İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL

Bâlî Paşa-Hacı Hamza Beyzâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 393 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Hacı Hamza Bey Câmii ve vakfının mütevellîsi Mehmed Çelebi bin Hamza Çelebi mahdûmudur. Sultân Selîm-i Sânî musâhibesi Amasyalı Ayşe Hubbî Kadın sâyesinde Galatasaray-ı Hümâyûnuna girip orada ta’lîm ve terbiye gördü.

989’da güzel hattıyla sarây-ı mezkûrda Amasyalı Hızır Bey’in “Âb-ı Hayât Risâle-i Edebiyyesi”ni yazıp sonuna Ketebehü’l-fakîr Bâlî bin Mehmed Amasyavî der sarây-ı Galata [431] fî hâne-i cedîd-i sağîr 989¹⁸⁶ imzâsını koydu. Bu kitâbı Enderûn Kütüphânesi’nde görüldü.

Ba’dehû Galatasarayı Ağası olup Sultân Mehmed Hân-ı Sâlis’in cülûsundan sonra Kastamonu, Maraş, Kefe ve 1013’de Trabzon Beylerbeyi oldu. Bu vilâyeti Murâd Hânlu oğulları Mustafa, Ali, Abdurrahman Beylere karşı hüsn-i muhâfaza etmekte iken 1016’da bunların şekâvetlerine kurbân oldu.

Zarûret ilcâsıyla Mustafa Bey’e Trabzon Beylerbeyiliği verildi ise de 1017’de Sadr-ı a’zam Kuyucu Murâd Paşa’nın şiddeti sâyesinde üçü de tepelendi. Bâlî Paşa’nın diyeti bunların emvâl-i metrûkesinden isti’fâ idilerek mahdûmu Mehmed Bey’e verildi. Mehmed Bey Amasya’da sâkin a’yândan idi.

Dipnotlar

  • 186 989 senesinde Galatasarây’da yeni küçük hânede Amasyalı fakîr kul Mehmed oğlu Bâlî yazdı (Haz.)
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Hacı Hamza Bey Camii ve vakfının mütevellisi Mehmed Çelebi bin Hamza Çelebi'nin oğludur. II. Selim'in musâhibesi Amasyalı Ayşe Hubbî Kadın sayesinde Galatasaray-ı Hümâyûn'a girip orada eğitim ve terbiye gördü.

989'da [1581] güzel hattıyla bu sarayda Amasyalı Hızır Bey'in "Âb-ı Hayât Risâle-i Edebiyyesi"ni yazıp sonuna "Ketebehü'l-fakîr Bâlî bin Mehmed Amasyavî der sarây-ı Galata fî hâne-i cedîd-i sağîr 989" imzasını koydu. Bu imzanın anlamı şudur: Amasyalı, Mehmed oğlu fakir Bâlî, 989 yılında Galatasaray'da yeni küçük hânede yazdı. Bu kitap Enderûn Kütüphânesi'nde görüldü.

Sonra Galatasarayı Ağası olup III. Mehmed Han'ın tahta çıkışından sonra Kastamonu, Maraş, Kefe ve 1013'te [1604-05] Trabzon beylerbeyi oldu. Bu vilâyeti Murâd Hânlu oğulları Mustafa, Ali, Abdurrahman Beylere karşı iyi koruyup tutmakta iken 1016'da [1607-08] bunların eşkıyalığına kurban gitti.

