Amasyalıdır. Hüseyin Ağa ve Ayâs Ağa Medreseleri müderrisi Mehmed Şerîf Efendizâde es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi’nin mahdûmudur. Es-Seyyid Mehmed Şerîf Efendi de Amasya müftüsü ve nakîbü’l-eşrâf kâim-makâmı Zanalı es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi’nin mahdûmudur.
Amasya‘da doğdu. Köse Hattât Emîn Mehmed Efendi’den yazı öğrenip Amasya ulemâsından tahsîl-i maârif etdi. 1187’de ammizâdesi es-Seyyid Şerîf Mehmed Efendi Amasya evkâf-ı Sultâniyyesi mütevellîsi olup geldikte dâiresine girdi.
1190’da pederinin vefâtı üzerine Hüseyin ve Ayâs Ağalar medreselerinin müderrisliği Şerîf Mehmed Efendi’nin himmetiyle uhdesine tevcîh edildi. 1191’de Şerîf Mehmed Efendi’nin afv ve itlâkı üzerine beraber İstanbul’a gitdi. Mektûbî-i Mâliye kalemine yerleşti.
1194’de mezkûr iki medrese uhdesinden ref edilip fuzalâdan Abdullah Vecîh Efendi’nin uhdesine tevcîh edildi. [321]
Ba’dehû Şerîf Mehmed Efendi’nin ma’iyyet kâtibi olup 1216’da beraber Mısır’a gitdi. 1217’de Şerîf Mehmed Paşa vezâretle Cidde ve Habeş vâlisi oldukda kethüdâsı olup beraber hacc etdi.
1218’de müşârün-ileyhin irtihâlinde İstanbul’a gelip 1220’de bâ-rütbe-i hâcegânî silâhdâr kâtibi oldu. 1222 rebiülevvelinde hal’i Selîm Hân vak’asında menkûb olup 1224’de vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Hüseyin Ağa ve Ayas Ağa Medreseleri müderrisi Mehmed Şerif Efendizâde es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi'nin oğludur. Es-Seyyid Mehmed Şerif Efendi de Amasya müftüsü ve nakîbüleşrâf kaymakamı Zanalı es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi'nin oğludur.
Amasya'da doğdu. Köse Hattat Emîn Mehmed Efendi'den yazı öğrenip Amasya âlimlerinden ilim tahsil etti. 1187'de [1773-74] amcaoğlu es-Seyyid Şerif Mehmed Efendi, Amasya sultanî vakıfları mütevellisi olarak geldiğinde onun konağına girdi.
1190'da [1776-77] babası ölünce Hüseyin ve Ayas Ağa medreselerinin müderrisliği, Şerif Mehmed Efendi'nin gayretiyle ona verildi. 1191'de [1777-78] Şerif Mehmed Efendi affedilip serbest bırakılınca onunla birlikte İstanbul'a gitti. Mektûbî-i Mâliye (Maliye Mektubî) kalemine yerleşti.
1194'te [1780-81] adı geçen iki medrese elinden alınıp fâzıllardan Abdullah Vecîh Efendi'ye verildi.
Sonra Şerif Mehmed Efendi'nin maiyet kâtibi olup 1216'da [1801-02] onunla birlikte Mısır'a gitti. 1217'de [1802-03] Şerif Mehmed Paşa vezaretle Cidde ve Habeş valisi olunca onun kethüdası olup birlikte hac etti.
1218'de [1803-04] adı geçenin ölümü üzerine İstanbul'a gelip 1220'de [1805-06] hâcegân rütbesiyle silahdar kâtibi oldu. 1222 rebiülevvelinde [Mayıs 1807] Sultan Selim'in tahttan indirilmesi olayında sürgün edilip 1224'te [1809-10] öldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- nakîbüleşrâf kâim-makâmı: peygamber soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan nakîbüleşrâf'ın vekili
- tahsîl-i maârif: bilgi öğrenme
- ammizâde: amcaoğlu
- evkâf-ı Sultâniyye: padişah vakıfları
- mütevellî: vakfın yöneticisi
- dâire: büyük bir kişinin konağı, hizmet çevresi
- uhde: görev ve sorumluluk
- afv ve itlâk: affedilip serbest bırakılma
- Mektûbî-i Mâliye: maliyenin (defterdarlığın) yazışma kalemi
- fuzalâ: fâzıllar, bilgin kişiler
- ma'iyyet kâtibi: bir devlet adamının maiyetindeki yazman
- kethüdâ: bir devlet adamının işlerini yürüten kâhya
- bâ-rütbe-i hâcegânî: hâcegân rütbesiyle
- silahdar kâtibi: silahdar dairesinin kâtibi
- menkûb: sürgün edilmiş, gözden düşmüş
Hüseyin Ağa Medresesi
Metinde geçen Hüseyin Ağa Medresesi, Amasya'da Büyük Ağa ya da Kapı Ağası Medresesi diye de bilinir. Yapı, II. Bayezid döneminde saray kapı ağası Hüseyin Ağa'nın isteğiyle 1488'de yaptırılmıştır. Öğrenci odaları sekizgen bir revaklı avlunun çevresinde dizilidir; sekizgen plan bu yapıda ilk kez uygulanmıştır. En büyük kubbeli oda ana ders odası olarak kullanılmıştır; bugün buranın yerel gençlere hafızlık eğitimi vermek için kullanıldığı bildirilir. Bu medrese üzerine 2020'de yazılmış bir çalışma, yapının şehrin ilim ve kültür hayatındaki yerini ele alır. Ayas Ağa Medresesi üzerine ise okunan kaynaklarda bilgi bulunamadı.
Metindeki Şerif Mehmed Efendi
Hüsameddin'in "Şerif Mehmed Efendi" dediği kişi, Amasya sultanî vakıfları mütevellisi iken sonradan Cidde ve Habeş valiliğine çıkan zattır. Okunan kaynaklarda bu kişiye, Amasya vakıflarının mütevelliliğine ya da Cidde ve Habeş valiliğine dair kayda rastlanmadı. Aynı adı taşıyan ve çağdaş olan Şeyhülislâm Seyyid Mehmed Şerif Efendi (1115-1193 [1703-1779]) ise İstanbul doğumlu olup babası Yenişehirli Şerif Efendi'dir; Hüsameddin'in Amasyalı müftü ve nakîbüleşrâf kaymakamı Zanalı Ahmed Efendi'nin oğlu olarak andığı kişiyle özdeş değildir: şeyhülislâm 1193'te [1779] öldüğüne göre metindeki 1216-1218 [1801-04] olaylarının kişisi olamaz (çıkarım). Metinde 1191'de anılan af ve salıverilme olayı da okunan kaynaklarda doğrulanamadı.
1222 Sürgünü
Emîn Mehmed Efendi'nin 1222 rebiülevvelinde sürgüne gönderilmesi, III. Selim'in 17-21 Rebîülevvel 1222'de (25-29 Mayıs 1807) tahttan indirilmesine denk gelir. Bu olayda Nizâm-ı Cedîd ileri gelenleri idam edildi; silahdar kâtibinin hangi sebeple sürüldüğü okunan kaynaklarda belirtilmemiştir.
Doğrulanamayanlar
Zanalı Ahmed Efendi, Köse Hattat Emîn Mehmed Efendi, Abdullah Vecîh Efendi, kethüdâlık ve Cidde-Habeş valiliği hakkındaki kayıtlar okunan kaynaklarda bulunamadı. Başka kaynaklarda Emîn Mehmed Efendi'ye dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 361–361. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Kitaplar
Diğer kaynaklar