İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Ahmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 573–574 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. İğnecizâde Hoca Ahmed Paşa’dır. 1058 senesi şevvâlinin yirmi birinde Amasya mutasarrıfı olup Girit Harbi’ne me’mûr olduğundan mütesellim-i sâbık Sefer Ağa’yı Amasya mütesellimliğinde ibkâ etdi.

Bu esnada Amasya Miralayı Hoca Paşazâde Mustafa Bey de Girit Harbi’nde mirlivâ olup kibâr-ı zu‘amâdan Gürcü Ali Bey Amasya alaybeyi oldu. Bunların her üçü de, Girit Harbi’yle meşgul idi.

Fakat Zemân Bey’in zamanında Müftü Dursunzâde Mustafa Efendi biraz lisâna geldiğinden şikâyet edilmişdi. Zilka’de gurresinde bu da azledilip yerine fâzıl-ı meşhûr Ca’ferzâde Hızır Efendi ilk defa Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu.

Zilka’denin on sekizinci günü dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Amasyalı Hasan Ağa evkâf-ı Sultâniyye mütevellisi olup geldi. Üçler Mahallesinde pederi Mehmed Bey’den mevrûs hânesinde ikâmet etdi.

Zilhiccede Girit Harbi’nde Amasya Mutasarrıfı Hoca Ahmed Paşa mecrûh ve mahdûmu Mustafa Bey şehîd ve müteâkiben Amasya Alaybeyi Gürcü [105] Ali Bey de mecrûh olduğundan yerine alaybeyi olan Çavuşzâde Hasan Bey Amasya askerine başbûğ oldu. Meşâhir-i ulemâdan Hasan Efendizâde Abdülmelik Efendi vefât etdi. Bu sene seyyâh-ı meşhûr Evliyâ Çelebi Amasya’ya gelip Hacı Paşazâde Hüseyin Bey’e misafir olmuşdur.

1059 senesi gurre-i muharreminde Anadolu beylerbeyi ve serdârı Amasyalı Ankebût Ahmed Paşa’ya vezâret verildi. Amasya Mütesellimi Sefer Ağa erzâk ve levâzım-ı askeriyyeyi hâmilen Girit’e gidip evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi olan Hasan Ağa mütesellim kâ’im-makâmı oldu.

Müteâkiben Kara Abdî Bey’in azliyle Bağdatlıoğlu Osmân Ağa şehir kethüdâsı olup Kadı İbrâhim Efendi hastalandı. Mahdûmu Mustafa Efendi ve rebîülevvelde diğer mahdûmu Abdullah Efendi Amasya nâibi oldu.

Rebîülâhirde Anadolu beylerbeyi ve Katırcıoğlu aleyhine serdâr olan Canikli Mehmed Paşa Katırcıoğlu’na karşı mağlup ve aciz olduğundan Köprülü Mehmed Paşa Anadolu beylerbeyi olup “Boynuyaralı” demekle meşhûr olan Canikli Paşa’nın i’dâmına me’mûr oldu.

Rebîülâhirin yirmi dokuzuncu günü Amasya Kadısı İbrâhim Efendi vefât eylediğinden Cumâdelûlâ gurresinden itibaren Zileli el-Hâc İslam Efendi Amasya kadısı ve Abdullah Efendi yine Amasya nâibi oldu.

Yine cumâdelûlâ gurresinde Torumtay müderrisi ve Hoca Ahmed Paşa imâmı olan Hacı Efendizâde Ömer Efendi Erzurum mollası [106] ve mahdûmu İbrâhim Efendi de yerine Torumtay müderrisi ve Ahmed Paşa’nın abd-i mu‘takı Rus Rıdvan Ağa Amasya kethüdâyeri oldu.

Cumâdelâhirede Anadolu Beylerbeyi Köprülü Mehmed Paşa’nın tedbiriyle Boynuyaralı Mehmed Paşa İstanbul’a gidip Vâlide Sultân’a dahîl olduğuna binâen i’dâmdan kurtuldu. Köprülü Mehmed Paşa da mazhar-ı teveccüh olup Amasya sancağı ber-vech-i hâs uhdesine tevcîh edildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. İğnecizâde Hoca Ahmed Paşa'dır. 1058 [1648] yılı şevvalinin yirmi birinde Amasya mutasarrıfı oldu. Girit Savaşı'na görevli olduğu için eski mütesellim Sefer Ağa'yı Amasya mütesellimliğinde bıraktı.

