Hızır Sersem Baba, Keçiköylü âşık Kul Hüseyin'in mürşidi olarak anılan, Merzifon yöresinin "ulularından" sayılan bir derviştir. Gaziler Ovacığı âşıklarını sayan listede de "Hızır Sersem" adıyla yer alır. Hakkında bilinenlerin hemen hepsi Kul Hüseyin'in hayatına dair anlatılardan gelir; kendisine ait bir şiire ulaşılamamıştır. Kaynaklar onun gerçek bir kişi mi, yoksa Kul Hüseyin'in yola girişini anlatan menkıbede kişileştirilmiş Hızır mı olduğu konusunda farklı şeyler söyler; bu sayfa, her kaynağın ne dediğini ayrı ayrı aktarır.
Kaynaklarda Hızır Sersem Baba
Ali Cem Akbulut'un 2010 tarihli Gazilerovacığı Âşıkları kitabına dayanan bir derlemeye göre Kul Hüseyin, küçük yaşlarda köyünden ayrılıp Merzifon ve Gümüşhacıköy yörelerinde çobanlık yaparken yörenin bilinen ulularından Hızır Sersem Baba ile tanışmış, kendisine bağlanmış ve Gümüşhacıköy'ün Keçiköy köyüne yerleşmiştir. Necdet Kurt'un 2017'de yayımlanan bildirisi bu bilgiyi ayrıntılandırır: Kul Hüseyin, Merzifon'un Yakup köyü ve çevresinde çobanlık yaptığı dönemde Hızır Sersem Baba ile tanışmış, Kurt'un parantez içinde verdiği öbür adıyla Sefil Sersem ile, bir süre onun yanında kalıp manevi eğitimini almış, onu "uztaz", yani usta ve ulu bilip, halkın deyişiyle ondan "el almış" ve ölümüne kadar bağlılığından ayrılmamıştır. Kurt'a göre ikisi hakkında çeşitli anlatılar vardır; bunlardan birine göre Kul Hüseyin, Sersem Baba'ya bağlandıktan hemen sonra Sersem Baba ölmüştür.
Caner Işık'ın 2013 tarihli araştırması ise başka bir tablo çizer. Işık'a göre Kul Hüseyin'in doğrudan bir mürşit tarafından yetiştirilmesi yerine, çobanlık ederken Hızır tarafından irşat edildiği söylenir. Hızır Sersem Baba adıyla aktarılarak bir kişiliğe dönüştürülen bu mürşidin izine, sözlü gelenekte Kul Hüseyin'le ilişkisi dışında bir yerde rastlanmaz; bu yüzden söz konusu kişinin aslında Hızır olduğu da sözlü gelenek içinde anlatılır. Işık, Kul Hüseyin'in yoğun bir Bektaşî derviş göçünün yaşandığı Gaziler Ovacığı'nda gezgin "meczup" ya da "budala" denen derviş tiplerinden biriyle karşılaşıp onun tarafından yetiştirilmiş olmasının da muhtemel olduğunu ekler. Yörede, Kul Hüseyin'in Hızır'ı gördüğü ve bu yüzden kısa bir süre aklını kaybettiği, "gördüm emme demem" diyerek uzun süre gezdiği, sonra durulup bir Hak dostuna dönüştüğü anlatılır.
Işık aynı yerde bir dipnotla, Ahmet Ankaralı, Sedat Cin ve Galip Tuncay'ın 1997 tarihli Dünden Bugüne Gümüşhacıköy kitabının Merzifon'un Karatepe köyünde türbesi olan bir Sersem Hızır Baba'dan söz ettiğini belirtir. Bu bilgi, Hızır Sersem Baba'yı somut bir yere ve mezara bağlayan tek kayıttır; kitabın kendisi elimize geçmedi.