Zorunluluk sebebiyle Mustafa Bey'e Trabzon beylerbeyiliği verildi ise de 1017'de [1608-09] Sadrazam Kuyucu Murâd Paşa'nın sertliği sayesinde üçü de ezilip yok edildi. Bâlî Paşa'nın diyeti, bunların geride bıraktığı mallardan alınarak oğlu Mehmed Bey'e verildi. Mehmed Bey Amasya'da oturan ayandandı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mütevellî: vakfın işlerini yöneten kişi
  • musâhibe: padişahın yakın sohbet arkadaşı olan kadın
  • Galatasaray-ı Hümâyûn: Galata Sarayı, Enderûn'a öğrenci yetiştiren saray mektebi
  • ta'lîm ve terbiye: eğitim ve yetiştirme
  • Ketebehü'l-fakîr: "bu eseri fakir olan yazdı" anlamında Arapça kayıt ibaresi
  • risâle: küçük kitap, tez
  • cülûs: tahta çıkış
  • hüsn-i muhâfaza: iyi koruma
  • şekâvet: eşkıyalık
  • zarûret ilcâsı: zorunluluğun mecbur etmesi
  • tepelenmek: ezilmek, yok edilmek
  • diyet: kan bedeli, öldürülenin tazminatı
  • emvâl-i metrûke: geride bırakılan mallar
  • a'yân: yerel ileri gelenler

Ayşe Hubbî Kadın

Mustafa Uzun'un yazdığına göre Hubbî, kadın divan şairlerinin önde gelenlerindendir ve asıl adı Ayşe'dir. Kâtip Çelebi onun Amasyalı olduğunu söyler; bu bilgi bazı son dönem kaynaklarında da tekrarlanmıştır. Hubbî, Şehzade Selim'e hocalık yapan Akşemseddinzâde Şemseddin Çelebi ile evlenmiş, kocasının ölümünden sonra şehzadeyle ilişkisini sürdürmüş, II. Selim'in padişahlığı döneminde (1566-1574) nedimesi olmuş ve sarayda nüfuzlu biri haline gelmiştir. Ölüm tarihi için III. Murad döneminin ortası ve 998 (1590) olmak üzere iki görüş vardır; türbesi Eyüp'tedir. Hüsameddin'in "II. Selim'in musâhibesi Amasyalı Ayşe Hubbî Kadın" ifadesi bu bilgilerle uyuşur.

Galata Sarayı ve Ağası

Mehmet İpşirli'nin anlattığına göre Galata Sarayı, yerleşmiş bir anlatıya göre II. Bayezid zamanında kurulmuş, öğrencileri Enderûn'a hazırlayan bir saray mektebidir. Başarılı öğrenciler Enderûn'daki büyük ve küçük odalara geçerdi; ikinci derecede kalanlar kapıkulu sipahi ocağına alınırdı. Mektebin başında akağalardan seçilen ağa bulunurdu; ağanın altında Galata Sarayı kethüdâsı, onun altında da odalara bakan üç kethüdâ vardı. Ağanın yetkisi büyüktü: mektebin düzeni yanında Galata Sarayı'na ait bütün vakıfların denetimi de ona aitti. Ağa terfi edince Topkapı Sarayı'na geçerdi. Hüsameddin'in "Galatasarayı Ağası" dediği makam budur. Bâlî Paşa'nın bu görevde bulunduğu ve 989'da bu sarayda bir risâle istinsah ettiği bilgisi okunan kaynaklarda doğrulanamadı.

Trabzon ve Kuyucu Murad Paşa

Ömer İşbilir'in anlattığına göre Kuyucu Murad Paşa, 11 Aralık 1606'da (10 Şâban 1015) sadrazam oldu ve 1607'nin Temmuz ayında (Rebîülevvel 1016) Anadolu'daki Celâlîler üzerine yürüdü; Rebîülâhir 1017'de (Ağustos 1608) Kalenderoğlu'nu Alaçayır'da yenilgiye uğrattı. Hüsameddin'in 1017 [1608-09] tarihi, bu seferin yıllarına denk gelir. "Murâd Hânlu oğulları" olarak anılan Mustafa, Ali ve Abdurrahman Beyler ile Trabzon'daki olaylar okunan kaynaklarda geçmez; Bâlî Paşa'nın Kastamonu, Maraş, Kefe ve Trabzon beylerbeyiliği ile oğlu Mehmed Bey'in diyet olarak aldığı mallar da doğrulanamadı.

Hacı Hamza Bey Camii mütevellisi Mehmed Çelebi ve Amasyalı Hızır Bey'in risâlesi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 393. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.