Bu sırada Amasya miralayı (alaybeyi) Hoca Paşazâde Mustafa Bey de Girit Savaşı'nda mirliva (sancak beyi) oldu; zeamet sahiplerinin büyüklerinden Gürcü Ali Bey Amasya alaybeyi oldu. Bu üçü de Girit Savaşı'yla uğraşıyordu.

Öte yandan Zemân Bey'in zamanında Müftü Dursunzâde Mustafa Efendi biraz dile düştüğünden şikâyet edilmişti. Zilkadenin ilk günü o da azledildi; yerine ünlü âlim Ca'ferzâde Hızır Efendi ilk kez Amasya müftüsü ve Sultaniye Medresesi müderrisi oldu.

Zilkadenin on sekizinci günü Divan-ı Hümayun kapıcıbaşılarından Amasyalı Hasan Ağa, Sultan vakıflarının mütevellisi olarak geldi ve Üçler Mahallesi'nde babası Mehmed Bey'den kalan evinde oturdu.

Zilhiccede Girit Savaşı'nda Amasya Mutasarrıfı Hoca Ahmed Paşa yaralandı, oğlu Mustafa Bey şehit düştü; ardından Amasya Alaybeyi Gürcü Ali Bey de yaralanınca yerine alaybeyi olan Çavuşzâde Hasan Bey Amasya askerinin başbuğu (komutanı) oldu. Ünlü âlimlerden Hasan Efendizâde Abdülmelik Efendi vefat etti. Bu yıl ünlü seyyah Evliya Çelebi Amasya'ya gelip Hacı Paşazâde Hüseyin Bey'e misafir oldu.

1059 [1649] yılı muharreminin ilk günü Anadolu beylerbeyi ve serdarı Amasyalı Ankebût Ahmed Paşa'ya vezirlik verildi. Amasya Mütesellimi Sefer Ağa erzak ve askerî malzemeyi götürmek üzere Girit'e gitti; Sultan vakıflarının mütevellisi Hasan Ağa mütesellim vekili oldu.

Ardından Kara Abdî Bey'in azliyle Bağdatlıoğlu Osman Ağa şehir kethüdası oldu. Kadı İbrâhim Efendi hastalandı; önce oğlu Mustafa Efendi, rebîülevvelde de öbür oğlu Abdullah Efendi Amasya naibi (kadı vekili) oldu.

Rebîülâhirde, Anadolu beylerbeyi ve Katırcıoğlu'na karşı serdar olan Canikli Mehmed Paşa Katırcıoğlu karşısında yenik ve âciz kaldığından Köprülü Mehmed Paşa Anadolu beylerbeyi oldu ve "Boynuyaralı" diye tanınan Canikli Paşa'nın idamıyla görevlendirildi.

Rebîülâhirin yirmi dokuzuncu günü Amasya Kadısı İbrâhim Efendi vefat edince cemaziyelevvelin ilk gününden itibaren Zileli el-Hâc İslam Efendi Amasya kadısı, Abdullah Efendi de yine Amasya naibi oldu.

Yine cemaziyelevvelin ilk günü Torumtay müderrisi ve Hoca Ahmed Paşa'nın imamı olan Hacı Efendizâde Ömer Efendi Erzurum mollası (kadısı) oldu; oğlu İbrâhim Efendi de onun yerine Torumtay müderrisi oldu. Ahmed Paşa'nın azatlı kölesi Rus Rıdvan Ağa ise Amasya kethüdâyeri oldu.

Cemaziyelâhirde Anadolu Beylerbeyi Köprülü Mehmed Paşa'nın tedbiriyle Boynuyaralı Mehmed Paşa İstanbul'a gidip Valide Sultan'a sığındığı için idamdan kurtuldu. Köprülü Mehmed Paşa da gözde oldu ve Amasya sancağı has olarak ona verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ibkâ: yerinde bırakma, görevde tutma
  • mîrâlây: alaybeyi, sancağın tımarlı sipahilerinin komutanı
  • kibâr-ı zu'amâ: zeamet sahiplerinin büyükleri
  • lisâna gelmek: dile düşmek, hakkında söz edilmek
  • fâzıl: erdemli, bilgili kişi
  • mevrûs: miras kalmış
  • mecrûh: yaralı
  • başbuğ: komutan
  • seyyâh: gezgin
  • vezâret: vezirlik
  • hâmilen: taşıyarak, götürerek
  • levâzım-ı askeriyye: askerî malzeme
  • molla: büyük şehirlerin kadısı
  • abd-i mu'tak: azat edilmiş köle
  • dahîl olmak: birine sığınmak, himayesini istemek
  • mazhar-ı teveccüh: beğeni ve iltifat gören
  • ber-vech-i hâs: has olarak, kişisel dirlik biçiminde

Hoca Ahmed Paşa'nın Girit'teki Kaybı

Hüsameddin'in biyografi cildi bu maddedeki olayları aynen doğrular. Buna göre Hoca Ahmed Paşa 1058 şevvalinin yirmi birinde üçüncü kez Amasya mutasarrıfı olarak Girit Savaşı'na görevlendirilmiş, Amasya alaybeyi olan oğlu Mustafa Bey'le birlikte gitmiş; zilhiccede oğlu şehit düşmüş, kendisi de yaralı olarak dönmüştür. 1059 recebinin ilk günü Amasya sancağı Anadolu Beylerbeyi Köprülü Mehmed Paşa'ya has olarak verilince azledilip Amasya'da oturmuştur. Böylece biyografi ile tarih bölümü arasındaki kayıtlar birbirini tamamlar.

Yalnız bir tutarsızlığa dikkat etmek gerekir. Hüsameddin bir önceki maddede, aynı 21 Şevval günü Amasya sancağının hasekiden alınıp "eski Şehrizor Beylerbeyi Ahmed Paşa"ya verildiğini yazar. Bu maddede ise o gün sancağı alan kişi İğnecizâde Hoca Ahmed Paşa'dır. Hoca Ahmed Paşa'nın biyografisinde Şehrizor beylerbeyiliği geçmediğine göre, iki kayıttan birinde ad karışıklığı olması muhtemeldir.

Evliya Çelebi Amasya'da

Hüsameddin, Evliya Çelebi'nin "bu sene", yani 1058 [1648] yılında Amasya'ya gelip Hacı Paşazâde Hüseyin Bey'e misafir olduğunu yazar. Biyografi cildinde de Hacı Paşazâde Hüseyin Bey'in, beylerbeyilerden ve Sofular Mahallesi'ndeki cami ve darülhadisin banisi Abdullah Paşa'nın soyundan geldiğini, 1052'de bu vakfa mütevelli olarak Amasya'da yaşadığını ve 1058'de gelen ünlü seyyah Hâfız Evliya Çelebi'yi konağında ağırladığını söyler. Dokuz yıl kadar vakfı iyi yöneten Hüseyin Bey, 1061 [1651] yılında ölmüştür.

Bugünkü araştırmalar Evliya'nın Amasya ziyaretini başka bir tarihe koyar. Seyahatlerinin kronolojisine göre Evliya Çelebi, 1056 [1646] yılında Erzurum beylerbeyi olan Defterdarzâde Mehmed Paşa'nın maiyetinde Bolu, Amasya ve Niksar üzerinden Erzurum'a gitmiştir; Evliya'nın ziyaret ettiği mevlevihaneleri inceleyen Haşim Karpuz da Amasya Mevlevihanesi için ziyaret tarihini 1646 olarak verir. 1648 baharında ise Evliya, isyan eden hamisi Defterdarzâde ile birlikte Erzurum'dan Erzincan, Merzifon ve Çorum üzerinden Ankara'ya gelmiş, Varvar Ali Paşa isyanına tanık olduktan sonra babasının ölüm haberi üzerine Temmuz 1648'de İstanbul'a dönmüştür. Bu güzergâhta Amasya şehrinin adı geçmez. Dolayısıyla Hüsameddin'in 1058 tarihi ya 1056'daki ziyaretin yanlış yıla konmuş hâlidir ya da Evliya'nın Merzifon yolculuğu sırasında Amasya'ya da uğradığına dair Hüsameddin'in elinde başka bir bilgi vardı; eldeki kaynaklarla bu ayrım yapılamadı.

Katırcıoğlu ve Boynuyaralı Mehmed Paşa

Maddenin ikinci yarısı, Anadolu'daki Celâlî hareketine bağlanır. Mücteba İlgürel'in maddesine göre Katırcıoğlu Mehmed, Isparta'dan çıkmış bir Celâlî reisiydi; 1648'de üzerine gönderilen Anadolu Beylerbeyi Ahmed Paşa'yı öldürmesiyle şöhret kazanmış, ardından Gürcü Abdünnebî'nin isyanına katılarak İstanbul'a yürümüştü. Celâlî kuvvetleri 26 Cemâziyelâhir 1059 [7 Temmuz 1649] tarihinde Üsküdar yakınında dağıtıldı. Katırcıoğlu bir süre daha yağmaya devam ettikten sonra af diledi, Sadrazam Kara Murad Paşa'nın aracılığıyla affedilip Beyşehir sancağını aldı ve bir süre Köprülü Mehmed Paşa'nın çevresinde yer aldı. Köprülü Mehmed Paşa maddesinde de Köprülü'nün Katırcıoğlu'na karşı gönderildiği, ancak onu af dilemeye razı ederek savaşı önlediği yazılıdır.

Hüsameddin'in "Canikli" ve "Boynuyaralı" diye andığı paşa, Abdülkadir Özcan'ın maddesinde Boynueğri Mehmed Paşa olarak geçer. Canik'te doğmuş, IV. Murad'ın doğu seferlerinden birinde zehirli bir okla boynundan yaralandığı için "Boynueğri" ya da "Boynuyaralı" lakabını almıştı. 1648'de Anadolu beylerbeyi olmuş, bu görevde adı bazı zulüm olaylarına karışmıştı; ancak Köprülü Mehmed Paşa'nın tavsiyesiyle Vâlide Turhan Sultan'a sığınarak affedilmişti. Bu bilgi Hüsameddin'in anlattığıyla birebir örtüşür. Boynueğri Mehmed Paşa 1656'da sadrazam oldu ve dört ay kadar sonra mührü, kendisini kurtaran Köprülü Mehmed Paşa'ya bırakmak zorunda kaldı. Hüsameddin'in "Vâlide Sultân" dediği kişi, bu yıllarda IV. Mehmed'in annesi Turhan Sultan'dır.

Mahalleler, Medrese ve Adlar

Mütevelli Hasan Ağa'nın oturduğu Üçler Mahallesi bugün de Amasya'da aynı adla yaşar; on dokuzuncu yüzyıl ortasındaki nüfus kayıtlarında da şehrin mahalleleri arasında görünür. Ömer Efendi'nin ve oğlunun müderris olduğu Torumtay Medresesi, adını on üçüncü yüzyılda Amasya valisi olan Seyfeddin Torumtay'dan alır. Torumtay'ın Gök Medrese'nin karşısındaki türbesi 1278 yılında yapılmıştır ve bugün ayaktadır; medresenin kendisinin bugüne ulaşıp ulaşmadığına dair bilgiye rastlanmadı.

Hoca Ahmed Paşa'nın azatlı kölesi Rus Rıdvan Ağa, Hüsameddin'in kitabının ilerleyen sayfalarında yeniden karşımıza çıkar: 1068'de [1658] Hoca Ahmed Paşa dördüncü kez Amasya mutasarrıfı olup savaşa gidince onu Amasya mütesellimi yapmıştır. Ca'ferzâde Hızır Efendi, Çavuşzâde Hasan Bey, Gürcü Ali Bey, Abdülmelik Efendi ve Hacı Efendizâde Ömer Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.