İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Hüseyin Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 559 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Şâdgeldi Paşa ahfâdından Budak Beyzâde Alıç Bey’in mahdûmudur. Amasya alaybeyliğinden Erzurum Kalesi muhâfızı olmuşdu. 1042 senesi rebîülâhirinin onuncu günü Amasya sancağı beyi ve tarafından kaynı Derviş Beyzâde Ebû Bekir Bey Amasya mütesellîmi oldu.

Bu esnada Amasya Alaybeyi Memi Beyzâde Abdurrahman Bey’in ref‘inden Hasan Bey alaybeyi ve Şehir Kethüdâsı Bâlî Bey’in azlinden de a‘yândan Keklik el-Hâc Ahmed Ağa şehir kethüdâsı ve recebde Kuloğlu Mehmed Ağa kethüdâyeri oldu.

Zilka’dede Sivas Beylerbeyi Çerkes Dilâver Paşa ansızın Amasya’ya geldi. İbrâz eylediği fermân-ı âlî üzerine Amasya’da menfiyyen ikâmet eden sâbık Kastamonu beylerbeyi Merzifonî Ahmed Paşa ile defterdârı Gevüklü Kara Mehmed Ağa’yı i’dâm etdirdi. Müteâkiben Sivas Defterdârı Ebû Bekir Efendi de gelip her ikisinin emvâl ü emlâkini kabz ve müsâdere etdi.

Bunu gören esbak gümrük emîni iken yıllardan beri menfiyyen Amasya’da mukîm olan Bîçâre Murâd Ağa’ya nüzûl isâbet ederek bir gün sonra vefât etdi. Fakat bunun metrûkât-ı cüz’iyyesi veresesine kaldı. Bu esnada Amasya nüzûl emânetine tâyin edilen Sadr-ı a’zam Mehmed Paşa’nın ağalarından Bafralı Abaza Yûsuf Ağa Amasya’ya geldi. [66]

1043 senesi gurre-i muharreminde Kadı el-Hâc Mehmed Efendi’nin müddet-i örfiyyesi temdîd edildi. Yeniçeri ağası Amasyalı Köse Mehmed Ağa’nın sâye-i ikbâlinde Hüsrev Paşa’nın hazinedârlığından ihtisâb emânetiyle kayırılan Köprülü Mehmed Ağa safer evâilinde mirâhur-ı sânî olarak temâyüz etdi.

Rebîülevvelde Erzurum Kalesi muhâfızı ve Amasya Sancağı Beyi Hüseyin Bey’e Bâyezîd sancağı verildiğinden Amasya sancağı, Çorum beyi olan Mustafa Bey’e tevcîh edildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Şâdgeldi Paşa'nın torunlarından Budak Beyzâde Alıç Bey'in oğludur. Amasya alaybeyliğinden Erzurum Kalesi muhafızı olmuştu. 1042 [1632-33] yılı rebîülâhir ayının onuncu günü Amasya sancak beyi oldu; kendi adına da kayını Derviş Beyzâde Ebû Bekir Bey Amasya mütesellimi oldu.

Bu sırada Amasya Alaybeyi Memi Beyzâde Abdurrahman Bey'in görevden alınmasıyla Hasan Bey alaybeyi, Şehir Kethüdâsı Bâlî Bey'in azliyle de ileri gelenlerden Keklik el-Hâc Ahmed Ağa şehir kethüdâsı, receb'de de Kuloğlu Mehmed Ağa kethüdâyeri oldu.

Zilkade'de Sivas Beylerbeyi Çerkes Dilâver Paşa ansızın Amasya'ya geldi. Gösterdiği padişah fermanı gereğince, Amasya'da sürgün olarak oturan eski Kastamonu beylerbeyi Merzifonlu Ahmed Paşa ile defterdarı Gevüklü Kara Mehmed Ağa'yı idam ettirdi. Ardından Sivas Defterdarı Ebû Bekir Efendi de gelip ikisinin mal ve mülkünü zaptedip müsadere etti.

Bunu gören, eskiden gümrük emini iken yıllardır sürgün olarak Amasya'da oturan Bîçâre Murâd Ağa'ya inme indi ve bir gün sonra öldü. Fakat bunun önemsiz sayılan terekesi mirasçılarına kaldı. Bu sırada Amasya nüzûl emâneti (ordu için zahire toplama görevi) görevine atanan, Sadrazam Mehmed Paşa'nın ağalarından Bafralı Abaza Yûsuf Ağa Amasya'ya geldi.

1043 [1633-34] yılı muharrem başında Kadı el-Hâc Mehmed Efendi'nin görev süresi (müddet-i örfiyye) uzatıldı. Yeniçeri ağası Amasyalı Köse Mehmed Ağa'nın talih gölgesinde, Hüsrev Paşa'nın hazinedarlığından ihtisap emâneti ile kayırılan Köprülü Mehmed Ağa, safer başında ikinci mirâhur olarak öne çıktı.

Rebîülevvel'de Erzurum Kalesi muhafızı ve Amasya Sancağı Beyi Hüseyin Bey'e Bâyezîd sancağı verildiğinden Amasya sancağı, Çorum beyi olan Mustafa Bey'e verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ahfâd: torunlar, soyundan gelenler
  • mahdûm: oğul
  • muhâfız: kale komutanı
  • kaynı: kayın, eşin yakın akrabası
  • ref': görevden alma
  • menfiyyen: sürgün olarak
  • müsâdere: mal ve mülke devlet adına el koyma
  • nüzûl: inme; aynı sözcük, sefer sırasında ordu için toplanan zahire anlamında da kullanılır
  • metrûkât: ölenin geride bıraktığı mal
  • verese: mirasçılar
  • mirâhur: padişahın at ve ahır işlerinden sorumlu saray görevlisi
  • ihtisâb emâneti: çarşı, pazar ve esnafı denetleme görevi

Amasya'da Verilen Cezalar

Madde, sancak beyinin değil, Sivas Beylerbeyi Çerkes Dilâver Paşa'nın Amasya'ya gelişiyle öne çıkar. Hüsâmeddin'e göre paşa padişah fermanı gereğince şehirde sürgün olarak yaşayan iki üst düzey kişiyi, eski Kastamonu beylerbeyi Merzifonlu Ahmed Paşa ile defterdarı Gevüklü Kara Mehmed Ağa'yı idam ettirmiştir. Önceki maddede bu iki kişinin sürgün olarak Amasya'ya gelişi anlatılır. Kitapta iki kişinin hangi suçtan sürüldüğü ve neden öldürüldüğü yazılmaz.

Bu olayı doğrulayan başka bir kaynak bulunamadı. Dilâver adlı sadrazamın ansiklopedik biyografisine bakıldığında, bu adı taşıyan ve 1621-22'de sadrazamlık yapan kişinin 1622'de öldürüldüğü görülür; bu nedenle 1632-33'te Sivas beylerbeyi olan Dilâver Paşa'nın o sadrazamdan ayrı bir kişi olması gerekir. Kitapta da bu paşa "Çerkes" olarak anılır; sadrazam Dilâver Paşa ise Hırvat asıllı olarak kayda geçmiştir. İki ismin karıştırılmaması gerekir.

Metinde birkaç kişinin başına gelenlerin zincirleme anlatılması dikkat çeker: önce iki üst düzey kişinin idamı, ardından bunu gören, yıllardır Amasya'da sürgünde olan eski gümrük emini Bîçâre Murâd Ağa'nın inmeden ölmesi. Hüsâmeddin, ölenin geriye bıraktığı malların önemsiz olduğu için mirasçılarına kaldığını da ayrıca yazar. Müsadere edilen malların satılıp bedelinin İstanbul'a gönderilmesi, iki sonraki maddede de benzer biçimde anlatılır.

Köprülü Mehmed Ağa

Maddenin sonlarında geçen Köprülü Mehmed Ağa, büyük olasılıkla sonradan sadrazam olacak Köprülü Mehmed Paşa'dır; kitap bunu açıkça yazmaz, ancak hazinedarlık ve Köprü bağlantısı bu yönde işaret eder. Ansiklopedi maddesine göre bu kişi Arnavutluk'un Berat sancağına bağlı Rudnik köyünde doğmuş, devşirilerek Enderun'da yetişmiş, IV. Murad döneminde Hazîne-i Âmire hizmetinde bulunmuş, Amasya'ya bağlı Köprü kasabasına gidip Ayşe Hanım'la evlenmiş ve Köprülü diye anılmıştır. Hüsrev Paşa sadrazam olunca onun hazinedarı olmuştur; Hüsâmeddin'in "Hüsrev Paşa'nın hazinedarlığından kayırılan Köprülü Mehmed Ağa" sözü bununla uyuşur. Maddede onun Köse Mehmed Ağa'nın gölgesinde ikinci mirâhur olarak öne çıktığı anlatılır. Ansiklopedi maddesi bu yükselişin ayrıntısını vermez, Hüsrev Paşa'nın öldürülmesinden sonra kısa bir süre Amasya sancak beyliği yaptığını belirtir. Hüsâmeddin'in kayıtlarına göre bu görev 1044'te (1634-35) gerçekleşmiştir.

Köse Mehmed Ağa hakkında ayrıntı sonraki maddede verilir. Burada adının geçmesi, Hüsâmeddin'in "sâye-i ikbâl" (talih gölgesi) dediği bu ilişkiyi, yani yeniçeri ağasının kendi çevresindeki kişileri kayırdığını gösterir.

Sancak Beyleri

Hüseyin Bey'in Erzurum Kalesi muhafızlığından Amasya sancak beyliğine, oradan Bâyezîd sancağına geçişi kısa sürede olup biter. Sancak, Osmanlı idaresinde timar sisteminin bir gelir parçasını anlatan askerî bir terimdir; Hüseyin Bey 1044 şa'bânında bir kez daha Amasya sancağına döner; bu gelişme sonraki iki maddeden birinde anlatılır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 559. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.