İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Bayram Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 558–559 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

İstanbul’da doğup Amasya’da büyüdü. Yeniçeri ocağında kul kethüdâsı iken tekâüd edilip 1024’ te vefât eden Lâdikli Kurd Ağa’nın mahdûmudur.⁶³⁶

1039 senesi ramazânının gurresinde ber-vech-i hâs Amasya mutasarrıfı olup tarafından hazinedârı İbrâhim Ağa bin Ali Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Defâtir-i Mâliye’de “Kürkçü hazînedâr” demekle meşhûr olan bu İbrâhim Ağa, esbak Amasya mütesellimi Kağnılı Ali Ağa’nın oğlu ve Aydın Paşa’nın kardeşidir. Ramazân evâsıtında Amasya’ya geldi.

Şevvâlde Kadı el-Hâc Mehmed Efendi, hastalandığından Hacı Mürüvvetzâde Mehmed Efendi, Amasya nâibi ve müteâkiben Lâdikli Vezîr Tayyar Mehmed Paşa, Sivas vâlisi ve Abaza Paşa’nın etbâ-ı meşhûresinden Amasyalı Serhoş Mehmed Ağa, Kıbrıs beylerbeyi oldu.

Zilka’de evâhirinde Üçler Mahallesinde Câmi ve Sultân Bâyezîd Câmii önünde köprü yaptıran mevâli-i kirâmdan el-Hâc Sâdî Çelebi vefât edib evkâfına kölesi ve damâdı Handân Ağa mütevellî oldu. [63] Zilhiccede Dizdârzâde Mehmed Paşa ikinci defa evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi olup Amasya’ya geldi.

1040 senesi gurre-i muharreminde sipâhi meşâhirinden Himmet oğlu Osmân Ağa Amasya kethüdâyeri oldu. Saferde yeniçerilerin ba’zı tecâvüzâtına binâen serdâr Altıncı Hüseyin Ağa azl olunup yerine Üçüncü Hüseyin Ağa yine yeniçeri serdârı ve rebîülevvelde Mütesellim İbrâhim Ağa, İstanbul’a gidip Sipâhî Kethüdâsı Osmân Ağa mütesellim kâ’im-makâmı ve cumâdelûlâda Amasya mütesellimi ve meşâhir-i zu‘amâdan Hüseyin Bey alaybeyi oldu.

Şevvâlde Kastamonu defterdârı Gevüklü Kara Mehmed Ağa ve zilka’dede Kastamonu Beylerbeyi Çayır Köylü Ahmed Paşa ma‘zûlen Amasya’ya gelip memûr-ı ikâmet ve Dizdârzâde Mehmed Paşa, Sivas beylerbeyi oldu. Müteâkiben Dimetokalı Ali Ağa yine Sultân Bâyezîd evkâfı tevliyetiyle çerâğ edildi.

1041 senesi gurre-i muharreminde Hacı İbrâhim Efendizâde Mehmed Efendi Amasya Kadısı olup rebîülevvelinde Mütesellim Osmân Ağa ile şehir kethüdâsı el-Hâc Osmân Ağa’nın münâsebetsiz hareketlerinden dolayı her ikisi de Karahisâr-ı Şarkî’ye nefyedilip “Yakası Telli” demekle meşhûr Amasyalı Ali Ağa, İstanbul’dan Amasya mütesellimi olup geldi. Bâlî Bey de şehir kethüdâsı oldu.

Rebîülâhirde nakîb es-Seyyid Ca’fer Çelebi’nin ref‘inden Lâdikli es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi yine kâ’im-makâm nakîbü’l-eşrâf oldu. Cumâdelûlâda Serhoş Mehmed Paşa ve Cumâdelâhirede Mahmûd Paşalı Hasan Paşa ma‘zûlen [64] Amasya’ya gelip Mehmed Paşa’ya Saluz Karyesi a‘şâr-ı hâs verildi. Hasan Paşa da evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi oldu.

Receb evâilinde Amasyalı Hoca Ömer Efendizâde Abdullah Efendi Anadolu kazaskeri ve ramazânında Sarı Süleyman Ağa’nın yeniçeri ağalığında kul kethüdâsı olan Amasyalı Köse Mehmed Ağa yeniçeri ağası olup Dördüncü Sultân Murâd’ın fevkalâde itimadını kazandı. Memi Beyzâde Abdurrahman Bey de alaybeyi oldu.

Şevvâlde Başdefterdâr Mustafa Paşa’nın azline binâen şıkk-ı sânî defterdârlığından arpa emîni olan Amasyalı Hüseyin Efendi başdefterdâr ve zilhiccede Amasya ve Tokat cizye muhassılı olan Emîr Paşazâde es-Seyyid Fazlullah Bey Erzurum defterdârı ve Kâsımzâde Mustafa Ağa Amasya ve Tokat cizye muhassılı oldu.

1042 senesi gurre-i muharreminde mevâlîden Çavuşzâde el-Hâc Mehmed Efendi Amasya kadısı olup, safer evâilinde Hüsrev Paşa Kethüdâsı Amasyalı Sarı Süleyman Ağa Tımaşvâr ve Dilâver Paşa da Sivas beylerbeyi ve on ikinci günü Sultân Bâyezîd Evkâfı Mütevellîsi Hasan Paşa da beylerbeyi olduğundan Mirlivâ Pîr Hüseyin Beyzâde Derviş Bey evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi oldu.

Rebîülevvelde Lâdikli Vezîr Tayyar Mehmed Paşa Anadolu vâlisi ve Rebîülâhirde Amasya mutasarrıfı ve Vezîr Bayram Paşa da Rumeli vâlisi olduğundan Amasya sancağı Erzurum Kalesi’ni muhafazaya me’mûr olan Hüseyin Bey’e tevcîh edildi. [65]

Dipnotlar

  • 636 Ahkâm ve Yeniçeriyân Defterlerinde böyle görüldü.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

İstanbul'da doğup Amasya'da büyüdü. Yeniçeri ocağında kul kethüdâsı iken emekli edilip 1024'te [1615-16] vefat eden Lâdikli Kurd Ağa'nın oğludur.

1039 [1629-30] yılı ramazan ayının başında has olarak Amasya mutasarrıfı olup kendi adına hazinedarı İbrâhim Ağa bin Ali Ağa'yı Amasya mütesellimi atadı.

Maliye defterlerinde "Kürkçü hazînedâr" diye ünlü olan bu İbrâhim Ağa, eski Amasya mütesellimi Kağnılı Ali Ağa'nın oğlu ve Aydın Paşa'nın kardeşidir. Ramazan ortasında Amasya'ya geldi.

Şevvâl'de Kadı el-Hâc Mehmed Efendi hastalandığından Hacı Mürüvvetzâde Mehmed Efendi Amasya naibi oldu; ardından Lâdikli Vezir Tayyar Mehmed Paşa Sivas valisi, Abaza Paşa'nın tanınmış yandaşlarından Amasyalı Serhoş Mehmed Ağa da Kıbrıs beylerbeyi oldu.

Zilkade sonlarında Üçler Mahallesi'ndeki Cami ile Sultan Bâyezîd Camii önüne köprü yaptıran, kıymetli mevâlî (yüksek ilmiye sınıfı) mensuplarından el-Hâc Sâdî Çelebi vefat edip vakıflarına kölesi ve damadı Handân Ağa mütevelli oldu. Zilhicce'de Dizdârzâde Mehmed Paşa ikinci kez padişah vakıfları mütevellisi olup Amasya'ya geldi.

1040 [1630-31] yılı muharrem başında sipahi ileri gelenlerinden Himmet oğlu Osmân Ağa Amasya kethüdâyeri oldu. Safer'de yeniçerilerin bazı saldırıları yüzünden serdar Altıncı Hüseyin Ağa görevden alınıp yerine Üçüncü Hüseyin Ağa yine yeniçeri serdârı oldu. Rebîülevvel'de Mütesellim İbrâhim Ağa İstanbul'a gidince Sipahi Kethüdâsı Osmân Ağa mütesellim vekili, cemâziyelevvel'de de Amasya mütesellimi oldu; zeamet sahiplerinin ileri gelenlerinden Hüseyin Bey alaybeyi oldu.

Şevvâl'de Kastamonu defterdarı Gevüklü Kara Mehmed Ağa, zilkade'de de Kastamonu Beylerbeyi Çayır Köylü Ahmed Paşa görevden alınmış olarak Amasya'ya gelip burada oturmakla görevlendirildi. Dizdârzâde Mehmed Paşa Sivas beylerbeyi oldu. Ardından Dimetokalı Ali Ağa yine Sultan Bâyezîd vakıfları mütevelliliğiyle kayırıldı.

1041 [1631-32] yılı muharrem başında Hacı İbrâhim Efendizâde Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. Rebîülevvel'de Mütesellim Osmân Ağa ile şehir kethüdâsı el-Hâc Osmân Ağa'nın yersiz davranışları yüzünden her ikisi de Şarkî Karahisar'a sürüldü; "Yakası Telli" diye ünlü Amasyalı Ali Ağa İstanbul'dan Amasya mütesellimi olarak geldi. Bâlî Bey de şehir kethüdâsı oldu.

Rebîülâhir'de nakîb es-Seyyid Ca'fer Çelebi'nin görevden alınmasıyla Lâdikli es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi yine nakîbü'l-eşrâf kaymakamı oldu. Cemâziyelevvel'de Serhoş Mehmed Paşa, cemâziyelâhire'de de Mahmûd Paşalı Hasan Paşa görevden alınmış olarak Amasya'ya gelip Mehmed Paşa'ya Saluz Köyü'nün öşür geliri has olarak verildi. Hasan Paşa da padişah vakıfları mütevellisi oldu.

Receb başında Amasyalı Hoca Ömer Efendizâde Abdullah Efendi Anadolu kazaskeri oldu. Ramazan'da Sarı Süleyman Ağa'nın yeniçeri ağalığı sırasında kul kethüdâsı olan Amasyalı Köse Mehmed Ağa yeniçeri ağası olup Dördüncü Sultan Murad'ın olağanüstü güvenini kazandı. Memi Beyzâde Abdurrahman Bey de alaybeyi oldu.

Şevvâl'de Başdefterdar Mustafa Paşa'nın azli üzerine ikinci defterdarlıktan arpa emini olan Amasyalı Hüseyin Efendi başdefterdar oldu. Zilhicce'de Amasya ve Tokat cizye muhassılı olan Emîr Paşazâde es-Seyyid Fazlullah Bey Erzurum defterdarı, Kâsımzâde Mustafa Ağa da Amasya ve Tokat cizye muhassılı oldu.

1042 [1632-33] yılı muharrem başında mevâlîden Çavuşzâde el-Hâc Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. Safer başında Hüsrev Paşa'nın Kethüdâsı Amasyalı Sarı Süleyman Ağa Temeşvar beylerbeyi, Dilâver Paşa da Sivas beylerbeyi oldu; on ikinci günü Sultan Bâyezîd Vakıfları Mütevellisi Hasan Paşa da beylerbeyi olduğundan Mirlivâ Pîr Hüseyin Beyzâde Derviş Bey padişah vakıfları mütevellisi oldu.

Rebîülevvel'de Lâdikli Vezir Tayyar Mehmed Paşa Anadolu valisi oldu; rebîülâhir'de Amasya mutasarrıfı Vezir Bayram Paşa da Rumeli valisi olduğundan Amasya sancağı, Erzurum Kalesi'ni korumakla görevli Hüseyin Bey'e verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • kul kethüdâsı: yeniçeri ağasından sonra gelen, yeniçeri ocağının üst düzey yöneticisi
  • tekâüd: emeklilik
  • ber-vech-i hâs: has olarak, yani özel gelir olarak
  • mutasarrıf: sancağı yöneten görevli
  • hazînedâr: kasayı tutan, mali işlerden sorumlu yardımcı
  • mevâlî: yüksek ilmiye rütbesine ulaşmış bilginler
  • evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi: padişah vakıflarının yöneticisi
  • ma'zûlen: görevden alınmış olarak
  • nefyedilmek: sürülmek
  • a'şâr-ı hâs: öşür (ürün vergisi) gelirinin has olarak verilmesi
  • başdefterdâr: devletin mali işlerinin başı
  • cizye muhassılı: gayrimüslim baş vergisi tahsildarı

Bayram Paşa Kimdir

Bayram Paşa, İstanbul'da Davutpaşa'da doğmuş, aslen Lâdikli olan ve Yeniçeri Ocağı'ndan yetişmiş bir devlet adamıdır; babası Kurd Ağa'dır. 1622'de turnacıbaşı, 1623'te zağarcıbaşı oldu, Rumeli'de yeniçeri için oğlan devşirmekle görevlendirildi, kısa sürede kul kethüdâsı ve yeniçeri ağası oldu. Kul kethüdâsı iken I. Ahmed'in kızı Hanzâde Sultan'la evlendi. Yeniçeriler ocaktan yetişmiş bir ağa istemediği için bu görevden alınıp kubbe vezirliğine getirildi. 1625'te Mısır valisi oldu, üç yıldan fazla orada kaldı, 1628'de İstanbul'a döndü. 1633'te Rumeli beylerbeyi, ardından ikinci vezir oldu; 1635'te IV. Murad'ın Revan seferinde sadaret kaymakamlığı yaptı ve Şubat 1636'da Tabanıyassı Mehmed Paşa'nın yerine sadrazam oldu. Hüsâmeddin'in maddesi bu yükselişten önceki dönemi, Amasya sancağının onun adına yönetildiği yılları anlatır.

Hüsâmeddin Bayram Paşa'nın Amasya'da büyüdüğünü yazar; ansiklopedi maddesi ise doğum yerini İstanbul olarak verir ve Amasya'da yetiştiğine dair bir şey söylemez. İki bilgi birbirini dışlamaz; yalnız Amasya'daki çocukluk yıllarına dair başka bir kayda rastlanmadı.

Maddede anlatılan 1039-1042 yılları (1629-1633) Bayram Paşa'nın henüz kubbe vezirliği yaptığı, Amasya sancağının "has" olarak kendisine verildiği ve işleri hazinedarı İbrâhim Ağa aracılığıyla yürüttüğü dönemdir. Sancak beyi gerçekte İstanbul'da bulunduğundan sancağı yöneten kişi mütesellimdi.

Bayram Paşa'nın Amasya'ya bağlılığı sonraki yıllarda da sürdü. Sadrazamlığı sırasında Amasya'ya gittiğinde şehirde su sıkıntısı olduğunu öğrenip kendi parasından 20.000 kuruş harcayarak şehre su getirtmiş ve çeşmeler yaptırmıştır. Ayrıca Amasya'da bir Mevlevîhâne yaptırmış, şeyhine günlük 70 akçe ve giderler için yeterli vakıf ayırmıştır. Amasya'daki Mevlevîlik üzerine yazılmış bir çalışmaya göre, tekkenin yapısı zarar gördüğünde şeyh Mehmed Arif Dede durumu eski sadrazam Bayram Paşa'ya iletmiş, Paşa da 1637'de su getirtip bir kervansaray ve bir Mevlevîhâne yaptırmıştır. Bu yeni yapıdan sonra tekkenin vakıfları da genişletilmiştir.

Bayram Paşa, Bağdat seferi sırasında Urfa yakınlarında Cüllâb mevkiinde ansızın öldü; ansiklopedi maddesi ölüm tarihini 16 Rebîülâhir 1048 (27 Ağustos 1638) olarak gösterir ve kaynaklarda farklı tarihler bulunduğunu belirtir. Cenazesi İstanbul'a taşınıp bugün Haseki semtindeki Keçi Hatun mahallesinde bulunan türbesine gömüldü. İstanbul'da Bayrampaşa semti adını ondan alır.

Maddedeki Diğer Kişiler

Maddede adı geçen bazı kişiler başka kaynaklarda da görünür. Kastamonu beylerbeyi Çayır Köylü Ahmed Paşa ile defterdarı Gevüklü Kara Mehmed Ağa'nın 1040'ta (1630-31) Amasya'da sürgün olarak oturduğunu bu madde bildirir; sonraki bir maddede, Sivas beylerbeyinin Amasya'ya gelip Kastamonu'nun eski beylerbeyi Merzifonlu Ahmed Paşa ile defterdarı Gevüklü Kara Mehmed Ağa'yı idam ettirdiği anlatılır; iki ad aynı kişiyi gösteriyor olabilir ama kitap bunu açıkça yazmaz. Köse Mehmed Ağa'nın yeniçeri ağası olması ve IV. Murad'ın güvenini kazanması da başka çalışmalarla uyuşur: IV. Murad'ın tahttan indirilme tehdidi altında kaldığı bir sırada kendisini koruyan ve padişahın en güvendiği adamlardan biri hâline gelen bu ağa, 1634'te idam edilmiştir. Bu konu ilerleyen maddelerde yeniden karşımıza çıkar.

Hüsâmeddin'in "Altıncı Hüseyin Ağa", "Üçüncü Hüseyin Ağa" gibi sıra numaraları, aynı adı taşıyan yeniçeri serdarlarını birbirinden ayırmak için kitabın kendi kullandığı bir yöntemdir.

Bu maddede dikkat çeken bir tarih farkı da vardır. Hüsâmeddin, Bayram Paşa'nın Rumeli valiliğini 1042 yılının rebîülâhir ayına koyar; bu ay yaklaşık 1632 sonuna denk gelir. Ansiklopedi maddesi ise bu atamayı 1633 olarak verir. Aradaki fark birkaç aydır ve iki kaydın farklı takvim ya da kayıt usulüyle tutulmasından kaynaklanabilir; elimizdeki kaynaklarla kesin bir yargıya varılamaz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 558–559. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.