Edirnelidir. Enderûn’da tefeyyüz ederek kilâr kethüdâsı iken 1223 senesi şevvâlinde silahdâr-ı şehriyârî oldu. Üç yıl kadar makâmını muhâfaza edib 1226’da [330] infisâl etdi. 1227’de Hicâz’a gidip 1228’de avdeti üzerine vatan-ı sânîsi olan Merzifon’da ikâmete me’mûr ve Evkâf-ı Sultâniye mütevellîsi oldu.
On altı yıl kadar tevliyet vazîfesiyle imrâr-ı hayât edib 1244’de Tatar Hasan Ağa vak’asında yararlığı ve büyük hizmeti görüldüğünden Merzifon voyvadası oldu. Üç yıl kadar bu kazâyı idâre edib Nezir Ağa’nın tasallutu üzerine çekildi.
Ba’dehû Hazine-i hümâyûn kethüdâsı Merzifonî Ebûbekir Efendi’nin ricâ-yı avfı üzerine 1249’da İstanbul’a geldi. 1252 senesi rebiülâhirinin üçünde vefât etdi. Üsküdar’da medfûndur. Mahdûmu Es’ad Mehmed Efendi mevâlîdendir.
Günümüz Türkçesiyle
Edirnelidir. Enderûn'da yetişerek kiler kethüdâsı iken 1223 senesi Şevval'inde [1808] padişahın silahdarı (silahdâr-ı şehriyârî) oldu. Üç yıl kadar bu makamı koruyup 1226'da [1811-12] görevden ayrıldı. 1227'de Hicâz'a gidip 1228'de dönüşünde ikinci vatanı olan Merzifon'da oturmakla görevlendirildi ve padişah vakıfları (Evkâf-ı Sultâniye) mütevellisi oldu.
On altı yıl kadar mütevellilik görevinde hayatını geçirip 1244'te [1828-29] Tatar Hasan Ağa olayında yararlılığı ve büyük hizmeti görüldüğünden Merzifon voyvodası oldu. Üç yıl kadar bu kazayı yönetip Nezir Ağa'nın zorbalığı üzerine çekildi.
Daha sonra Hazine-i hümâyûn kethüdâsı Merzifonlu Ebûbekir Efendi'nin affı için ricası üzerine 1249'da [1833-34] İstanbul'a geldi. 1252 senesi Rebîülâhir'in üçünde [1836] vefat etti. Üsküdar'da gömülüdür. Oğlu Es'ad Mehmed Efendi mevâlîdendir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- Enderûn: padişah sarayının iç hizmet ve eğitim kurumu
- tefeyyüz: feyiz alma, yetişme
- kilâr kethüdâsı: saray kilerinin (erzak dairesinin) yöneticisi
- silahdâr-ı şehriyârî: padişahın silahdarı (kılıç ve silah taşıyıcısı)
- infisâl: görevden ayrılma
- vatan-ı sânî: ikinci vatan, sonradan yerleşilen yer
- Evkâf-ı Sultâniye mütevellîsi: padişah vakıflarının yöneticisi
- tevliyet: mütevellilik, vakıf yöneticiliği
- imrâr-ı hayât: hayatını geçirme
- voyvoda: bir kazanın yönetici ve vergi toplayıcı görevlisi
- tasallut: zorbalık, baskı kurma
- Hazine-i hümâyûn kethüdâsı: padişah hazinesinin kâhyası
- ricâ-yı afv: bağışlanma için rica
- mevâlî: ilmiye sınıfının üst kademesindeki mollalar; "mevâlîdendir" bu zümreden olmak demektir
Merzifon
Silahdar Emîn Mehmed Ağa'nın "ikinci vatanı" Merzifon, Osmanlı idaresinde bir kaza merkeziydi. 1840'larda yapılan temettuât sayımına göre şehirde on üç mahallede 929 vergi mükellefi hane kayıtlıydı; nüfusun önemli bir bölümü tekstil sayılabilecek iş ve zanaat kollarında çalışıyordu. Şehir XIX. yüzyıl boyunca nüfus ve yapı bakımından sürekli gelişti; yüzyılın ortasında nüfusu 10.000 dolayında tahmin edilir. 1860 sayımına göre kazanın 160'ı aşkın köyü vardı ve nüfusu yaklaşık 25.000'di. Şehrin en büyük vakıf yapıları ise XVII. yüzyılda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın yaptırdığı külliyedir (cami, taşhan, bedesten, kütüphane, iki hamam ve dükkânlar); Hüsameddin'in sözünü ettiği "Evkâf-ı Sultâniye"nin bu vakıflarla ilgisi olup olmadığı okunan kaynaklardan anlaşılamadı.
Doğrulanamayanlar
"Tatar Hasan Ağa olayı" ve "Nezir Ağa'nın tasallutu" hakkında okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı; bu olaylar doğrulanamadı. Hazine-i hümâyûn kethüdâsı Merzifonlu Ebûbekir Efendi ve oğlu Es'ad Mehmed Efendi hakkında da başka kaynakta bilgi bulunamadı. Silahdar Emîn Mehmed Ağa'nın saraydaki ve Merzifon'daki görev tarihleri yalnız Hüsameddin'e dayanır.
Kaynakça