Amasya vilâyetinin Osmanlı memâlikinden ma'dûd olduğu 788 senesinden 918 sâline kadar devâm eden yüz yirmi dokuz yıl içinde Amasya'ya ta'yîn edilen vâlîleri, kadıları, müftüleri ve sâ'ir ehl-i örfü, Amasya ve havâlîsinde hâdis olan vekâyi'i bildirir.
Osmânlılar, lugaten Osmanlı devletini kuran Osmân Bey'e ve evlâdına mensûb ve tarafdâr olan Türkler demekdir. Hâssaten Osmân Bey'in sülâlesine, evlâd ve ensâbına "Osmânlılar" denirdi. Sonradan Osmanlı Devleti'ne tâbi' olan her ferde "Osmanlı" dendi. Vaktiyle her nâzik, edîb, cündî, terbiyeli adamlara “Osmanlı" denmişdi. [142]
Osmânlılık kendisine nisbet edilen Birinci Sultân Osmân 621 senesinde Belh ile Kirmân arasında vâki' Mahân şehrinden kalkıp Celâleddîn Harezm Şâh ile beraber Anadolu'ya hicret eden "Kayılu" aşîreti beylerinden Süleyman Şâh bin Kaya Alp'ın torunudur. Pederi Söğüd İli beyi Ertuğrul Bey bin Süleyman Şâh'dır.
Sultân Osmân, saltanat-ı Selçûkiyye'nin inkırâzında yalnız başına beylik eden uç beylerinden olup garbî Anadolu'yu Rûm İmparatorluğunun istîlâsına karşı bütün varlığıyla müdâfa'a eden Türkler'in ulu beyi ve başkumandânıdır. Vefâtında mahdûmu Sultân Orhân yerine geçdi. Bursa'da oturdu.
Sultân Orhân, Türklüğü boğmaya çalışan Rûmlar'ı kahr ederek Rûmeli'ne geçdi. Edirne'yi aldığı esnâda 761 senesinde vefât edib yerine mahdûmu Birinci Sultân Murâd Hân geçdi. Kendisine "Hünkâr Gâzi" denirdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya vilayetinin Osmanlı ülkelerinden sayıldığı 788 [1386] yılından 918 yılına kadar süren yüz yirmi dokuz yıl içinde Amasya'ya atanan valileri, kadıları, müftüleri ve öteki örfî yönetim görevlilerini, Amasya ve çevresinde meydana gelen olayları bildirir.
Osmanlılar, sözlükte Osmanlı devletini kuran Osman Bey'e ve çocuklarına mensup olan ve onlardan yana olan Türkler demektir. Özellikle Osman Bey'in hanedanına, çocuklarına ve soyundan gelenlere "Osmanlılar" denirdi. Sonradan Osmanlı Devleti'ne bağlı her ferde "Osmanlı" dendi. Vaktiyle her nazik, edipli, asker ve terbiyeli adama da "Osmanlı" denmişti.
Osmanlılık kendisine nispet edilen Birinci Sultan Osman, 621 [1224] yılında Belh ile Kirman arasında bulunan Mahan şehrinden kalkıp Celâleddîn Harezmşah'la birlikte Anadolu'ya göç eden "Kayılu" aşireti beylerinden Süleyman Şah bin Kaya Alp'in torunudur. Babası Söğüt ili beyi Ertuğrul Bey bin Süleyman Şah'tır.
Sultan Osman, Selçuklu saltanatının çöküşünde tek başına beylik eden uç beylerindendir. Batı Anadolu'yu Rum İmparatorluğu'nun istilasına karşı bütün varlığıyla savunan Türkler'in ulu beyi ve başkomutanıdır. Ölümünde oğlu Sultan Orhan yerine geçti. Bursa'da oturdu.
