İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Eyyûb Efendi-Mütevellî

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 386–387 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Selâmet Hâtun evlâdından Mehmed’in mahdûmudur. Ba’de’t-tahsîl ders-i âm ve ba’dehû Selamet Hâtun Tekkesi’ne imâm oldu. Selamet Hâtun vakfı mütevellîsi es-Seyyid Mehmed Ağa’nın Emîrler Vak’asına karışdığından dolayı 1100’de ref’inden mütevellî de oldu. [408]

Bu esnâda Yâ Vedûd Tekkesi denilen bu tekke pek ma’mûr idi. Mütevellîsi ve imâmı ulemâdan Şeyhî Mehmed Efendi ve 1110’da Mustafa Efendi de ulemâdan idiler. Hâsılât-ı vakfiye tekkenin ta’âmiyesine sarf edilerek tevhidlerle şenlenmişti.

On dokuz yıl kadar tevliyet ve daha ziyâde imâmet ederek 1119’da vefât etdi. Âlim, sâlih bir imâm idi. Mahdûmu Osmân Efendi’dir. Tevliyet tekkenin şeyhi olan Mustafa Efendi’ye verilmiş ise de 1121’de bunun da vefâtıyla Osmân Efendi mütevellî ve imâm oldu.

1141’de Osmân Efendi’nin vefâtıyla oğulları es-Seyyid İbrâhim, İsmâîl Efendiler müştereken imâm ve mütevellî oldu. 1156’da es-Seyyid İsmâîl Efendi ve 1173’de es-Seyyid İbrâhim Efendi fevt olup İsmâîl Efendizâde es-Seyyid Osmân Efendi ve es-Seyyid İbrâhim Efendizâde es-Seyyid İsmâîl Efendi imâm ve mütevellî oldu.

Kuyûd-ı vakfiye idâresinde Amasya Muhâsebe defterinde bu sûretle mezkûr olup es-Seyyid İsmâîl Efendi bin es-Seyyid İbrâhim Efendi İstanbul’da Amasyalızâde demekle meşhûr olan Defterdâr [409] İsmâîl Efendi olup tercemesi yukarıda yazılıdır. Bunun uhdesinde bulunan tevliyet-i mezkûre 1199’da es-Seyyid Mahmûd Efendi’ye terk-i ferâgat edilmişdir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Selâmet Hatun'un soyundan Mehmed'in oğludur. Öğrenimini tamamladıktan sonra genel ders verdi, ardından Selamet Hatun Tekkesi'nin imamı oldu. Selamet Hatun vakfının mütevellisi Seyyid Mehmed Ağa, Emîrler Vak'ası'na karıştığı için 1100'de [1688-89] görevden alınınca mütevelli de oldu.

Bu sırada Yâ Vedûd Tekkesi denilen bu tekke çok bakımlı ve işlekti. Tekkenin mütevellisi ve imamı âlimlerden Şeyhî Mehmed Efendi ile 1110'da [1698-99] Mustafa Efendi de âlimlerdendi. Vakıf gelirleri tekkenin yemek giderlerine harcanıp zikir meclisleriyle tekke şenlenmişti.

On dokuz yıl kadar mütevellilik ve daha çok imamlık yaparak 1119'da [1707-08] öldü. Bilgili, sâlih bir imamdı. Oğlu Osman Efendi'dir. Mütevellilik, tekkenin şeyhi olan Mustafa Efendi'ye verilmişse de 1121'de [1709-10] onun da ölümüyle Osman Efendi mütevelli ve imam oldu.

1141'de [1728-29] Osman Efendi'nin ölümüyle oğulları Seyyid İbrâhim ve İsmâîl Efendiler birlikte imam ve mütevelli oldu. 1156'da [1743-44] Seyyid İsmâîl Efendi, 1173'te [1759-60] Seyyid İbrâhim Efendi ölüp İsmâîl Efendi oğlu Seyyid Osman Efendi ile İbrâhim Efendi oğlu Seyyid İsmâîl Efendi imam ve mütevelli oldu.

Vakıf kayıtlarının yönetiminde Amasya Muhasebe Defteri'nde bu şekilde yazılıdır. Seyyid İbrâhim Efendi oğlu Seyyid İsmâîl Efendi, İstanbul'da Amasyalızâde diye ünlü Defterdar İsmâîl Efendi'dir; hayatı yukarıda yazılıdır. Elinde bulunan sözü edilen mütevelliliği 1199'da [1784-85] Seyyid Mahmûd Efendi'ye bırakmıştır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ders-i âm: halka ve talebeye genel ders veren, icazetli hoca
  • ba'de't-tahsîl: öğrenimden sonra
  • mütevellî, tevliyet: vakfı yöneten kişi, vakıf yöneticiliği
  • ref': görevden uzaklaştırma
  • ma'mûr: bakımlı, işlek, canlı
  • hâsılât-ı vakfiye: vakfın gelirleri
  • ta'âmiye: yemek, iaşe gideri
  • tevhid: tekkelerdeki zikir meclisi (Lâ ilâhe illallah zikri)
  • kuyûd-ı vakfiye: vakıf kayıtları
  • terk-i ferâgat: bir hakkı veya görevi bırakma
  • es-seyyid: Peygamber soyundan gelenlere verilen unvan

Selâmet Hâtun ve Tekkesi

Hüsameddin kitabın ilk cildinde, tekkeleri sıraladığı bölümde Selâmet Hâtun'un, "Molla Beylik" diye anılan Amasya kadısı Nizâmeddin Abdurrahman Muslihî'nin kızı olduğunu ve Yâ Vedûd Tekkesi'ni 857'de [1453] yaptırıp vakıflarını düzenlediğini yazar. Nakşibendî büyüklerinden Sun'ullah Buhârî ve oğlu Şeyh Abdülvedûd Efendi tekkenin şeyhi olmuş, tekke de Abdülvedûd Efendi'ye nispetle "Yâ Vedûd" adıyla anılır olmuştur. Aynı liste 1099'da [1687-88] Şeyh Mehmed Efendi'nin, 1110'da Şeyh Mustafa Efendi'nin mütevellilikle birlikte şeyh olduğunu, Mustafa Efendi'nin 1121'de ölümüyle çocuklarının şeyhliğe geçtiğini, 1154'te [1741-42] şeyhlerin görevden alınmasıyla ders-i âm Seyyid Hâfız Hüseyin Efendi'nin şeyh ve mütevelli olup tekkenin bir dershaneye dönüştüğünü kaydeder. Hüsameddin bu "miras usulü"nün tekkeyi harap ettiğini söyler. Bu maddedeki adlar ve tarihler (Mehmed Efendi, Mustafa Efendi, 1121) o listeyle örtüşür; madde, şeyh zincirinin yanında Selâmet Hâtun'un soyundan gelen imam ve mütevelli zincirini de verir gibi görünmektedir.

Hüsameddin'in başka bir maddesinde Selâmet Hâtun Tekkesi'nin şeyhi olarak Halvetî Cemâl Halîfe anılır: Habîb-i Karamânî'nin 902'de [1496-97] ölümü üzerine şeyh olmuş, Amasya valisi Şehzade Ahmed onun vaaz meclisine bazen katılmıştır. Birinci cildin şeyh listesi bu adı içermez ve tarikatı Nakşibendî olarak verir; iki kayıt arasındaki ayrım çözülemedi. Buhârîzâde Edhem Çelebi (Edhem Baba) da tekkenin şeyhidir; 1000 yılı sonlarında [1592] ölmüş, çocuklarına "Yâ Vedûd Oğulları" denmiştir. Tekkenin yapısı günümüze ulaşmamıştır: Hüsameddin "şimdi yalnız Selâmet Hâtun'un türbesi kalmıştır" der. Pirinççi Mahallesi'ndeki türbe kare planlı, kubbeli, kesme ve moloz taştandır; yol seviyesinin altında kalmıştır, 1992'de anıt olarak tescil edilmiştir ve Vakıflar'ın mülkiyetindedir. Halk arasında dolaşan hikâyeler (Selâmet Hâtun'un ineğiyle birlikte gömüldüğü, tufandan inekleriyle kurtulduğu) tarihî bir kaynağa dayanmaz, yerel anlatı olarak kalır.

Emîrler Vak'ası

Mütevelli Seyyid Mehmed Ağa'nın görevden alınmasına yol açan "Emîrler Vak'ası"nın ne olduğu bu maddeden anlaşılmaz. Hüsameddin başka bir maddede olayı 1099'a [1687-88] bağlar ve bir yeniçeri subayının olay sırasındaki tarafsız tutumu Emîrler'den yana sayıldığı için emekliye ayrıldığını yazar. Olay bu maddeler dışındaki kaynaklarda bulunamadı; bu yüzden niteliği ve tarafları belirsiz kalıyor. Mehmed Ağa'nın 1100'deki görevden alınması da aynı olayın sonucu olarak yazılmıştır.

Amasyalızâde Defterdar İsmâîl Efendi

Maddenin son satırlarındaki Seyyid İsmâîl Efendi'nin hayatını Hüsameddin ayrı bir maddede anlatır. Buna göre İsmâîl Efendi, Baltacılar kethüdâsı Hacı İbrâhim Ağa'nın oğludur; küçük yaşta babasıyla İstanbul'a gelmiş, Maliye Mektubî Kalemi'ne girerek baş halife olmuştur. Amasya'da Saz Mâlikânesi mukataasını iltizama almış, 1197'de Darüssaâde Ağası İdris Ağa'ya bağlanmıştır. 1200 muharreminde [1785] hâcegân rütbesiyle birinci şık defterdarlığa getirilmiş, sadrazam Koca Yûsuf Paşa'yı memnun edemediği için aynı yılın şevvalinde azledilmiştir. 1201'de Rikâb-ı Hümâyun Defterdarı olmuş, 1202'de yine azledilmiş, 1203'te [1788-89] ikinci kez aynı göreve getirilmiş ve aynı yılın ramazanında ölmüştür. Mütevellilik hakkını 1199'da bıraktığı bu maddede yazılıdır; yani vazgeçiş, defterdarlığa getirilmesinden kısa bir süre önceye düşer. Aynı maddede, Ayasofya mahzenindeki evrak arasında bulunan bir mektubu da yer alır: İsmâîl Efendi bu mektupla Amasyalı bir hemşehrisini Anadolu valisi Seyyid Ali Paşa'ya tavsiye eder.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 386–387. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, aynı baskı, 1. Cilt, s. 155–160 ("Yâ Vedûd Tekkesi"); 7. Cilt, "İsmâil Efendi-Amasyalızâde" ve "Edhem Çelebi-Buhârîzâde" maddeleri; 8. Cilt, Cemâl Halîfe maddesi.

Diğer kaynaklar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.