Amasya a’yânından es-Seyyid Fazlullah Efendi bin es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi bin el-Hâc Ahmed Efendi bin Mustafa Efendi’nin mahdûmudur. Sultânîye müderrisi Oluslu es-Seyyid el-Hâc Osmân Efendi’den ve Şeyhzâde [712] el-Hâc Abdullah Vecîh Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib mücâz ve ders-i âm ve üstâdı es-Seyyid Osmân Efendi’ye dâmâd oldu.
Sekiz yıl kadar tedrîs-i ulûm ederek fazilet-i ilmiyyesi ile iştihâr etdiğinden 1220 senesi muharreminde üstâdı olan kayınpederinin kasr-ı yedi ile Sultân Bâyezîd Medresesi müderrisi olduğu halde tam iki yıl sonra 1222 senesi muharreminde dâr-ı bekâya irtihâl etdi. Fâzıl, gâyet zekî, Arabiyyede pek mâhir, akrânına fâ’ik bir zât idi. Henüz otuz yaşını ikmâl etmemişdi. Mahdûmu es-Seyyid Ahmed Necib Efendi’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya ileri gelenlerinden Seyyid Fazlullah Efendi'nin oğludur; Fazlullah Efendi, Seyyid Hacı Mustafa Efendi'nin oğlu, o da Hacı Ahmed Efendi'nin oğlu, o da Mustafa Efendi'nin oğludur. Sultaniye müderrisi Oluslu Seyyid Hacı Osman Efendi'den ve Şeyhzâde Hacı Abdullah Vecih Efendi'den öğrenimini tamamlayıp icazet aldı, ders-i âm oldu ve hocası Seyyid Osman Efendi'nin damadı oldu.
Sekiz yıl kadar ders vererek ilmî üstünlüğüyle ünlendiğinden, 1220 [1805] yılı muharreminde hocası olan kayınpederinin elini bırakmasıyla (yerine geçerek) Sultan Bayezid Medresesi müderrisi oldu ve tam iki yıl sonra, 1222 [1807] yılı muharreminde öbür dünyaya göçtü. Faziletli, çok zeki, Arapçada pek usta, akranlarından üstün bir zattı. Henüz otuz yaşını doldurmamıştı. Oğlu Seyyid Ahmed Necib Efendi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- a'yân: şehrin ileri gelenleri
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
- mücâz: icazetli, ders verme izni almış
- dâmâd: damat
- kasr-ı yed: elini çekme; burada görevden ayrılan kişinin yerine geçmek
- dâr-ı bekâ: öbür dünya
- Arabiyye: Arap dili ve edebiyatı
- fâ'ik: üstün
- akrân: yaşıtlar, meslektaşlar
Sultaniye Medresesi
Maddede anılan Sultan Bayezid Medresesi, Amasya'da II. Bayezid'in yaptırdığı külliyenin bir parçasıdır ve Sultaniye adıyla da bilinir. Külliyenin camisi, kitabesine göre Receb 891'de (Temmuz 1486) tamamlanmıştır; medrese de aynı tarihlerde inşa edilmiş olmalıdır. Yeşilırmak kıyısında, camiin sağında yer alan medrese, kare planlı kubbeli bir dershane-mescit ile ortasında şadırvan bulunan sütunlu revaklı bir avludan ve ocaklı on sekiz hücreden oluşur. Yapı iyi bir onarımla kurtulmuş, uzun yıllar il halk kütüphanesi olarak kullanılmıştır.
Hüsameddin'in bildirdiğine göre bu medresenin müderrisliği Amasya müftülerine ayrılmıştı; ilk hocası ünlü şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi'dir. Medresenin müderrislerinin ayrıntılı listesi Cahit Baltacı'nın Osmanlı Medreseleri adlı eserinde yer alır. Bu madde, listedeki adlardan birinin, 1805'te göreve gelen genç bir müderrisin, ömrünü de bildirir.
Genç Yaşta Ölen Bir Müderris
Hüsameddin, bu müderrisin otuz yaşını doldurmadan öldüğünü yazar. Sekiz yıl ders vermesi ve hocasının damadı olması, ilim ailelerinde görevlerin ve evliliklerin iç içe yürüdüğünü gösterir: kayınpeder hem hocası hem kendinden önceki müderristir. Oluslu Osman Efendi ve Şeyhzâde Abdullah Vecih Efendi hakkında ayrıca doğrulanabilir bir bilgi bulunamadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 221–221. amasya.bel.tr
- Hasan Telli, "Meşihat Arşivi'ne Göre Amasya Müderrisleri", Kocatepe İslami İlimler Dergisi, 7/2 (2024), s. 732–758. https://doi.org/10.52637/kiid.1512049