Sultan Orhan, Türklüğü boğmaya çalışan Rumlar'ı yenerek Rumeli'ne geçti. Edirne'yi aldığı sırada 761 [1360] yılında ölüp yerine oğlu Birinci Sultan Murâd Han geçti. Kendisine "Hünkâr Gâzi" denirdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ehl-i örf: padişahın ve devletin örfî (sultanî) yetkisini kullanan görevliler; vali, sancak beyi gibi yöneticiler
- mensûb: bağlı, ait
- cündî: asker
- inkırâz: sona erme, yıkılma
- uç beyi: devlet sınırındaki, sınırı koruyan bey
- hünkâr: hükümdar, padişah
Osmanlı Hanedanının Kökeni
Hüsameddin'in Osman Bey'in soyuna dair verdiği zincir (Süleyman Şah bin Kaya Alp, ondan Ertuğrul, ondan Osman), Osmanlı tarihçiliğinin eski bir anlatımıdır. Ertuğrul Gazi hakkındaki TDV İslâm Ansiklopedisi maddesine göre Ertuğrul'un kimliği ve hayatı hakkında bilinenlerin birçoğu geç dönemde yazılmış eserlere dayanır. Çağdaş Bizans tarihçilerinin ve İslam coğrafyacılarının eserlerinde Ertuğrul'un adına rastlanmaz; bilgiler 15. yüzyılın başında yazılmaya başlanan ilk Osmanlı kroniklerinde yer alır. Bu kroniklerde Ertuğrul'un babasının adı iki ayrı biçimde verilir: Ahmedî, Enverî ve Karamânî Mehmed Paşa Gündüz Alp, Oruç b. Âdil, Âşıkpaşazâde ve Neşrî ise Süleyman Şah der. Aynı maddeye göre ikinci gruptaki bilginin doğru olmadığı bugün kesinleşmiş gibidir; Osman Bey'e ait bir sikkede "Osman b. Ertuğrul b. Gündüz Alp" yazılı olması bu görüşü güçlendirir. Hüsameddin ise Süleyman Şah'ı ve onun Mahan'dan Harezmşah'la birlikte gelişini kabul eden eski anlatıyı tekrarlar. Bugünkü araştırmalar Süleyman Şah adı konusunda ondan ayrılır.
"Osmanlı" adının eski anlamları üzerine Hüsameddin'in verdiği açıklama (nazik, terbiyeli kişiye "Osmanlı" denmesi) başka kaynaklarda doğrulanamadı.
Orhan Bey'in Ölümü ve Murad'ın Tahta Geçişi
Hüsameddin, Orhan'ın Edirne'nin alındığı sırada 761 [1360] yılında öldüğünü yazar. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki I. Murad maddesine göre Murad, 1357'den itibaren Rumeli'de şehzade sıfatıyla fetihlerde bulunmuş, Edirne üzerine 762 (1361) baharında yürümüş, bu faaliyetlerini 1362'ye kadar sürdürmüştür. Aynı madde, Osmanlı kroniklerinin Murad'ın bu faaliyetini tahta çıkışından sonraya yerleştirdiğini ve bunun modern tarihçileri yanlış varsayımlara götürdüğünü belirtir. Yani Edirne'nin alınışı ile Orhan'ın ölümü arasındaki sıra, Hüsameddin'in aktardığı klasik anlatıdaki kadar kesin değildir. Madde ayrıca Murad'ın Osmanlı tarihlerinde yaygın olarak "Gazi Hünkâr" ve "Hudâvendigâr" diye anıldığını yazar; Hüsameddin'in "Hünkâr Gâzi" ifadesi bununla uyuşur.
Aynı maddede, Orhan Bey'in ölümünü fırsat bilen Amasya emirlerinden Bahtiyar Bey'in Ankara'yı aldığı da yazılır.
Yüz Yirmi Dokuz Yıl
Hüsameddin, 788 ile 918 arasındaki dönemi "yüz yirmi dokuz yıl" olarak gösterir; oysa hicrî olarak aradaki fark yüz otuz yıldır. Fark, başlangıç yılının 789 sayılmasından ya da yılın kesirli hesabından doğmuş olabilir; bunu doğrulayan bir kaynak bulunamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 445–446. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar