İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · İKİNCİ DEVRE

Hüseyin Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 3. Cilt, s. 519–520 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Amasyalı Budak Bey'in oğludur. Habeş beylerbeyiliğinden munfasıl iken eşkıyânın kesretine, Amasya sancağının ehemmiyetine binâ'en 1005 senesi şevvâlinde Amasya sancağı mutasarrıfı ve Anadolu müfettişi oldu. Amasya sancağına Deli Zülfikâr Ağa'yı mütesellim nasb ederek devr ve teftîşe gitdi. [344]

Şehir kethüdâsı el-Hâc Mansûr Çelebi, mütesellim-i sâbık Hüseyin Ağa'ya mümâşât etdiğinden azl edilip yerine el-Hâc Pîrî Çelebi şehir kethüdâsı oldu. Buna "Himmetoğlu" denirdi. Sâbık evkâf-ı sultâniyye mütevellîsi Hasan Bey alaybeyi, zu'amâdan Mahmûd Bey evkâf-ı sultâniyye mütevellîsi oldu.

1006 senesi evâ'ilinde Deli İbrâhim Paşa'nın birâderi olan Ermenî Mahmûd Paşa Sivas beylerbeyi olup geldi. Buna da Deli Mahmûd Paşa denirdi. Deli Mahmûd Paşa'nın kethüdâsı Ermenî Mustafa Ağa, silahdârı da Gaybîoğlu Ahmed Ağa demekle meşhûr zâlimlerdi.

İnsânın diyeceği geliyor ki Osmanlı hükûmeti, Anadolu'da Türkler'i kıyâm ve ihtilâle mecbûr etmek için böyle delileri vilâyetlere kasden taslît ediyor, gayr-i Türkler'in tahakküm ve istibdâdına bir nihâyet vermek istiyordu. Fakat cereyân-ı ahvâle göre bu da denemezdi.

Anadolu müfettişi Hüseyin Paşa öz Türkler'dendi. Türkler'in derdini ve esbâb-ı ihtilâli pek güzel bilirdi. Her tarafdan şekâvet ve ihtilâli tezyîde bâ'is olan gayr-i Türk sipâhî kumandanlarını, yeniçeri azmanlarını ve bunlara dayanıp halka zulm eden a'yânlarını te'dîbe koyuldu.

Erbâb-ı ihtilâlin başbuğlarını taltîf ve sancaklara mîrlivâ nasb ederek derneklerine giren efrâda kodamanlardan inhilâl eden dirlikleri tevzî' etdirmiş, bunlardan mâddeten istifâde edecek çârelere tevessül ederek ihtilâlin ocağını söndürmeğe çalışdı.

Bu cümleden olarak aslen Köprülü olup Amasya'da ikâmet [345] ve sonradan isyân eden Yaramaz Ahmed Ağa'ya Karahisâr-ı Şarkî mîrlivâlığını ve Amasyalı Deli Mustafa Ağa'ya da Erzincân mîrlivâlığını verdirmiş, başlarındaki neferâta dirlikler tevzî' etdirmiş, oldukça ihtilâli basdırmışdı.

1006 senesi zilhiccesinde Koca Tâceddîn Efendi de isti'fâya mecbûr oldu. Malgaralı Köse Ahmed Efendi ikinci def'a Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi olarak büyük bir ibrâm üzerine Amasya'ya geldi.

1007 senesinde Canik beyi Keyvân, Çorum beyi Murâd Beyler'di. Bunların ikisi de gayr-i Türk idi. Sivas beylerbeyi Ermenî Mahmûd Paşa'nın deliliği Sivas ve mülhakâtı halkını bîzâr ediyordu. Hüseyin Paşa, Mahmûd Paşa'nın azlini ve adamlarının te'dîbini arz ederek parlamağa başlayan ihtilâli basdırmak istedi.

Lâkin başda Mahmûd Paşa olduğu hâlde sipâhî ve yeniçeri kodamanları, bunlara dayanan bilâd ve kasabât a'yânları Hüseyin Paşa zulm ediyor diye şikâyetler yağdırdılar, yaygarayı basdırdılar. İşin içyüzüne vâkıf olamayan bâb-ı âlî bunlara inandı. 1007 şevvâlinde Hüseyin Paşa'yı teftîş ve tasarrufdan azl ederek Zülfikâr Ağa ile beraber Amasya kalesinde habs edildi. Yerine İbrâhim Bey Amasya beyi oldu. [346]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalı Budak Bey'in oğludur. Habeş beylerbeyiliğinden ayrılmış iken, eşkıyanın çokluğu ve Amasya sancağının önemi dolayısıyla 1005 senesi şevval ayında [1597] Amasya sancağı mutasarrıfı ve Anadolu müfettişi oldu. Amasya sancağına Deli Zülfikâr Ağa'yı mütesellim atayarak dolaşıp denetim yapmaya çıktı.

Şehir kethüdası el-Hâc Mansûr Çelebi, önceki mütesellim Hüseyin Ağa'ya göz yumduğu için görevden alındı; yerine el-Hâc Pîrî Çelebi şehir kethüdası oldu. Buna "Himmetoğlu" denirdi. Daha önceki padişah vakıfları mütevellisi Hasan Bey alaybeyi, zeamet sahiplerinden Mahmûd Bey de padişah vakıfları mütevellisi oldu.

1006 senesi başlarında [1597-98] Deli İbrâhim Paşa'nın kardeşi olan Ermeni Mahmûd Paşa Sivas beylerbeyi olarak geldi. Buna da Deli Mahmûd Paşa denirdi. Deli Mahmûd Paşa'nın kethüdası Ermeni Mustafa Ağa, silahdarı da Gaybîoğlu Ahmed Ağa adıyla ünlü zalimlerdi.

İnsanın şunu söylemesi geliyor: Osmanlı hükümeti, Anadolu'da Türkleri ayaklanmaya zorlamak için bu gibi delileri bile bile vilayetlerin başına musallat ediyor, Türk olmayanların baskı ve zorbalığına bir son vermek istiyordu. Fakat olayların gidişine bakılırsa bu da söylenemezdi.

Anadolu müfettişi Hüseyin Paşa öz Türklerdendi. Türklerin derdini ve ayaklanmanın sebeplerini çok iyi bilirdi. Her yanda eşkıyalığı ve ayaklanmayı arttıran Türk olmayan sipahi komutanlarını, yeniçeri azmanlarını ve bunlara dayanıp halka zulmeden ayanlarını cezalandırmaya koyuldu.

Ayaklanmanın elebaşılarını ödüllendirmiş, sancaklara mirliva atamış, kodamanlardan boşalan dirlikleri onların çevresine toplanan askerlere dağıttırmış; bunların maddi bakımdan yararlanabilecekleri yollara başvurarak ayaklanmanın ocağını söndürmeye çalışmıştı.

Bu cümleden olarak, aslen Köprülü olup Amasya'da oturan ve sonradan isyan eden Yaramaz Ahmed Ağa'ya Karahisâr-ı Şarkî mirlivalığını, Amasyalı Deli Mustafa Ağa'ya da Erzincan mirlivalığını verdirmiş, yanlarındaki askerlere dirlikler dağıttırmış, ayaklanmayı oldukça bastırmıştı.

1006 senesi zilhiccesinde [1598] Koca Tâceddîn Efendi de istifaya mecbur oldu. Malgaralı Köse Ahmed Efendi, ikinci defa Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi olarak çok ısrar üzerine Amasya'ya geldi.

1007 senesinde [1598-99] Canik beyi Keyvân, Çorum beyi Murâd Bey idi. İkisi de Türk olmayandı. Sivas beylerbeyi Ermeni Mahmûd Paşa'nın delilikleri Sivas ve bağlı yerlerin halkını bıktırıyordu. Hüseyin Paşa, Mahmûd Paşa'nın azlini ve adamlarının cezalandırılmasını arz ederek alevlenmeye başlayan ayaklanmayı bastırmak istedi.

Fakat başta Mahmûd Paşa olduğu hâlde sipahi ve yeniçeri kodamanları, bunlara dayanan şehir ve kasaba ayanları "Hüseyin Paşa zulmediyor" diye şikâyetler yağdırdılar, gürültü kopardılar. İşin iç yüzünü bilemeyen Bâb-ı âlî bunlara inandı. 1007 senesi şevval ayında Hüseyin Paşa'yı denetim görevinden ve mutasarrıflıktan alıp Zülfikâr Ağa ile birlikte Amasya kalesinde hapsetti. Yerine İbrâhim Bey Amasya beyi oldu.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • munfasıl: görevden ayrılmış
  • mutasarrıf: bir sancağı yöneten görevli
  • müfettiş: denetçi; burada olağanüstü yetkili Anadolu denetçisi
  • devr ve teftîş: bölgeyi dolaşıp denetleme
  • şehir kethüdâsı: şehrin ileri gelen yöneticisi, kâhya
  • mümâşât: yumuşak davranma, göz yumma
  • evkâf-ı sultâniyye: padişah vakıfları
  • alaybeyi: sancaktaki sipahi birliklerinin başı
  • zu'amâ: zeamet sahipleri
  • silahdâr: silah taşıyan, yakın hizmetli
  • taslît: musallat etme
  • erbâb-ı ihtilâl: ayaklanmanın elebaşları ve katılanlar
  • taltîf: gönül alma, ödüllendirme
  • kodaman: nüfuzlu, güçlü kişi
  • a'yân: bir yerin ileri gelenleri
  • te'dîb: terbiye etme, cezalandırma
  • ibrâm: ısrar
  • Bâb-ı âlî: Osmanlı merkez hükümeti

Hüseyin Paşa Kimdir

Hüsameddin, Hüseyin Paşa'yı Amasyalı Budak Bey'in oğlu olarak tanıtır. Her kaynak bunu paylaşmaz. Venedik belgelerine dayanan çalışmalarda Arnavut kökenli olarak anılır; "Bosnavî" lakabıyla da bilinir. Kimi kaynaklarda Habeş beylerbeyliği 1568-1570 yıllarına yerleştirilir. Bunu ilgili ansiklopedi maddesini doğrudan okuyarak teyit edemedik. TDV'nin Karayazıcı maddesi ise onun vaktiyle Habeş beylerbeyi olduğunu, daha sonra istediği göreve getirilmeyince Karaman'da isyan ettiğini yazar.

Amasya sancağına atanma tarihi de tartışmalıdır. Hüsameddin 1005 şevval [1597] der. Başka bir kaynakta bu atama 1590 olarak geçer, ancak bu iki tarihi birbiriyle uzlaştıramadık. Her iki kaynak da Zülfikâr Ağa'nın onun mütesellimi olduğunda birleşir.

Anadolu Müfettişliği ve Hapis

Hüsameddin'in anlatımında Hüseyin Paşa, ayaklananlarla sert çatışmak yerine onlara dirlik ve sancak vererek yatıştırmayı seçen, işini bilen bir yöneticidir. Başka kaynaklarda da aynı yöntem anılır: Yaramaz Ahmed Ağa'ya Karahisâr-ı Şarkî, Deli Mustafa Ağa'ya Erzincan sancağı verilmiştir.

Sivas beylerbeyi Mahmûd Paşa ile çatışma konusunda kaynaklar Hüsameddin'le genel olarak aynı çizgidedir: Hüseyin Paşa onu halka baskı yapmakla suçlamış, ancak Mahmûd Paşa'nın çevresi sarayı kendi lehine ikna etmiş, Hüseyin Paşa da 1599 yılının mayıs ayında görevinden alınmıştır. Bu çalışmalarda Hüseyin Paşa'nın hapsedilmesinde ayrıca Habeş'ten getirdiği büyük miktarda paranın rol oynadığı, Mahmûd Paşa ile Hüseyin Paşa'nın yakın çevreleri arasında bir çıkar çatışması bulunduğu da belirtilir. Hüsameddin bu ayrıntılara yer vermez. Sivas beylerbeyinin adı da kaynaklarda farklıdır: Hüsameddin onu "Ermeni Mahmûd" ve "Deli Mahmûd" diye anarken, TDV'nin Karayazıcı maddesi Sivas beylerbeyini "Çerkez Mahmud Paşa" olarak verir.

Hapisten Sonra

Hüsameddin'in bu maddede anlatmadığı sonrası, sonraki maddelerde ve kaynaklarda şöyle geçer. Hüseyin Paşa Amasya kalesinden kaçıp Karaman'a döndü, Celâlî hareketlerine katıldı. Karayazıcı Abdülhalim ile birleşerek Urfa Kalesi'ni ele geçirdi; Karayazıcı ona vezirlik verdi. Karayazıcı'nın hükümetle anlaşıp Amasya ya da Antep sancağını kabul etmesi üzerine Hüseyin Paşa serdara teslim edildi ve İstanbul'da 22 Receb 1008'de [7 Şubat 1600] idam edildi. Kimi kaynaklarda, isyana kalkışan en yüksek rütbeli Osmanlı görevlisi olarak anılır.

Hüsameddin'in çizdiği, Türklerin derdini bilen ve ayaklananları yatıştırmaya çalışan müfettiş portresi, Hüseyin Paşa'nın yalnız ilk dönemini kapsar. İsyanı ve sonu, kitabın sonraki maddelerinde ayrıca anlatılır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 519–520. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

  • Mücteba İlgürel, "Karayazıcı Abdülhalim", TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 2001. https://islamansiklopedisi.org.tr/karayazici-abdulhalim
  • Meryem Kaçan Erdoğan, "Karayazıcı İsyanı", Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 4/2, 2003, s. 53-66. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/112963
  • Levent Kaya Ocakaçan, "The Reconquest of Ottoman Fiefs: The Karayazıcı Rebellion in Venetian Documents (1598-1602)", Türklük Bilgisi Araştırmaları, 53, 2020 (ikinci elden, bir ansiklopedi maddesinde anıldığı biçimiyle).

Diğer kaynaklar

3. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.