İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Cevher Mehmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 651 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Merzifon'da Zoğuludur. 1161 saferinin yirmi yedinci günü Amasya mutasarrıfı ve kethüdâsı Hacı Mirzâ Ağa mütesellimi olarak geldi. Rebî'ulevvel gurresinde ulemâ ve a'yânın ittifâkıyla Fazlı Oğulları azl edilip Torun Hacı Alî Ağa nakîb ve sâbık kethüdâ Hacı Hüseyin Ağa da şehir kethüdâsı oldu.

Bu ayın ortalarında Yukarı Kalede Dizdâriyye müderrisi, Bey Câmi'i vâ'izi ve mekteb mu'allimi meşâhîr-i ulemâdan Hacı Mehmed Efendi vefât etdi. Şa'bân gurresinde Tatar Ağasızâde Mehmed Emîn Efendi Amasya kadısı ve müte'âkiben Hacı Mirzâ Ağa'nın da azliyle baş a'yân Hacı Ahmed Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Zilka'dede hitâm bulan ihtilâs tahkîkâtı netîcesinde ihtilâs edilen emvâl ve nukûd, Murtazâ Paşa'nın Samsun'da bırakdığı anbar me'mûru ile kethüdâsının zimmetinde kaldığı anlaşıldığından Fazlı Oğulları, müftü Hacı Ömer Efendi, [80] şehir kethüdâsı Hacı Hüseyin Ağa berâ'et kazandı. Müftü ıtlâk edildi.

Zilhicce evâ'ilinde mahkeme baş kâtibi Gümüşlü Hacı Mehmed Efendi vefât edip Fazlıoğlu Hacı İsmâ'il Efendi bin Hacı Mehmed Efendi başkâtib oldu. Müftü Şeyh Mustafâ Efendi isti'fâ edip Taşâbâdî Hacı Ahmed Efendi yine Amasya müftüsü oldu. Bu ayın yirmi altısında İstanbul'da sarây-ı hümâyûn hocası şârih-i Buhârî ve Müslim Amasyalı Yûsuf Efendizâde Abdullâh Hilmî Efendi vefât etdi.

1162 muharremi intihâbında Rahtuvân Paşazâde Hacı Ahmed Ağa baş a'yân, Fazlıoğlu Hacı Alî Efendi hacıbaşı oldu. Muharremin gâyesinde Hacı Ahmed Efendi'nin fetvâdan çekilmesi üzerine Ayas Ağa müderrisi Çorumlu Hacı Alî Efendi Amasya müftüsü ve rebî'ulevvelin yirmisinde kul kethüdâsı Amasyalı Hüseyin Ağa yeniçeri ağası oldu.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Merzifon'un Zoğu nahiyesindendir. 1161 [1748] yılı safer ayının yirmi yedinci günü Amasya mutasarrıfı oldu; kethüdası Hacı Mirza Ağa da mütesellim olarak geldi. Rebiülevvel ayının ilk günü ulemanın ve ayanın birlikte hareket etmesiyle Fazlıoğulları görevlerinden alındı; Torun Hacı Ali Ağa nakib, eski kethüda Hacı Hüseyin Ağa da şehir kethüdası oldu.

Bu ayın ortalarında Yukarı Kale'deki Dizdariye Medresesi'nin müderrisi, Bey Camii'nin vaizi ve mektep muallimi olan ünlü ulemadan Hacı Mehmed Efendi vefat etti. Şaban ayının ilk günü Tatar Ağasızade Mehmed Emin Efendi Amasya kadısı oldu; ardından Hacı Mirza Ağa da azledilerek baş ayan Hacı Ahmed Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Zilkade ayında sona eren zimmete geçirme soruşturmasının sonunda, zimmete geçirilen mal ve paraların Murtaza Paşa'nın Samsun'da bıraktığı ambar memurunun ve kethüdasının zimmetinde kaldığı anlaşıldı. Bu yüzden Fazlıoğulları, müftü Hacı Ömer Efendi ve şehir kethüdası Hacı Hüseyin Ağa aklandı. Müftü de serbest bırakıldı.

Zilhicce ayının başlarında mahkeme başkâtibi Gümüşlü Hacı Mehmed Efendi vefat etti ve Fazlıoğlu Hacı İsmail Efendi bin Hacı Mehmed Efendi başkâtip oldu. Müftü Şeyh Mustafa Efendi istifa edince Taşabadî Hacı Ahmed Efendi yeniden Amasya müftüsü oldu. Bu ayın yirmi altısında, İstanbul'da saray hocası, Buhârî ve Müslim şârihi Amasyalı Yusuf Efendizade Abdullah Hilmi Efendi vefat etti.

1162 [1748-49] yılı muharrem ayındaki seçimde Rahtuvan Paşazade Hacı Ahmed Ağa baş ayan, Fazlıoğlu Hacı Ali Efendi hacıbaşı oldu. Muharrem ayının sonunda Hacı Ahmed Efendi fetva görevinden çekilince Ayas Ağa Medresesi müderrisi Çorumlu Hacı Ali Efendi Amasya müftüsü oldu. Rebiülevvel ayının yirmisinde de kul kethüdası Amasyalı Hüseyin Ağa yeniçeri ağası oldu.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ittifâk: birlik, ortak karar
  • dizdâr: kale komutanı; Dizdariye, kale komutanına nispet edilen medrese
  • vâ'iz: camide öğüt veren, vaaz eden
  • mu'allim: öğretmen
  • meşâhîr-i ulemâ: ulemanın ünlüleri
  • müte'âkiben: ardından
  • hitâm bulmak: sona ermek
  • emvâl ve nukûd: mallar ve paralar
  • zimmet: bir kimsenin sorumluluğunda olan, ödemekle yükümlü olduğu mal
  • berâ'et: aklanma, suçsuz çıkma
  • ıtlâk: serbest bırakma
  • şârih: bir eseri açıklayan, şerh yazan
  • gâye: bir ayın son günleri
  • kul kethüdâsı: yeniçeri ocağında ağadan sonra gelen yüksek rütbeli subay

Cevher Mehmed Paşa'nın Üçüncü Dönemi

Hüsameddin bu mutasarrıfı yalnızca "Merzifon'da Zoğulu" diye tanıtır. Başlığa göre bu, daha önce iki kez Amasya'yı elinde tutan Zoğulu Cevher Mehmed Paşa'nın üçüncü mutasarrıflığıdır. İkinci döneminde Köprü kadısının katillerini para karşılığında salıverdiği için azledilen paşanın dört yıl sonra yeniden aynı sancağa getirilmesi, bu dönemde sancakların paşalara birer gelir kaynağı olarak dağıtıldığını ve geçmişteki bir azlin yeni bir tayine engel olmadığını gösterir. Paşanın bu üçüncü gelişinde de sancağa kendi kethüdasını mütesellim olarak göndermesi, Amasya'nın onun için daha çok bir gelir kaynağı olduğunu düşündürür.

Yolsuzluk Davasının Sonu

Bu madde, iki önceki maddede başlayan savaş yardımı davasını kapatır. Olayın seyri şöyle özetlenebilir: 1160 başında Amasya'da kurulan meclisin topladığı yardımların yarısının Samsun'daki ambara ulaşmadığı anlaşılmış, suç önce müftünün üzerine kalmış ve müftü azledilerek memleketi Ziyare'ye gönderilmiştir. İlk soruşturmada Fazlıoğulları'nın sorumluluğu ortaya çıktığı halde tazmin, Hüsameddin'in "karakuşî" dediği bir hükümle müftüye ve şehir kethüdasına yükletilmiştir. Yaklaşık iki yıl süren soruşturmanın sonunda ise eksik malların Samsun'da, Murtaza Paşa'nın bıraktığı ambar memuru ile paşanın kendi kethüdasının elinde kaldığı anlaşılmıştır.

Böylece Amasyalılar arasında birbirini suçlayan bütün taraflar aklanmış, sorumluluk paşanın adamlarına kalmıştır. Hüsameddin'in iki önceki maddede "zavallı müftü yalnız kaldı" diye yazarken takındığı tavır, davanın sonucuyla haklı çıkmıştır. Fazlıoğulları'nın aynı yılın başında ulema ve ayanın birlikte hareket etmesiyle görevlerinden alınması, şehirdeki ileri gelenlerin bu ailenin nüfuzuna karşı ortak bir tutum geliştirdiğini gösterir. Ancak ailenin gücü kırılmış değildir; aynı yılın sonunda bir Fazlıoğlu mahkeme başkâtibi, ertesi yılın başında bir başkası da hacıbaşı olmuştur.

Yusufefendizade Abdullah Hilmi Efendi

Maddede adı geçen en tanınmış kişi, XVIII. yüzyıl Osmanlı ilim dünyasının önde gelen kıraat, tefsir ve hadis âlimlerinden Yusufefendizade Abdullah Hilmi Efendi'dir. Halit Özkan'ın biyografisine göre babası şeyhülkurrâ Mehmed Efendi, dedesi ise Amasyalı reisülkurrâ Yusuf Efendi'dir; âlim, dedesine nispetle Yusufefendizade lakabıyla tanınmıştır. Doğum yeri ve tarihi tartışmalıdır. Bazı kaynaklar onun 1085'te [1674] Amasya'da doğduğunu yazar ve Amasyalı âlimleri tanıtan çalışmalar da bu bilgiyi benimser. Özkan ise doğumuna düşürülen "sâat-i saâdet" tarih ibaresine ve babasının İstanbul'daki Nakilbent Camii'nde imamlık yapmasına dayanarak 1066'da [1656] İstanbul'da doğduğunu, Amasya'da doğduğu bilgisinin doğru olmadığını belirtir. Her iki durumda da ailenin kökü Amasya'dadır; Hüsameddin'in onu "Amasyalı" diye anması bu yüzdendir.

Abdullah Hilmi Efendi 1711'den itibaren sarayda Buhârî'nin Sahîh'ini okutmuş, 1722'de Sultan Ahmed Camii şeyhülkurrâlığına, 1735'te saray hocalığına getirilmiş, Ayasofya'daki kütüphanede tefsir müderrisliği ve saray kütüphanesinde hâfız-ı kütüblük yapmıştır. Öğrencileri arasında Müstakimzade Süleyman Sâdeddin ve Râgıb Paşa gibi ünlü isimler bulunur. Asıl eseri, kırk yılda tamamladığı otuz ciltlik Buhârî şerhi "Necâhu'l-kârî li-Sahîhi'l-Buhârî"dir. Müslim'in Sahîh'ine yazmaya başladığı "İnâyetü'l-meliki'l-mün'im" adlı şerh ise ölümü üzerine yarım kalmıştır. Hüsameddin'in onu "Buhârî ve Müslim şârihi" diye anması bu iki esere işaret eder.

Ölüm tarihinde ise önemli bir ayrılık vardır. Hüsameddin onun 26 Zilhicce 1161'de [Aralık 1748] vefat ettiğini yazar. Özkan ise ölüm tarihini 26 Zilhicce 1167 (14 Ekim 1754) olarak verir ve onun 101 yaşında İstanbul'da öldüğünü, Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Topkapı civarında babasının ve dedesinin yanına gömüldüğünü kaydeder. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü de ölüm yılını 1167 olarak verir, yalnız günü 15 Zilkade olarak gösterir. Hüsameddin'in verdiği tarih kesinlikle yanlıştır: Özkan'a göre Buhârî şerhi 21 Rebiülahir 1163'te (30 Mart 1750) tamamlanıp I. Mahmud'a sunulmuş, Müslim şerhine de 14 Cemaziyelahir 1163'te (21 Mayıs 1750) başlanmıştır; yani âlim 1750'de hayattaydı. Hüsameddin'in kaydı ile Özkan'ın kaydında gün ve ayın aynı olması, yılın 1167 yerine 1161 okunduğu ya da yazıldığı bir karışıklığı akla getirir; bu bir tahmindir.

Medreseler ve Yukarı Kale

Vefat eden Hacı Mehmed Efendi'nin müderrisi olduğu Dizdariye Medresesi, adından anlaşıldığına göre Amasya Kalesi'nin dizdarlarıyla ilişkili bir medresedir. Harşena Dağı üzerindeki Amasya Kalesi'nde XVI. yüzyıl başlarında bir dizdar, bir kethüda ve elli yedi muhafız bulunduğu, kalenin XVIII. yüzyıldan itibaren önemini kaybedip harap olmaya başladığı bilinmektedir. Bu medreseye ve Bey Camii'ne dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Yeni müftü Çorumlu Hacı Ali Efendi'nin müderrisi olduğu Ayas Ağa Medresesi ise bugün ayaktadır. II. Bayezid'in kapı ağası Ayas Ağa'nın 1495'te Şamlar Mahallesi'nde yaptırdığı cami, medrese, sıbyan mektebi ve hazireden oluşan külliyenin bir parçasıdır; halk arasında Küçük Ağa Medresesi diye de anılır. Avluyu üç yandan kuşatan revaklı odalarıyla klasik U planlı Osmanlı medreselerinin bir örneğidir ve 2007'de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Maddede adı geçen Tatar Ağasızade Mehmed Emin Efendi, Gümüşlü Hacı Mehmed Efendi, Taşabadî Hacı Ahmed Efendi ve yeniçeri ağası Hüseyin Ağa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 651–651. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.