Amasya ile Bağı ve Âşıklar Arasındaki Yeri
Bütün anlatılar Hızır Sersem Baba'yı Merzifon yöresine yerleştirir: Kul Hüseyin onunla Merzifon çevresinde çobanlık yaptığı yıllarda tanışmıştır ve anılan türbe Merzifon'un Karatepe köyündedir. Amasyalı âşıkların en çok tanınanlarını sayan listede, Şerife Özer ile Mustafa Topal'ın 2021'de ve Fatih Çelebi'nin 2026'da Ankaralı, Cin ve Tuncay'ın kitabından aktardığı sırada, "Hızır Sersem" adı da vardır; Amasya'da âşıklık geleneği yazımızda da aynı liste bulunur. Listede adının geçmesi, onun da deyiş söyleyen bir âşık olarak hatırlandığını düşündürür, ama kendisine ait bir deyiş derlenmemiştir. Kul Fakir'in yetiştirdiği âşıklar arasında anılan "Sersem Köle" ise ayrı bir kişidir ve Hızır Sersem Baba ile karıştırılmamalıdır.
Şiiri
Hızır Sersem Baba'nın şiirlerine ulaşılamamıştır. İncelediğimiz kaynakların hiçbirinde ona ait bir deyiş, dörtlük ya da dize aktarılmaz. Onu tanımak için elimizdeki tek iz, müridi Kul Hüseyin'in deyişleri ve hayatı üzerine derlenen anlatılardır; Kul Hüseyin'in kategorisi için: Kul Hüseyin.
Kaynakların Durumu
Hızır Sersem Baba'nın yaşadığı yıllar, asıl adı, ailesi ve ölümü hakkında hiçbir bilgi yoktur. Kul Hüseyin'in 1795-1800 arasında doğduğu ve gençliğinde ona bağlandığı kabul edilirse, Hızır Sersem Baba'nın XIX. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olması gerekir; bu bizim çıkarımımızdır. Kaynaklar arasındaki asıl ayrılık onun kimliğindedir: Akbulut'a ve Kurt'a dayanan anlatılarda yörenin bilinen bir ulusu, Işık'ın derlediği sözlü gelenekte ise kişileştirilmiş Hızır ya da adı bilinmeyen gezgin bir dervişin hatırasıdır. Karatepe köyündeki türbe bilgisi bu iki görüşü uzlaştırabilecek bir ipucudur, ama türbenin kime ait olduğunu belgeleyen bir kayda ulaşamadık.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (Hızır Sersem Baba için s. 71, dipnot 15). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
- Necdet Kurt, "Zakirlik Geleneğinin Kökenleri ve Amasya Yöresinin İz Bırakan Zakirleri", Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Amasya: Amasya Üniversitesi, 2017, s. 115. https://isamveri.org/pdfdrg/G00310/2017/2017_KURTN.pdf
- Şerife Özer, Mustafa Topal, "Âşıklık Geleneği ve Geleneğin Çerağlarından Amasyalı Âşık Özlemî", Motif Akademi Halkbilimi Dergisi, 14(34), 2021, s. 652-665 (âşık listesi s. 655). https://dergipark.org.tr/tr/pub/mahder/issue/62512/869864
Kitaplar
- Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Âşıkları, İstanbul: KaraMavi Yayınları, 2010; aktarım: "Kul Hüseyin", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019. https://www.deyisler-nefesler.com/kul-huseyin/
- Fatih Çelebi, "Âşıklık Geleneğinin Temsilcilerinden Kul Fakir'in Eserlerinde 'Dost' Kavramı", Evrim Çağlayan (ed.), Kültür ve Güzel Sanatlar, Karabük: Karabük Üniversitesi Yayınları, 2026, s. 4-5. https://kutuphane.karabuk.edu.tr/yuklenen/dosyalar/1263062026150047.pdf
- Ahmet Ankaralı, Sedat Cin, Galip Tuncay, Dünden Bugüne Gümüşhacıköy, Gümüşhacıköy, 1997, s. 204 (Işık 2013 aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar
