Emîr-i sâbık el-Hâc Şâdgeldi Paşa'nın üçüncü mahdûmu olup 795 senesi zilhiccesinde kâ'im-makâm-ı emâret ve 796 senesi saferinde Amasya beylerbeyi ya'nî emîr-i kebîr oldu.
Yine 795 senesi hılâlinde Sultân Bâyezîd'in vezîri Mehmed Paşa'nın⁵³⁹ vefâtıyla Candârlızâde Alâ'eddîn Alî Paşa vezîr olarak Eflâk harbine me'mûr olmuş Amasya'dan hayli asker ve beyler dâru'l-harbe gitmiş, Ahmed Paşa'nın ma'iyyetinde olan vilâyetin kuvve-i muhâfazası avdet etmişdi.
Kadı Burhân, askerinin bütün levâzım ve erzâkını çapulculukla te'mîn eden bir adamdı. Amasya askerinin Avrupa dâru'l-harbine gitdiklerini haber aldı. Kalan kuvve-i muhâfazayı az gördü. Yine tecâvüzâta başlayıp 796 senesinde Tokat havâlîsini vurup târâc etdiğine binâ'en Amasya [154] emîri Mustafa Bey, Sultân Bâyezîd'e arz-ı keyfiyet ve istimdâd etmekle beraber vilâyeti müdâfa'a ediyordu.
Bu esnâda Kadı Burhân için bir hasım türemişdi: Diyârbekir ve havâlîsine müstevlî olan Akkoyunlu aşîreti re'îsi Kutlu Beyzâde İlik Osmân Bey. Buna "Kara İlik" de denirdi. İlik Osmân Bey, Kadı Burhân'ı oldukça tazyîk ediyordu.
Çünkü Kadı Burhân, Sivas emâretine kanâ'at etmiyor, Sivas etrâfında olan memâliki zabt ve istîlâ etmek hırsıyla her tarafa saldırıyor, bütün ümerâ-yı etrâfın adâvetini kazanıyordu. Erzincân emîri Mutahhereddîn Tayerten Bey ile de mükerreren harb edib gâh gâlib, ba'zen de mağlûb oluyor, bir türlü râhat duramıyordu.
Sultân Bâyezîd, Kadı Burhân'ın tecâvüzâtından müte'essir olup Niğbolu muzafferiyetinden sonra Anadolu beylerbeyi Timurtaş Paşa'yı bir kuvve-i kâfiye ile Amasya'ya gönderdi. Timurtaş Paşa, 798 zilka'desinde Amasya'ya geldi. Amasya'dan aldığı kuvveti de kendi kuvvetine ilâve ederek Kadı Burhân üzerine yürüdü.
Timurtaş Paşa, Amasya beylerbeyi Mustafa Bey'le beraber Tokat'ı Kadı Burhân'ın şerrinden kurtarıp Sivas'a müteveccihen hareket etmişdi. Kadı Burhân, Osmanlı Türkleri'yle son bir muhârebeye girdi. En ziyâde güvendiği Tatar ve Moğol eşirrâsı târumâr olduğundan bi'z-zarûre kaçıp Sivas'a tahassün etdi.
Bu muhârebede en ziyâde yararlık gösteren Tokat beyi Kutlu Paşa [155] idi. Çünkü Kadı Burhân'ın tecâvüzâtından en ziyâde cânı yanan bu idi. Timurtaş Paşa, Kadı Burhân'ın ilticâ ve niyâzına dayanamadı. Dönüp Amasya'ya geldi. Buradan Çankırı üzerine gitdi. Orayı da alıp karar-gâhına döndü.
Bu esnâda Amasya'da Ahi İbrâhim Basrî hulefâsından Şeyh Şihâbeddîn Şâdî Çelebi mu'tekad-ı enâm olmuş, müftü Hüsâmeddîn Hasan el-Hôyî vefât edib yerine kibâr-ı muhakkikînden Gümüşlüzâde Şücâ'eddîn İlyâs Çelebi müftü olarak iştihâr etmişdi.
Kezâlik Hacı Şâdgeldi Paşa dâmâdı ve Ahmed Paşa vezîri olan Fahreddîn Osmân Paşa 799 senesinde vefât etdi. Mahdûmları Hacı Alî, Kaya Beyler'di. Dâmâdı Sunkurzâde Melik İsmâ'il Bey olup "Gâzi Bey" demekle meşhûr idi.
Kadı Burhân 799 senesinde İlik Osmân Bey'le muhârebâta başlayıp her ikisi bîtâb olana kadar harbe devâm etdi. Nihâyet Kadı Burhân 800 senesi şa'bânında maktûlen vefât etdikde⁵⁴⁰ Tokat beylerbeyi Kutlu Paşa tarafından Sivas işgâl edilerek Kadı Burhân'ın hayât ve emâretine hitâm verdi. [156]
Kadı Burhân, ayş u işretde, zevk ve sefâhetde Eretna Oğulları'nı geçmekle beraber cebbâr, fa''âl adamdı. Osmân ve Kutlu Oğulları gibi şedîdü'ş-şekîme iki hasm-ı kavîye tesâdüf etmeseydi Anadolu'da mühim bir saltanat kurabilecek iktidârı hâ'izdi. Sîmâ-yı emâreti Cengîzâne, bütün harekâtı iblîsâne idi. Bunun için kurduğu binâ kendisiyle beraber yıkılıp gitdi.
Sivas emâreti ilk def'a Osmanlılar tarafından emîr-i müşârün-ileyh Kutlu Paşa'ya ve Tokat emâreti de Torumtayzâde Kaya Paşa'ya verildi. Amasya'da "Büyük Çeribaşı" demekle meşhûr olan Emîneddîn Mehmed Bey Amasya muhâfızı bulunuyordu.
Ancak Mâverâ'ü'n-Nehr'i, Horasân'ı, Îrân'ı, Irâk'ı, Şirvân'ı, Dağıstân'ı zabt ederek Cengîzâne bir hareketle Anadolu'ya doğru gelen Aksak Timur Hân'ın gerek muhâberâtından ve gerek ef'âl ve harekâtından garbın en şedîdü'ş-şekîme bir Türk hâkânı olan Sultân Bâyezîd ile harb edeceği anlaşılıyordu.
Aksak Timur'un birinci siyâseti, eski beyleri himâye ederek zabt-ı memâlik etmekdi. Gerçi Kutlu Şâh sülâlesinin Sultân Bâyezîd'e ve Türklüğe sadâkatleri müsellemdi. Fakat Aksak Timur'un siyâseti, bunları istiklâl dâ'iyesine sevk edebilirdi.
Bundan dolayı o zamân memâlik-i Osmâniye'nin şarkan serhaddi sayılan Sivas'da Kutlu Paşa'nın, Amasya’da ammizâdesi olan Mustafa Bey'in vücûdu mahzûrdan sâlim görülemedi. Buraların idâresini birer [157] şehzâdeye tevdî' etmek siyâseten elzem görüldü.
Binâ'en-aleyh 801 senesi şevvâlinde Amasya vâlîliğine şehzâde Çelebi Sultân Mehmed, Sivas vâlîliğine de şehzâde Sultân Mustafa ta'yîn ve irsâl edildi. Sivas'dan Kutlu Paşa, Amasya'dan Mustafa Bey bütün â'ile ve evlâdlarıyla beraber kaldırılıp Kutlu Paşa Bursada, Mustafa Bey Edirne'de ikâme edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Önceki emîr el-Hâc Şâdgeldi Paşa'nın üçüncü oğludur. 795 yılı zilhiccesinde emirlik vekili, 796 yılı safer ayında Amasya beylerbeyi, yani büyük emîr oldu.
Yine 795 yılının sonlarında Sultan Bâyezîd'in veziri Mehmed Paşa'nın ölümüyle Candarlızâde Alâeddîn Alî Paşa vezir olarak Eflak savaşıyla görevlendirilmiş, Amasya'dan epeyce asker ve bey harp bölgesine gitmiş, Ahmed Paşa'nın yanında bulunan vilâyetin koruma gücü geri dönmüştü.
Kadı Burhân, askerinin bütün ihtiyaç ve azığını çapulculukla sağlayan bir adamdı. Amasya askerinin Avrupa'daki savaş alanına gittiğini haber aldı. Geride kalan koruma gücünü az gördü. Yine saldırılara başlayıp 796 yılında Tokat çevresini vurup yağmaladığından Amasya emîri Mustafa Bey, Sultan Bâyezîd'e durumu bildirip yardım istemekle birlikte vilâyeti savunuyordu.
Bu sırada Kadı Burhân için bir rakip türemişti: Diyarbekir ve çevresine hâkim olan Akkoyunlu aşireti reisi Kutlu Beyzâde İlik Osmân Bey. Buna "Kara İlik" de denirdi. İlik Osmân Bey, Kadı Burhân'ı hayli sıkıştırıyordu.
Çünkü Kadı Burhân, Sivas emirliğiyle yetinmiyor, Sivas çevresindeki ülkeleri ele geçirme hırsıyla her yana saldırıyor, çevredeki bütün emîrlerin düşmanlığını kazanıyordu. Erzincan emîri Mutahhereddîn Tayerten Bey'le de defalarca savaşıp bazen galip, bazen mağlup oluyor, bir türlü rahat duramıyordu.
Sultan Bâyezîd, Kadı Burhân'ın saldırılarından etkilenip Niğbolu zaferinden sonra Anadolu beylerbeyi Timurtaş Paşa'yı yeterli bir kuvvetle Amasya'ya gönderdi. Timurtaş Paşa, 798 zilkadesinde Amasya'ya geldi. Amasya'dan aldığı askeri de kendi kuvvetine ekleyerek Kadı Burhân üzerine yürüdü.
Timurtaş Paşa, Amasya beylerbeyi Mustafa Bey'le birlikte Tokat'ı Kadı Burhân'ın kötülüğünden kurtarıp Sivas'a doğru yola çıkmıştı. Kadı Burhân, Osmanlı Türkleri'yle son bir savaşa girdi. En çok güvendiği Tatar ve Moğol serseri toplulukları dağıtıldığından zorunlu olarak kaçıp Sivas'a sığındı.
Bu savaşta en çok yararlılık gösteren Tokat beyi Kutlu Paşa'ydı. Çünkü Kadı Burhân'ın saldırılarından en çok canı yanan oydu. Timurtaş Paşa, Kadı Burhân'ın sığınma ve yalvarmasına dayanamadı. Dönüp Amasya'ya geldi. Buradan Çankırı üzerine gitti. Orayı da alıp karargâhına döndü.
Bu sırada Amasya'da Ahi İbrâhim Basrî'nin halifelerinden Şeyh Şihâbeddîn Şâdî Çelebi halkın inandığı bir kişi olmuş, müftü Hüsâmeddîn Hasan el-Hôyî ölüp yerine büyük araştırmacı âlimlerden Gümüşlüzâde Şücâeddîn İlyâs Çelebi müftü olarak tanınmıştı.
Aynı şekilde Hacı Şâdgeldi Paşa'nın damadı ve Ahmed Paşa'nın veziri olan Fahreddîn Osmân Paşa 799 yılında öldü. Oğulları Hacı Alî ve Kaya Beyler'di. Damadı Sunkurzâde Melik İsmâ'il Bey olup "Gâzi Bey" adıyla tanınırdı.
Kadı Burhân 799 yılında İlik Osmân Bey'le savaşa başlayıp ikisi de bitkin düşene kadar savaşı sürdürdü. Sonunda Kadı Burhân 800 yılı şabanında öldürülerek vefat edince Tokat beylerbeyi Kutlu Paşa tarafından Sivas işgal edilerek Kadı Burhân'ın hayatına ve emirliğine son verildi.
Kadı Burhân, eğlence ve içkide, zevk ve sefahatte Eretna Oğulları'nı geçmekle birlikte zorlu, işleri çok hareketli bir adamdı. Osmân ve Kutlu Oğulları gibi sert tabiatlı iki güçlü düşmana rastlamasaydı Anadolu'da önemli bir saltanat kurabilecek güçteydi. Emirliğinin görünüşü Cengiz'e benziyor, bütün hareketleri şeytanca idi. Bunun için kurduğu yapı kendisiyle birlikte yıkılıp gitti.
Sivas emirliği ilk kez Osmanlılar tarafından adı geçen emîr Kutlu Paşa'ya, Tokat emirliği de Torumtayzâde Kaya Paşa'ya verildi. Amasya'da "Büyük Çeribaşı" adıyla tanınan Emîneddîn Mehmed Bey, Amasya muhafızı bulunuyordu.
Ancak Mâverâünnehir'i, Horasan'ı, İran'ı, Irak'ı, Şirvan'ı ve Dağıstan'ı ele geçirerek Cengiz usulü bir hareketle Anadolu'ya doğru gelen Aksak Timur Han'ın yazışmalarından da, davranış ve hareketlerinden de batının en sert tabiatlı Türk hakanı olan Sultan Bâyezîd'le savaşacağı anlaşılıyordu.
Aksak Timur'un ilk siyaseti, eski beyleri koruyarak ülkeleri ele geçirmekti. Gerçi Kutlu Şâh soyunun Sultan Bâyezîd'e ve Türklüğe bağlılıkları kabul edilmiş bir gerçekti. Fakat Aksak Timur'un siyaseti, bunları bağımsızlık davasına sürükleyebilirdi.
Bundan dolayı o zaman Osmanlı ülkelerinin doğu sınırı sayılan Sivas'ta Kutlu Paşa'nın, Amasya'da amcasının oğlu Mustafa Bey'in bulunması sakıncasız görülemedi. Buraların yönetimini birer şehzâdeye bırakmak siyaseten gerekli görüldü.
Bunun üzerine 801 yılı şevvalinde Amasya valiliğine şehzâde Çelebi Sultan Mehmed, Sivas valiliğine de şehzâde Sultan Mustafa atanıp gönderildi. Sivas'tan Kutlu Paşa, Amasya'dan Mustafa Bey bütün aile ve çocuklarıyla birlikte kaldırılıp Kutlu Paşa Bursa'da, Mustafa Bey Edirne'de yerleştirildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- kâ'im-makâm: vekil, yerine bakan kişi
- dâru'l-harb: savaş bölgesi, Müslüman olmayan ülke
- tecâvüzât: saldırılar
- târâc: yağma
- mu'tekad-ı enâm: halkın inandığı, saygı duyduğu kişi
- şedîdü'ş-şekîme: sert tabiatlı, güçlü
- eşirrâ: serseriler, kötü kişiler
- vâlî: vali, yönetici
Kadı Burhâneddin'in Sonu
Hüsameddin, Kadı Burhân'ın ölümünü 800 yılı şabanına koyar ve dipnotta bunun için "bazen 794, bazen 798" gösteren eserlere karşı İbni Hacer'in 800 şevvalinden az önce kaydını, Bezm ü Rezm'in 800 recebinde bitmesini delil gösterir. Bugünkü ansiklopedi anlatısı da 1398'i, yani 800 yılını doğrular. Akkoyunlu Karayülük Osman Bey'le yaptığı savaşta esir düşen Kadı Burhâneddin, Sivas surlarının önünde başı kestirilerek öldürülmüştür; tarih olarak muhtemelen Zilkade 800 (Temmuz 1398) verilir. Yani Hüsameddin'in şaban ile ansiklopedinin zilkade verdiği ay birbirinden ayrılır, yıl ise aynıdır.
Ölümden sonrası da farklı anlatılır. Hüsameddin, Sivas'ın Tokat beylerbeyi Kutlu Paşa tarafından işgal edildiğini yazar. Bugünkü anlatıda Sivaslılar önce Kadı Burhâneddin'in oğlu Kayseri valisi Alâeddin Ali Çelebi'yi başa geçirip Karayülük Osman'a karşı şehri savunmuş, Kara Tatarlar'dan yardım istemiş, sonunda I. Bayezid'den yardım dilemişlerdir. Bayezid oğlu Süleyman Çelebi'yi göndermiş, Osmanlı kuvvetleri Karayülük'ü yenip şehre hâkim olmuş, Tokat, Niksar ve Kayseri de Osmanlı'ya geçmiştir. Bu anlatıda Kutlu Paşa'nın adı yoktur.
Çelebi Mehmed'in Valiliği
Maddenin son paragrafında geçen 801 şevvali, Çelebi Mehmed'in Rum vilâyeti valiliğine atandığı tarih olarak bugünkü kaynaklarda da aynen yer alır: Haziran 1399. Bu vilâyet Amasya, Tokat, Sivas ve Ankara'yı içine alıyordu ve önceden Eretna hanedanının toprağıydı. Hüsameddin Sivas'a şehzâde Mustafa'nın gönderildiğini yazar; bir sonraki maddede kendisi bu konuda Ahmed bin Arabşâh'ın başka bir adı, Süleyman'ı verdiğini aktarır.
Hüsameddin'in 539 numaralı dipnotu, Türkiye Târîhi'nde adı geçmeyen vezir Mehmed Paşa'nın vezirliğini ve oğullarının, Müştemilzâde diye anılan Alî ile Abdülmecîd Begler'in kayıtlarda bulunduğunu belirtir. Önceki maddede "Müştemil" adıyla anılan vezir Kemâleddîn Mehmed Paşa ile bu ad arasındaki bağ metinden anlaşılır; bunu doğrulayan başka bir kaynağa rastlanmadı.
Timurtaş Paşa ile Mustafa Bey'in Tokat ve Çankırı hareketlerine dair bu kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Mustafa Bey'in Edirne'ye gönderilmesi ve sonraki hayatı hakkında da başka kaynakta bilgi bulunamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 450–451. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar