İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · BİRİNCİ DEVRE

Şehzâde Yıldırım Sultân Bâyezîd

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 3. Cilt, s. 446–447 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Gâzi-i müşârün-ileyh Sultân Murâd Hân'ın mahdûmudur. Kemâl Paşazâde merhûmun târîhe muvâfık, vesîka-i şer'iyyeye müstenid olan beyânı üzere devlet-i Osmâniye tarafından Amasya'ya ta'yîn edilen ilk vâlîdir.

Amasya vâlîsi olduğu 788 şevvâlinde i'lân edilen şehzâde Sultân Bâyezîd, Kadı Burhân'a bir tehdîd-nâme irsâl ederek Amasya hudûdundan çekilip gitmesini, Amasya ve mülhakâtının Osmanlı memâlikinden olduğunu beyân etdi. [143]

Kadı Burhân, beht ve hayretini celb eden bu tehdîd üzerine Turhal'dan kalkıp gitdi. Şehzâdenin hüsn-i idâresine vâkıf ve Kadı Burhân'ın tecâvüzât-ı zâlimânesinden bîzâr olan halk ve beyler akın akın Amasya'ya gelip şehzâde-i müşârün-ileyhe arz-ı şükrân ve mutâba'at etmişlerdir.

Şehzâde Sultân Bâyezîd, Amasya vilâyeti dâhilinde idâre-i Osmâniye'yi tesbît edecek işler yapdı. Sâbık Amasya emîrini ve sâ'ir me'mûrlarını makâmlarında ibkâ ederek her birini taltîf etdi. Hasan Bey, ilk Osmanlı dizdârı olarak kale muhâfızı oldu.

788 senesinde Eretnazâde Ca'fer Bey, Kayseriyye dâhilinde Karakaya Karyesi'nde meşâyihden Hacı Dânişmend oğlu es-Seyyid eş-Şeyh Îsâ Çelebi bin eş-Şeyh Halîl'e bir zâviye yapdırdı. Bu zâviye mesâlihine Karakaya Karyesi'ni ve sâ'ir kurâ ve mezâri'i vakf etdi. Bu vakfa hükm eden hâkim, Kayseriyye kadısı İbrâhim bin Zülfikâr el-Kayserî olduğu vakfiyesi bâlâsında yazılıdır.

Kuyûd-ı vakfiye idâresinde mevcûd olan vakfiyede vâkıf şöyle tavsîf ediliyor:

األميراألجل األعز األكرم المكرم صاحب السيف والقلم رافع القدر والعلم جعفربك بن المرحوم المغفور
له السعيد الشهيد السلطان األعظم ارتنا طاب هللا ثراه وجعل الجنة مثواه ⁵³⁴

788 gurre-i ramazânında tanzîm edilen şu vesîka şehâdet ediyor ki Sultân Eretnazâde Ca'fer Bey bu târîhde Kayseriyye emîri olduğu hâlde ber-hayât idi. Vezîr ve müdebbir-i umûru da Ömer Beyzâde Cüneyd Bey'di. Mısır hükûmetinin himâyesine ilticâ eden de bunlardı. [144]

Şehzâde Sultân Bâyezîd, Amasya vilâyetinde huzûr ve âsâyiş-i âmmeyi te'mîn ederek halka emniyyet vermişdi. Bu sebebden mukaddemen Kadı Burhân'a ilticâ edenler avdet ediyorlardı. Bunlardan Divriklizâde Şeyh Alî Yâr demekle meşhûr olan şâir ve şeyh Alî Yâr Çelebi Amasya'ya geldi. Şehzâde-i müşârün-ileyhe bir kasîde-i Fârisiyye takdîm ederek nâ'il-i ihsân oldu.⁵³⁵

Lâkin Osmanlı Türkleri Avrupa'da Türklüğün yükselmesine çalışıyorlar, inkişâflarına engel olan Sırblar'la harb etmek üzere tedârikler görüyorlar, her tarafdan Kosova sahrâsına doğru koşuyorlardı.

Bunun için şehzâde Sultân Bâyezîd, pederinden aldığı emir üzerine Amasya'dan topladığı bir fırka asker ve ma'iyyetine kabûl etdiği erlerle Edirne'ye müteveccihen Amasya'dan hareket etdi. Amasya vilâyetini de eski sâhibi olan Devâtdâr Ahmed Bey'in idâresine "Amasya Beylerbeyi" unvânıyla bırakdı.

Şehzâde Bâyezîd Bey, Amasya'da ikâmet etdiği zamânlarda fuzalâ-yı meşâyihden Ebû İshâk Kâzerûnî demekle meşhûr Mevlânâ Şeyh Şemseddîn Mü'eyyed Çelebi'ye ve dâmâdı olan Şeyh Yâr Alî Çelebi'ye izhâr-ı meyl ü muhabbet etmişlerdi. Ulemâdan ve a'yânzâdelerden hayli zevât ile beraber bunları alıp götürdüler.

Bunların içinde Devâtdâr Ahmed Beyzâde Şâdgeldi, birâderi Mustafa [145] Beyzâde Îsâ, ammizâdesi Kutlu, eniştesi ve vezîri Muhammed Çelebizâde Kaya Beyler de vardı.

Dipnotlar

  • 534 Yüce ve saygın emir, kılıç ve kalem sahibi, ilim ve nesepce şanı yüce, merhum, saadetli, şehit, yüce sultan Eretna -kabri nur, mekanı cennet olsun- oğlu Cafer Bey. (Ed.)
  • 535 Yâr Alî Çelebi, Hâfız-ı Şîrâzî kadar nazm-ı eş'âra kâdir bir zât idi. Bunun için kendisine "Yârî-i Şîrâzî" denmişdir. Mü'eyyedzâdeler'in ceddidir.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Adı geçen gazi Sultan Murâd Hân'ın oğludur. Kemâl Paşazâde merhumun, tarihe uygun ve şer'î belgeye dayanan anlatımına göre Osmanlı devleti tarafından Amasya'ya atanan ilk validir.

Amasya valisi olduğu 788 [1386] şevvalinde ilan edilen şehzade Sultan Bâyezîd, Kadı Burhân'a bir tehdit mektubu göndererek Amasya sınırından çekilip gitmesini, Amasya ve bağlı yerlerin Osmanlı ülkesinden olduğunu bildirdi.

Kadı Burhân, şaşkınlığını ve hayretini uyandıran bu tehdit üzerine Turhal'dan kalkıp gitti. Şehzadenin iyi yönetimini bilen ve Kadı Burhân'ın zalimce saldırılarından bunalan halk ve beyler akın akın Amasya'ya gelip adı geçen şehzadeye şükran ve bağlılık arz ettiler.

Şehzade Sultan Bâyezîd, Amasya vilayeti içinde Osmanlı idaresini sağlamlaştıracak işler yaptı. Önceki Amasya emirini ve öteki görevlileri makamlarında bırakarak her birini ödüllendirdi. Hasan Bey ilk Osmanlı dizdarı olarak kale muhafızı oldu.

788 [1386] yılında Eretnazâde Ca'fer Bey, Kayseri sınırları içinde Karakaya Köyü'nde, şeyhlerden Hacı Dânişmend oğlu es-Seyyid eş-Şeyh Îsâ Çelebi bin eş-Şeyh Halîl'e bir zaviye yaptırdı. Bu zaviyenin ihtiyaçları için Karakaya Köyü'nü ve öteki köyleri ile tarlaları vakfetti. Bu vakfa hükmeden hâkimin Kayseri kadısı İbrâhim bin Zülfikâr el-Kayserî olduğu, vakfiyenin üst kısmında yazılıdır.

Vakıf kayıtları idaresinde bulunan vakfiyede vâkıf şöyle tanıtılıyor:

"Şanı yüce, aziz, cömert, saygın emir, kılıç ve kalem sahibi, kadrin ve bayrağın yükselticisi Ca'fer Bey; merhum, bağışlanmış, saadetli, şehit, en büyük sultan Eretna'nın oğludur. Allah onun toprağını güzel etsin ve cenneti makamı kılsın."

788 [1386] yılı ramazan başında düzenlenen bu belge gösteriyor ki Sultan Eretnazâde Ca'fer Bey bu tarihte Kayseri emiri olarak hayattaydı. Veziri ve işlerin tedbirli yürütücüsü de Ömer Beyzâde Cüneyd Bey idi. Mısır hükümetinin korumasına sığınan da bunlardı.

Şehzade Sultan Bâyezîd, Amasya vilayetinde huzuru ve genel asayişi sağlayıp halka güven vermişti. Bu yüzden daha önce Kadı Burhân'a sığınanlar geri dönüyorlardı. Bunlardan Divriklizâde Şeyh Alî Yâr diye ünlü olan şair ve şeyh Alî Yâr Çelebi Amasya'ya geldi. Adı geçen şehzadeye Farsça bir kaside sunarak ihsan aldı.

Ancak Osmanlı Türkleri Avrupa'da Türklüğün yükselmesi için çalışıyorlar, gelişmelerine engel olan Sırplar'la savaşmak üzere hazırlıklar yapıyorlar, her yandan Kosova ovasına doğru koşuyorlardı.

Bunun için şehzade Sultan Bâyezîd, babasından aldığı emir üzerine Amasya'dan topladığı bir askerî birlik ve maiyetine kabul ettiği erlerle Edirne'ye doğru Amasya'dan hareket etti. Amasya vilayetini de eski sahibi olan Devâtdâr Ahmed Bey'in idaresine "Amasya Beylerbeyi" unvanıyla bıraktı.

Şehzade Bâyezîd Bey, Amasya'da kaldığı zamanlarda âlimler ve şeyhlerden Ebû İshâk Kâzerûnî diye ünlü Mevlânâ Şeyh Şemseddîn Mü'eyyed Çelebi'ye ve damadı Şeyh Yâr Alî Çelebi'ye sevgi ve yakınlık göstermişlerdi. Âlimlerden ve ileri gelen ailelerin çocuklarından birçok zatla birlikte bunları alıp götürdüler.

Bunların içinde Devâtdâr Ahmed Beyzâde Şâdgeldi, kardeşi Mustafa Beyzâde Îsâ, amcasının oğlu Kutlu, eniştesi ve veziri Muhammed Çelebizâde Kaya Beyler de vardı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • tehdîd-nâme: tehdit mektubu
  • dizdâr: kale muhafızı, kale komutanı
  • vâkıf: vakıf kuran kişi
  • kasîde: uzun, genellikle övgü amaçlı şiir
  • ibkâ: yerinde bırakma, sürdürme
  • a'yânzâde: şehrin ileri gelen ailelerinin çocuğu
  • ma'iyyet: yanında bulunanlar, maiyet

Yıldırım Bayezid Amasya'da Ne Zaman Bulundu

Hüsameddin, Yıldırım Bayezid'in Amasya'ya 788 [1386] şevvalinde geldiğini ve Kosova'ya gitmek üzere buradan ayrıldığını anlatır. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Bayezid I maddesi bu tabloyu başka biçimde kurar. Madde, Bayezid'in 1381 dolaylarında Germiyanoğlu Süleyman Çelebi'nin kızıyla evlenip çeyiz olarak verilen topraklara sancak beyi atandığını ve Kütahya'da Osmanlı'nın doğu sınırlarını gözetmekle görevlendirildiğini, 1386'da babasının Karamanoğlu'na karşı seferine katılıp Frenk Yazısı Savaşı'ndaki cesareti nedeniyle Yıldırım lakabını aldığını yazar. Kosova Savaşı ise aynı maddeye göre 15 Haziran 1389'da yapılmıştır. Yani Hüsameddin'in Amasya'dan Kosova'ya hareket olarak anlattığı sıra, kaynaklardaki zaman çizelgesiyle tam örtüşmez.

Aynı madde, Bayezid'in "ilk Amasya valisi" olduğu kanaatinin, Kadı Burhâneddin'e karşı Osmanlı hâkimiyetini kabul eden Amasya emiri Ahmed ve Çandarlı Süleyman Bey'le 1384-1388 arasındaki ilişkiler sırasında bazı bölgelerin Osmanlı idaresine girmesinden doğduğunu belirtir; yani iddia, kesin bir tarih olarak değil, bir kanaat olarak anılır. Aynı kaynağa göre Amasya emiri şehri 1392'de Osmanlılar'a teslim etmiş, Bayezid ertesi yıl Amasya'ya girmiştir; TDV'nin Amasya maddesi ise şehrin Osmanlı topraklarına katılışını 1398'e koyar. Hüsameddin'in dayandığı Kemalpaşazade kaydı ve Osmancık vakfiyesi bir önceki maddede tartışılmıştır.

Eretnazâde Ca'fer Bey

Ca'fer Bey, Eretna Beyliği'nin kurucusu Alâeddin Eretna'nın oğludur. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Eretna 1352'de Kayseri'de öldükten sonra emirler tarafından Cafer Bey tahta çıkarıldı ve İzzeddin unvanıyla sultan ilan edildi; 1355'te Yalnızgöz Savaşı'nda kardeşi Mehmed Bey tarafından yenildi. Hüsameddin'in aktardığı Karakaya vakfiyesi, Ca'fer Bey'in 1386'da hâlâ hayatta ve Kayseri emiri olduğunu belgelemek için kullanılır. Vakfiyenin kendisi görülemediği için içeriği doğrulanamadı.

Yâr Alî Çelebi ve Müeyyedzâdeler

Hüsameddin'in dipnotuna göre Yâr Alî Çelebi, "Yârî-i Şîrâzî" diye anılacak kadar usta bir nazım âlimiydi ve Mü'eyyedzâdeler'in ceddidir. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi maddesi, bilgiyi Hüsameddin'e dayandırarak aktarır: Müeyyedzâde'nin büyük dedesi Yâr Ali Çelebi, Ebû İshak Kâzerûnî diye ünlü Mevlânâ Şeyh Şemseddin Müeyyed Çelebi'ye damat olmuştur. Aynı madde, Abdurrahman Efendi'nin 860'ta (Ocak 1456) Amasya'da doğduğunu, babasının Divriklizâdeler'e mensup, Kâzerûniyye şeyhlerinden Şemseddin Müeyyed Çelebi'nin oğlu Alâeddin Ali Çelebi olduğunu yazar. Şeyh Yâr Alî Çelebi'nin şehzadeye sunduğu kasidenin ya da şiirlerinin başka kaynaklarda bulunup bulunmadığı doğrulanamadı.

Şehzadenin Götürdükleri

Metin, Bayezid'in Amasya'dan Edirne'ye bir askerî birlikle birlikte âlimleri ve ileri gelen ailelerin çocuklarını götürdüğünü, Ahmed Bey'in oğullarından Şâdgeldi ile kardeşi Îsâ'nın da bunlar arasında olduğunu bildirir. Hüsameddin bu kişilerin sonraki akıbeti hakkında burada bilgi vermez. Başka kaynaklarda bu isimlerle ilgili bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 446–447. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

3. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.