İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Ebûbekir Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 569 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya emîr-i kebîri Şâdgeldi Paşa ahfâdından Mirlivâ Pîr Hüseyin Beyzâde Derviş Bey’in mahdûmudur. 1054 senesi zilhiccesinin yirmisinde Amasya beyi oldu. 1055 senesi gurre-i muharreminde Ebûbekir Bey, devr ü teftişe çıkıp tarafından Abdülcelîl Efendizâde “el-Hâc Hüseyin Ağa” Amasya mütesellimi oldu. Çünkü Girit Harbi’nden dolayı Amasya havâlisinde eşkıyâ türemişdi. Bu esnada kethüdâyeri Kara Kadızâde Mehmed Ağa idi.

Muharrem evâhirinde Müftü Dursunzâde Mustafa Efendi’nin azliyle Şeyh Yâkubzâde Mustafa Efendi Amasya müftüsü ve gurre-i saferde Hakâlalızâde es-Seyyid Abdurrahim Efendi Amasya nâibi olup Kadı Mustafa Efendi İstanbul’a gitdi.

Cumâdelûlâ gurresinde Amasya Kadısı Mustafa Efendi Sakız mollası olduğundan Amasyalı Şeyh Hasan Efendizâde Kutbeddîn Mustafa Efendi Amasya kadısı oldu. Bu zât, “Kutbî” demekle ma‘rûf şâir, edîb idi.

Bu esnada Amasya a‘yânı şunlardı: Hoca Ahmed Paşa, Hacı Kerîm Paşazâde Hüseyin Bey, Helvacı Mehmed Ağa, bunun birâderi Deli Yûsuf Ağa, Kara Kadızâde Mehmed Ağa, Alaybeyi Gürcü Ali Bey, Murâd oğlu Gâvur Murâd Ağa, Alevî Köylü Gazanfer Ağa, Furûc Ağa demekle [93] meşhûr Hakâlalı Şâtıroğlu Ali Ağa, Yeniçeri Serdârı Murâd oğlu Hamza Ağa.

Mirlivâ Bekir Bey, asîl, necîb, bir merd-i kerîm idi. Amasya Mutasarrıfesi Hümâ Şâh Sultân’a yaranmak, sâye-i ikbâlinde beylerbeyi olmak hevesiyle ba’zı ta‘addiyâta yol vermiş, a‘yânın haset ve rekâbetini celb edecek nüfûza mâlik olmuşdu.

Bu yüzden şikâyetlere ma’rûz kaldı. Çünkü Haseki Sultân, muttasıl para istiyor, bîçâreyi katl u i’dâm ile korkutuyordu. Bekir Bey, havf ü recâ arasında hareket ederek maruz kaldığı şikâyetlerde i‘zâm edilmişdi.

Şevvâl evâilinde Bab-ı Âlî’ye tevâlî eden şikâyetle Mirlivâ Ebûbekir Bey yalnız azl ve Amasya sancağı da Sivas Beylerbeyi Ahmed Paşa’ya tevcîh edildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya'nın büyük emîri Şâdgeldi Paşa'nın torunlarından Mirliva (sancakbeyi) Pîr Hüseyin Beyzâde Derviş Bey'in oğludur. 1054 [1645] yılı zilhiccesinin yirmisinde Amasya beyi oldu. 1055 [1645] yılı muharreminin ilk günü Ebûbekir Bey sancağı dolaşıp denetlemeye çıktı; onun tarafından Abdülcelîl Efendizâde "el-Hâc Hüseyin Ağa" Amasya mütesellimi (vekil yönetici) oldu. Çünkü Girit Savaşı yüzünden Amasya çevresinde eşkıya türemişti. Bu sırada kethüdâyeri (sipahilerin yerel kethüdası) Kara Kadızâde Mehmed Ağa idi.

Muharrem sonlarında Müftü Dursunzâde Mustafa Efendi'nin görevden alınmasıyla Şeyh Yâkubzâde Mustafa Efendi Amasya müftüsü, safer ayının ilk günü de Hakâlalızâde Seyyid Abdurrahîm Efendi Amasya naibi (kadı vekili) oldu ve Kadı Mustafa Efendi İstanbul'a gitti.

Cemaziyelevvel ayının ilk günü Amasya Kadısı Mustafa Efendi Sakız mollası (Sakız adasının kadısı) olduğu için Amasyalı Şeyh Hasan Efendizâde Kutbeddîn Mustafa Efendi Amasya kadısı oldu. Bu zat "Kutbî" diye tanınan bir şair ve edipti.

Bu sırada Amasya'nın ileri gelenleri şunlardı: Hoca Ahmed Paşa, Hacı Kerîm Paşazâde Hüseyin Bey, Helvacı Mehmed Ağa, onun kardeşi Deli Yûsuf Ağa, Kara Kadızâde Mehmed Ağa, Alaybeyi Gürcü Ali Bey, Murâdoğlu Gâvur Murâd Ağa, Alevî Köylü Gazanfer Ağa, "Furûc Ağa" diye tanınan Hakâlalı Şâtıroğlu Ali Ağa ve Yeniçeri Serdarı Murâdoğlu Hamza Ağa.

Mirliva Bekir Bey soylu, temiz yaratılışlı, mert ve cömert bir insandı. Amasya'nın mutasarrıfesi Hümâ Şâh Sultan'a yaranmak ve onun desteğiyle beylerbeyi olmak hevesiyle bazı haksızlıklara göz yummuş, ileri gelenlerin kıskançlığını ve rekabetini çekecek kadar nüfuz kazanmıştı.

Bu yüzden şikâyetlere uğradı. Çünkü Haseki Sultan durmadan para istiyor, zavallı adamı öldürtmek ve idam ettirmekle korkutuyordu. Bekir Bey korku ile umut arasında davranmış, hakkındaki şikâyetlerde suçu olduğundan büyük gösterilmişti.

Şevval başlarında Bâbıâli'ye art arda gelen şikâyetler üzerine Mirliva Ebûbekir Bey yalnızca görevden alındı ve Amasya sancağı Sivas Beylerbeyi Ahmed Paşa'ya verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • emîr-i kebîr: büyük emîr, hükümdar bey
  • ahfâd: torunlar, soy
  • devr ü teftiş: sancağı dolaşıp denetleme
  • havâli: çevre, dolaylar
  • nâib: kadının vekili
  • molla: burada büyük bir şehrin ya da adanın üst dereceli kadısı
  • a'yân: bir şehrin ileri gelenleri
  • merd-i kerîm: mert ve cömert kişi
  • sâye-i ikbâl: bir büyüğün himayesi, desteği
  • ta'addî: haksızlık, zulüm
  • muttasıl: durmadan, sürekli
  • havf ü recâ: korku ve umut
  • i'zâm: büyütme, abartma
  • tevâlî: art arda gelme

Şâdgeldi Paşa'nın Soyu

Ebûbekir Bey'in dayandığı Şâdgeldi Paşa, XIV. yüzyılda, Eretna Beyliği döneminde Amasya'yı yöneten emîrdir. Hacı Kutlu Şah'ın ikinci oğlu olan Şâdgeldi, 1359'da Amasya emîri olmuş, kısa bir süre Eretnalı Alâeddin Ali Bey tarafından şehirden çıkarılmışsa da birkaç ay sonra yönetimi geri almış ve 1381'deki ölümüne kadar Amasya'yı elinde tutmuştur. Saraçhane Camii diye bilinen yapıyı 1372'de o yaptırmış, cami ilk zamanlarda Şâdgeldi Paşa Camii diye anılmış, çevresindeki saraç dükkânları yüzünden Çelebi Mehmed devrinden itibaren bugünkü adını almıştır. Şâdgeldi Paşa'nın eyvan tipindeki türbesi de Halifet Gazi Türbesi'nin karşısında, Kadılar Türbesi'nin güneybatısında bugün ayaktadır. Emîrin soyunun XVII. yüzyılda hâlâ Amasya'nın zeamet sahibi ailelerini oluşturması, şehrin eski yönetici ailelerinin Osmanlı düzeni içinde de varlığını sürdürdüğünü gösterir. Önceki maddelerde geçen Çolak Hüseyin Paşa da Hüsameddin'e göre aynı soydandır.

Ebûbekir Bey'in Ailesi ve Sonrası

Hüsameddin'in ümera biyografileri, bu kısa maddedeki kişiler arasındaki bağları açığa çıkarır. Çolak Hüseyin Paşa, Amasya mirlivası Derviş Bey'in damadıdır; yani Ebûbekir Bey'in eniştesidir. Hüseyin Paşa 1058'de idam edilip malları müsadere edilince oğlu Derviş Mehmed Çelebi'ye bir evden başka bir şey bırakılmamış, dayısı Ebûbekir Bey bu yetimin vasisi olmuştur.

Ebûbekir Bey'in mütesellimi el-Hâc Hüseyin Ağa'nın biyografisi ise azlin metinde anlatılandan daha ağır geçtiğini gösterir. Bu biyografiye göre Hüseyin Ağa, eski Amasya müftüsü Sandukîzâde Abdülcelîl Efendi'nin oğludur; Revan ve Bağdat seferlerinde liyakat göstermiş, kethüdâyeri olmuş ve 1055 muharreminde Amasya mütesellimi olmuştur. Ancak "mirliva Ebûbekir Bey'in taşkın hareketi yüzünden" aynı yılın şevvalinde ikisi birlikte görevden alınıp hapsedilmiş, Hüseyin Ağa 1056 başlarında Sefer Ağa'nın kefaletiyle Amasya Kalesi zindanından çıkarılmış, yapılan soruşturmada suçsuz olduğu anlaşılmıştır. Ebûbekir Bey için maddede söylenen "yalnızca görevden alındı" ifadesi, idam edilmediğini anlatmak için kullanılmış görünüyor; hapsedilmiş olması bu ifadeyle çelişmez.

Metinde Amasya'nın verildiği "Sivas Beylerbeyi Ahmed Paşa", önceki maddenin Ahmed Bey'i, yani Ankebût Ahmed Paşa'dır. Hüsameddin'in onun için verdiği biyografiye göre 1055 şevvalinde Amasya sancağı kendisine has olarak verilmiş ve aynı zamanda Girit serdarı olmuştur. Böylece Amasya, hasekinin elinden çıkıp yeniden bir Amasyalı paşanın uhdesine geçmiştir.

Haseki Sultan ve Taşranın Yükü

Hüsameddin'in tasvir ettiği tablo, Sultan İbrahim devrinin bilinen yüzüyle örtüşür. Feridun Emecen, çağdaş tarihçi Vecîhî'ye dayanarak padişahın sekiz gözdesini haseki yaptığını, onlara yüklü haslar bağladığını ve seçkin eyalet ve sancakları paşmaklık olarak dağıttığını yazar. Bir sancağın geliri bir hasekiye ayrıldığında, yerel bey hem hasekinin para taleplerini karşılamak hem de şehrin ileri gelenlerini idare etmek zorunda kalıyordu. Ebûbekir Bey'in "korku ile umut arasında" kalması bu iki baskının sonucudur. Aynı yıllarda Girit seferi için Amasya dahil Anadolu sancaklarından asker toplanıyordu; Hüsameddin bunun taşrada asayişi zayıflattığını düşünür ve metindeki "Girit Savaşı yüzünden Amasya çevresinde eşkıya türemişti" cümlesi bunu anlatır.

Kadı Kutbeddîn Mustafa Efendi "Kutbî" hakkında, ne şiirleri ne de kadılığı konusunda başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 569–569. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, "Hüseyin Paşa-Çolak" maddesi, e-kitap s. 25; "Hüseyin Ağa-Abdülcelilzâde el-Hâc" maddesi, e-kitap s. 30.
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, "Ahmed Paşa-Ankebût" maddesi, e-kitap s. 176-177.

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.