İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İshak el-Ummâsî-Şerîfüddîn Ebû Harun

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 282 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

[62] “El-Gurafü’l-aliyye”de yazıldığı üzere Ummâsiyelidir (Amasya). Ali bin Abdullah’ın mahdûmudur. Evâ’il-i hâlinde pederiyle Şam’a gidip orada tahsîl-i ulûma çalışdı. İkmâl-i tahsîl etdikden sonra ders-i âm olup sonra müderris olarak Haleb’e gönderildi. Burada tedrîs-i ulûm ederek 767’de vefât etdi. Ulemâ-yı Hânefiye’den bir zât olup (me’nûf) demekle meşhûr idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

"Gurafü'l-aliyye" adlı eserde yazıldığına göre Ummâsiyelidir (Amasyalıdır). Ali bin Abdullah'ın oğludur. Hayatının ilk yıllarında babasıyla Şam'a gidip orada ilim öğrenmeye çalıştı. Öğrenimini tamamladıktan sonra herkese açık ders verdi, sonra müderris olarak Halep'e gönderildi. Burada ilim öğreterek 767'de [1365-66] vefat etti. Hanefî âlimlerinden biri olup (me'nûf) diye anılmasıyla ünlüydü.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • Ummâsî: Amasyalı; Arapça kaynaklarda Amasya'ya nisbet edilen ad
  • mahdûm: oğul
  • peder: baba
  • evâ'il-i hâl: hayatın ilk dönemi, gençlik yılları
  • tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme, öğrenim görme
  • ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
  • ders-i âm: herkese açık ders verme yetkisi
  • tedrîs-i ulûm: ilimleri öğretme, ders verme
  • ulemâ-yı Hânefiyye: Hanefî mezhebinden âlimler
  • me'nûf: metinde parantez içinde lakap olarak verilmiştir; anlamı ve lakabın nedeni okuduğumuz kaynaklarda doğrulanamadı

Kaynak Gösterilen Eser

Hüsameddin bilgiyi "el-Gurafü'l-aliyye" adlı eserden aldığını belirtir. Bu, Şam'da yaşamış, XVI. yüzyıl Memlük dönemi âlim ve tarihçisi Şemseddin İbn Tolun'un Hanefî fakihlerinin hâl tercümelerini topladığı "el-Gurafü'l-aliyye fî terâcimi müteahhiri'l-Hanefiyye" adlı eseridir. İbn Tolun bu eseri, Hanefî mezhebinin en ünlü tabakat kitabı olan Abdülkadir el-Kureşî'nin "el-Cevâhirü'l-mudiyye"sine ek olarak yazmış; Kureşî'nin hâl tercümelerindeki eksikleri tamamlamış, onunla aynı çağda ya da ondan sonra yaşadığı için kitaba girmeyen Hanefî fakihlerinin hayatlarını da eklemiştir. Eser, Ali es-Seyyid Abdüllatif'in 2015'te yüksek lisans tezi olarak hazırladığı ve sonra İslâm Araştırmaları Merkezi'nin (İSAM) yayına hazırladığı üç ciltlik bir neşirle okunabilmektedir.

Bu bilgiler, Hüsameddin'in andığı kaynağın gerçekten bir Hanefî âlimler sözlüğü olduğunu ve XIV. yüzyılda yaşamış bir Amasyalı müderrisin Şam ve Halep çevresinde Hanefî âlimler arasında anılmasının mümkün olduğunu gösterir. Ancak İshak adlı bu kişinin eserdeki kaydına biz ulaşamadık; maddede aktarılan Şam'a gidiş, Halep müderrisliği ve 767 yılındaki ölüm bilgisi bu nedenle yalnız Hüsameddin'in aktarımına dayanmaktadır ve doğrulanamadı.

Hüsameddin'in kitabının mukaddimesinde de aynı esere değinilir. Orada, Arap kaynaklarında Amasya'nın "Amâsıyye" biçiminde yazıldığını göstermek için "Şemseddîn Muhammed el-Amâsî" ve "Şerîfeddîn el-Amâsî" maddelerinin geçtiği "el-Gurefü'l-aliyye" anılır ve eser, Abdülkadir el-Kureşî'ye atfedilir. İSAM'ın yayın künyesi ise eserin Kureşî'ye ait olmayıp onun kitabına ek olarak İbn Tolun tarafından yazıldığını belirtir. Bu fark, Hüsameddin'in eseri kaynak gösterirken yazar adında yanıldığını ya da iki eseri birbirine karıştırdığını düşündürür; ancak bu bir çıkarımdır. Yedinci ciltteki maddenin Şerefeddîn (Şerîfüddîn) adını taşıması, mukaddimedeki "Şerîfeddîn el-Amâsî" ile bağlantılı görünmektedir.

Amasya'dan Dışarıya Giden Âlimler

Amasya, kaynaklarda "Bağdâdü'r-Rûm" ve "medreseler şehri" gibi adlarla anılan bir ilim merkezidir. Bu nedenle şehirden yetişen âlimlerin Şam ve Halep gibi Memlük şehirlerine gidip öğrenim görmesi ve oralarda görev alması alışılmadık bir durum sayılmaz. Ummâsî nisbesi, bu âlimlerin Arapça kaynaklarda nasıl tanındığını gösterir. Hüsameddin'in kitabında buna benzer örnekler vardır: Amasya hankâh şeyhi Şemseddîn Ahmed Çelebi, Amasya'da öğrenim gördükten sonra Mısır ve Şam'a gidip öğrenimini orada tamamlamış, dönüşte Amasya'da ders vererek ün yapmıştır; 771'de [1369-70] öldüğü yazılır. Cemâleddîn İbrâhim Aksarayî de Şam ve Mısır'da bulunmuştur. Bunlar, İshak'ın Şam'a gitmesinin o dönemde Amasyalı âlimler için olağan bir yol olduğunu gösterir.

İshak adlı bu âlimin babasının, Ali bin Abdullah'ın kimliği ve oğlunun hocaları hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 282–282. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 2022, 1. Cilt, "Mukaddime (1)" bölümü.
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 2022, 6. Cilt, "Ahmed Çelebi-Mevlânâ eş-Şeyh Şemseddîn" maddesi, s. 114; 8. Cilt, "Cemâleddîn İbrâhim Aksarâyî" maddesi, s. 521–522.

Kitaplar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.