Lâdiklidir. Sâhibü’l-hâl Ahmed kebîrü’r-Rifâ’î evlâdından tekkesi şeyhi es-Seyyid Mehmed Efendi bin es-Seyyid eş-Şeyh Mustafa Efendi bin es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi’nin mahdûmudur. Amasya’da tahsîl-i ulûm edib pederinin vefâtında mezkûr tekkenin şeyhi ve vakfı mütevellîsi olduğu halde 1318’de vefât etdi. Âlim, sâlih bir pîr-i mübârekti. Mahdûmu es-Seyyid Mehmed Arif Efendi yerine geçti. Belediye re’isi iken 1334’de vefât etdi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
Ahmed Efendi-Şeyhzâde es-Seyyid eş-Şeyh
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 238 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU
Günümüz Türkçesiyle
Lâdik'lidir. Hâl sahibi Ahmed-i Kebîr er-Rifâî'nin soyundan, tekkesinin şeyhi Seyyid Mehmed Efendi'nin oğludur; Mehmed Efendi, Seyyid Şeyh Mustafa Efendi'nin, o da Seyyid Şeyh Ahmed Efendi'nin oğludur. Amasya'da ilim öğrenip babasının ölümünde adı geçen tekkenin şeyhi ve vakfının mütevellisi olarak 1318'de [1900-01] öldü. Âlim, sâlih, mübarek bir pîrdi. Oğlu Seyyid Mehmed Arif Efendi yerine geçti. Belediye reisi iken 1334'te öldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- sâhibü'l-hâl: manevi hâl sahibi, kerameti olduğuna inanılan kişi
- kebîr: büyük
- evlâd: soy, çocuklar ve torunlar
- mahdûm: oğul
- es-seyyid: Hz. Peygamber'in soyundan gelen kişi
- mütevellî: vakfın yöneticisi
- pîr: yol gösteren yaşlı ve olgun kişi, tarikat büyüğü
- belediye re'isi: belediye başkanı
Rifâîlik Nedir
Rifâîlik (bugün Rufâîlik ya da Rıfâîlik de denir), Seyyid Ahmed er-Rifâî'ye (ö. 1182) bağlanan ve İslâm dünyasının ilk tarikatlarından sayılan bir yoldur. Ahmed er-Rifâî, Bağdat'ın güneyinde Vâsıt ile Basra arasındaki Batâih bölgesinde 1118'de doğmuştur. Hz. Hüseyin soyundan gelen bir seyyiddir; hem baba hem anne tarafından sûfî bir aileye mensuptur. Ansiklopedik kaynaklara göre tarikat, kurucusunun sağlığında teşkilâtlanmış, on ikinci yüzyılda Suriye, Mısır, doğu ve güneydoğu Anadolu ve Yemen'e yayılmış, Osmanlı Devleti'nin kurulduğu on üçüncü yüzyılın sonunda Anadolu'daki önemli tarikatlardan biri olmuştur. Tekkeleri yasaklayan 1925 tarihli kanundan önce yalnız İstanbul'da kırk kadar Rifâî tekkesi bulunduğu bilinir. Hüsameddin'in "Ahmed-i Kebîr" derken kullandığı ad, Rifâî'ye verilen "eş-şeyhü'l-kebîr" lakabını yansıtır.
Amasya Çevresinde Rufâî Zaviyeleri
Amasya'da Rufâî şeyhlerinin yönettiği zaviyeler vakıf kayıtlarında görülür. Pervane Bey Mahallesi'nde Bali Bey Camii yakınındaki Ahi Darphaneci Zaviyesi, 836'da [1432-33] Amasya darphane eminliği yapmış Şemseddin Ahmed Çelebi tarafından yapılmış, Rufâiyye tarikatına bağlı şeyhlerce yönetilmiş, zamanla harap ve boş kalmıştır; Hüsameddin bu zaviyeyi de anar. Aynı çalışmada, zaviye kayıtlarının yoğun olduğu yerler arasında Geldiklanâbâd, Yavaş, Argoma ve Gelengiraz'ın yanında Ladik'in adı da sayılır. Ladik, Osmanlı döneminde Canik sancağına bağlı bir kazaydı; kayıtlarda Amasya'yla birlikte anılması, bölgenin Amasya ile vakıf bağlantıları bulunduğunu düşündürür. Lâdik'teki Rifâî tekkesinin yeri, kuruluş tarihi ve vakfı hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Şeyhlikten Belediye Başkanlığına
Metin, tekke şeyhliğinin ve vakıf mütevelliliğinin babadan oğula geçtiğini gösterir. Mehmed Arif Efendi'nin sonradan belediye reisliği yapması, bir tekke şeyhi ailesinin yerel yönetimde de görev aldığını gösteren dikkat çekici bir örnektir. Tekkelerin 1925'te kapatılmasından önceki son kuşakta, Lâdik şeyhlerinin bir üyesinin belediyede görev almış olması, bu ailelerin yalnız dinî değil, yerel siyasî ağırlık da taşıdığını düşündürür. Mehmed Arif Efendi'nin belediye başkanlığı döneminin hangi yıllara denk geldiği, belediyenin Lâdik'te mi yoksa Amasya'da mı olduğu metinden anlaşılmaz.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 238–238. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- "Rufâiyye", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/rufaiyye
- Murat Alandağlı, "Hurufat Kayıtlarında Amasya Zaviyeleri", Turkish Studies, 19/1 (2024), s. 1-27. https://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.72905