Amasyalıdır. Amasya’da müderris ve muharrir-i vilâyet olan Tokatlı Ahî Cüneydzâde Mevlânâ Sinâneddîn Yûsuf Çelebi bin Bedreddîn Mahmûd Çelebi bin Cüneyd Tokatî mahdûmudur. 901 senesi hilâlinde Amasya’da doğdu. Mukaddimât-ı ulûmu gördükten sonra İstanbul’a gitdi.
Allâme-i asr olan Amasyalı Kemal Paşazâde Ahmed Şemseddîn Efendi’ye intisâb edib onun halka-i tedrîsinde iktisâb-ı [440] fazl ü kemâl etdi. 925’de üstâdının Anadolu kazaskerliğinden azl ve teftişinde Amasya’ya avdet edib tedrîs-i ulûma başladı. Kâsım Bey Medresesi’ne müderris oldu.
932’de üstâdı Şeyhülislâm olduktan sonra 934’de İstanbul’a gitdi. 935’de Semâniye medreselerinden biri münhal olup pâye erbâbına imtihân fermânı zuhûr etmişdi. Vâki’ olan imtihânda “kıyl” mes’elesi tehaddüs etdikte üstâdını tatyîben buna mülâzemet ihsân edildi.
937’de yirmi akçe ile Hasköy’de Mahmûd Paşa ve 940’da yirmi akçe ile Edirne’de Beylerbeyi Sinan Paşa medreselerine müderris oldu. Ancak kıyl mes’elesinin bâ’isi ve üstâdının hasmı bulunan Çivizâde Muhyiddîn Mehmed Efendi 944’de kazasker ve 945’de şeyhülislâm oldukta medreseden azledildi.
949 senesi muharreminde bizzarûre silk-i kudâta girip hayli kasâbât ve bilâd-ı Rûmeliye kadı olarak teayyün etdi. 977’de yüz otuz akçe ile Dârü’l-mücâhidîn Budin vilâyeti kadısı olup giderken şehr-i recebde [441] vefât etdi. Yol üzerinde medfûndur.¹⁸⁸
Nev’îzâde Atâyî Efendi “Zeyl-i Şakâyık”da diyor ki: Merhûm-i mezbûr fazîlet-i ilmiyye ile meşhûr, meyân-ı emsâlinde elif gibi ser-firâz ve meclis-i bahs ve idârede merâhi saffet-gerden dırâz-ı âlim ü âmil, fâzıl ü kâmil idi. Üstâdının cemî’-i mü’ellefâtını yazıp tashîh ve tahşiye ve harâ’id ve cerâ’idi i’lak-ı nefîse-i ta’lîkâtla tahliye edib ıslâh ve îzâha ve ferâ’iz mollasına ta’lîkâtı, ulûm-i riyâziyye ve kelâma müte’allik kelimâtı vardır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya'da müderris ve vilâyet yazıcısı olan Tokatlı Ahî Cüneydzâde Mevlânâ Sinâneddîn Yûsuf Çelebi'nin, Bedreddîn Mahmûd Çelebi oğlunun, Tokatlı Cüneyd oğlunun oğludur. 901 yılının başında [1495-96] Amasya'da doğdu. Temel ilimleri gördükten sonra İstanbul'a gitti.
Çağın büyük bilgini Amasyalı Kemal Paşazâde Ahmed Şemseddîn Efendi'ye bağlanıp onun ders halkasında bilgi ve olgunluk kazandı. 925'te [1519] hocasının Anadolu kazaskerliğinden alınması üzerine Amasya'ya dönüp ders vermeye başladı. Kâsım Bey Medresesi'ne müderris oldu.
932'de [1525-26] hocası şeyhülislâm olduktan sonra 934'te [1527-28] İstanbul'a gitti. 935'te [1528-29] Semâniye medreselerinden biri boşalmış, rütbe sahiplerine sınav fermanı çıkmıştı. Yapılan sınavda "kıyl" meselesi ortaya çıkınca, hocasının gönlünü hoş etmek için kendisine bu göreve girme hakkı (mülâzemet) bağışlandı.
937'de [1530-31] yirmi akçe ile Hasköy'deki Mahmûd Paşa, 940'ta [1533-34] yirmi akçe ile Edirne'deki Beylerbeyi Sinan Paşa medreselerine müderris oldu. Ancak kıyl meselesinin sebebi ve hocasının düşmanı olan Çivizâde Muhyiddîn Mehmed Efendi 944'te [1537-38] kazasker, 945'te [1538-39] şeyhülislâm olunca medreseden çıkarıldı.
949 yılının Muharrem ayında [Mayıs 1542] mecburen kadılık mesleğine girip Rumeli'nin birçok kasaba ve şehrine kadı olarak atandı. 977'de [1569-70] yüz otuz akçe ile Mücahitler Yurdu Budin eyaleti kadısı olup giderken Receb ayında öldü. Yol üzerinde gömülüdür.
Nev'îzâde Atâyî Efendi Zeyl-i Şakâyık'ta şöyle diyor: Adı geçen merhum ilimdeki faziletle ünlüydü; emsali arasında elif gibi başı dik, bahis ve idare meclislerinde saflar içinde boynu uzun (öne çıkan), bilen ve uygulayan, faziletli ve olgun bir âlimdi. Hocasının bütün eserlerini yazıp düzeltmiş, kenar notlarıyla donatmış, inci ve sayfaları kıymetli notlarla süslemiş; ıslah ve açıklama çalışmaları yapmış, ferâiz mollasına notları, matematik bilimleri ve kelâma dair sözleri vardır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- muharrir-i vilâyet: bölge kayıtlarını yazan görevli; tam anlamı doğrulanamadı
- mukaddimât-ı ulûm: ilimlerin temel (başlangıç) dersleri
- halka-i tedrîs: ders halkası, hocanın çevresinde toplanan öğrenciler
- azl ve teftîş: görevden alma ve soruşturma
- Semâniye: İstanbul'daki Sahn-ı Semân medreseleri
- pâye erbâbı: müderrislik derecesine ulaşmış kişiler
- mülâzemet: medrese kadrosuna girme hakkı, aday olma
- silk-i kudât: kadılar sınıfı
- hâşiye, ta'lîkât: bir eserin kenarına yazılan açıklayıcı notlar
- ferâiz: miras hukuku
- kelâm: inanç esaslarını akıl yoluyla tartışan ilim
Hocası Kemalpaşazâde
Kemalpaşazâde, 1469'da doğdu; kimi kaynaklarda Tokat'ta, kimilerinde Edirne'de doğduğu yazılır, bir kaynakta da Amasyalı olduğu ileri sürülür. Babası 1474'te Amasya muhafızlığına tayin edilmişti. Kemalpaşazâde, 12 Eylül 1516'da Anadolu kazaskeri oldu, 1519'da bu görevden alındı, Mayıs 1526'da şeyhülislâm oldu ve 16 Nisan 1534'te öldü. Hüsameddin'in verdiği 925 [1519] ve 932 [1525-26] tarihleri bu seyirle uyuşur. Kemalpaşazâde'nin yetiştirdiği başlıca âlimler arasında Ebüssuûd Efendi sayılır; Abdullah Efendi'nin adı ansiklopedi maddesinde geçmez.
Kıyl Meselesi ve Çivizâde
"Kıyl meselesi"nin ne olduğu, ele alınan kaynaklarda açıklanmamıştır. Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi'nin 935'teki [1528-29] Sahn müderrisliği sınavına girdiği, sınavda rakiplerinden daha üstün bir risale yazmasına rağmen Fenârîzâdeler'e saygısızlığı yüzünden bu görevin kendisine verilmediği kaynaklarda yazılıdır. Hüsameddin'in sözünü ettiği sınav bu sınav olabilir, fakat bağlantı kaynaklarda kurulmamıştır; bu bir çıkarımdır. Çivizâde, 1537'de Anadolu kazaskeri, 21 Şubat 1539'da şeyhülislâm oldu (Hüsameddin'in 944 ve 945'i bununla uyuşur) ve 1542'de görevden alındı. Hüsameddin'in "hocasının hasmı" demesi, Çivizâde'nin sonradan Rumeli kazaskeri iken Kemalpaşazâde'yi bazı görüşlerinden dolayı kötülemesiyle desteklenir; bu davranış şeyhülislâm Ebüssuûd'a bildirilmiş, Kanunî de cezayı Ebüssuûd'un takdirine bırakmıştır. Çivizâde 19 Eylül 1547'de öldü.
Kaynak ve Soy
Metindeki Atâyî alıntısı, 1558-1634 arasını kapsayan bir tabakat zeylinden gelir. Dipnotta Abdullah Efendi'nin oğlu Alî Cevherî Efendi'nin "ed-Dürerü'l-Manzûm" adlı eserin yazarı olduğu söylenir; bu eser ve Abdullah Efendi'nin Budin yolculuğuyla ilgili başka kaynakta bilgiye rastlanmadı. Metinde anılan Cüneyd-i Tokatî, Bedreddîn Mahmûd Çelebi, Sinâneddîn Yûsuf Çelebi ve Kâsım Bey Medresesi için de başka kaynakta bilgiye ulaşılamadı. Atâyî'nin metninde "merâhi" sözü ve bazı terkipler güç anlaşılır; aktarım yaklaşıktır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 395–396. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Şerafettin Turan, "Kemalpaşazâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kemalpasazade
- Mehmet İpşirli, "Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1993, https://islamansiklopedisi.org.tr/civizade-muhyiddin-mehmed-efendi
- Haluk İpekten, "Atâî, Nev'îzâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1991, https://islamansiklopedisi.org.tr/atai-nevizade