İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim İlmî Bey-Rahtuvân Paşazâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 52 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. 1113’de Bağdâd harbinde vefât eden Rahtuvân el-Hâc Mehmed Paşa’nın mahdûmudur. Amasya’da tevellüd edib pederi Şâm mütesellimi iken birâderi Osmân Bey’le beraber Şâm ulemâsından ahz-ı ulûm ederek Amasya’ya geldi.

Pederinin Cidde ve Habeş beylerbeyiliği zamanında îfâ-yı Hac edib ba’zı bilâda ve eyâletlere pederi tarafından mütesellim oldu. Pederinin vefâtında Amasya’ya gelip 1114’de Yâkutiyye, 1120’de Bâyezîd Paşa, 1121’de Hüseyin Ağa vakıflarına mütevellî oldu. 1122’de mîr-livâ olup ma’zûlen Amasya’ya geldikde mükerreren baş-a’yân olmuşdu. [140]

Ancak etbâ’ının ba’zı ahvâl-i nâ-becâya cür’eti ve rukabâsının da şikâyeti yüzünden birkaç def’a teftîşe uğradı. Mîr-i mîrân olacağı esnâda Hüseyin Ağa vakfından zimmeti çıkarılıp terakkîsine mâni’alar ihdâs eyledi. Nihâyet 1143 vak’asında rüfekâsıyla birlikde Samsun’a iclâ ve kal’abend edilip zilhiccesinde vefât etdi. Bekir Beyzâde Ömer Paşa’nın dâmâdıdır.

Âlim, fâzıl, edîp, şâir, hasîb, gâyet mükerrem, beşûş, servet ü yesâre mâlik, hânesi mahfel-i üdebâ ve mecma’-ı ulemâ idi. Haftada bir def’a ulemâ ve şu’arâyı hânesinde cem’ ederek onlarla ilmî ve edebî musâhebeler eder, isbât-ı meziyyet edenlere atıyyeler verirdi. Mahdûmları Ömer Lütfî, Mehmed Avnî Beylerdir. Birâderleri Osmân, Ali, Ahmed beylerdir. Ömer Beyzâdeler ahfâdı bâkidir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. 1113'te [1701-02] Bağdat savaşında ölen Rahtuvan el-Hâc Mehmed Paşa'nın oğludur. Amasya'da doğdu. Babası Şam mütesellimi iken kardeşi Osman Bey'le birlikte Şam âlimlerinden ilim öğrenerek Amasya'ya geldi.

Babasının Cidde ve Habeş beylerbeyliği sırasında hac görevini yerine getirdi; babası tarafından bazı bölgelere ve eyaletlere mütesellim olarak gönderildi. Babası ölünce Amasya'ya gelip 1114'te [1702-03] Yâkûtiyye, 1120'de [1708-09] Bâyezîd Paşa, 1121'de [1709-10] Hüseyin Ağa vakıflarına mütevelli oldu. 1122'de [1710-11] mîr-livâ (sancak beyi) olup görevden alınarak Amasya'ya döndüğünde yine baş-a'yân (ayanın başı) olmuştu.

Ancak yandaşlarının bazı yakışıksız işlere cüret etmesi ve rakiplerinin şikâyeti yüzünden birkaç kez soruşturmaya uğradı. Mîr-i mîrân (beylerbeyi) olacağı sırada Hüseyin Ağa vakfından sorumluluğu (zimmeti) çıkarıldı ve bu durum yükselmesine engel oldu. Sonunda 1143 olayında [1730-31] arkadaşlarıyla birlikte Samsun'a sürülüp kaleye hapsedildi ve zilhiccede öldü. Bekir Beyzâde Ömer Paşa'nın damadıdır.

Âlim, fazilet sahibi, edip, şair, hesap bilen, çok cömert, güler yüzlü, varlıklı ve rahat bir kimseydi. Evi edipler topluluğunun toplandığı yer ve âlimlerin buluşma yeriydi. Haftada bir kez âlimleri ve şairleri evinde toplayıp onlarla ilmî ve edebî sohbetler eder, üstünlük gösterenlere bağışlar verirdi. Oğulları Ömer Lütfî ve Mehmed Avnî Beylerdir. Kardeşleri Osman, Ali ve Ahmed Beylerdir. Ömer Beyzâdelerin torunları hayattadır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mütesellim: vali ya da sancak beyi adına bir yeri yöneten vekil
  • baş-a'yân: bir kentin ileri gelenlerinin başı
  • mîr-livâ: sancak beyi
  • mîr-i mîrân: beylerbeyi
  • ma'zûl: görevden alınmış
  • etbâ': yandaşlar, adamlar
  • rukabâ: rakipler
  • teftîş: soruşturma
  • iclâ ve kal'abend: sürgün edip kaleye kapatma
  • hasîb: hesap bilen
  • beşûş: güler yüzlü
  • atıyye: bağış, armağan

Bir Ayan ve Edebiyat Meclisi

İlmî Bey'in hayatı iki ayrı yöne açılır. Birincisi, Amasya vakıflarının yönetimidir. Hüsameddin'in andığı Yâkûtiyye vakfı, Yâkub Paşa Tekkesi'nin vakfıyla ilişkilendirilebilir; bu tekke 1412'de kurulmuş, Halvetî tarikatına bağlı bir yapıdır ve kaynaklara göre vakfın tevliyeti zamanla Müeyyed Çelebi soyuna geçmiştir. İlmî Bey'in bu vakfa 1114'te mütevelli olması, Hüsameddin'in kendi anlatısına göre babasının ölümünün hemen ardındadır.

İkincisi, evinde kurduğu edebiyat meclisidir. Haftada bir âlim ve şairi toplayıp sohbet etmesi, taşrada bile Osmanlı kültür hayatının nasıl sürdüğünü gösteren bir örnektir. Ancak bu meclis ve İlmî Bey'in şiirleri hakkında Hüsameddin dışında bir kaynakta ayrıntıya rastlanmadı; kitapta eserinden örnek verilmez.

Sürgün tarihi olan 1143, Patrona Halil isyanının yılıdır. Bu isyan 1730'da III. Ahmed'in tahttan indirilmesine yol açmıştır. İsyandan sonra taşrada da düzensizlik sürmüştür: bir makaleye göre Haziran 1731'de Amasya'da bir yeniçeri çetesi başı kendisini "ikinci Patrona" ilan etmiş, kadıyı dövmüş, büyük karışıklıklara yol açmıştır. İlmî Bey'in Samsun'a sürülmesinin bu olaylarla bir bağı olup olmadığı kitaptan anlaşılamaz; Hüsameddin gerekçe olarak yalnızca ayanlık dönemindeki soruşturmaları sayar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 52–52. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler