Amasyalıdır. Amasya fuzalâsından “Uzun Müderris” demekle meşhûr el-Hâc Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. “Uzun Müderriszâde” demekle Amasya’da ve “Uzun” demekle İstanbul’da meşhûrdur. Pederinden ikmâl-i tahsîl edib İstanbul’a gitdi.
Orada ders-i ‘âm ve bi’l-imtihân 1079’da müderris ve hemşehrisi Bayburdlu oğlu Kara İbrâhim Paşa’ya mîrâhûrluğunda imâm oldu. Medâris-i mu’tadeyi devretmek esnâsında Dâru’l-Hadîs Sinan Paşa müderrisi iken 1092 senesi rebîülahirinin on sekizinde vefât etdi. Âlim, sâlih, hâfız-ı Kur’ân, savt ve edâsı güzel idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya'nın erdemli âlimlerinden "Uzun Müderris" diye tanınan el-Hac Mehmed Efendi'nin oğludur. Amasya'da "Uzun Müderriszâde", İstanbul'da da "Uzun" diye tanınır. Tahsilini babasının yanında tamamlayıp İstanbul'a gitti.
Orada ders-i âm (ders okutmaya yetkili âlim) oldu, 1079 [1668-69] yılında imtihanla müderrisliğe geçti ve hemşehrisi Bayburtluoğlu Kara İbrahim Paşa'nın mirahurluğu sırasında onun imamı oldu. Alışılmış medrese basamaklarını sırasıyla geçerken Dârülhadis-i Sinan Paşa müderrisi iken 1092 yılı rebiülahirinin on sekizinde [1681] vefat etti. Âlim, dindar, hafız-ı Kur'an bir zattı; sesi ve okuyuşu güzeldi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- fuzalâ: erdemli, bilgili kişiler, âlimler
- mahdûm: oğul
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlamak
- ders-i âm: medresede ders okutma yetkisine ulaşmış âlim
- mîrâhûr: saray ahırlarının ve padişah atlarının sorumlusu, imrahor
- medâris-i mu'tade: müderrislerin sırasıyla geçtiği alışılmış medrese basamakları
- savt ve edâ: ses ve okuyuş
Ailesi
Babası Uzun Müderris el-Hac Mehmed Efendi, Hüsameddin'in kitabında XVII. yüzyıl Amasya'sının en çok anılan hocalarından biridir; bu ciltte pek çok kişinin tahsilini ondan tamamladığı yazılır. Kardeşi Ebussuud Efendi'nin maddesinde de aynı unvanla anılır ve ailenin "Uzun Müderriszâde" lakabıyla bilindiği görülür. Ahmed Efendi bu ailenin İstanbul'a giden ve orada medrese yoluna giren koludur.
Kara İbrahim Paşa ile İlişkisi
Ahmed Efendi'nin imamlığını yaptığı Kara İbrahim Paşa, 1030 (1620-21) yılında Kelkit'e bağlı Hınzeverek köyünde doğmuş, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın kethüdası olarak yükselmiş bir devlet adamıdır. 2 Rebiülahir 1082 (8 Ağustos 1671) tarihinde mirahur-ı sânî, yirmi dört gün sonra da mirahur-ı evvel olmuş ve IV. Mehmed'in en yakın adamları arasına girmiştir. Viyana bozgunundan sonra eski efendisi Kara Mustafa Paşa'nın idamında payı olmuş, 1683 sonunda sadrazam olmuştur. Bu tarihler göz önüne alınırsa Ahmed Efendi'nin imamlığı 1079'daki müderrislikten bir süre sonra, 1082'den itibaren başlamış olmalıdır. Hüsameddin'in Kara İbrahim Paşa'yı "hemşehri" diye anması ise açıklamaya muhtaçtır; kaynaklar paşanın Bayburt yöresinden olduğunu açıkça yazar, Amasya ile bir bağı gösterilmez.
Dârülhadis-i Sinan Paşa
Ahmed Efendi'nin son görev yeri, İstanbul'da Çemberlitaş'ta Koca Sinan Paşa adına yapılmış dârülhadistir. 1593 tarihli bu yapı, Mimar Sinan'ın ölümünden sonra onun üslubunu sürdüren çıraklarına ait dönemin seçkin dârülhadisleri arasında sayılır. Hadis öğretimine ayrılan dârülhadisler, kurucularının mevkiine uygun bir itibar görürdü; bir sadrazam vakfında müderris olarak ölmesi, Ahmed Efendi'nin İstanbul medreselerinde epeyce ilerlediğini düşündürür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 176–176. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, "Ebu's-Su'ûd Efendi-Uzun Müderriszâde" maddesi, 6. Cilt, s. 83.
Akademik çalışmalar