İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Eyyûb Ağa-Hacı Eyyûboğlu el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 388 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasya a’yânından el-Hâc Ömer Ağa bin el-Hâc Eyyûb Ağa’nın oğludur. Dergâh-ı Âlî gedüklülerinden olup devr-i hidemât ederek Amasya a’yânından oldu. Bir müddet Amasya Mukata’ât emîni olup Osmân Beyzâde es-Seyyid el-Hâc Abdullah Bey’e kethüdâlık yaptı. 1221 hudûdunda vefât etdi. Oğlu Hacı Mehmed Ağa’dır. [412]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya ayanından, Hacı Eyyûb Ağa oğlu Hacı Ömer Ağa'nın oğludur. Dergâh-ı Âlî gediklilerinden olup hizmetleri sırayla yürüterek Amasya ayanından oldu. Bir süre Amasya Mukataât Emini olup Osman Beyzâde Seyyid Hacı Abdullah Bey'e kethüdalık yaptı. 1221 sıralarında [1806-07] öldü. Oğlu Hacı Mehmed Ağa'dır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • a'yân: bir yerin ileri gelenleri
  • Dergâh-ı Âlî: padişah kapısı, saray
  • gedüklü: belli bir görev ve imtiyaza (gedik) sahip kişi
  • devr-i hidemât: hizmetleri sırayla yürütme (metindeki kesin anlamı belli değildir)
  • mukata'ât emîni: mukataaların, yani belirli bir bedel karşılığı iltizama verilen gelir birimlerinin işlerine bakan görevli
  • kethüdâ: bir yöneticinin özel yardımcısı, kâhyası
  • hudûd: sıralar, civar (bir yıl için "yaklaşık")

Ailenin Üç Kuşağı

Madde, Eyyûb Ağa-Derviş Beyzâde maddesinin devamı niteliğindedir. O maddede Eyyûb Ağa 1171'de [1757-58] ölmüş, oğulları Ömer ve Osman Ağalara ve çocuklarına Hacı Eyyûb Oğulları denmişti. Burada Ömer Ağa'nın oğlu, dedesinin adını taşıyan Eyyûb Ağa görülür; onun oğlu da Hacı Mehmed Ağa'dır. Böylece Hüsameddin'in kitabında dededen toruna üç kuşak izlenebilir. Maddenin başlığındaki "Hacı Eyyûboğlu" lakabı bu aile adını yansıtır.

Osman Beyzâde Abdullah Bey

Eyyûb Ağa'nın kethüdâlık ettiği Osman Beyzâde Abdullah Bey'in kim olduğu maddede açıklanmaz. Hüsameddin'in Ebûbekir Bey-Dervîş Beyzâde maddesindeki soy anlatısında, Mısır mirlivası Hacı Osman Bey'in çocukları arasında "Hacı Osmânbeyzâde Ebûbekir, Mehmed Paşalarla Abdî Bey" anılır ve aynı yerde "Abdîzâde es-Seyyid el-Hâc Abdullah Bey" Amasya'nın "aynü'l-a'yânı", yani ayanın en seçkini diye tanıtılır; oğulları Ahmed Necîb ve Mehmed Şâhid Beylerdir. Osman Beyzâde Abdullah Bey'in bu Abdullah Bey olması büyük olasılıktır; bu bir çıkarımdır. Hüsameddin'in kendisi de Abdîzâde adını taşır; bu adın bu aileyle bağı metinlerden kesin olarak anlaşılmaz. Dedesi Eyyûb Ağa'nın, Hacı Osman Bey'in kethüdâsı olduğu hatırlanırsa, kethüdâlığın aynı çevrede sürdüğü görülür.

Dergâh-ı Âlî Gedikliliği ve Mukataat Eminliği

Ahmet Akgündüz'e göre gedik, Osmanlı sarayında belli bir görev ve imtiyaz anlamına gelir; kapı halkı arasında "gedikli ağalar" gibi gruplar vardı. Eyyûb Ağa'nın "Dergâh-ı Âlî gediklilerinden" sayılması bu çerçevede anlaşılabilir, ama hangi görevde gedik sahibi olduğu yazılı değildir. Mehmet Genç'e göre mukataa, devlete ait bir vergi ya da gelir biriminin belirli bir meblağ karşılığı iltizama verilmesidir; altın ve gümüş madenlerinin hemen tamamı gibi devletin doğrudan sahip olduğu kuruluşlar da mukataa olarak örgütlenmişti. Mukataanın iltizam veya emanetle yönetilmesi arasında maliye bakımından fark görülmezdi. Amasya mukataât emînini, emanet yoluyla işletilen mukataaların yönetiminden sorumlu görevli saymak mümkündür; bu bir çıkarımdır. Amasya'da mukataa işlerinin bir başka örneği, Amasyalızâde İsmâîl Efendi'nin Saz Mâlikânesi mukataasını iltizama almasıdır; Hüsameddin bunu o maddede anlatır.

Amasya Mukata'ât Eminleri

Hüsameddin'in başka maddelerinde Amasya mukata'ât eminliği yapmış birkaç kişi anılır. Sefer Ağazâde Ahmed Ağa, Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadrazamlığında Dergâh-ı Âlî kapıcıbaşısı olup sipahiler ağalığı yapmış, 1095'te [1683-84] Amasya mukata'ât emini olmuş, 1097'de emekliye ayrılıp 1099'da ölmüştür. Murâd Beyzâde Ahmed Ağa "Dergâh-ı Âlî gediklisi" olarak sivrilmiş, sonra kapıcıbaşı olmuş, 1188'de [1774-75] Amasya mukata'ât emini iken 1193'te [1779] ölmüştür. Ali Kayazâde Erdoğdu Ağa da sipahi iken İran savaşlarında yararlık göstermiş, bir süre Amasya'da mukata'ât emini ve meclis üyesi olup 1180 sıralarında [1766-67] ölmüştür. Bu üç örnekte görev, kapıcıbaşılık, gedik ve ayan meclisi üyeliğiyle birlikte görülür; Eyyûb Ağa'nın özgeçmişi de aynı düzene uyar. Sefer Ağazâde maddesindeki "devr-i hidemât" ifadesi ise kapıcılar zümresine girip görev basamaklarını sırayla geçmek anlamında kullanılmış görünür. Bunlar gözlemdir; görevin işleyişine dair kesin bilgi vermez.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 388. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, aynı baskı, 6. Cilt, "Ebûbekir Bey-Dervîş Beyzâde", "Ahmed Ağa-Sefer Ağazâde" ve "Ahmed Ağa-Murâd Beyzâde" (mukata'ât emini olan ikinci kayıt) maddeleri; 7. Cilt, "Eyyûb Ağa-Derviş Beyzâde", "Erdoğdu Ağa-Ali Kayazâde" ve "İsmâil Efendi-Amasyalızâde" maddeleri.

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.