Amasya’nın Kübceğiz Mahallesi eşrâfından 1177’de vefât eden Hacı Kadirzâde Hâfız el-Hâc Mehmed Ağa bin el-Hâc Mustafa Ağa bin el-Hâc Abdülkadir Ağa’nın mahdûmu ve rikâb-ı hümâyûn kethüdâsı el-Hâc Hüseyin Ağa’nın yeğenidir.
Pederinin irtihâlinde hâciyân ve a’yân meclislerine a’zâ olarak teayyün etdi. 1182’de Rus harbinde birâderi el-Hâc es-Seyyid Mustafa Ağa ile yüz elli nefer gönüllü asker tedârik edib baş-buğ olduğu halde harbe gitdi.
1183’de Amasya mutasarrıfı Sadık Mehmed Paşa ve miftâh ağası Mehmed Paşa’nın muvaffakiyyetlerini te’min ederek yararlıklar gösterdiği halde 1184’de bu paşaların inhizâm ve Mehmed Paşa’nın şâhâdeti üzerine asker tedârik etmek üzere birâderi ile beraber avdet etmişlerdi.
Bunların hasmı olan Canikli Hacı Ali Paşa bu türlü avdetlerini firâra hamlederek bî-çâreleri firârî göstermiş olduğuna binâ’en 1184’de istihsâl etdiği fermân üzerine [664] Amasya’da i’dâm etdirdi. Amcaları el-Hâc Hüseyin Ağa’yı da müşkîl bir mevki’ye düşürdü. Hânedân idiler.
Mahdûmu es-Seyyid el-Hâc Mehmed Ağa meşâhîr-i a’yândan olup 1243 sâlinden sonra vefât etdi. Bunun hafîdi Amasya evkâf baş-kâtibi iken Arnavutluk’da Çamlık sancağı evkâf müdürü olup 1331’de Amasya’da vefât eden es-Seyyid el-Hâc Mehmed Nuri Efendi ile es-Seyyid el-Hâc Mustafa Rıfat Efendi’dir. Hacı Nuri Efendizâde Ahmed Atıf Efendi ber-hayat idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'nın Kübceğiz Mahallesi eşrafından, 1177'de [1763-64] ölen Hacı Kadirzâde Hâfız Hacı Mehmed Ağa bin Hacı Mustafa Ağa bin Hacı Abdülkadir Ağa'nın oğlu ve rikâb-ı hümâyûn kethüdası Hacı Hüseyin Ağa'nın yeğenidir.
Babasının ölümünde hacılar ve ayan meclislerine üye olarak belirdi. 1182'de [1768-69] Rus savaşında kardeşi Hacı Seyyid Mustafa Ağa ile yüz elli gönüllü asker toplayıp başbuğ olarak savaşa gitti.
1183'te [1769-70] Amasya mutasarrıfı Sadık Mehmed Paşa ile miftâh ağası Mehmed Paşa'nın başarılı olmalarını sağlayıp yararlıklar gösterdiği halde, 1184'te [1770-71] bu paşaların bozguna uğraması ve Mehmed Paşa'nın şehit olması üzerine asker toplamak için kardeşiyle birlikte geri dönmüşlerdi.
Bunların hasmı olan Canikli Hacı Ali Paşa, bu dönüşü kaçış diye gösterip çaresiz kişileri firarî ilan etmiş olduğundan, 1184'te çıkardığı ferman üzerine onları Amasya'da öldürttü. Amcaları Hacı Hüseyin Ağa'yı da zor bir duruma soktu. Köklü bir aileydiler.
Oğlu Seyyid Hacı Mehmed Ağa ünlü ayanlardan olup 1243'ten [1827-28] sonra öldü. Bunun torunları, Amasya vakıflar başkâtibi iken Arnavutluk'ta Çamlık sancağı vakıflar müdürü olup 1331'de [1912-13] Amasya'da ölen Seyyid Hacı Mehmed Nuri Efendi ile Seyyid Hacı Mustafa Rıfat Efendi'dir. Hacı Nuri Efendizâde Ahmed Atıf Efendi hayatta idi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- rikâb-ı hümâyûn kethüdası: padişahın maiyetindeki görevlilerin yöneticisi
- hâciyân ve a'yân meclisleri: hacılar ve ayan denen yerel ileri gelenlerin meclisleri
- baş-buğ: gönüllü kuvvetin başındaki komutan
- mutasarrıf: sancağı yöneten idareci
- miftâh ağası: bu metinde Mehmed Paşa'nın görev adı; ayrıntısı bulunamadı
- inhizâm: bozguna uğrama
- şâhâdet: şehit düşme
- firâr: kaçma
- istihsâl: elde etme
- i'dâm: öldürme
- hânedân: köklü aile
- hafîd: torun
- ber-hayat: hayatta
Rus Savaşı
1182 [1768-69] yılındaki savaş, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1768'de başlayıp 26 Temmuz 1774'te Küçük Kaynarca Antlaşması'yla biten savaştır. Savaş Eylül 1768'de (Cemâziyelevvel 1182) ilan edilmişti; bu da Hüsameddin'in verdiği 1182 tarihine uyar. Kadirzâdelerin yüz elli gönüllüyle sefere çıkması, o yıllarda ayanın kendi kuvvetini savaşa katan yerel bir güç olduğunu gösterir.
Canikli Hacı Ali Paşa
Hasım olarak anılan Canikli Hacı Ali Paşa, Canik çevresinde Canikliler hanedanının kurucusudur. Kaynaklara göre 1768'de başlayan savaşa katılmış, Canik'e dönüp Samsun ve Amasya çevresini eşkıyadan temizlemiş, bazı rakiplerini ortadan kaldırmıştır. Amasya sancağı ona 30 Mayıs 1772'de mâlikâne olarak verilmiştir. Aynı kaynak, Amasya'nın 1772'de Canikliler'e verilmesiyle Çapanoğulları ile rekabetin başladığını, Amasya ayanının da sonraları, 1778 sonlarında Çapanoğlu Mustafa Bey'e sığındığını belirtir.
Hüsameddin, idamları 1184'e [1770-71] bağlar; Canikli'ye Amasya'nın resmen verilmesi ise bu kaynaklarda 1772'dedir. İki tarih arasındaki fark, olayın yıllara dağılan karışıklığından kaynaklanabilir; kardeşlerin ölümünü anlatan başka bir kaynağa rastlanmadığından bu fark çözülememiştir. Sadık Mehmed Paşa ve miftâh ağası Mehmed Paşa'ya dair de bir bilgi bulunamadı.
Ailenin Sonraki Kolu
Hüsameddin'in verdiği son bilgi, ailenin 20. yüzyıla uzanan bir kolunu gösterir: Amasya vakıflar başkâtibi iken Arnavutluk'a Çamlık sancağı vakıflar müdürü olarak giden Mehmed Nuri Efendi, 1331'de Amasya'da ölmüştür. Kübceğiz Mahallesi'ne dair ayrıca bilgi bulunamadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 207. amasya.bel.tr