İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Müvezzi’

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 174 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Halvetîye meşâyîhinden Şeyhzâde Abdulcabbar Efendi bin eş-Şeyh Hüsameddîn Hüseyin Efendi bin Abdurrahman Efendi’nin mahdûmudur. Amasya’da meşâhîr-i ulemâdan tahsîl-i ulûm ederek [556] İstanbul’a gidip ders-i âm ve ba’de’l-imtihân 1061’de müderris ve 1062’de Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi’ye fetvâ emîni oldu.

1064’de Bahâî Efendi’nin vefâtına binâ’en fetvâ emânetinden infisâl etdi. 1067 rebîülahiresinde Trablusşam, 1071 şa’bânında Ankara, 1076 muharreminde sânîyen Trablusşam, 1082 rebîülevvelinde Kayseriyye ve 1088 cumâdelûlâsında Diyârbekir Mollası oldu. 1089 senesi saferinde dâr-ı bekâya rihlet etdi. Gâyet fakîh, usûlî, müteşerri’, afîf bir zât idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Halvetî şeyhlerinden Şeyhzâde Abdülcebbâr Efendi'nin oğludur; Abdülcebbâr Efendi de Şeyh Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi'nin, o da Abdurrahman Efendi'nin oğludur. Amasya'da tanınmış âlimlerden ilim öğrendikten sonra İstanbul'a gidip herkese açık ders verdi; imtihandan sonra 1061'de [1650-51] müderris, 1062'de [1651-52] Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi'nin fetva emini oldu.

1064'te [1653-54] Bahâî Efendi'nin ölümü üzerine fetva eminliğinden ayrıldı. 1067 Rebîülâhir'inde Trablusşam, 1071 Şaban'ında Ankara, 1076 Muharrem'inde ikinci kez Trablusşam, 1082 Rebîülevvel'inde Kayseri ve 1088 Cemâziyelevvel'inde Diyarbekir kadısı (molla) oldu. 1089 Safer'inde [1678] öbür dünyaya göçtü. Fıkıh bilgisi çok derin, usûl ilminde güçlü, şeriata bağlı ve iffetli bir kişiydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ders-i âm: herkese açık ders veren, yüksek dereceli öğretim üyesi
  • fetva emini: şeyhülislâmlık makamında fetva işlerini yürüten görevli
  • infisâl: görevden ayrılma
  • Mollâ: büyük şehirlerin kadısı olan, yüksek rütbeli ilmiye mensubu
  • dâr-ı bekâya rihlet etmek: ölmek
  • usûlî: fıkıh usûlü (hukuk yöntemi) bilgisi güçlü kişi
  • müteşerri': şeriata bağlı
  • afîf: iffetli, namuslu

Bahâî Mehmed Efendi ve Zamanı

Madde başlığındaki "Müvezzi'" lakabının metinde bir açıklaması yoktur ve başka kaynaklarda da Ahmed Efendi için bu lakaba rastlanmadı. Ahmed Efendi'nin bağlı olduğu Bahâî Mehmed Efendi, ünlü bir şair ve şeyhülislâmdır. Şeyhülislâmlığa ilk kez 8 Receb 1059'da (18 Temmuz 1649) atanmış, azledildikten sonra Siyavuş Paşa'nın sadrazamlığı sırasında yeniden makama gelmiş, bu ikinci göreve 11 Ramazan 1062'de (16 Ağustos 1652) başlamıştır. 12 Safer 1064'te (2 Ocak 1654) boğdurularak öldürülmüştür.

Bu tarihler Hüsameddin'in verdikleriyle uyuşur. Ahmed Efendi'nin fetva eminliği 1062'ye, yani Bahâî Efendi'nin ikinci şeyhülislâmlığının başlangıcına denk düşer. 1064'te görevden ayrılması da şeyhülislâmın ölümünün doğal sonucudur. Fetva eminliği, şeyhülislâmla birlikte gelen ve onun gitmesiyle biten bir görevdir; Ahmed Efendi'nin sonraki kadılıkları ise kariyerinin asıl gövdesini oluşturur.

Kadılık Basamakları

Trablusşam, Ankara, Kayseri ve Diyarbekir gibi şehirlerin kadılıkları, Osmanlı ilmiye sisteminde "mevleviyet" denilen yüksek dereceli kadılıklardandır. Bu rütbeye ulaşmış kadılara "molla" denirdi. Hüsameddin'in sıraladığı görevler, bir Amasyalı müderrisin Anadolu'daki kadılık basamaklarını gösterir. Her görevin kesin süresi başka bir kaynakta doğrulanamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 174–174. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

  • "Mevleviyet", TDV İslâm Ansiklopedisi.

6. Cilt içindekiler