Amasyalıdır. İstanbul’da Küçük Ayasofya civârında mukîm Amasya eşrâfından İsmâil Ağa bin İbrâhim Çelebi bin Halîl Çelebi bin Mehmed Çelebi mahdûmudur. Sülâlesi Gümüşlü [120] zâde Hazret-i Pîr İlyâs Halvetî’ye müntehîdir. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’ya 1069’da Amasya’ya geldiği esnâda intisâb ederek ağaları silkine girdi.
1072’de müşârün-ileyhin sadâretinde kapıcıları kethüdâsı olarak ta’yîn edib 1078’de Eğri beylerbeyi ve 1079 zilka’desinin yirmisinde Bursa Mutasarrıfı ve ba’dehû Komaniçe’nin fethinde hizmet etdiğinden 1086’da vezâretle Komaniçe muhâfızı ve 1087 senesi muharreminin altısında Tımışvâr muhâfızı oldu. (Zübdetü’l-Vâkı’ât)
1090 senesi cumâdelûlâsında Erzurum, 1092 cumâdelâhire gurresinde Bağdâd, 1095 senesi rebiülevvelinde Şâm vâlisi oldu. Rahtuvân Mehmed Ağa’yı Şâm mütesellimi yapdı. Kethüdâsı Derviş Mehmed Ağa ile Bağdâd’dan Şâm’a gitdi.
1096 muharreminde Engürüs harbine me’mûren Rumeli’ye geçmek üzere Üsküdâr’a hareket edib duhûlünde kethüdâsı tahsîl etdiği emvâli alıp firâr ve ihtifâ etmekle dûçâr-ı müzayekâ oldu. Şâm’dan gelen şâkileri ref’edilerek ibkâ edilmiş [121] ise de mesârif-i seferiye talep etdiğinden 1096 senesi cumâdelûlâsı yirmi sekizinde Şâm’dan azl ve Tekfûr Dağı’na Edirne’den i’zâm edildi. (Silahdâr Târîhi)
1097 rebiülâhirinin yirmi altıncı günü ibkâ-yı vezâretle i’âde-i haysiyyet edib Mar’aş Karsı sancağıyla Amasya sancağı “ber-vech-i arpalık” uhdesine tevcîh edilerek İstanköy muhâfızı oldu. Kendisine Vezîr-i a’zâm Sarı Süleyman Paşa hazinesinden beş bin guruş harçlık verip bir erkân-ı semmûr kürk ile beraber gönderdi. (Silahdâr Târîhi)
1099 saferinde Gürcü İbrâhim Paşa yerine sânîyen Tımışvar, 1100’de Sofya, 1101’de Eğriboz muhâfızı olarak hayli müddet orada kaldı. 1102’de Mora ser-‘askeri, 1107’de Engirüs serdârı ve Belgrad muhâfızı olup 1108 saferinin yirmi ikinci günü azledildi.
1108 rebiülevvelinin on sekizinde İstanbul kâ’im-makâmı ve 1109 rebiülevvelinin üçüncü günü Belgrad’a celb ile yeniçeri ağası ve ramazânın on dokuzuncu günü Boğaz muhâfızı olup İstanbul’a geldi. 1110 saferinin on yedinci [122] günü Konya ve şa’bânında ikinci def’a Erzurum, 1112’de Van vâlisi olup 1113 senesi cumâdelûlâsında orada vefât etdi.
Şecî’, müdebbir, hâdim-i dîn ü devlet bir vezîr idi. Amasyalı Hocazâde Abdullatîf Efendi’nin kerîmesini tezevvüc edib bundan tevellüd eden mahdûmları Abdullatîf, Abdurrahîm Beylerdir. Amasya’da ceddi Pîr İlyâs Halvetî türbesine dersiyye vaz’ ve türbe harîminde bir çeşme inşâ ve evkâfını tanzîm etdiği Cihât Defterlerinde mukayyeddir.
Süreyyâ Bey Sicill-i Osmânî’sinde yeniçeri ağalığından vezîr olan Dramalı İbrâhim Paşa bin Abdullah, sadâret kethüdâlığından vezîr olan Gürcü İbrâhim Paşa bin Pîrî Ağa, Kapıcılar kethüdâlığından beylerbeyi ve ba’dehû vezîr Gümüşlüzâde Çelebi İbrâhim Paşa bin İsmâil Ağaların tercemelerini bir birine karıştırmış, iki sonrakileri de birleştirmişdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. İstanbul'da Küçük Ayasofya yakınında oturan Amasya eşrafından İsmâil Ağa bin İbrâhim Çelebi bin Halîl Çelebi bin Mehmed Çelebi'nin oğludur. Soyu, Gümüşlüzâde Hazret-i Pîr İlyâs Halvetî'ye dayanır. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa 1069'da [1658-59] Amasya'ya geldiği sırada ona bağlanıp ağaları arasına girdi.
1072'de [1661-62] adı geçen paşanın sadrazamlığında kapıcılar kethüdâsı olarak atandı; 1078'de [1667-68] Eğri beylerbeyi, 1079 zilkadesinin yirmisinde [Nisan 1669] Bursa mutasarrıfı oldu, sonra Komaniçe'nin fethinde hizmet ettiği için 1086'da [1675-76] vezirlik rütbesiyle Komaniçe muhafızı, 1087 muharreminin altısında [Mart 1676] Temeşvar muhafızı oldu. (Zübdetü'l-Vâkı'ât)
1090 cemâziyelevvelinde [1679] Erzurum, 1092 cemâziyelâhir başında [1681] Bağdat, 1095 rebiülevvelinde [Mart 1684] Şam valisi oldu. Rahtuvân Mehmed Ağa'yı Şam mütesellimi yaptı. Kethüdâsı Derviş Mehmed Ağa ile Bağdat'tan Şam'a gitti.
1096 muharreminde [Aralık 1684] Macaristan savaşı için Rumeli'ye geçmek üzere Üsküdar'a hareket etti. Oraya girdiğinde, kethüdâsı topladığı parayı alıp kaçıp saklanınca sıkıntıya düştü. Şam'dan gelen şikâyetler giderilerek görevinde bırakıldıysa da sefer masrafı istediğinden, 1096 cemâziyelevvelinin yirmi sekizinde [Nisan 1685] Şam'dan azledilip Edirne'den Tekfurdağı'na gönderildi. (Silahdâr Tarihi)
1097 rebiülâhirinin yirmi altıncı günü [Mart 1686] vezirliği korunarak itibarı geri verildi; Maraş, Kars ve Amasya sancakları "arpalık olarak" uhdesine verilip İstanköy muhafızı oldu. Sadrazam Sarı Süleyman Paşa kendisine hazineden beş bin kuruş harçlık verip bir samur kürkle birlikte gönderdi. (Silahdâr Tarihi)
1099 saferinde [Aralık 1687-Ocak 1688] Gürcü İbrâhim Paşa'nın yerine ikinci kez Temeşvar, 1100'de [1688-89] Sofya, 1101'de [1689-90] Eğriboz muhafızı olarak epeyce süre orada kaldı. 1102'de [1690-91] Mora serdarı, 1107'de [1695-96] Macaristan serdarı ve Belgrad muhafızı olup 1108 saferinin yirmi ikinci günü [Eylül 1696] azledildi.
1108 rebiülevvelinin on sekizinde [Ekim 1696] İstanbul kaymakamı, 1109 rebiülevvelinin üçüncü günü [Ekim 1697] Belgrad'dan çağrılıp yeniçeri ağası, ramazanın on dokuzuncu günü Boğaz muhafızı olup İstanbul'a geldi. 1110 saferinin on yedinci günü [Ağustos 1698] Konya, şabanında ikinci kez Erzurum, 1112'de [1700-01] Van valisi olup 1113 cemâziyelevvelinde [Ekim 1701] orada vefat etti.
Yiğit, tedbirli, din ve devlet hizmetinde bulunmuş bir vezirdi. Amasyalı Hocazâde Abdullatîf Efendi'nin kızıyla evlenip ondan doğan oğulları Abdullatîf ve Abdurrahîm Beylerdir. Amasya'da dedesi Pîr İlyâs Halvetî'nin türbesine ders (dersiyye) tahsis ettiği, türbe haremine bir çeşme yaptırdığı ve vakıflarını düzenlediği Cihat Defterleri'nde kayıtlıdır.
Süreyyâ Bey Sicill-i Osmânî'sinde yeniçeri ağalığından vezir olan Dramalı İbrâhim Paşa bin Abdullah, sadaret kethüdâlığından vezir olan Gürcü İbrâhim Paşa bin Pîrî Ağa ve kapıcılar kethüdâlığından beylerbeyi, sonra vezir olan Gümüşlüzâde Çelebi İbrâhim Paşa bin İsmâil Ağa'nın hâl tercümelerini birbirine karıştırmış, sonraki ikisini de birleştirmiştir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eşrâf: soylu, itibarlı kişiler
- müntehî: bağlanan, uzanan (soyu)
- kapıcılar kethüdâsı: saray kapıcılarının üst düzey yöneticisi
- mutasarrıf: sancağın yöneticisi
- muhâfız: bir kalenin ve çevresinin başı
- ser-asker, serdâr: bir cephenin komutanı
- arpalık: bir devlet adamına maaşına ek olarak geçim için verilen gelir kaynağı
- kâ'im-makâm: vekil
- Komaniçe: Kamaniçe, bugün Ukrayna'daki Kamianets-Podilskyi kalesi
- Tekfurdağı, İstanköy, Eğriboz, Engürüs: Tekirdağ, Kos adası, Eğriboz (Euboea) adası, Macaristan
- erkân-ı semmûr: samur kürk, tören kürkü
- dersiyye: bir türbe ya da yapıda okutulan ders için ayrılan gelir
- cihât defteri: vakıf gelirlerinin ve görevlilerinin kaydedildiği defter
Pîr İlyâs ve Gümüşlüzâdeler
Maddedeki "Gümüşlüzâde" adı, Halvetîliği Amasya'ya getiren Pîr İlyâs'a (Şücâeddîn İlyâs, ö. 1433) bağlıdır; ona "Gümüşlüzâde" ya da "Gümüşlüoğlu" denir. Pîr İlyâs'ın Amasya'daki türbesini II. Bayezid 1482'de (887) yaptırmış, kitabesinde onun "yakın ve uzakların önderi, büyük şeyhlerin kutbu" olduğu yazılmıştır. Halvetîliğin Anadolu'daki ilk tekkelerinden biri onun adıyla anılan Gümüşlüoğlu Tekkesi'dir. İbrâhim Paşa'nın Pîr İlyâs'ın türbesine ders ve çeşme vakfetmesi, Hüsameddin'in kaydına göre Cihat Defterleri'nde yazılıdır; kimi kaynaklarda Gümüşlüzâde İbrâhim Paşa'nın 1688'de Amasya'daki Gümüşlü Camii'ni onarttığı ve vakıflarını artırdığı da anılır. Pîr İlyâs'ın türbesine yakın olan Çilehane Tekkesi ise 1413'te Çelebi Mehmed'in emiri Yakup Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Rütbe Dizisi
Paşanın görev listesi, Köprülü döneminde sadrazamların ağalarından yetiştirdiği taşra valilerinin tipik bir örneğidir: kapıcılar kethüdâlığı, beylerbeyilik, Komaniçe ve Temeşvar muhafızlıkları, sonra Erzurum, Bağdat, Şam, Konya ve Van valilikleri. Hüsameddin bu uzun görev zincirinin çoğunu Silahdâr Tarihi ve Zübdetü'l-Vâkı'ât gibi kaynaklardan aldığını parantez içinde belirtir. Bunlardan Silahdâr Tarihi, Silahdâr Mehmed Ağa'nın, Zübdetü'l-Vekayiât ise Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın eseridir. Paşa ikinci Temeşvar muhafızlığına, 1099'da öldürülen Gürcü İbrâhim Paşa'nın yerine atanmıştır (6-134).
Süreyyâ Bey'in Karıştırdığı Üç İbrâhim Paşa
Maddenin son cümlesi önemli bir düzeltmedir. Hüsameddin, Sicill-i Osmânî'de Dramalı İbrâhim Paşa, Gürcü (Pîrîzâde) İbrâhim Paşa ve Gümüşlüzâde İbrâhim Paşa'nın hâllerinin birbirine karıştırıldığını, sonraki ikisinin de tek kişi gibi birleştirildiğini bildirir. Bu nedenle kaynaklarda "İbrâhim Paşa" adı geçtiğinde hangisinin kastedildiğine dikkat etmek gerekir. Son iki paşanın Amasyalı olması ve ikisinin de Temeşvar muhafızlığı yapması bu karışıklığı kolaylaştırmış görünür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 46–47. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar