İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Yeğenzâde es-Seyyid el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 223 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya eşrâfından Ömer Paşa bin İbrâhim Bey bin Yeğen Ali Bey’in mahdûmu ve amcası İbrâhim Bey bin İbrâhim Bey’in dâmâdıdır. Amasya’da Ürgüblü el-Hâc Ahmed, Abdullah, Vecîh Efendilerden ikmâl-i tahsîl edib Kâtibzâde el-Hâc Mehmed Emin Efendi’den huttût-ı mütenevvi’âyı ahz ü temeşşuk eyledi. Bir müddet Amasya’da divân kâtibi olup sonra Amasyalızâde Hacı İbrâhim Efendi’nin himmeti ile Bâb-ı âlîde teşrifât kalemine girdi. Birkaç yıl sonra ser-halife ve 1210’da teşrifât-ı divân-ı hümâyûn oldu.

1213’de azlini müte’âkib Beyhan Sultân kethüdâsı, eyâletli nâzırı ve teşrifatçı vekili olup 1214’de vekâletle ma’zûl ve 1221’de defterdâr-ı şıkk-ı sânî ve 1222 rebîülevvelinde nizâm-ı cedîd defterdârı olarak nizâm-ı cedîd erkânından oldu. [718]

Bundan birkaç gün sonra Kabakçı Mustafa hâ’ilesinin zuhûrunda erkân-ı devlet-i Selîmîye şehîd edildiği hengâmede yeniçerilere ilticâ etdi. Evvelce yeniçeri kışlaları binâ emânetinde bulunup onlara i’nâm ve ikrâm etmiş idi. Bu sahâveti hayatını kurtardı. Dördüncü Sultân Mustafa’nın cülûsunda Amasya’ya gönderildi.

1223 senesi zilka’desinde devr-i Sultân Mahmûd-ı Sânîde sadr-ı a’zam olan Gürcü Yûsuf Ziyâ Paşa’nın ricâsıyla afv ve itlâk edilip 1224 senesi rebîülahirinde İstanbul’a gitdi. Senesi şevvâlinde sânîyen teşrifatî ve 1225 senesi saferinde kethüdâ-yı sadr-ı âlî oldu. Ancak üç ay kadar makâmında kalıp cumâdelâhiresinde azl ve 1226 senesi cumâdelûlâsında sânîyen Amasya’ya i’zâm edildi.

1227 senesi evâilinde Amasya’da Hâtunîye Vakfına mütevellî olup 1232 senesi recebinde Hicâz’a gitdi. Edâ-yı Hâc etdikten sonra sene-i mezbûre zilhiccesinde Mekke-i mükerremede dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Âlim, devlet işlerine vâkıf, sahî, hânedân idi. Mahdûmları İbrâhim [719] Asım, Ömer, Abdî Beylerdir.

Emîr imâmzâde es-Seyyid Hâfız Ahmed Efendi bin es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir Efendi bin Emîr İmâm Abdüllatîf Efendi bin el-Hâc Halîl Efendi de Suruklu el-Hâc Ali Efendi’den mücâz ve bir müddet Sultân Bâyezîd Mektebi mu’allimi ve ferâ’iz üstâdı olup 1233’de vefât etdi. İlm-i ferâ’izde mâhir, âlim, sâlih bir zât idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya eşrafından Ömer Paşa'nın oğludur; Ömer Paşa, İbrâhim Bey'in, o da Yeğen Ali Bey'in oğludur. Amcası İbrâhim Bey'in oğlu İbrâhim Bey'in damadıdır. Amasya'da Ürgüplü Hacı Ahmed, Abdullah ve Vecîh Efendilerden öğrenimini tamamladı, Kâtibzâde Hacı Mehmed Emin Efendi'den çeşitli yazı türlerini öğrenip yazısını güzelleştirdi. Bir süre Amasya'da divan kâtibi olduktan sonra Amasyalızâde Hacı İbrâhim Efendi'nin gayretiyle Bâb-ı âli'de (Osmanlı merkez yönetiminde) teşrifat kalemine girdi. Birkaç yıl sonra başhalife oldu ve 1210'da [1795-96] divan-ı hümâyun teşrifatçısı oldu.

1213'te [1798-99] görevden alınmasının ardından Beyhan Sultan'ın kethüdası, eyalet nâzırı ve teşrifatçı vekili oldu; 1214'te [1799-1800] vekâletten alındı, 1221'de [1806] ikinci şıkk defterdarı, 1222 rebîülevvelinde [1807] Nizâm-ı Cedîd defterdarı olarak Nizâm-ı Cedîd ileri gelenlerinden sayıldı.

Bundan birkaç gün sonra Kabakçı Mustafa ayaklanması patlak verdi ve III. Selim dönemi devlet adamları öldürülürken yeniçerilere sığındı. Daha önce yeniçeri kışlalarının yapım emâneti görevinde bulunmuş, onlara bağış ve ikramda bulunmuştu. Bu cömertliği hayatını kurtardı. IV. Mustafa'nın tahta çıkması üzerine Amasya'ya gönderildi.

1223 yılı zilkadesinde [1808-09], II. Mahmud devrinde sadrazam olan Gürcü Yûsuf Ziyâ Paşa'nın ricasıyla affedilip serbest bırakıldı ve 1224 yılı rebîülâhirinde [1809] İstanbul'a gitti. Aynı yılın şevvâlinde ikinci kez teşrifatçı, 1225 yılı saferinde [1810] sadrazam kethüdası oldu. Ancak makamında üç ay kadar kalıp cemâziyelâhirede görevden alındı ve 1226 yılı cemâziyelûlâsında [1811] yeniden Amasya'ya gönderildi.

1227 başlarında [1812] Amasya'da Hatuniye Vakfı'na mütevelli oldu, 1232 yılı recebinde [1817] Hicaz'a gitti. Hacı olduktan sonra aynı yılın zilhiccesinde Mekke'de öldü. Âlim, devlet işlerini bilen, cömert ve soylu bir aileden gelen biriydi. Oğulları İbrâhim Asım, Ömer ve Abdî Beylerdir.

Emîr imâmzâde Seyyid Hâfız Ahmed Efendi de (babası Seyyid Hacı Ebûbekir Efendi, dedesi Emîr İmâm Abdüllatîf Efendi, onun babası Hacı Halîl Efendi) Suruklu Hacı Ali Efendi'den icazet alıp bir süre Sultan Bayezid Mektebi'nde öğretmen ve miras hukuku hocası oldu; 1233'te [1818] öldü. Miras hukukunda usta, âlim ve dindar biriydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • eşrâf: bir yerin ileri gelen, itibarlı aileleri
  • huttût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri (hat çeşitleri)
  • teşrifat kalemi, teşrifatçı: devlet törenlerini ve protokolü düzenleyen büro, bu işe bakan görevli
  • ser-halife: bir kalemin başhalifesi, kalemin başındaki kıdemli memur
  • defterdâr-ı şıkk-ı sânî: ikinci şıkk defterdarı, maliye teşkilatının bir kolunun başı
  • Nizâm-ı Cedîd: III. Selim'in yeni düzen adıyla yürüttüğü yenileşme programı ve yeni ordu
  • hâ'ile: karışıklık, fitne, isyan
  • erkân-ı devlet: devletin ileri gelenleri
  • emânet: bir inşaat ya da işin devlet adına yönetimi, emin olarak yürütülmesi
  • i'nâm ve ikrâm: bağış ve ağırlama
  • sahâvet: cömertlik
  • kethüdâ-yı sadr-ı âlî: sadrazamın kethüdası, yani yardımcısı ve iç işleri sorumlusu
  • i'zâm: gönderme
  • dâr-ı na'îm: cennet; "dâr-ı na'îme irtihâl" ölmek demektir
  • ferâ'iz: miras paylaşımı hukuku
  • mücâz: icazetli, hocadan yetki almış

Kabakçı Mustafa Ayaklanması ve Nizâm-ı Cedîd

Madde, Ahmed Bey'in yaşamını Osmanlı'nın en çalkantılı yıllarının içinden anlatır. Nizâm-ı Cedîd, 1792 Yaş Antlaşması'yla sonuçlanan Rus savaşından sonra ordunun disiplin altına alınması ve Avrupa'daki usullere göre yenilenmesi için başlatılan, devletin diğer kurumlarını da yeniden yapılandırmayı amaçlayan hareketti. 1805'ten itibaren yeniçerilerden ve ulemâdan tepki gördü. Ayaklanma, Karadeniz Boğazı'ndaki kalelerde bulunan yamakların Nizâm-ı Cedîd düzenine sokulmak istenmesiyle başladı; Kabakçı Mustafa önderliğindeki isyancılar İstanbul'a yürüdü. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre isyan, III. Selim'in tahttan indirilmesine ve Nizâm-ı Cedîd ileri gelenlerinin idamına yol açtı. Kabakçı İsyanı'nı izleyen dönem, yeniçerilerin devlet işlerine karıştığı bir kargaşa dönemidir; IV. Mustafa'nın tahta çıkarılması bu dönemin ilk adımıdır, Alemdar Mustafa Paşa'nın müdahalesi ve II. Mahmud'un tahta geçmesiyle (28 Temmuz 1808) sona erer.

Ahmed Bey'in canını kurtaran şey, yeniçeri kışlalarının inşa emâneti sırasında yeniçerilere yaptığı ikramdır. Hüsameddin bunu özellikle vurgular; bu ayrıntının başka bir kaynakta teyidine rastlanmadı. Ahmed Bey'in 1227'de Hatuniye Vakfı mütevellisi oluşu, 731 numaralı maddedeki Hatuniye Camii çevresiyle ilişkilidir. Gürcü Yûsuf Ziyâ Paşa'nın sadrazamlığı ve Ahmed Bey'in sonraki kethüdâlığı konusunda ayrıca bir kaynak okunmadı; yukarıdaki bilgi yalnızca Hüsameddin'e dayanmaktadır.

Kaynakça

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.