Merzifonludur. Abdullah Ağa’nın oğludur. Merzifon voyvodası el-Hâc Süleyman Ağa’nın hizmetinde teayyün edib Rus muharebâtında yaralıklar göstermekle dergâh-ı âlî gediklilerinden oldu. Evkâf-ı Sultâniyye tevliyetiyle ikdâr edildi.
Ba’dehû Kırımlıoğlu Deli Hasan Ağa ile münâvebeten Merzifon [209] voyvodası oldu. Ancak 1244’de Nezîr Ağa’nın uyandırdığı fitnede Hasan Ağa’nın kazâen vefâtı üzerine ihtifâ etdi. 1248’de Nezîr Ağa Sivas vâlisi Hazînezâde Osmân Paşa’nın emriyle i’dâm edildikde yine Merzifon voyvodası olup kapıcıbaşılıkla taltîf edildi. 1251 sâlinden sonra vefât etdi. Mahdûmu el-Hâc Feyzullah Beyzâde Abdullah Bey 1321’de vefât etdi. Hânedân, mükerrem idiler.
Günümüz Türkçesiyle
Merzifonludur. Abdullah Ağa'nın oğludur. Merzifon voyvodası Hacı Süleyman Ağa'nın hizmetinde öne çıktı ve Rus savaşlarında yararlılıklar göstererek dergâh-ı âlî gediklilerinden (saray hizmetinde kadrolu, maaşlı ağalardan) oldu. Padişah vakıflarının mütevelliliği verilerek güç ve itibarı artırıldı.
Daha sonra Kırımlıoğlu Deli Hasan Ağa ile nöbetleşe Merzifon voyvodası oldu. Ancak 1244 [1828-29] yılında Nezîr Ağa'nın çıkardığı kargaşada Hasan Ağa'nın kaza sonucu ölmesi üzerine saklandı. 1248 [1832-33] yılında Nezîr Ağa, Sivas valisi Hazînezâde Osman Paşa'nın emriyle idam edilince yeniden Merzifon voyvodası oldu ve kapıcıbaşılık rütbesiyle ödüllendirildi. 1251 [1835-36] yılından sonra öldü. Oğlu Hacı Feyzullah Bey'dir; Feyzullah Bey'in oğlu Abdullah Bey 1321 [1903-04] yılında öldü. Soylu, cömert kimselerdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- voyvoda: bir kazanın vergi gelirlerini toplayan ve asayişine bakan yerel idareci
- teayyün: ileri gelenler arasına girme, öne çıkma
- dergâh-ı âlî gediklileri: sarayın kadrolu, maaşlı hizmetlileri; taşra ileri gelenlerine verilen bir paye
- Evkâf-ı Sultâniyye tevliyeti: padişahların kurduğu vakıfların yöneticiliği
- ikdâr: güçlendirme, iktidar sahibi kılma
- münâvebeten: nöbetleşe, sırayla
- kazâen: kaza sonucu, istemeden
- ihtifâ: saklanma, gizlenme
- i'dâm: idam
- taltîf: ödüllendirme
- sâl: yıl
- hânedân, mükerrem: soylu aileden, cömert ve saygın
Merzifon Voyvodalığı Çekişmesi
Bu kısa madde, Hüsameddin'in kitabındaki başka iki maddeyle birlikte okununca on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Merzifon'da voyvodalık için süren sert bir rekabeti ortaya koyar. Kitabın Kara Müslimzâde Hacı Süleyman Ağa maddesine göre Süleyman Ağa, Merzifon voyvodası ve mukataa emini olmuş, 1224 [1809-10] yılındaki Rus savaşında gösterdiği yararlılıklar için kapıcıbaşılıkla ödüllendirilmiş ve 1233 [1817-18] dolaylarında ölmüştür. Hüsameddin bu maddede Süleyman Ağa'nın oğlunun Hacı Mustafa Nezîr Ağa, kethüdasının da "Kuloğlu el-Hâc İbrâhim Ağa" olduğunu yazar. Böylece burada anlatılan İbrâhim Ağa'nın, bir zamanlar Süleyman Ağa'nın kethüdası olduğu, sonradan efendisinin oğlu Nezîr Ağa ile karşı saflara düştüğü anlaşılır.
Nöbetleşe voyvodalık yaptığı Kırımlıoğlu Deli Hasan Ağa da kitapta "Deli Tatar Hasan Ağa" adıyla ayrıca anlatılır. Buna göre Hasan Ağa Bahçesaraylı bir ailenin oğluydu, küçük yaşta Merzifon'a gelmiş, 1224 Rus savaşındaki yararlılıklarıyla dergâh-ı âlî gediklileri arasına girmiş, sonra Merzifon voyvodası olmuştu. 1242 [1826-27] yılında maiyetiyle Rumeli harbine gitmek üzere İstanbul'a gelmiş ve Sultan II. Mahmud'un huzurunda yapılan geçit töreninde beğenilerek kapıcıbaşılık almıştı.
Hüsameddin'in Kendi Metinleri Arasındaki Farklar
Bu üç madde karşılaştırıldığında iki önemli fark göze çarpar. İlki Hasan Ağa'nın ölümüdür: bu maddede Hasan Ağa'nın Nezîr Ağa'nın çıkardığı kargaşada "kazâen", yani kaza sonucu öldüğü söylenirken, Deli Tatar Hasan Ağa maddesinde dönüşte "hasımları, özellikle Nezîr Ağa tarafından evinin kuşatılıp 1244'te öldürüldüğü" yazılıdır. İkincisi Nezîr Ağa'nın idam yılıdır: burada 1248 [1832-33], Kara Müslimzâde maddesinde ise 1247 [1831-32] verilir; orada Hüsameddin idamın "yok yere" yapıldığını da ekler. İki yıl arasındaki fark küçüktür; idamın haksızlığına yapılan vurgu ise yalnız o maddede yer alır.
Nezîr Ağa'yı idam ettiren Hazînedârzâde Osman Paşa, Canik'ten çıkmış güçlü bir ayan ailesinin mensubudur. Bugünkü araştırmalara göre Osman Paşa Aralık 1827'de Canik, Karahisâr-ı Şarkî, Trabzon ve Gönye sancakları muhafızlığına, 1829'da Sivas valiliğine atanmış, ancak bu görevden memnun kalmayınca aynı yılın mayısında Trabzon valiliğine getirilmiştir. 1832'de Kavalalı İbrâhim Paşa'nın Anadolu'ya ilerleyişi sırasında nüfuzu Orta Anadolu'ya kadar genişlemiş, aynı yıl Doğu Karadeniz'deki asi ayanları geniş çaplı harekâtlarla tasfiye etmiştir. Hüsameddin'in onu idam sırasında "Sivas valisi" diye anması, okuduğumuz kaynaktaki görev sırasıyla tam örtüşmez; Merzifon'daki idamın tarihi ise Osman Paşa'nın bölgedeki ayanları sindirdiği yıllarla çakışır.
Kuloğlu İbrâhim Ağa'nın kendisine ve ailesine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 72–72. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, "Hasan Ağa-Deli Tatar" maddesi, 8. Cilt, s. 630; "Süleyman Ağa-Kara Müslimzâde, el-Hâc" maddesi, 10. Cilt, s. 307–308.
Akademik çalışmalar