İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Mustafa Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 559–560 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

“Gürcüzâde” demekle meşhûr bir sancak beyidir. 1043 senesi rebîülevvelinin sekizinci günü Amasya sancağı beyi olup geldi. Kadı el-Hâc Mehmed Efendi esîr-i firâş olduğundan el-Hâc Hızır Efendi, Amasya nâibi oldu. Rebîülâhirde nâkîb es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi’nin yerine Seyyid Mansûrzâde es-Seyyid Mehmed Çelebi nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı oldu. Bir müddetten beri hasta yatan serdâr Üçüncü Hüseyin Ağa’nın bu esnâda vefâtıyla İkinci Murâd Ağa yeniçeri serdârlığına geldi.

Rebîülâhirin yirminci günü nişancı vezîr Koca Yûsuf Paşa azl ve Kilis sancağıyla ib‘âd edildiğinden yerine Dördüncü Sultân Murâd’ın serkâtibi Amasyalı Eyüb Ağa vezâretle nişancı oldu.⁶³⁷ [67]

Mâh-ı mezkûrun yirmi yedinci günü Kadı Çavuşzâde el-Hâc Mehmed Efendi bin Mustafa Çavuş vefât edib Cumâdelûlâ gurresinden i‘tibâren Amasya’da Atâ Bey Müderrisi olan Hasan Efendi Amasya kadısı oldu.

Şa’bânda yeniçeri ağası Köse Mehmed Ağa’nın ikbâli Sadr-ı a’zam Tabanıyassı Arnavut Mehmed Paşa’yı bî-huzûr eylediğinden bir takım müftereyât ile Sultân Murâd’ı kandırdı. Halep’te yeniçerileri tahrik ederek bîçâreyi padişaha i’dâm ve ağaya istinad eden Kanije Beylerbeyi Sarı Süleyman Paşa’yı da orduda kendisi i’dâm etdirdi.

Ramazân evâhirinde Amasya’ya gelen fermân-ı âlî, Köse Mehmed Ağa ile Süleyman Paşa’nın Amasya ve havâlisinde olan emvâl ve emlâkini zabt ve müsâdereyi emretmekle nüzûl emini Abaza Yûsuf Ağa, Süleyman Paşa’nın Fîrûz Köyü’nde ve Köse Mehmed Ağa’nın Geldiklân nâhiyesindeki çiftliklerini ve mallarını satıp esmânını İstanbul’a gönderdi.

Şevvâlin beşinde Trabzon beylerbeyi Hoca Ahmed Paşa, ma‘zûlen Amasya’ya gelip evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi oldu. Mâh-ı mezkûrun on beşinde Amasya Kadısı Hasan Efendi İstanbul’a gidip amcası Rumeli Kazaskerliğinden mütekâid Hasan Efendi’yi ziyaret ve kendisine el-Hâc Hızır Efendi niyâbet etdi.

Zilka’dede Amasya’da Bâyezîd Paşa Evkâfı Mütevellisi Bâyezîd Paşazâde Şerîf Abdullah Bey bin es-Seyyid Hasan Bey bilâveled vefât eylediğinden [68] Bâyezîd Paşa tevliyeti mirlivâlardan Sun‘ullah Bey’e ber-vech-i tekâüd ihsân edildi.

Bundan akdem vefât eden Seydî Beyzâde Mustafa Bey’den inhilâl eden Hızır ve Mehmed paşalar evkâfı tevliyeti mahkemeye düşüp Seydî Beyzâde Kurd Mehmed Bey’le evlâd-ı utekâdan Rüstem Beyzâde Mustafa Bey arasında münâzaa ve muhakeme uzadı.

Nihayet zilhicce evâilinde tarafeynin muvâfakatıyla mes’ele halledildi. İki tevliyet ayrılıp Mehmed Paşa evkâfının tevliyeti evlâd-ı inâsından olan Seydî Beyzâde Kurd Mehmed Bey’e ve Hızır Paşa evkâfı tevliyeti de evlâd-ı utekâsından olan Keyvanzâde Mustafa Bey’e ve bu esnada Amasya sancağı da Akşehir Beyi Üveys Bey’e tevcîh edildi.

Dipnotlar

  • 637 Bu Eyüb Paşa, bevvâb-ı sultânî iken Amasya’da Sultan Bâyezid Evkâfı mütevellisi ve muahharan Dîvân-ı Âlî’ye me’mûren İstanbul’a celp edilen Eyüb Ağa bin Abdurrahman Ağa’dır.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

"Gürcüzâde" diye ünlü bir sancak beyidir. 1043 [1633-34] yılı rebîülevvel ayının sekizinci günü Amasya sancak beyi olarak geldi. Kadı el-Hâc Mehmed Efendi yatağa düştüğünden el-Hâc Hızır Efendi Amasya naibi oldu. Rebîülâhir'de nakîb es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi'nin yerine Seyyid Mansûrzâde es-Seyyid Mehmed Çelebi nakîbü'l-eşrâf kaymakamı oldu. Bir süreden beri hasta yatan serdar Üçüncü Hüseyin Ağa'nın bu sırada ölümüyle İkinci Murâd Ağa yeniçeri serdarlığına geldi.

Rebîülâhir'in yirminci günü nişancı vezir Koca Yûsuf Paşa görevden alınıp Kilis sancağıyla uzaklaştırıldığından, yerine Dördüncü Sultan Murad'ın baş kâtibi Amasyalı Eyüb Ağa vezirlik rütbesiyle nişancı oldu.

Aynı ayın yirmi yedinci günü Kadı Çavuşzâde el-Hâc Mehmed Efendi bin Mustafa Çavuş vefat edip cemâziyelevvel başından itibaren Amasya'da Atâ Bey Medresesi müderrisi olan Hasan Efendi Amasya kadısı oldu.

Şa'bân'da yeniçeri ağası Köse Mehmed Ağa'nın yükselen talihi, Sadrazam Tabanıyassı Arnavut Mehmed Paşa'yı rahatsız ettiğinden sadrazam bir takım iftiralarla Sultan Murad'ı kandırdı. Halep'te yeniçerileri kışkırtarak zavallı ağayı padişaha idam ettirdi; ağaya dayanan Kanije Beylerbeyi Sarı Süleyman Paşa'yı da ordu içinde kendisi idam ettirdi.

Ramazan sonlarında Amasya'ya gelen padişah fermanı, Köse Mehmed Ağa ile Süleyman Paşa'nın Amasya ve çevresindeki mal ve mülkünün zaptını ve müsaderesini emrettiğinden nüzûl emini Abaza Yûsuf Ağa, Süleyman Paşa'nın Fîrûz Köyü'ndeki ve Köse Mehmed Ağa'nın Geldiklân nahiyesindeki çiftliklerini ve mallarını satıp bedelini İstanbul'a gönderdi.

Şevvâl'in beşinde Trabzon beylerbeyi Hoca Ahmed Paşa görevden alınmış olarak Amasya'ya gelip padişah vakıfları mütevellisi oldu. Aynı ayın on beşinde Amasya Kadısı Hasan Efendi İstanbul'a gidip amcası, Rumeli Kazaskerliği'nden emekli Hasan Efendi'yi ziyaret etti; yerine el-Hâc Hızır Efendi naiblik yaptı.

Zilkade'de Amasya'da Bâyezîd Paşa Vakıfları Mütevellisi Bâyezîd Paşazâde Şerîf Abdullah Bey bin es-Seyyid Hasan Bey çocuksuz ölünce Bâyezîd Paşa mütevelliliği, mirlivâlardan Sun'ullah Bey'e emeklilik payesi olarak verildi.

Daha önce ölen Seydî Beyzâde Mustafa Bey'den boşalan Hızır Paşa ve Mehmed Paşa vakıfları mütevelliliği mahkemeye düştü. Seydî Beyzâde Kurd Mehmed Bey ile azatlıların soyundan (evlâd-ı utekâdan) Rüstem Beyzâde Mustafa Bey arasındaki çekişme ve yargılama uzadı.

Sonunda zilhicce başında iki tarafın da onayıyla mesele çözüldü. İki mütevellilik ayrıldı: Mehmed Paşa vakıflarının mütevelliliği kız çocuklarının soyundan (evlâd-ı inâs) olan Seydî Beyzâde Kurd Mehmed Bey'e, Hızır Paşa vakıflarının mütevelliliği ise azatlıların soyundan olan Keyvanzâde Mustafa Bey'e verildi. Bu sırada Amasya sancağı da Akşehir Beyi Üveys Bey'e verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • esîr-i firâş: yatağa düşmüş, hasta
  • nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: seyyid ve şeriflerin başkanının vekili
  • serkâtib: baş kâtip
  • nişancı: padişah fermanlarına tuğrayı çeken, devlet yazışmalarını yöneten üst düzey görevli
  • ib'âd: uzaklaştırma, sürme
  • müftereyât: iftiralar
  • i'dâm: idam ettirme
  • müsâdere: mal ve mülke devlet adına el koyma
  • nüzûl emîni: ordunun zahire ihtiyacını toplamakla görevli memur
  • esmân: bedeller, satış parası
  • ma'zûlen: görevden alınmış olarak
  • bilâveled: çocuksuz
  • ber-vech-i tekâüd: emeklilik payesi olarak
  • münâzaa: çekişme, anlaşmazlık
  • evlâd-ı inâs / evlâd-ı utekâ: vakıf kurucusunun kız çocuklarının soyu / azatlılarının soyu

Köse Mehmed Ağa'nın Sonu

Madde, Amasya sancağı kayıtlarının arasına sıkışmış, Osmanlı merkezinde olan büyük bir olayı da barındırır: yeniçeri ağası Köse Mehmed Ağa'nın düşüşü. Bir akademik çalışmaya göre Köse Mehmed Ağa on yedinci yüzyılın başında yeniçeri ocağında yetişmiş, yeniçeri ağalığına kadar yükselmiştir. Yeniçerilerin cülus bahşişi yüzünden IV. Murad'ın tahttan indirilme tehlikesi içine düştüğü bir sırada padişahın hayatını kurtarıp tahtta kalmasını sağlamış, bu yüzden bir süre padişahın en güvendiği adamlardan biri olmuştur. İstanbul'u çok sert yönetmiş, yakalanan fahişeleri idam ettirmiş, ocaktaki zorbaları sorgusuz öldürtüp denize attırmıştır; kahvehanelerin yıktırılması ve tütün yasağının uygulanmasında da başlıca görevli olduğu sanılır.

Aynı çalışmaya göre Van'ın İran kuvvetlerince kuşatıldığı haberi alınınca padişah Sadrazam Tabanıyassı Mehmed Paşa'yı sefere görevlendirmiş, 15 Ekim 1633'te Üsküdar'dan ayrılan ordu, Aralık ayında kışlamak üzere Halep'e varmıştır. Burada 21 Şubat 1634'te bir yeniçeri ayaklanması çıkmıştır: beş yüz kadar er, maaşlarının kuruş olarak verilmesi bahanesiyle Köse Mehmed Ağa'nın yanına gidip yeniçeri ağasını, kethüdâsını ve kâtibini istemediklerini söylemiştir. Ağa bu sırada bütün malvarlığını bir hafta önceden göndermiş, ağalık hilatinin başkasına giydirildiğini öğrenince İstanbul'a doğru yola çıkmıştır. Padişah, onu yolda gördüğü yerde öldürmesi emriyle bir görevli yollamıştır; yolda karşılaşan görevli onu öldürmeden İstanbul'a getirmiştir. 21 Ramazan 1043 (21 Mart 1634) gecesi padişah önüne çıkarılan Köse, yalvarsa da idam edilmiştir. Çalışmanın vardığı sonuca göre Murad'ın onu öldürtmesinin en önemli sebebi, ağanın başına buyruk davranıp Tabanıyassı Mehmed Paşa'yı Halep'te zor durumda bırakmasıdır.

Hüsâmeddin'in anlatımı bu çerçeveyle büyük ölçüde örtüşür; ayrıntıda farklılaşan iki nokta vardır. Hüsâmeddin olayı sadrazamın iftiralarla padişahı kandırması olarak sunar; akademik çalışma ise ana sebebi Köse'nin kendi başına buyruk davranışı olarak görür. Ayrıca Hüsâmeddin, Köse'ye dayanan Kanije Beylerbeyi Sarı Süleyman Paşa'nın orduda sadrazam tarafından idam ettirildiğini yazar; kullandığımız çalışmada bu paşanın adı geçmez, bu bilgi başka bir kaynakla doğrulanamamıştır. Bir ansiklopedi maddesi de Halep'te çıkan yeniçeri ayaklanmasını doğrular, ayrıca padişahın bu sırada "Abaza Paşa" adlı yakın adamını ve ardından şair Nef'î'yi öldürttüğünü yazar. Hüsâmeddin'in kitabının tarihleri (rebîülevvel 1043 ile ramazan 1043) bu sıralamaya uyar.

Amasya'da Müsadere

Köse Mehmed Ağa'nın malları yalnızca Konya'da değil, Amasya çevresinde de müsadere edilmiştir. Çalışmaya göre Konya'da ele geçirilen mallar önce sayılıp mühürlenmiş, ardından padişah fermanıyla gelen kapıcıbaşı Karaman Beylerbeyi, ayan ve Konya kadısı önünde yeniden sayılıp teslim alınmıştır. Hüsâmeddin'in yazdığı Amasya'daki Geldiklân nahiyesindeki çiftlikler, Sarı Süleyman Paşa'nın Fîrûz Köyü'ndeki mülkleri ve bunların nüzûl emini tarafından satılması ise başka kaynakta bulunamadı. Bu, kitabın Amasya'ya ait olan ayrıntısıdır.

Amasyalı Nişancı Eyüb Ağa

Hüsâmeddin, 1043 rebîülâhirinde Koca Yûsuf Paşa'nın görevden alınıp yerine Amasyalı Eyüb Ağa'nın nişancı olduğunu yazar ve dipnotta Eyüb'ü, bir zamanlar Amasya'da Sultan Bâyezid vakıfları mütevellisi olan sultanî kapıcı Eyüb Ağa bin Abdurrahman Ağa ile birleştirir. Bu kişi hakkında yapılan aramalarda başka bir kaynak bulunamadı; bilgi yalnızca Hüsâmeddin'e dayanmaktadır.

Vakıf Mütevelliliği Davası

Madde, Amasya'da Hızır Paşa ve Mehmed Paşa vakıflarının mütevelliliği üzerine çıkan davanın nasıl sonuçlandığını anlatır. Daha önce ikisini birlikte yöneten Seydî Beyzâde Mustafa Bey ölünce boşalan görev için iki aday ortaya çıkmış, dava uzayınca taraflar uzlaşmış ve vakıflar ikiye ayrılarak yönetimleri iki ayrı kişiye verilmiştir. Hüsâmeddin bu çekişmenin başka bir kaynakta izine rastlanmadığı bir mahkeme kaydı olarak aktarır; ayrıntılar kitabın kendi anlatımıdır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 559–560. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.