İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Çelebi-Sabuncuzâde Hoca

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 34 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya’nın meşâhîr etibbâsından ve eczâcılarından Lütfullah Çelebi bin Ali Çelebi bin Hekîm Hacı İlyâs Çelebi mahdûmu ve tabîb-i meşhûr Mevlânâ Şeref Çelebi bin Ali Çelebi’nin yeğenidir. Amasya’da tabâbet ve eczâcılık ile servet ve i’tibâr kazandı.

Bu yüzden Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Ahmed’in mukarreblerinden olduğu münâsebetle Sultân Selîm Hân’ın cülûsunda ta’kîbâta uğradı. Bir yıl ta’kikâtdan sonra habs ve tazyîkatdan kurtuldu. Yine eski san’at ü ticâretiyle iştigâl etdi.

923’de Şehzâde Sultân Murâd bin Şehzâde Sultân Ahmed’in İrân’dan Amasya’ya geldiği esnâda bunun hânesinde ikâmet ve ihtifâ etdiği rivâyet edilmiş, bu rivâyet Sultân Selîm’in kulağına kadar gitmiş, yine tazyikâta ma’rûz [78] kalmıştı.

924’de Karahisâr-ı Şarkî tarafında tutulup başı kesilen şahsın Şehzâde Murâd olduğuna şehâdet için Üsküdar’a kadar sürüklendi. Orada diğer bir Amasyalı ile başın Şehzâde Murâd Bey’e âid olduğuna şehâdet ederek yakasını kurtarıp avdet etdi. 930 hudûdunda Amasya’da vefât eyledi.

Âlim, tabîb-i hâzık, tertîb-i edviye ve terkîb-i eczâda mâhir, kerîm, kana’atkâr, hâdim-i insâniyet bir zât idi. Buna Solakzâde Târîhinde Sabuncu Hoca İbrâhim Çelebi denmişdi. Sülâlesi Sabuncuoğlu demekle meşhûr idi. Mahdûmu Mevlânâ Hekîmî Mehmed Çelebi’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya'nın ünlü hekimlerinden ve eczacılarından Lütfullah Çelebi'nin oğludur; Lütfullah Çelebi, Ali Çelebi'nin oğlu; o da Hekim Hacı İlyâs Çelebi'nin oğludur. Ünlü hekim Mevlânâ Şeref Çelebi bin Ali Çelebi'nin yeğenidir. Amasya'da hekimlik ve eczacılıkla servet ve itibar kazandı.

Bu yüzden Amasya valisi Şehzade Sultan Ahmed'in yakınlarından olduğu için Sultan Selim Han'ın tahta çıkışında kovuşturmaya uğradı. Bir yıl süren soruşturma, hapis ve baskıdan sonra kurtuldu. Yine eski sanatı ve ticaretiyle uğraştı.

923'te [1517] Şehzade Sultan Murâd bin Şehzade Sultan Ahmed, İran'dan Amasya'ya geldiği sırada onun evinde kalıp saklandığı rivayet edilmiş, bu rivayet Sultan Selim'in kulağına kadar gitmiş, yine baskıya uğramıştı.

924'te [1518] Karahisâr-ı Şarkî tarafında yakalanıp başı kesilen kişinin Şehzade Murâd olduğuna şahitlik etmek için Üsküdar'a kadar götürüldü. Orada başka bir Amasyalı ile birlikte başın Şehzade Murâd Bey'e ait olduğuna şahitlik ederek kendini kurtarıp döndü. 930 dolaylarında [1523-24] Amasya'da öldü.

Âlim, usta hekim, ilaç hazırlamada ve ilaç karışımlarında mâhir, cömert, kanaatkâr, insanlığa hizmet eden bir zâttı. Buna Solâkzâde Tarihi'nde Sabuncu Hoca İbrâhim Çelebi denmiştir. Sülalesi Sabuncuoğlu diye ünlüydü. Oğlu Mevlânâ Hekîmî Mehmed Çelebi'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • etibbâ: hekimler
  • ta'kîbât / ta'kîk: kovuşturma, soruşturma
  • habs ü tazyîkât: hapis ve baskılar
  • ihtifâ: saklanma
  • şehâdet: şahitlik
  • tabîb-i hâzık: usta hekim
  • tertîb-i edviye ve terkîb-i eczâ: ilaçların hazırlanması ve ilaç maddelerinin karıştırılması
  • hâdim-i insâniyet: insanlığa hizmet eden

Sabuncuoğlu Ailesi

Metindeki "Mevlânâ Şeref Çelebi bin Ali Çelebi", Amasya'nın ünlü hekim ve cerrahı Sabuncuoğlu Şerefeddîn'dir (1385-1468). Babasının adı Ali Çelebi, dedesinin adı Hacı İlyâs Çelebi'dir; Hacı İlyâs Çelebi'nin Çelebi Sultan Mehmed'in hekimbaşısı olduğu yazılır. Şerefeddîn, Amasya Dârüşşifâsı'nda on dört yıl hekimlik yapmış, Türkçe yazılmış ilk cerrahi kitap olan Cerrâhiyyetü'l-İlhâniyye'yi Fâtih Sultan Mehmed'e sunmuştur. Amasya'daki Sabuncuoğlu Mahallesi onun ailesinin adını yaşatır. 1308-1309'da İlhanlılar zamanında yapılan eski şifahane binası, 2011'den beri Sabuncuoğlu Şerefeddîn Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi olarak kullanılmaktadır. Maddedeki İbrâhim Çelebi bu ailenin torunlarındandır; yani Hacı İlyâs Çelebi'den Lütfullah'a ve ondan İbrâhim'e uzanan soy zinciri, bu ünlü hekim sülalesinin üç kuşak sonrasını gösterir.

Şehzade Murad Anlatısı

Madde, iki farklı olaya dayanır. Birincisi Selim'in tahta çıkışından sonra Ahmed'e yakın olanların kovuşturulmasıdır. İkincisi, Ahmed'in oğlu Şehzade Murad'ın İran'dan Amasya'ya gelip İbrâhim Çelebi'nin evinde saklandığı söylentisidir. Başka kaynaklara göre Şehzade Murad 1495'te Amasya'da doğmuş, babası yenilince İran'a sığınmış ve 1519'da Kâşân'da ya da İsfahan'da doğal yoldan ölmüştür. Hüsameddin'in 924'te (1518) Karahisâr-ı Şarkî'de yakalanıp başı kesilen kişinin Murad olduğuna şahitlik edildiği yönündeki anlatısı bu bilgiyle bağdaşmaz; ya Murad dışında biri Murad diye gösterilmiştir ya da kaynaklar arasında bir ayrılık vardır. Bu nokta başka bir kaynakla doğrulanamadığı için kesin bir bilgi olarak sunulmaz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 34–34. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler