İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Çelebi-Abdî Beyzâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 48 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Mütesellim Kara Abdî Bey’in ikinci oğludur. Büyük birâderi Mehmed Paşa’dır. Amasya’da menzilcibaşı, 1113’de Bâyezîd Paşa vakfı mütevellî kâ’im-makâmı, mükerreren şehir kethüdâsı olup 1119 senesinde vefât etdi. Amasya a’yânından idi. Menzilci Sokağındaki Kara Kadı Mescidini ta’mîr ve önünde bir çeşme binâ edib iki dükkânını bunlara vakfetdi. Mahdûmu Hasan Efendi ve hafîdi Ak Bıyık İbrâhim Efendi ulemâdandır.

Diğer Zanalı İbrâhim Ağa bin Ca’fer bin Mahmûd olup züamâdan iken 1118’de Amasya alaybeyi oldu. Ancak cebelü akçesinden 576 akçe zimmeti çıkdığından iki mâh sonra azl ü meblağın tahsîl edilmesi merâkına dokunup 1120 senesi evâilinde vefât etdi. Zanalı es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi’nin ve sadr-ı esbak Hubyârlı demekle meşhûr Zanalızâde es-Seyyid el-Hâc Ahmed Paşa’nın amcalarıydı.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Mütesellim Kara Abdî Bey'in ikinci oğludur. Büyük kardeşi Mehmed Paşa'dır. Amasya'da menzilcibaşı oldu; 1113'te [1701-02] Bâyezîd Paşa vakfı mütevelli vekili, birkaç kez de şehir kethüdâsı olup 1119'da [1707-08] vefat etti. Amasya ileri gelenlerindendi. Menzilci Sokağı'ndaki Kara Kadı Mescidi'ni onarttı, önüne bir çeşme yaptırdı ve iki dükkânını bunlara vakfetti. Oğlu Hasan Efendi ile torunu Ak Bıyık İbrâhim Efendi âlimlerdendir.

Bir diğeri Zanalı İbrâhim Ağa bin Ca'fer bin Mahmûd'dur. Zeamet sahibi iken 1118'de [1706-07] Amasya alaybeyi oldu. Ancak cebelü akçesinden 576 akçe sorumluluğu çıktığından iki ay sonra görevden alındı; parayı tahsil etme çabası içine dokunup 1120 yılının başında [1708] vefat etti. Zanalı es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi'nin ve eski sadrazam, Hubyarlı diye tanınan Zanalızâde es-Seyyid el-Hâc Ahmed Paşa'nın amcasıydı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mütesellim: bir şehri vekil olarak yöneten görevli
  • menzilcibaşı: menzil (posta ve ulak) hizmetinin yöneticisi
  • kâ'im-makâm: vekil
  • şehir kethüdâsı: şehrin ileri gelenlerinden seçilen yönetici yardımcısı
  • hafîd: torun
  • züamâ: zeamet sahipleri
  • alaybeyi: sipahilerin sancaktaki komutanı
  • cebelü akçesi: cebelü (silahlı atlı asker) donatmak için alınan para
  • zimmet: üstüne borç olarak çıkan sorumluluk
  • merâk: kaygı, içerleme

Alaybeyi ve Zeamet

Alaybeyi, sancaktaki tımarlı sipahilerin en üst komutanıydı; her sancakta bir alaybeyi bulunur ve genellikle zeamet sahibi olurdu. Sefer başladığında sipahileri toplayıp sancak beyine getirmek onun işiydi. Zanalı İbrâhim Ağa'nın alaybeyliği yalnızca iki ay sürmüştür; bu kısa sürenin nedeni, hesapta çıkan 576 akçelik açıktır. Metinden, bu küçük meblağın bile görevden alınma ve ardından üzüntüyle ölüm sebebi olarak anıldığı anlaşılır.

Zana ve Zanalızâdeler

Zana, Amasya'nın kuzeydoğusunda bir köydür; eşrafı arasından çıkan aileye Zanalızâdeler denmiştir. Hüsameddin'in kitabında Zanalı Ahmed Efendi, Kara Ca'fer oğlu Mahmûd Ağa'nın torunu olarak geçer; Hubyarlı Zanalızâde Ahmed Paşa ise bu maddede "eski sadrazam" olarak anılır.

Kara Abdî Bey ve Menzil Hizmeti

İbrâhim Çelebi'nin babası Kara Abdî Bey ve ağabeyi Mehmed Paşa hakkında Hüsameddin dışında kayıt bulunamadı. Menzilci Sokağı'ndaki Kara Kadı Mescidi ile çeşmenin bugünkü durumuna dair bir kayıt bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler