Kazasker Amasyalı Ca’fer Çelebi bin Taceddîn İbrâhim Paşa’nın mahdûmudur. Amcası fâzıl-ı meşhûr Sa’dî Çelebi’den ikmâl-i tahsîl ederek İstanbul’da ders-i âm ve müderris oldu. Devr-i medâris ederek Sahn-ı Semânî’ye müderrisi olduğu hâlde berş ü afyona mübtelâ olmakla yevmî yedi dirhem afyon ekline başladığından müte’essiren 941’de vefât etdi. Âlim, fâzıl, şâir, mâ’il-i zevk idi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL
Bâlî İbrâhim Çelebi-Tâczâde
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 394 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ
Günümüz Türkçesiyle
Kazasker Amasyalı Ca'fer Çelebi'nin, Taceddîn İbrâhim Paşa oğlunun oğludur. Amcası ünlü bilgin Sa'dî Çelebi'den öğrenimini tamamlayarak İstanbul'da herkese açık ders veren müderris oldu. Medreseleri dolaşıp (derece derece yükselip) Sahn-ı Semân medreselerinden birinin müderrisi olduğu sırada esrar ve afyona düştü; günde yedi dirhem afyon yemeye başlamış, bundan etkilenerek 941'de [1534-35] ölmüştür. Âlim, bilgin, şair ve zevk sahibi biriydi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kazasker: Osmanlı'da orduya bağlı yüksek yargı ve ilim görevlisi, kadıların üstü
- mahdûm: oğul
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
- ders-i âm: halka ya da öğrencilere açık genel ders veren, açık ders veren hoca
- devr-i medâris: medreselerde derece derece dolaşarak yükselme
- Sahn-ı Semânî: İstanbul'daki Fâtih Külliyesi'nin sekiz yüksek medresesi
- berş ü afyon: esrar ve afyon
- mübtelâ: bir şeye tutkun, düşkün
- mâ'il-i zevk: zevke, hoşa giden şeylere yönelen
Aile: Tâcîzâde Ailesi
Metinde adı geçen Ca'fer Çelebi, Tâcîzâde Câfer Çelebi'dir. Ağustos 1452'de Amasya'da doğduğu söylenir; bunu ve soyunu veren tek kaynak Hüsameddin'in Nişancılar Durağı'dır. Babası Tâcî Bey şairdi, hattattı ve Amasya'da Şehzade Bayezid'in defterdarı olarak görev yapmıştı. Câfer Çelebi 1497'de nişancı oldu, Çaldıran Seferi'nden sonra Anadolu kazaskerliğine getirildi ve Yavuz Sultan Selim tarafından 18 Ağustos 1515'te idam edildi. Kardeşi Sâdî Çelebi, naaşını Balat'taki mescidinin haziresine gömdü. Metindeki "amca" Sâdî Çelebi'dir: Bursa'da Gazi Murad Medresesi'nde, sonra İstanbul'da müderris olmuş, Arapça şiirleriyle ve mektuplarıyla tanınmış, Ali Paşa vakfiyesinin yazarı olarak anılmıştır. Hüsameddin bu kişiye "amca" der; ansiklopedi maddesinde ise Câfer Çelebi'nin kardeşi olarak geçer. Böylece Hüsameddin'in verdiği akrabalık, ansiklopedi maddesindeki aile bilgisiyle uyuşur.
Sahn-ı Semân
Sahn-ı Semân, Fâtih Camii çevresindeki külliyenin ana medreseleridir; yapımına 1463'te başlanmış, 1470'te tamamlanmıştır. Caminin iki yanında dörder medrese sıralanır; "semâniye" adı sekizden gelir. Kaynakta bu medreselerin yüksek dereceli olduğu belirtilir; metin de İbrâhim Çelebi'nin bunlardan birinde ders verdiğini söyler. Medreseler 1924'te kapatılmış, yapılar 1951-1953'te onarılmıştır.
Doğrulanamayanlar
Bâlî İbrâhim Çelebi'nin şiirleri, tezkirelerdeki kaydı ve afyon düşkünlüğüyle ilgili anlatı başka kaynaklarda bulunamadı. Metindeki "Bâlî" lakabının nereden geldiği de belirtilmemiştir. Ölüm tarihi (941) yalnız Hüsameddin'in kaydına dayanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 394–394. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, "Tâcîzâde Câfer Çelebi", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2010, https://islamansiklopedisi.org.tr/tacizade-cafer-celebi
- İsmail E. Erünsal, "Tâcîzâde Sâdî Çelebi", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2010, https://islamansiklopedisi.org.tr/tacizade-sadi-celebi
- Fahri Unan, "Sahn-ı Semân", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2008, https://islamansiklopedisi.org.tr/sahn-i-seman