İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Eyyûb Efendi-Niğdeli

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 388 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Ali oğludur. Amasya’ya gelip Mehmed Paşa Medresesi’nde ikâmet ve fuzalâdan Abdullah Vecih Efendi’den tahsîl-i ulûma muvâzabet ederek 1216’da ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm oldu.

Yeniçeri talebe vak’alarında kuvvetli mantıkıyla ulemâ ve talebeyi müdâfa’a ederek yeniçerilerin gayzını kazanmışdı. 1241 senesi zilka’desinde yeniçeri ocağının ilgâsından en ziyâde sevinen bu zât oldu. Ba’dehû vefât etdi. Vâ’iz, natûk, cesûr idi. Talebeliğinde bütün yeniçerileri yıldırmışdı.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Ali oğludur. Amasya'ya gelip Mehmed Paşa Medresesi'nde kaldı ve bilginlerden Abdullah Vecih Efendi'nin yanında ilim öğrenmeyi sürdürerek 1216'da [1801-02] öğrenimini tamamlayıp genel ders veren hoca oldu.

Yeniçeri-talebe olaylarında güçlü mantığıyla âlimleri ve talebeyi savunarak yeniçerilerin öfkesini kazanmıştı. 1241 senesi zilkadesinde [1826] yeniçeri ocağının kaldırılmasına en çok sevinen kişi bu zat oldu. Sonra öldü. Vaiz, düzgün konuşan ve yürekliydi. Öğrenciyken bütün yeniçerileri yıldırmıştı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ikâmet: bir yerde kalma, oturma
  • fuzalâ: fazıllar, bilgin kişiler
  • tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
  • muvâzabet: devam etme, sürdürme
  • ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
  • ders-i âm: halka ve talebeye genel ders veren icazetli hoca
  • mantık: akıl yürütme, tartışma yöntemi
  • ulemâ: âlimler
  • gayz: öfke, kin
  • ilgâ: kaldırma
  • vâ'iz: halka öğüt veren, vaaz eden kişi
  • natûk: söz söyleyen, konuşkan, sözü etkili
  • cesûr: yürekli

Mehmed Paşa Medresesi

Mehmed Paşa Külliyesi Amasya'da Yeşilırmak yakınındaki Mehmed Paşa Mahallesi'ndedir. Banisi II. Bayezid'in veziri ve Şehzade Ahmed'in lalası Hızır Paşazâde Mehmed Paşa'dır (ö. 900/1495); caminin kitabesine göre yapı 891 muharreminde, yani Ocak 1486'da tamamlanmıştır. Ebru Karakaya'ya göre külliye cami, medrese, imaret, türbe, tabhâne, zâviye, çeşme ve hazîreden oluşuyordu; günümüze cami, ona bağlı kanat mekânlar ve türbe ulaşmıştır. Medrese ve imaret yanarak yok olduğundan mimarileri hakkında bilgi edinilememektedir. Cami ve türbe 1939 depreminde harap olmuş, sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Yani Niğdeli Eyyûb Efendi'nin kaldığı medrese bugün yoktur; aynı külliyenin camisi ayaktadır.

Hocası Abdullah Vecîh Efendi

Hüsameddin'in kitabında Şeyhzâde es-Seyyid el-Hâc Abdullah Vecîh Efendi on kadar maddede hoca olarak anılır; Amasya'nın tanınmış fazıllarından, "muhakkik" sayılan bir âlimdir ve Amasya müftülüğü yaptığı yazılır. Babası Hasan Sinânî Efendi Çevikce Tekkesi şeyhiydi; çocuklarına "Şeyhzâde" denmiştir. 1194'te [1780] iki medresenin müderrisliği ona verilmiş, oğlu Ahmed Rüşdü Efendi 1219'da [1804-05] babasının ölümüyle boşalan Hüseyin Ağa Medresesi'ne müderris olmuştur. Eyyûb Efendi'nin 1216'da icazet alması, hocanın son yıllarına denk gelir. Hüsameddin'in bir başka maddesi de Mehmed Paşa Medresesi'nde kalarak aynı hocadan ders alan Kavaklı Ahmed Efendi'yi anar: Ahmed Efendi sonradan Mehmed Paşa Camii kürsü şeyhi olmuş, 1241 zilkadesindeki ocağın kaldırılması olayında devletten ve yenilikten yana tavır almış, 1244'te [1828-29] ölmüştür. Eyyûb Efendi ile aynı çevreden gelen bu iki öğrencinin ortak tutumu, medrese çevresinin yeniçerilere karşı tavrını gösteren bir ipucu olabilir; bu bir çıkarımdır.

Yeniçeri-Talebe Olayları ve 1826

Hüsameddin başka bir maddede (Karahasanoğlu Mustafa Ağa) 1233'te [1817-18] bir Talebe-Yeniçeri olayından ve 1239 şevvalinde [1824] yedi âlim ve talebenin yeniçeriler tarafından öldürüldüğü Yeniçeri-Talebe olayından söz eder. Bu olayların ayrıntısı başka kaynaklarda bulunamadı; Eyyûb Efendi'nin bunlardan hangisinde yeniçerilere karşı çıktığı yazılı değildir. Yeniçeri Ocağı İstanbul'da 17 Haziran 1826'da kaldırıldı. Kemal Beydilli'ye göre ayaklanmaya karşı çıkan kalabalıkta yeniçerilerle kavgalı medrese talebeleri de vardı. Hesapla bulunduğu kadarıyla 1241 zilkadesi Haziran 1826'ya denk gelir; yani Hüsameddin'in verdiği ay, İstanbul'daki kaldırma olayının ayıdır. Amasya'daki ilk sonuçlardan biri, bir yeniçeri serdarının idamıdır (bk. Karahasanoğlu Mustafa Ağa maddesi). Ocağın kaldırılmasının ardından Bektaşî tekkeleri de kapatılmış, Hacıbektaş postnişini Hamdullah Çelebi 1827'de bir fermanla Amasya'ya sürülmüştür; Amasya'da 1846'da ölmüş, Pirler mevkiine gömülmüş ve 1847'de mezarı üzerine türbe yapılmıştır (Serkan Erduğan).

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 388. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, aynı baskı, 6. Cilt, "Ahmed Efendi-Kavaklı" ve "Ahmed Rüşdü Efendi-Şeyhzâde" maddeleri ile Çevikce Tekkesi şeyhi Hasan Sinânî Efendi ve oğullarına ait kayıt; 7. Cilt, Karahasanoğlu Mustafa Ağa maddesi (s. 380).

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.