İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · DÖRDÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Hüseyin Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 615 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalı Kadızâdedir. 1104 senesi zilka’desinin yirmisinde ibkâen Amasya mutasarrıfı oldu. İnfisal ve nasbı bir ay sürdü. Mütesellim Kaya Ali Ağa’nın azliyle kendi mahdûmu Hasan Bey Amasya mütesellimi oldu.

Zilhiccede kâ’im-makâm rikâb-ı hümâyûn Amasyalı Osmân Paşa’nın himmetiyle Cidde beyi olan Amasya a‘yânından Şamlıoğlu Rahtuvan Mehmed Bey Habeş beylerbeyi oldu.

1105 senesi gurre-i muharreminde Kadı Ahmed Efendi İstanbul’a gidip Müftüzâde Ömer Efendi Amasya nâibi ve Rahmi Efendizâde el-Hâc Lütfullah Efendi yine baş a‘yân oldu. Saferinde Amasya Mutasarrıfı [218] Hüseyin Paşa iadeyi afiyetle Rakka beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı Sivas Beylerbeyi Mahmûd Paşa’ya tevcîh edildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalı Kadızâdelerdendir. 1104 [1693] yılı Zilkade ayının yirmisinde yeniden Amasya mutasarrıfı oldu. Görevden alınması ile yeniden atanması arasında bir ay geçti. Mütesellim Kaya Ali Ağa'nın azliyle kendi oğlu Hasan Bey Amasya mütesellimi oldu.

Zilhicce ayında rikâb-ı hümâyun kaymakamı Amasyalı Osmân Paşa'nın gayretiyle, Cidde beyi olan Amasya ileri gelenlerinden Şamlıoğlu Rahtuvan Mehmed Bey Habeş beylerbeyi oldu.

1105 [1693] yılı Muharrem ayının ilk günü Kadı Ahmed Efendi İstanbul'a gitti; Müftüzâde Ömer Efendi Amasya nâibi, Rahmi Efendizâde el-Hâc Lütfullah Efendi de yeniden baş âyan oldu. Safer ayında Amasya Mutasarrıfı Hüseyin Paşa sağlığına kavuşarak Rakka beylerbeyi olduğundan, Amasya sancağı Sivas beylerbeyi Mahmûd Paşa'ya verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ibkâen: yerinde bırakılarak, görevi sürdürülerek
  • infisâl ve nasb: görevden ayrılma ve yeniden atanma
  • mahdûm: oğul
  • himmet: gayret, destek, kayırma
  • iâde-i âfiyet: sağlığına yeniden kavuşma
  • tevcîh: bir görevi birine verme

Rakka Beylerbeyiliği ve Aşiret İskânı

Hüsâmeddin'e göre Kadızâde Hüseyin Paşa 1105 Saferinde, yani 1693 sonbaharında Amasya'dan ayrılarak Rakka beylerbeyiliğine geçer. Rakka o yıllarda Osmanlı yönetiminin Anadolu'daki göçebe aşiretleri yerleştirmek istediği başlıca bölgelerden biridir. Bekir Gökpınar'ın Topal Yusuf Paşa üzerine yaptığı çalışmada belirtildiği gibi, savaş yıllarında Orta Anadolu'daki bazı aşiretler yerleşik halkın düzenini bozmaya başlamış; devlet de bu toplulukları tenha ve harap yerlere iskân ederek hem toprağı şenlendirmeyi hem de Arap kabilelerine karşı bir denge kurmayı amaçlamıştır. Aynı çalışmaya göre 1107'de (1695-96) Rakka valisi Hüseyin Paşa, Bağdat valisi Ali Paşa ve Diyarbekir voyvodasıyla birlikte Basra'da isyan eden Müntefik şeyhi Mâni' üzerine gönderilmiş, fakat sonuç alınamamıştır.

Kadızâde Hüseyin Paşa'nın Rakka ile bağı Hüsâmeddin'in verdiği tarihten daha eskiye gidiyor olabilir. Kilis çevresindeki aşiretleri inceleyen Mustafa Koyuncu, Özcan Tatar'ın doktora tezine dayanarak Haziran 1690'da Rakka beylerbeyi Kadızâde Hüseyin Paşa'nın bir aşiret saldırısının faillerini cezalandırmakla görevlendirildiğini aktarır. Hüsâmeddin ise paşayı o tarihte Amasya mutasarrıfı olarak gösterir. Kaynakların bu ayrılığı, paşanın Amasya'yı elinde tutarken Rakka'daki iskân işleriyle de uğraşmış olabileceğini düşündürür; fakat bunu doğrulayacak bir belgeye ulaşılamadı.

Rahtuvan Mehmed Bey'in Habeş Beylerbeyiliği

Maddede Habeş beylerbeyiliğine yükseltildiği yazılan Rahtuvan Mehmed Bey, ilerideki bir maddede Amasya mutasarrıfı olarak karşımıza çıkacak olan Rahtuvan Mehmed Paşa'dır. Hüsâmeddin onu Amasya ileri gelenlerinden sayar; daha önceki bir maddede 1100 yılında Amasya mütesellimi olarak türedilerin temizlenmesinde görev aldığı, bunun karşılığında dergâh-ı âlî kapıcıbaşılığı rütbesi aldığı anlatılır.

Cidde beyliğinden Habeş beylerbeyiliğine geçiş o dönemin idari düzenine uygundur. Cengiz Orhonlu'nun Habeş eyaleti maddesine göre XVII. yüzyılın son yıllarından itibaren Habeş eyaleti artık müstakil olarak değil başka bir idari birimle birleştirilerek yönetilmeye başlanmış; örneğin Ekim 1701'de o sırada Cidde sancağı mutasarrıfı ve Mekke şeyhülharemi olan Süleyman Paşa'ya bu görevlerine ek olarak Habeş beylerbeyiliği verilmiştir. Bu usul yerleştikten sonra beylerbeyiler Medine'de oturmuş, Habeş eyaletini bir vekil aracılığıyla yönetmiştir. Rahtuvan Mehmed Bey'in Cidde beyiyken Habeş beylerbeyiliği alması, bu birleşik idarenin daha önceki bir örneği sayılabilir. Hüsâmeddin'in atamada rikâb kaymakamı Amasyalı Osmân Paşa'nın "himmetini" anması da, hemşehrilik bağlarının devlet merkezindeki atamalarda ne kadar işlediğini gösteren bir ayrıntıdır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 615–615. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

4. Cilt içindekiler