Amasyalıdır. Amasya müftüsü Mevlânâ Zeyneddîn Halîl bin Mevlânâ Tâceddîn İbrâhim bin Mevlânâ Hatîb Mehmed Çelebi mahdûmudur. Amcası Allâme Hatîbzâde Muhyiddîn Mehmed Efendi’den tahsîl-i ulûm edib İstanbul’da ders-i âm oldu.
“Tercüme-i Şakâyık”da Mecdî Mehmed Efendi’nin beyânı üzere ba’zı medârise müderris olduktan sonra İznik’de Orhaniye, Bursa’da Sultâniye, ba’dehû İstanbul’a gelip Fatih’in Sekiz medresesinden birine müderris oldu. Ancak su’i [75] mizâc ve za’f-ı külliye mübtelâ olduğundan tashîh-i mizâc etmek üzere Bursa’da Sultân Murâd-ı Gâzi Medresesi müderrisi olarak oraya gitdi. 920’de orada vefât etdi. Âlim, kerîm, münzevî idi.
“Şakâyık-ı Nu’mâniye” bu zâta Hatîbzâde Muhyiddîn Mehmed Efendi bin Tâceddîn İbrâhim Efendi’nin birâderi kaydetdiği halde Amasya’da elde etdiğim evrâk-ı resmiyede 886’da Amasya nâibi Hatîbzâde İbrâhim bin Halîl olduğu görüldü. 888’de Dârende kadısı iken Şehzâde Sultân Cem tarafdârı zannedilerek azledilmiş, ba’dehû berat-ı zimmeti zâhir olduğundan Amasya’da Hüseyniye, ya’nî Büyük Ağa müderrisliği verilmişdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya müftüsü Mevlânâ Zeyneddîn Halîl'in oğludur; Halîl, Mevlânâ Tâceddîn İbrâhim'in oğlu; o da Mevlânâ Hatîb Mehmed Çelebi'nin oğludur. Amcası büyük âlim Hatîbzâde Muhyiddîn Mehmed Efendi'den ilim öğrenip İstanbul'da herkese açık ders verdi.
"Tercüme-i Şakâyık"ta Mecdî Mehmed Efendi'nin anlattığına göre, bazı medreselere müderris olduktan sonra İznik'te Orhâniye, Bursa'da Sultâniye medreselerinde, sonra İstanbul'a gelip Fâtih'in Sekiz medresesinden birinde müderris oldu. Ancak mizacının bozukluğuna ve genel bir halsizliğe yakalandığından mizacını düzeltmek için Bursa'da Sultan Murâd-ı Gâzî Medresesi müderrisi olarak oraya gitti. 920'de [1514-15] orada öldü. Âlim, cömert, inzivayı seven biriydi.
"Şakâyık-ı Nu'mâniyye" bu zâtı, Hatîbzâde Muhyiddîn Mehmed Efendi bin Tâceddîn İbrâhim Efendi'nin kardeşi olarak kaydetmişse de, Amasya'da elde ettiğim resmî belgelerde 886'da [1481-82] Amasya kadı vekili olarak Hatîbzâde İbrâhim bin Halîl'in görüldüğü anlaşıldı. 888'de [1483] Dârende kadısı iken Şehzade Sultan Cem taraftarı sanılarak görevden alınmış, sonra temize çıktığı anlaşılınca Amasya'da Hüseyniye, yani Büyük Ağa Medresesi müderrisliği verilmişti.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- müftî: bir kentte dinî soruları yanıtlayan resmî görevli
- allâme: çok bilgili âlim
- ders-i âm: herkese açık ders verme
- su'-i mizâc ve za'f-ı külliye: bozuk mizaç ve genel halsizlik
- tashîh-i mizâc: sağlığı ve mizacı düzeltme
- münzevî: inzivaya çekilmiş, topluma karışmayan
- nâib: kadı vekili
- berât-ı zimmet: suçsuzluk, temize çıkma belgesi
Hatîbzâde Ailesi
Metinde "amcası" diye anılan Hatîbzâde Muhyiddîn Mehmed Efendi, 1496'da (901) ölen, fıkıh ve kelâm âlimi olarak tanınmış bir hocadır. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Kastamonu'da doğmuş, ilk öğrenimini İznik'te müderris olan babası Tâceddîn İbrâhim'den görmüş, İznik'te Orhan Gazi Medresesi'nde göreve başlamış, 1470 dolaylarında Fâtih'in kurduğu Sahn-ı Semân Medresesi'ne nakledilmiştir. Bir ara Fâtih'in özel hocası olmuş, sonra tartışmacı mizacı yüzünden saraydan uzaklaştırılmıştır. Öğrencileri arasında Kemalpaşazâde ve İbrîzâde de sayılır. Mezarı Eyüpsultan civarında, Ali Kuşçu'nun kabrine yakındır. Kimi yayınlarda doğum yeri Amasya, doğum tarihi 1460 olarak verilir; bu bilgi, ansiklopedi maddesinin Kastamonu kaydıyla uyuşmaz.
Hüsameddin'in metnindeki ilginç nokta, Taşköprîzâde'nin Şakâyık'ına karşı kendi bulduğu belgeleri öne sürmesidir. Şakâyık, İbrâhim'i Muhyiddîn'in kardeşi sayar; Hüsameddin ise Amasya belgelerinden onun, müftü Halîl'in oğlu, yani Muhyiddîn'in yeğeni olduğunu gösterir. Bu soy hesabı ansiklopedideki bilgiyle de tutarlıdır: Muhyiddîn'in babası Tâceddîn İbrâhim'dir, İbrâhim'in dedesi de aynı adı taşır. Aynı Tâceddîn İbrâhim'in 1440'larda Şehzade Alâeddîn'in Amasya'daki hocası olduğu da yazılır; maddede anılan aile, şehzadeler dönemi Amasya ulemasının içindedir.
Şehzade Cem'e yakınlık suçlaması, II. Bayezid'in tahta çıkışı (1481) sonrasında taht mücadelesinin Dârende gibi taşra kazalarına kadar uzandığını gösterir. Dârende kadılığından alınma ve Amasya'da Hüseyniye Medresesi müderrisliğine getirilme, Hüsameddin'in kendi belgelerine dayanır; başka bir kaynakta bu ayrıntıya rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 33–33. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar