İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL

Bâlî Ağa-Hacızâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 393–394 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın musâhibi olup Girit mollası iken 1082’de vefât eden Amasyalı Hacızâde Mustafa Efendi bin Abdî Çelebi birâderi Receb Ağa’nın mahdûmudur.

Bilâ-veled vefât eden amcasının metrûkâtına birâderi Habîb Ağa ile beraber vâris olup Sipâhî bölüğüne girmişlerdi. Tefeyyüz ederek sipâhî ocağının kethüdâsı 1115 senesi vak’asında temâyüz edib Rıdvan Ağazâde Ahmed Paşa’nın sadâretinde baş-bâkî kulu oldu.

Ba’dehû azledilip Amasya’ya gönderildi. 1122’de Köprülüzâde Nu’man Paşa’nın sadâretinde İstanbul’a gelip Paşa’nın kethüdâsı Alî Efendi’ye kapılandı. Ba’dehû Alî Efendi’nin Maraş Beylerbeyi olduğu esnâda kethüdâsı oldu. Vefâtında Amasya’ya gelip 1135’de Bâyezîd Paşa Mahallesi’nde bir mescid-i [433] şerîf yaptırdı. Emlâkini bu mescidin mesâlihine vakf edib imâmetine ulemâdan Ömer Efendi bin Resûl’ü ta’yîn etdirdi. Ba’dehû vefât etdi. Ehl-i hayr idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın sohbet arkadaşı olup Girit mollası iken 1082'de [1671-72] ölen, Abdî Çelebi oğlu Amasyalı Hacızâde Mustafa Efendi'nin kardeşi Receb Ağa'nın oğludur.

Çocuksuz ölen amcasının mirasına kardeşi Habîb Ağa ile birlikte vâris olup sipahi bölüğüne girdiler. Gelişip güçlenerek sipahi ocağının kethüdası oldu; 1115 [1703-04] olayında sivrilip Rıdvan Ağazâde Ahmed Paşa'nın sadrazamlığı sırasında baş-bâkî kulu oldu.

Sonra görevden alınıp Amasya'ya gönderildi. 1122'de [1710-11] Köprülüzâde Nu'man Paşa'nın sadrazamlığında İstanbul'a gelip Paşa'nın kethüdası Ali Efendi'ye bağlandı. Daha sonra Ali Efendi'nin Maraş Beylerbeyi olduğu sırada onun kethüdası oldu. Vefat edince Amasya'ya gelip 1135'te [1722-23] Bâyezîd Paşa Mahallesi'nde bir mescit yaptırdı. Mallarını bu mescidin giderlerine vakfetti, imamlığına ilim adamlarından Resûl oğlu Ömer Efendi'yi atattı. Sonra öldü. Hayır sahibi biriydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • musâhib: sohbet arkadaşı, sultanın ya da büyük bir devlet adamının yakın dostu
  • mollası: yüksek dereceli kadı (burada Girit kadısı)
  • mahdûm: oğul
  • bilâ-veled: çocuksuz
  • metrûkât: ölenin geride bıraktığı mal
  • sipâhî bölüğü: kapıkulu atlı askerlerinin bölüğü
  • kethüdâ: vekil, kâhya; burada bölüğün ya da bir ileri gelenin kâhyası
  • vak'a: olay (burada 1115 [1703-04] ayaklanması)
  • baş-bâkî kulu: sipahi sınıfındaki bir rütbe olduğu sanılır; anlamı kaynaklarda doğrulanamadı
  • azl: görevden alma
  • mesâlih: giderler, işler
  • ehl-i hayr: hayır sever, hayır yapan kişi

1115 Olayı ve Rıdvan Ağazâde Ahmed Paşa

Metindeki 1115 olayı, Temmuz 1703'te başlayan Edirne Vak'ası'dır. İstanbul'da cebecilerin ödenmeyen ulûfeleri için başlattığı direniş yeniçerilerin, medrese öğrencilerinin ve esnafın katılmasıyla büyüdü, II. Mustafa'nın tahttan indirilip yerine kardeşi III. Ahmed'in geçirilmesiyle sonuçlandı. Ayaklananlar sadrazamlığa Söhraplı Ahmed Paşa'yı getirdi; Ahmed Paşa önce sadaret kaymakamı, bir ay kadar sonra sadrazam oldu ve resmî mühür 22 Ağustos 1703'te gönderildi. Sadareti üç ay kadar sürdü, 17 Kasım 1703'te mühür elinden alındı.

Hüsameddin'in "Rıdvan Ağazâde Ahmed Paşa" dediği kişinin bu paşa olması çok muhtemeldir; zaman ve görev örtüşür, ama metin paşanın başka adını vermez. Bu bir çıkarımdır. Kavanoz lakabıyla da anılan Ahmed Paşa, bir kaynakta Hüsameddin'e dayanılarak Amasyalı olarak tanıtılır: Amasyalı Hacı Ahmed Paşa'nın kölesi ve şehrin ileri gelenlerinden Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa'nın damadı Rıdvan Ağa'nın oğludur. Rıdvan Ağa 1069'da [1658-59] Abaza Hasan isyanında öldürülmüştür. Bu ayrıntı, Bâlî Ağa'nın sipahi kethüdası olarak 1115'te sivrilmesini daha anlaşılır kılar: Amasya ile bağı olan bir sadrazamın döneminde şehirli bir sipahi subayının yükselmesi şaşırtıcı değildir. Bu da bir çıkarımdır; Bâlî Ağa'nın paşayla doğrudan ilişkisi hiçbir kaynakta yazılı değildir.

Köprülüzâde Nu'man Paşa

Nu'man Paşa, 16 Haziran 1710'da sadrazam oldu ve 16 Ağustos 1710'da azledildi; sadaret iki ay kadar sürdü. Fâzıl Mustafa Paşa'nın oğludur, II. Mustafa'nın kızı Ayşe Sultan'la evliydi. Hüsameddin'in 1122'de [1710-11] Bâlî Ağa'nın İstanbul'a gelişini bu paşanın sadareti sırasına bağlaması bu kısa süreyle uyuşur. Nu'man Paşa'nın kethüdası Ali Efendi'ye ve onun Maraş beylerbeyiliğine dair başka kaynakta bilgiye rastlanmadı.

Mescit ve Vakıf

Bâyezîd Paşa Mahallesi'ne adını veren kişi, kimi kaynaklarda Amasyalı olarak anılan 15. yüzyıl başı sadrazamı Amasyalı Bayezid Paşa olabilir; bu bir tahmindir. Bâlî Ağa'nın yaptırdığı mescidin bugün ayakta olup olmadığına ya da hangi adla anıldığına dair bir kayıt bulunamadı. Hacızâde Mustafa Efendi'nin Girit mollalığı ve Fâzıl Ahmed Paşa'yla ilişkisi hakkında da başka kaynakta bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 393–394. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

7. Cilt içindekiler