir.

Hüsameddin'in Kaydı

Hüsameddin'in dokuzuncu cildinde, adı "he" harfiyle başlayan Amasyalılar arasında yer alan madde şöyledir:

Hamdullah Hamdi Çelebi-Âşık Paşazâde Amasyalıdır. Âşık Paşa'nın evlâd-ı kirâmından tercemesi bâlâda yazılan eş-Şeyh Taceddîn Mahmûd Çelebi bin Nefiseddîn İbrâhim Çelebi bin Kemaleddîn Ahmed Çelebi mahdûmudur. Amasya ulemâsından tahsîl-i ulûm edib hutût-ı mütenevvi'ayı Hayreddînzâde Pir Mehmed Çelebi'den ahz ve temeşşük etdi. 945'de Amasya'ya vâlî olarak gelen Şehzâde Mustafa'ya takarrüb ederek kâtib-i divânı bâ'dehû nişâncısı oldu. 960 senesi şevvâlinde Şehzâdenin şehîden irtihâlinde bir müddet menkûb oldu. 961'de Sultân Süleyman'ın Amasya'yı teşrifinde ağır zeâmetle tekâüd vazîfesi verilip 985 sâlinden sonra vefât etdi. Âlim, kâtib, hattât, şâir, edîb idi. Mahdûmu İn'âm Bey ümerâ-yı livâdandır. Bunun oğulları "İn'âmoğulları" demekle meşhûrdur. Yukarıda yazıldı. Kendisine taraf-ı padişâhîden temlîk edilen çiftliğini vakf etdi. Tilmiz-i hattı, Hacı Nefiszâde Mustafa Efendi meşâhîr-i fuzalâ ve hattâtîndendir.

Günümüz Türkçesiyle kayıt şunu söyler: Hamdullah Hamdi Çelebi, Âşık Paşa soyundandır ve Amasyalıdır. Âşık Paşa'nın değerli torunlarından olan ve hayatı daha önce yazılan Şeyh Tâceddîn Mahmûd Çelebi'nin oğludur; Tâceddîn Mahmûd Çelebi Nefîseddîn İbrâhim Çelebi'nin, o da Kemâleddîn Ahmed Çelebi'nin oğludur. Amasya'nın âlimlerinden ilim tahsil etti, çeşitli yazı türlerini Hayreddînzâde Pir Mehmed Çelebi'den meşk ederek öğrendi. 945'te Amasya'ya vali olarak gelen Şehzade Mustafa'ya yakınlaşarak önce onun divan kâtibi, sonra nişancısı oldu. 960 yılının şevval ayında şehzade şehit edilince bir süre gözden düştü. 961'de Sultan Süleyman Amasya'ya gelince ona büyük bir zeamet emeklilik maaşı olarak verildi; 985 yılından sonra öldü. Âlim, kâtip, hattat, şair ve edipti. Oğlu İn'âm Bey sancak beylerindendir; onun oğulları "İn'âmoğulları" diye tanınır. Padişah tarafından kendisine mülk olarak verilen çiftliği vakfetti. Hat öğrencisi Hacı Nefiszâde Mustafa Efendi, tanınmış âlim ve hattatlardandır.

Bu madde sitedeki ansiklopedide Hamdullah Hamdi Çelebi-Âşık Paşazâde başlığıyla okunabilir.

Hayatı

Hamdî'nin doğum tarihi bilinmiyor. Babası Tâceddîn Mahmûd Çelebi, Hüsameddin'in sekizinci ciltteki kaydına göre Şeyh Habîb-i Karamânî'nin sohbetinde yetişip ondan hilafet almış, Yakub Paşa tekkesinin şeyhi olmuş, 924'te bazı siyasi meseleler hakkında görüşü alınmak üzere İstanbul'a çağrılmış ve 932'den (1525-26) sonra ölmüştü. Risâle-i Tâciyye adlı tasavvufi bir eserin sahibiydi. Hüsameddin aynı yerde onun oğulları Mehmed, Muhibbî, Fethullâh Ârif ve Hamdullâh Hamdî Çelebiler ile kardeşi Mahremî Mehmed Çelebi'nin şair olduğunu kaydeder. Hamdî böylece şiirin bir aile geleneği olduğu bir evde büyümüştür. Kardeşi İbrâhim Çelebi müderrislik ve kadılıktan Anadolu defterdarlığına yükselmiş, 959 (1552) ramazanında Amasya'nın Bostancıbaşı Mahallesi'nde yaptırdığı mektebe mülklerini vakfetmişti.

