İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Efendi-Hacı Efendizâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 46 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Mevâlîden Ömer Efendi bin Mehmed Çelebi mahdûmudur. Amasya’da tahsîl-i ulûm ederek ders-i âm ve 1058’de pederinin Erzurûm mollası olmasında yerine genç iken Torumtay müderrisi oldu. Ba’dehû İstanbul müderrisliği ru’usunu alıp kazaya râzı olarak devr-i bilâd etdi.

Bu esnâda Amasya, Sivas, Karahisâr-ı Şarkî kadısı olup 1106’da sahn pâyesiyle Fatıma Hâtun müderrisi olmuşdu. 1108’de vefât etdi. Âlim, ta’lîk-nüvîs, mevâli-i devriyeden bir zât idi. Bunun da mahdûmu Mehmed Efendi’dir. Bunlara “Kadızâdeler” de denirdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Mevâlîden (üst derece kadı ve müderrislerden) Ömer Efendi bin Mehmed Çelebi'nin oğludur. Amasya'da öğrenim görüp genel ders verme yetkisini aldı; babasının 1058'de [1648] Erzurum mollası olması üzerine yerine genç yaşta Torumtay müderrisi oldu. Sonra İstanbul müderrisliği payesini (ru'ûs) alıp kadılığı kabul ederek çeşitli yerleri dolaştı.

Bu arada Amasya, Sivas ve Şarkî Karahisar kadısı olup 1106'da [1694-95] sahn payesiyle Fatıma Hatun müderrisi oldu. 1108'de [1696-97] vefat etti. Bilgin, ta'lik yazısı yazan, devriye mevâlîden bir zattı. Bunun da oğlu Mehmed Efendi'dir. Bunlara "Kadızâdeler" de denirdi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mevâlî: üst derece müderris ve kadılar sınıfı
  • Erzurûm mollası: Erzurum'un üst derece kadısı
  • ru'ûs: müderrislere verilen atama belgeleri
  • sahn pâyesi: Fatih'in kurduğu "sahn-ı semân" medreselerinde ders veren müderris derecesi
  • devr-i bilâd: şehirleri dolaşma, görev yerleri arasında dolaşma
  • ta'lîk-nüvîs: ta'lik hattıyla yazan kişi
  • mevâlî-i devriyye: görevleri sırayla devreden mevâlî (terimin kesin karşılığı kaynaklarda doğrulanamadı)
  • Kadızâde: kadı oğlu

Mevâlî ve Molla Unvanı

Osmanlı ilmiye düzeninde "molla", müderrislik hizmetinden sonra mevleviyet payesine ulaşmış bilginlere ve belli bir miktarın üzerinde maaşlı büyük kadılıklara verilen unvandı; sahn mollaları da bu sınıfa dahildi. Ömer Efendi'nin Erzurum mollası olması bu yüzden büyük bir makamdır. Oğlu İbrâhim'in genç yaşta aynı medrese çevresinde müderris olması da babanın itibarına dayanmış görünür.

Anılan Medreseler

Torumtay Medresesi, Amasya valisi Seyfeddin Torumtay'ın 1267'de yaptırdığı, cami, türbe ve medrese işlevli Selçuklu eseridir; kümbeti turkuaz çinilerle süslü olduğu için Gökmedrese adıyla da anılır. Fatıma Hatun Medresesi ise Hatuniye ve Fatımiye adlarıyla da bilinen, Amasya'nın önemli medreselerindendir. İbrâhim Efendi'nin hayatının başında ve sonunda bu iki yapıda görev yapması, tarihî Amasya'nın iki ayrı medresesini birbirine bağlar. "Kadızâdeler" lakabı da babası ile oğlunun kadılık geleneğine dayanır; Hüsameddin dışında ailenin ayrıntısına dair kayıt bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 46–46. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler