İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Hüseyin Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 561 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya’nın Helkis Mahallesi eşrâfından Alıç Bey’in mahdûmudur. 1044 senesi şa’bânının onuncu günü ikinci defa Amasya sancağı beyi oldu.⁶³⁸ Kendisi Erzurum Kalesi muhafazasında kalıp tarafından Hakâlalı Şâtır Ali Ağa bin Hamza Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Ramazânda nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı ve Darbhâneci Tekkesi Şeyhi es-Seyyid Ahmed Efendi, ba‘dehû şehir kethüdâsı Keklîk el-Hâc Ahmed Ağa, bunları müteâkib efâzıl-ı ulemâdan üstâdü’l-küll Kadızâde Küçük Hoca Mehmed İlmî Efendi vefât etdi.

Bunların yerlerine es-Seyyid Ca’fer Efendi nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı, meşâyih-i Şâbâniye’den eş-Şeyh Mehmed Efendi Darbhâneci Tekkesi şeyhi, a‘yândan Bâlî Bey şehir kethüdâsı, meşâhir-i fuzalâdan Gürcü el-Hâc Hasan Efendi Sultân Bâyezîd kürsü şeyhi oldu.

Şevvâlin dokuzuncu günü Dördüncü Sultân Murâd Hân Revân [71] Seferi için Üsküdar’dan hareket etdi. Maiyyetinde Amasyalılardan Rumeli Kazaskeri Hocazâde Abdullah Efendi ile İmam-ı Sultânî Evliyâ Mehmed Efendi vardı. Evliyâ Mehmed Efendi, Konya’da hastalandığından İstanbul’a döndü. Zilka’dede vefât etdi.

Bu esnada Hızır Paşa Evkâfı Mütevellisi Keyvânzâde Mustafa Bey bin Rüstem Bey’in vefâtına binâen tevliyet-i mezbûre kızı Nâzenîn Hanım uhdesine tevcîh edildi. Bunun zevci Tokat Voyvodası ve Amasya beytü’l-mâl emîni Zülfikâr Bey mütevellî kâ’im-makâmı oldu. Hâlbuki oğlu zu‘amâ’dan Hızır Bey harbe gitmişdi.

Zilhicce evâilinde Amasya Kethüdâyeri Kırmacı Mehmed Ağa maiyetiyle beraber Erzurum’a doğru hareket etdi. Fakat altıncı günü Sultân Murâd Sivas’a geldi. On beş gün kadar kalıp her taraftan koşan askerler orduya iltihâk ederek yirmi birinde Sivas’tan Erzurum’a hareket etdi.

Bîçâre Kırmacı Mehmed Ağa, Ordu-yı Hümâyûn’a ancak Erzurum civarında Ilıca nâm mevkide iltihâk edebildiğinden vardığı anda Sultân Murâd’ın emriyle kellesi uçtu. Çünkü tembîh-i âlî, Amasya sipâhilerinin Sivas’ta Ordu-yı Hümâyûn’a iltihâk etmesiydi.

Kırmacı Mehmed Ağa’nın işte bu teahhuru başını uçurdu. Fakat Köprülü Mehmed Bey, bu teahhurundan dolayı bir azl ile kurtulmuşdu. Sivas Vâlisi Besnili Ali Paşa da i’dâm edildiğinden “Kör hazînedâr” demekle meşhûr olan Kazovalı İbrâhim Paşa bin Mehmed [72] Sivas beylerbeyi ve sipâhilerden Amasyalı Şeyhî Mehmed Bey de Amasya kethüdâyeri oldu.

Bu esnada Seydî Beyzâde Mustafa Bey’in mahdûmu Abdullah ve yeğeni Kurd Mehmed Bey’ler, Zülfikâr Bey’in gaybûbetinden bil-istifâde Hızır Paşa tevliyetini talep ederek Nâzenîn Hanım aleyhine davaya kıyâm etmişlerdi.

Çünkü Seydî Beyzâde Ahmed Bey’in oğulları Mustafa, Mehmed beylerle Ali Paşa Mehmed Paşazâde Hüseyin Bey’in kerîmesi Ayşe Hanım’dan mütevellîd idiler. Vâkıfın evlâd-ı inâsı mevcut iken tevliyet evlâd-ı utekâya gitmez diyorlar. Keyvanzâdeler de bunların evlâd-ı inâstan olduğunu inkâr ediyorlardı. Her iki taraf da zî-nüfûs idi.

Kezâlik yine bu esnada Yörgüç Paşa Evkâfı mütevellîsi Hakalâcı Mustafa Bey mürtezika-ı vakfa gadr ve vakfa hıyânet etdiği davasıyla bilmuhâkeme azl edilerek yerine Yörgüç Paşazâde Mehmed Bey bin Hasan Bey mütevellî oldu.

1045 senesi gurre-i muharreminde Erzurum Kalesi Muhâfızı ve Amasya Beyi Hüseyin Bey, Sultân Murâd’ın nazar-ı dikkat ve takdîrini celp edecek yararlıklar gösterdiğinden Kars beylerbeyi olup Amasya sancağı orduda bulunan Mirlivâ Derviş Bey’e tevcîh edildi.

Dipnotlar

  • 638 Hüseyin Bey, bu teşebbüsün cezâsını aşağıda görüleceği üzere başıyla ödedi.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya'nın Helkis Mahallesi ileri gelenlerinden Alıç Bey'in oğludur. 1044 [1634-35] yılı şaban ayının onuncu günü ikinci kez Amasya sancak beyi oldu. Kendisi Erzurum Kalesi'nin korunmasında kaldığından, onun adına Hakâlalı Şâtır Ali Ağa, Hamza Ağa'nın oğlu, Amasya mütesellimi oldu.

Ramazan ayında nakîbü'l-eşrâf vekili ve Darbhâneci Tekkesi şeyhi Seyyid Ahmed Efendi, ardından şehir kethüdası Keklik Hacı Ahmed Ağa, bunları izleyerek de âlimlerin seçkinlerinden, her ilmin üstadı Kadızâde Küçük Hoca Mehmed İlmî Efendi vefat etti.

Bunların yerlerine Seyyid Cafer Efendi nakîbü'l-eşrâf vekili, Şâbâniye şeyhlerinden Şeyh Mehmed Efendi Darbhâneci Tekkesi şeyhi, ileri gelenlerden Bâlî Bey şehir kethüdası, tanınmış fazilet sahiplerinden Gürcü Hacı Hasan Efendi de Sultan Bayezid kürsü şeyhi oldu.

Şevvalin dokuzuncu günü Dördüncü Sultan Murad Han, Revan Seferi için Üsküdar'dan hareket etti. Maiyetinde Amasyalılardan Rumeli Kazaskeri Hocazâde Abdullah Efendi ile padişahın imamı Evliyâ Mehmed Efendi vardı. Evliyâ Mehmed Efendi Konya'da hastalandığından İstanbul'a döndü ve zilkade ayında vefat etti.

Bu sırada Hızır Paşa Vakfı mütevellisi Keyvânzâde Mustafa Bey, Rüstem Bey'in oğlu, ölünce adı geçen mütevelliliği kızı Nâzenîn Hanım'a verildi. Nâzenîn Hanım'ın eşi, Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini Zülfikâr Bey de mütevelli vekili oldu. Oysa oğlu, zeamet sahibi Hızır Bey savaşa gitmişti.

Zilhicce başlarında Amasya kethüdâyeri Kırmacı Mehmed Ağa maiyetiyle birlikte Erzurum'a doğru yola çıktı. Fakat altıncı gün Sultan Murad Sivas'a geldi. On beş gün kadar orada kalıp her yandan koşup gelen askerler orduya katılınca, ayın yirmi birinde Sivas'tan Erzurum'a hareket etti.

Zavallı Kırmacı Mehmed Ağa, padişah ordusuna ancak Erzurum yakınında Ilıca denilen yerde katılabildi ve vardığı anda Sultan Murad'ın emriyle başı kesildi. Çünkü yüksek emir, Amasya sipahilerinin Sivas'ta orduya katılmasıydı.

Kırmacı Mehmed Ağa'nın bu gecikmesi başını yedi. Köprülü Mehmed Bey ise aynı gecikmeden dolayı yalnızca görevden alınarak kurtulmuştu. Sivas Valisi Besnili Ali Paşa da idam edildiğinden, "Kör hazinedar" diye tanınan Kazovalı İbrahim Paşa, Mehmed'in oğlu, Sivas beylerbeyi, sipahilerden Amasyalı Şeyhî Mehmed Bey de Amasya kethüdâyeri oldu.

Bu sırada Seydî Beyzâde Mustafa Bey'in oğlu Abdullah ile yeğeni Kurd Mehmed Bey, Zülfikâr Bey'in yokluğundan yararlanarak Hızır Paşa mütevelliliğini istediler ve Nâzenîn Hanım aleyhine dava açtılar.

Çünkü Seydî Beyzâde Ahmed Bey'in oğulları Mustafa ve Mehmed Beyler, Ali Paşa Mehmed Paşazâde Hüseyin Bey'in kızı Ayşe Hanım'dan doğmuşlardı. Vakfedenin kız torunları (evlâd-ı inâs) varken mütevelliliğin azatlıların soyuna (evlâd-ı utekâ) geçmeyeceğini söylüyorlardı. Keyvânzâdeler ise bunların kız soyundan olduklarını kabul etmiyordu. İki taraf da nüfuzlu kişilerdi.

Yine bu sırada Yörgüç Paşa Vakfı mütevellisi Hakalâcı Mustafa Bey, vakıftan pay alanlara haksızlık ettiği ve vakfa ihanet ettiği iddiasıyla yargılanıp görevden alındı; yerine Yörgüç Paşazâde Hasan Bey'in oğlu Mehmed Bey mütevelli oldu.

1045 [1635-36] yılı muharrem başında Erzurum Kalesi muhafızı ve Amasya Beyi Hüseyin Bey, Sultan Murad'ın dikkatini ve takdirini çekecek yararlıklar gösterdiğinden Kars beylerbeyi oldu. Amasya sancağı da ordu içinde bulunan mirliva Derviş Bey'e verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • eşrâf: ileri gelenler, soylu ve itibarlı kişiler
  • mütesellim: sancak beyinin yerine, onun adına işleri yürüten vekil
  • nakîbü'l-eşrâf: Peygamber soyundan gelenlerin işlerine bakan görevli; kâ'im-makâm vekil demektir
  • kethüdâ: bir yöneticinin yardımcısı, kâhya
  • kürsü şeyhi: camide ders veren âlim
  • kazasker: ordu kadısı, devletin en yüksek yargı görevlilerinden
  • beytü'l-mâl emîni: sahibi bulunmayan mal ve miras gelirlerinin hesabını tutan görevli
  • zu'amâ: zeamet, yani büyük dirlik sahibi atlı askerler
  • mütevelli, tevliyet: vakfı yöneten kişi ve bu görev
  • mürtezika: vakıf gelirinden pay ya da maaş alanlar
  • evlâd-ı inâs: kız çocuklarının soyu; evlâd-ı utekâ: azat edilmiş kölelerin soyu
  • teahhur: gecikme; iltihâk: katılma
  • gurre: ayın başı; evâil: ayın ilk günleri

Revan Seferi ve Amasya Sipahileri

Metin, IV. Murad'ın Revan seferini Amasya'nın gözünden anlatır. Padişah Üsküdar'dan 9 Şevval 1044'te (28 Mart 1635) hareket etmiş, yol boyunca görevini ihmal eden kadıları, vezirleri ve tütün içenleri cezalandırmıştır. Sivas'a mayıs ayında ulaşmış, ordunun toplanma yeri Erzurum olmuş ve padişah buraya 3 Temmuz'da varmıştır. Hüsameddin'in verdiği ayrıntı bu genel tabloya uyar: ordunun Sivas'ta toplanması istenmiş, gecikenler ağır biçimde cezalandırılmıştır. Kırmacı Mehmed Ağa'nın idam edilmesi başka bir kaynakta bulunamadı; bu bilgi yalnızca Hüsameddin'in kaydına dayanır.

Gecikmesine rağmen görevden alınarak kurtulan Köprülü Mehmed Bey'in, sonradan sadrazam olan Köprülü Mehmed Paşa olduğu anlaşılıyor. Ansiklopedi maddesine göre bu zat Vezirköprü'ye yerleşmiş, Amasya sancak beyliği yapmış, Çorum sancak beyi iken 1638 Bağdat seferine katılmış ve 1656'da sadrazam olmuştur. Madde, Amasya Tarihi'nin dördüncü cildini de kaynakları arasında sayar. Hüsameddin de Bağdat savaşını anlatırken aynı kişiyi Çorum Beyi olarak anar.

Hüseyin Bey ve Sancak Değişiklikleri

Dipnota göre Hüseyin Bey, önceki maddede anlatılan teşebbüsün, yani Köprülü Mehmed Bey'i görevden aldırmasının cezasını sonradan başıyla ödemiştir. Bu ayrıntı Hüsameddin'in sonraki sayfalarında ele alınır. Alıç Bey ve Helkis Mahallesi'ndeki ailesi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Amasya sancağının kısa sürede dört kişiye, Köprülü Mehmed Bey, Hüseyin Bey, Derviş Bey ve ardından Elkâs Bey'e verilmesi, bu dönemde sancak beyliğinin ne kadar kısa sürdüğünü ve günlük yönetimin çoğunlukla mütesellimlerin elinde kaldığını düşündürür.

Vakıf Davaları

Metnin ikinci yarısı Amasya'daki vakıf yönetimlerinin çekişmesini aktarır. Hızır Paşa Vakfı'nın mütevelliliği önce Keyvânzâde Mustafa Bey'in kızı Nâzenîn Hanım'a geçer, kocası Zülfikâr Bey vekil olur; oğul Hızır Bey savaşta olduğundan Seydî Beyzâdeler dava açar. Tartışmanın özü, vakfedenin kız soyundan gelenlerin mütevelliliğe öncelik hakkıdır. Dava bu maddeyle bitmez: Hüsameddin sonraki maddelerde Hızır Bey'in mahkeme yoluyla görevi aldığını, Bağdat'ta ölmesinin ardından Seydî Beyzâdelerin vakfı ele geçirdiğini ve sonunda Hızır Bey'in yeğeni Kurd Mustafa Bey'in mütevelli olduğunu anlatır. Yörgüç Paşa Vakfı'nda da mütevelli değişikliği tekrarlanır. Her iki vakfın bu dönemdeki yönetimine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 561–561. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.