Hamdî'nin şehzadenin hizmetine girmesi, Amasya'nın bir şehzade sancağı olarak en canlı yıllarına denk gelir. Hüsameddin şehzadenin geliş yılını 945 (1538-39) olarak verir. Şerafettin Turan'ın TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki "Mustafa Çelebi" maddesine göre ise şehzade Manisa'dan alınarak 21 Safer 948 (16 Haziran 1541) tarihinde Amasya'ya gönderilmiştir; Hamdî'nin divan kâtipliğinin başlangıcı bu iki tarihten birine bağlanır. Nişancı, şehzadenin buyruk ve beratlarına tuğra çeken, divanın yazı işlerinin başında bulunan görevliydi. Bu yükselişin ne zaman olduğu yazılmamıştır.

Şehzade Mustafa 27 Şevval 960 (6 Ekim 1553) günü Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe ordugâhında boğdurulunca çevresi dağıldı. Hüsameddin Hamdî'nin bu dönemde "menkûb", yani gözden düşmüş ve talihsiz bir hâlde kaldığını yazar. Hüsameddin'e göre 961 (1554) yılında Kanuni'nin Amasya'ya gelişi onun için bir dönüm noktası olmuştur: padişah ona emeklilik karşılığı ağır bir zeamet bağlamıştır. Bu, şehzadenin adamlarından birine gösterilmiş dikkate değer bir iltifattır ve Hamdî'nin şahsen hedef alınmadığını gösterir. Ölümü 985 (1577-78) yılından sonradır; kesin tarihi verilmez.

Amasya ile Bağı

Hamdî'nin Amasya ile bağı kaynaklarda açıktır: Hüsameddin onu Amasyalı sayar, Amasya'da okuduğunu, Amasya valisi şehzadenin divanında görev yaptığını yazar. Ailesinin şehirdeki yeri de bu bağı güçlendirir. Hüsameddin'in dördüncü ciltte verdiği bir kayda göre Mecitözü yöresindeki Elvan Çelebi zaviyesinin vakfı, "Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Mustafa nişancısı Hamdullah Hamdi Çelebi tarafından" yeni vakıflar eklenerek büyütülmüştü; bu yüzden zaviyenin şeyhi Nefisoğlu Elvân Efendi, onun yeğeni, kazanın voyvodası İn'âm Beyzâde Seyyid Ali Ağa ise torunuydu. Murat Alandağlı'nın yayımladığı 984 (1576-77) tarihli Amasya livası tahrir defteri kayıtlarında da Elvan Çelebi'nin bağlı olduğu bölgede "vakf-ı ebnâ-i Hamdullah Çelebi" diye geçen iki köy hissesi vardır. Bunların Hüsameddin'in sözünü ettiği çiftlik vakfıyla aynı olup olmadığı belgeyle kesinleşmez; adın ve tarihin örtüşmesi yalnız bir ihtimal olarak kaydedilebilir.

Şiiri

Hüsameddin Hamdî'yi iki yerde şair olarak anar: dokuzuncu ciltteki maddede "şâir, edîb" diye niteler, üçüncü ciltte Şehzade Mustafa'nın Amasya'daki çevresini anlatırken de onu defterdar Lutfî Bey ve divan kâtibi Fazlî Çelebi ile birlikte şehzadenin şair devlet adamları arasında sayar. Şehzadenin edebiyata düşkünlüğünü, ilim ve edebiyat ehlini başına toplayıp onlarla sohbet ettiğini yazan bu bölüm, sitedeki Sultân Mustafa maddesinde ve Şehzade Mustafa (Muhlisî): Şiirleri ve Amasya Çevresindeki Şairler yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Hamdî'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Latîfî ve Kınalızâde'nin tezkirelerindeki Hamdî maddeleri başka kişilere aittir: Göynüklü Akşemseddinzâde Hamdî Çelebi, Ayasofya'da mu'arriflik yapan Hamdî ve Kastamonulu Hamdî. Hüsameddin de maddesinde onun bir beytini aktarmaz. Şairliği bu yüzden yalnız bir tarihçinin tanıklığına dayanır; mahlasının "Hamdî" olduğu da adından ve Hüsameddin'in sıralamasından çıkarılmaktadır.

Ailesi ve Çevresi

Hamdî'nin soyundan gelenler Amasya'da iki yüzyıl boyunca izlenebilir. Oğlu İn'âm Bey ünlü zeamet sahiplerindendi, Şirvan savaşlarındaki yararlığıyla sancak beyliğine yükseldi ve 1013'te (1604-05) öldü. Onun oğulları Ali Paşa ve Seyyid Ahmed Bey'dir; Seyyid Ahmed Bey 1038'de (1628-29) Kayseri sancak beyiyken öldürüldü. Ailenin bu kolu "İn'âmoğulları" adıyla anıldı. Hüsameddin'in kaydına göre Hamdî'nin hat öğrencisi olan Hacı Nefiszâde Mustafa Efendi aslında yeğeniydi; kardeşi Hacı Nefîs Çelebi'nin oğlu olan bu âlim Süleymaniye müderrisliğine kadar yükselmiş ve 1011 (1602-03) yılında ölmüştü. Mustafa Efendi'nin kardeşi Mehmed Efendi'nin oğlu, Gülzâr-ı Savâb'ın yazarı ve vezir hattat Nefeszâde İbrâhim Paşa'dır. Hüsameddin'in bu bilgileri, Metin Hakverdioğlu'nun Elvan Çelebi soyu üzerine hazırladığı çalışmada bir arada okunabilir.

Kaynakların Durumu

Hamdî hakkındaki bütün bilgiler Hüsameddin'den gelir ve eserin farklı ciltleri birkaç noktada birbirini tutmaz. Dokuzuncu cilt ve sekizinci cilt babasının adını Tâceddîn Mahmûd Çelebi olarak verir; altıncı ciltteki kardeşi İbrâhim Çelebi maddesi ise babayı "Mahmûd Çelebi zâviyesi şeyhi Tâceddîn Mehmed Çelebi" diye anar. Yedinci ciltteki İn'âm Bey maddesi soy zincirini "Hamdullah Hamdi Çelebi bin Tâceddîn bin Nefis bin Kemâl bin Mes'ûd Çelebi" diye kısaltır ve bir halkayı atlar. Görev unvanında da fark vardır: altıncı cilt onu şehzadenin "kâtib-i dîvânı", öteki kayıtlar nişancısı olarak anar; dokuzuncu cilt bu ikisini art arda gelen iki görev olarak açıklar. Şehzadenin Amasya'ya geliş yılında ise Hüsameddin'in 945 tarihi, TDV'nin belgelere dayanan 948 tarihinden ayrılır.

Karışıklığın asıl kaynağı addır. XV. yüzyılın sonunda yaşayan Akşemseddinzâde Hamdullah Hamdî (ö. 1503), Zehra Öztürk'ün TDV maddesine göre Göynük'te doğmuş ve ölmüş, Yûsuf u Züleyhâ mesnevisiyle ün kazanmış bir şairdir; Amasya ile bağı yoktur. Amasya'da yaşayan Şeyh Hamdullah ve onun yeğeni Şeyhzâde Hamdullah Çelebi ise hattattır ve Elvan Çelebi soyundan değildir. Bu sayfadaki kişi, Hüsameddin'in "Âşık Paşazâde" diye ayırdığı, Şehzade Mustafa'nın nişancısı olan Hamdî'dir.

Kronoloji

932 (1525-26) sonrası: Babası Tâceddîn Mahmûd Çelebi ölür.

945 (1538-39) ya da 21 Safer 948 (16 Haziran 1541): Şehzade Mustafa Amasya'ya vali olarak gelir; Hamdî onun divan kâtibi, ardından nişancısı olur.

27 Şevval 960 (6 Ekim 1553): Şehzade Mustafa Konya Ereğlisi yakınında öldürülür; Hamdî bir süre gözden düşer.

961 (1554): Kanuni'nin Amasya'ya gelişinde kendisine emeklilik karşılığı zeamet verilir.

985 (1577-78) sonrası: Ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

  • Metin Hakverdioğlu, "Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın Amasya Tarihi'nde Elvan Çelebi ve Soyu", Uluslararası Horasan'dan Anadolu'ya İrfan Geleneği: Elvan Çelebi Sempozyumu, 2020. https://molekuleredebiyat.com/?p=740
  • Murat Alandağlı, "İnancın, Şekavetin ve Siyasetin Şekillendirdiği Bir Orta Anadolu Kazası: Zünnunabad", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, sayı 115, 2025, s. 97-99.
  • Şerafettin Turan, "Mustafa Çelebi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 31, İstanbul 2006, s. 290-292. https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-celebi
  • Zehra Öztürk, "Hamdullah Hamdi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 15, İstanbul 1997, s. 452-454. https://islamansiklopedisi.org.tr/hamdullah-hamdi

Çevrimiçi kaynaklar