Amasyalıdır. Esbak Top-hâne Nâzırı Ahmed Efendi’nin [715] birâderi el-Hâc Mehmed Ağa bin Hüseyin Efendi bin Yeniceli el-Hâc Hâfız Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. Enderûn-ı Hümâyûnda terbiye görüp tefeyyüz ederek Sultân Selîm Hân-ı Sâlisin çuhâdârı oldu. Ba’dehû kapıcıbaşılıkla taşra çıktı. Devr-i hidemât ederek Sultân Mahmûd Hân-ı Sânî cülûsundan sonra cebecibaşı oldu.
1225’de azledilip müte’âkiben Amasya’ya gönderildi. Vusûlünde Hüseyin Ağa vakfı mütevellîsi olduğu halde 1227 senesinde vefât etdi. Ricâlden idi. Mahdûmu Mustafa Ağa da, Hüseyin Ağa vakfına mütevellî olup Amasya’da kaldı. Bunun da vefâtında mahdûmu Halid Ağa Hüseyin ve Firûz Ağalar vakfına mütevellî olup Çırağan Sarayı bekçisi olarak 1264 senesi cumâdelâhiresinde vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Eski Tophane Nâzırı Ahmed Efendi'nin kardeşi Hacı Mehmed Ağa'nın oğludur; Mehmed Ağa, Hüseyin Efendi'nin, o da Yeniceli Hacı Hâfız Mehmed Efendi'nin oğludur. Enderun-ı Hümâyun'da (saray okulunda) yetişip olgunlaştı ve III. Selim'in çuhadarı (saray hizmetlisi) oldu. Sonra kapıcıbaşı olarak taşraya çıktı. Çeşitli görevlerde bulunduktan sonra II. Mahmud'un tahta çıkmasının ardından cebecibaşı oldu.
1225'te [1810] görevden alınıp hemen ardından Amasya'ya gönderildi. Oraya varınca Hüseyin Ağa vakfının mütevellisi olarak 1227'de [1812] öldü. Devlet ricalinden biriydi. Oğlu Mustafa Ağa da Hüseyin Ağa vakfına mütevelli olup Amasya'da kaldı. Onun ölümünde oğlu Halid Ağa, Hüseyin ve Firuz Ağalar vakfına mütevelli oldu ve Çırağan Sarayı bekçisi olarak 1264 yılı cemâziyelâhiresinde [1848] öldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- esbak: önceki, eski
- tefeyyüz: olgunlaşma, yetişme
- çuhadar: padişahın hizmetinde bulunan saray görevlisi
- devr-i hidemât: görevden göreve dolaşma
- cülûs: tahta çıkış
- müte'âkiben: hemen ardından
- vusûl: varış
- mütevellî: vakfın yöneticisi
- ricâl: devlet adamları, ileri gelenler
Kapıcıbaşılık
Kapıcılar, Osmanlı sarayında kapı nöbeti, saray muhafızlığı ve teşrifat gibi işlerle görevliydi; kapıcıbaşılar bunların atama ve terfilerini yürüten amirlerdi. Fatih devrinde tek olan kapıcıbaşı sayısı zamanla artmış, 18. yüzyılın sonlarında 150'ye kadar çıkmıştır. Kapıcıbaşılar vergi toplama, orduya erzak ve para götürme, teftiş ve mübaşirlik gibi işler için taşraya da gönderilirdi; metindeki "taşraya çıktı" ifadesi bu uygulamaya uyar. Son yüzyıllarda kapıcıbaşılık bir rütbe ya da pâye olarak da verilmeye başlanmış, kimi âyanlara bile tevcih edilmiştir. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırıldığı 1826'dan sonra merkezde ve taşrada yalnızca otuz kapıcıbaşı bırakılmıştır. Ahmed Ağa'nın bu görevlerin hangisinde ne kadar kaldığı Hüsameddin'de belirtilmez.
Amasya'da Bir Saray Mensubu Ailesi
Maddede dikkat çeken nokta, Enderun'da yetişmiş bir görevlinin görevden alındıktan sonra memleketine gönderilmesi ve burada vakıf mütevellisi olarak ömrünü tamamlamasıdır. Oğlunun aynı vakfın başına geçmesi, torununun ise İstanbul'da Çırağan Sarayı bekçiliği yapması, ailenin hem Amasya'daki vakıf işlerine hem de başkentteki saray çevresine bağlı kaldığını gösterir. Hüseyin Ağa vakfı ile Firuz Ağa vakfı ve Çırağan Sarayı bekçiliği konusunda Hüsameddin dışında bir kaynak bulunamadı; bu bilgiler yalnızca onun kitabına dayanmaktadır.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 222–222. amasya.bel.tr