Amasyalıdır. Alıc Beyzâdedir. 1056 senesi zilhiccesinde dördüncü defa Amasya sancağı mutasarrıfı oldu. Amasya eşrâfından Sefer Ağa’yı mütesellim nasb ederek Amasya’dan aldığı kuvvetle Girit’e gitdi.
Kurban Bayramı’nın dördüncü günü sulehâdan nakîb Seyyid Mansurzâde, es-Seyyid Mehmed Çelebi vefât edib yerine sâbık Niksar Kadısı Hakâlalızâde es-Seyyid Abdülkerîm Efendi nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı oldu. Bu sene Köprü meşâyihinden eş-Şeyh Ahmed Efendi vefât edib yerine mahdûmu eş-Şeyh Yûsuf Efendi geçti.
1057 senesi gurre-i muharreminde Zileli İslam Efendi Amasya kadısı olup Kudüs-i Şerîf sancağından azl edilen Köprülü Mehmed Paşa’ya tenzîlen Ma’arra kazâsı verildi.
Safer evâhirinde Amasya Mutasarrıfı Hüseyin Paşa Girit Muhârebesi’nde gösterdiği yararlıklara binâen Trabzon beylerbeyi oldukta selefi Hoca Ahmed Paşa’ya Amasya sancağı verildi. [96]
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır, Alıc Beyzâde'dir. 1056 [1646-47] yılı zilhiccesinde dördüncü kez Amasya sancağının mutasarrıfı oldu. Amasya ileri gelenlerinden Sefer Ağa'yı mütesellim (vekil) atadı ve Amasya'dan topladığı kuvvetle Girit'e gitti.
Kurban Bayramı'nın dördüncü günü salih kişilerden, nakîb (seyyidlerin işlerine bakan görevli) Seyyid Mansurzâde es-Seyyid Mehmed Çelebi vefat etti; yerine eski Niksar Kadısı Hakâlalızâde es-Seyyid Abdülkerîm Efendi nakîbüleşraf kaymakamı (nakîbüleşrafın taşradaki vekili) oldu. Aynı yıl Köprü şeyhlerinden eş-Şeyh Ahmed Efendi vefat etti ve yerine oğlu eş-Şeyh Yûsuf Efendi geçti.
1057 [1647] yılı muharreminin ilk günü Zileli İslam Efendi Amasya kadısı oldu. Kudüs-i Şerif sancağından azledilen Köprülü Mehmed Paşa'ya ise rütbesi düşürülerek Maarra kazası verildi.
Safer sonlarında Amasya Mutasarrıfı Hüseyin Paşa, Girit Savaşı'nda gösterdiği yararlılıklar üzerine Trabzon beylerbeyi oldu; Trabzon'da ondan önce bulunan Hoca Ahmed Paşa'ya da Amasya sancağı verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mutasarrıf: sancağın gelirine ve yönetimine sahip kişi
- nasb: bir göreve atama
- sulehâ: salih, dindar kişiler
- nakîbüleşrâf: Peygamber soyundan gelenlerin (seyyid ve şeriflerin) kayıtlarını tutan ve işlerine bakan görevli
- kâ'im-makâm: birinin yerine vekâlet eden
- meşâyih: şeyhler, tarikat büyükleri
- mahdûm: oğul
- tenzîlen: rütbesi indirilerek
- binâen: dayanarak, üzerine
- selef: bir görevde öncekiler
Çolak Hüseyin Paşa'nın Yolu
Maddenin kahramanı, bir önceki maddede Saluzcu köyünün has geliriyle emekli olarak anılan Çolak Hüseyin Paşa'dır. Hüsameddin, kitabının biyografi ciltlerinde onun hayatını ayrıca anlatır. Buna göre Hüseyin Paşa, Amasya'nın ileri gelenlerinden Ulûc Bey'in oğluydu; zeametli bir sipahiyken Irak ve İran savaşlarında yükselmiş, 1040 [1631] yılında Amasya alaybeyi, ardından Erzurum Kalesi muhafızı ve birkaç kez Amasya sancak beyi olmuştu. Sultan IV. Murad'ın takdirini kazanarak Kars beylerbeyiliğine yükselmiş, Trablusşam ve Şehrizor beylerbeyiliklerinden sonra Bağdat seferine katılmıştı. Bağdat muharebesinde sol kolu sakat kaldığı için "Çolak" diye anılır oldu.
Biyografi cildindeki kayıt, bu maddedeki bilgileri tamamlar: 1056 zilhiccesinde Amasya mutasarrıfı Ankebût Ahmed Paşa Sivas valisi olunca Hüseyin Paşa dördüncü kez Amasya mutasarrıfı olmuş ve Girit Savaşı'na gitmiş, 1057 saferinde savaştaki yararlılığına karşılık Rumeli beylerbeyiliği rütbesiyle Trabzon beylerbeyi yapılmıştır. "Dördüncü defa" ifadesi her iki yerde de aynıdır; bu, Hüsameddin'in kendi içinde tutarlı bir kayıt tuttuğunu gösterir. Hüseyin Paşa'nın Amasya'dan topladığı askerle Girit'e gitmesi dönemin seferberlik düzenine uygundur; 1645'teki sefer hazırlığında Kastamonu'dan Bozok'a kadar Anadolu sancak beylerine asker getirmeleri için hükümler gönderilmişti.
Köprülü Mehmed Paşa: Kudüs, Maarra ve Şam
Maddede bir cümleyle geçen Köprülü Mehmed Paşa, 1656'da sadrazamlığa yükselecek olan, Köprü kasabasına yerleşip evlendiği için bu lakapla anılan devlet adamıdır. Hüsameddin'e göre 1057 muharreminde Kudüs sancağından azledilip daha düşük bir yer olan Maarra kazasına gönderilmiştir. Christopher Whitehead'in Osmanlı arşiv defterlerine dayanan 2024 tarihli çalışması bu dönemi başka türlü kurar. Ona göre Köprülü bu sırada Macaristan'daki Eğri eyaletinden azledilmiş durumdaydı ve hem vakayinameler hem arşiv kayıtları, bir sonraki görevinin Rebîülevvel 1057 [Nisan 1647] tarihinde Şam olduğunu doğrular. Sultan İbrâhim, Şam gelirlerini gözdelerinden Şivekâr Sultan'a has olarak bağlamış, Köprülü de onun adına kaymakam olmuştu. Eyalet atama defterinden anlaşıldığına göre Köprülü aynı zamanda Kudüs sancağını da elinde tutuyordu.
Böylece Hüsameddin'in Kudüs'ten azil ve Maarra'ya tenzil kaydı ile arşivin Şam ve Kudüs'ü bir arada gösteren kaydı arasında bir sıralama farkı ortaya çıkar. Whitehead, Köprülü'nün 1647-1650 arasındaki atamalarının defterlerde boşluk gösterdiğini de belirtir; dolayısıyla Maarra kaydının doğrulanması ya da yanlışlanması için elde yeterli belge yoktur. Hüsameddin bir sonraki maddede Köprülü'nün Şam'a geçişini ve Kudüs'ün ona yeniden verilişini ayrıca anlatır.
Maddede adı geçen Seyyid Mansurzâde Mehmed Çelebi, Hakâlalızâde Abdülkerîm Efendi, Köprülü Şeyh Ahmed Efendi ve Zileli İslam Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
- Christopher Whitehead, "The Early Career of Köprülü Mehmed Pasha: An Archival Reconstruction", Review of Middle East Studies, 57/1 (2024), Cambridge University Press.
- Mücteba İlgürel, "Köprülü Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa
- Hasan Ali Cengiz, "Osmanlı Kaynaklarında Girit Seferi", Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 9/17 (2019), s. 105-133.
Diğer kaynaklar